👉 FIND MY HOT STUFF HERE
I'd rather be in outer space 🛸
Phantogram Three
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
untitled
noise dept.
$LAYYYTER
official daine visual archive
cherry valley forever
EXPECTATIONS
NASA
Fai_Ryy
KIROKAZE
occasionally subtle
Not today Justin
Cosimo Galluzzi

Origami Around

ellievsbear
Lint Roller? I Barely Know Her

tannertan36
Game of Thrones Daily
seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from Japan
seen from Netherlands

seen from United States

seen from Costa Rica
seen from Italy

seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Australia

seen from United States
seen from Japan
@koyluerkegi
👉 FIND MY HOT STUFF HERE

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
👉 Watch All My Exclusive Videos Here
Baldızımın İlik Gibi Kızını Siktim!
Eylül ayının ikinci haftasıydı, geçici görev için Tekirdağ'a gönderilmiştim. Bunu biraz da ben istemiştim, çünkü orada üniversite okuyan (baldızımın kızı) Çilem vardı. Hem bir büyüğü olarak onu kontrol edecektim, hemde işimi yapacaktım. Arabamla Pazar akşamı Tekirdağ'a gittim ve anlaşmalı otelimize yerleştim. Daha önceden de orda kaldığım için, ısrarla çatı katındaki deniz manzaralı odayı istedim. Yol yorgunluğu hissetmiyordum, saat de erkendi, bizim Çilem'in öğrenci evine bir baskın yapayım dedim. Arabaya atladım ve Çilem'in evinin önüne geldim.
Seslerden anlaşıldığına göre içeride bir hengamedir kopuyordu. Kızlardan biri avaz avaz bağırıyor, bir erkek sesi de cevap vermeye çalışıyordu. Dışarda beklemeye başladım. Ve birazdan, ince uzun bir genç hışımla evden ayrıldı, peşinden de bir kız koşarak gitti. Ve evdedi hengame de sona erdi.
Arabadan çıkıp zile bastım. İçeriden ağlama sesi geliyordu. "Kim O?" dedi ağlayan ses. Çilem'in eniştesi olduğumu söylediğimde kapı açıldı. Yeğenimin ev arkadaşı Leyla'nın ağlamaktan şişmiş gözlerini görünce içim parçalandı. Oysaki 20 gün önce bizim yazlığa geldiklerinde ne kadar neşeliydi. Az önceki bağrışmayı duyduğumu ve ne olduğunu sordum. Leyla ağlayarak, erkek arkadaşını bir başka kızla kendi yatağında yakaladığını, oysa onu sevdiğini falan söyledi. Leyla'yı teselli ettim, kendisinin daha çok genç olduğundan, yarın birgün o çocuğu unutup başkasını bulabileceğinden bahsettim. Leyla halen erkek arkadaşına küfürler savururken, Çilem ve arkadaşları geldi. Tabii onlar da merakla ne olduğunu sordular. Leyla konuyu bir posta da onlara anlatırken, Çilem boynuma sarıldı ve "Canım eniştem!" diye koca bir öpücük kondurdu yanağıma. Ben de onu öpmek isterken yüzünü çevirdi ve kazayla tam dudağının yanından öptüm. Bu küçük kazaya Çilem gülümserken, doğrusu ben biraz utandım. Çükü Çilem kendi çocuğum gibiydi.
Akşam yemek yeyip yemediklerini sordum. Leyla yememişti, Çilem ve Tuğba ise birşeyler atıştırmışlar. Onlara, "Hadi hep beraber çıkıyoruz!" dedim. Benim arabya atladık hep birlikte ve otelin restoranına gittik. Izgara et söyledik. Kızlara, "Ne içersiniz?" dediğimde, Çilem ve Leyla bira istedi. Tuğba ve ben, pek alkol almadığımızdan, önce kola söyledik, ama Leyla ve Çilem'e yarenlik etmek için bizler de bira istedik. Hem manzaranın hemde deniz havasından olacak, bayağı bir içtik. Hesap kaçtı bir tarafımıza diye düşünüyordum. Garson Şeref'i kenara çektim, eline iyi bir bahşiş toka edip, hesaba tenzilat yapmasını ve kızların daha çabuk kelle olması için biralarına votka koymasını söyledim. Başka türlü hesabın altından kalkamayacaktım çünkü. Şeref elinden geleni yapacağını söyledi...
Saat gece 02:00 oluyordu. Çilem ve Tuğba uyukluyor, Leyla ise bana, karşısına ne kadar fırsat çıktığını, ama sevgilisini aldatmayı asla düşünmediği konusundaki resitalinin 35. baskısını yapmaktaydı. Bir ara bana kendini pek iyi hissetmediğini söyledi. Açıkçası ben de pek iyi durumda değildim. Daha önceden böyle birşeyi tahmin edemediğim için yine de kendimi tebrik ettim. Şeref'e bir işaret çakıp hesabı istedim. Hesap pusulası (indirimli) geldi. Şeref'e, "OK, odamın hesabına ekle, yarın görüşürüz!" dedim. Leyla ile birlikte, Tuğba ve Çilemin koluna girerek, yukarıya odama çıktık. Daha sonra kızlar için bir oda daha tutmak için aşağı indim. Resepsyonist Metin abi, bana, "Senin yan oda bu akşam boşaldı, o yüzden başkasına vermeyeceğim, eğer ihtiyacınız varsa o odayı ücret vermeden kullanabilirsiniz!" dedi. Ona teşekkür edip anahtarı aldım ve yukarıya çıktım.
Kızların üçü de alkolün ve sıcağın etkisiyle sızmıştı. Yan odayı bir kolaçan ettim. Odayı tutanlar birkaç saat uzanıp çıkmak zorunda kalmışlar galiba, çünkü ne banyo havluları kullanılmış, nede yatak bozulmuştu. İçinde birkaç izmarit bulunan bir kültablasından başka kirli bir şey yoktu odada.
Önce Tuğba'yı, sonra da Leyla'yı yan odaya götürdüm. Tuğba'nın kemerini ve pantolonunun düğmelerini çözdüm, pantolonunu sıyırdım, gayet kolay çıkmıştı. Ben Tuğba ile ilgilenirken, Leyla'nın üzerine kusmuş olduğunu farkettim. Onun da üzerindekileri çıkartmaya başladım. Önce kotunu, sonra da bluzunu çıkardım. Leyla'yı bikini ile defalarca gördüğüm için bu manzarayı yadırgamamıştım, fakat yinede tahrik olmadığımı söyleyemem. Bir koşu odama gidip benim temiz tişörtlerden birini aldım geldim. Üzerine tişörtü giydirirken parfümü ile kendimden geçtim ve boynuna masum bir öpücük kondurdum. Kızların odaları ile benim oda arasında balkondan geçiş olduğu için, odalarının kapısını içeriden kilitleyip, balkondan kendi odama geçtim.
Çilem kendi kusmuğu içinde uyuyordu. Önce askılı badisini, sonra da leş olmuş kotunu çıkarttım. Külot sütyen kalmıştı, ama halen saçında, kolunda ve sütyeninde kusmuk vardı. Yatağın üzerindeki battaniye kusmuktan kullanılacak gibi değildi zaten. Battaniyeyi balkona attım. Çilem'i kucaklayıp, banyoya götürdüm, küvete yatırdım, üzerine ılık suyu tutmaya başladım. Biraz kendine gelir gibi oldu. Yıkanması gerektiğini, bu şekilde yatamayacağını anlattım. "Ok!" dedi. O yıkanırken ben banyodan çıktım, odaya geçtim. Birkaç dakika sonra havlu istedi. Havluyla birlikte, benim çamaşırlarımdan bir boxer ve tişört verdim. Sonra tekrar odaya geçtim, dolaptan yedek battaniyeyi üzerime alıp, ışığı söndürdüm ve yatağa girdim.
Birazdan Çilem, kurulanmış, benim boxer ve tişörtü giymiş halde geldi. Aslında halen ayılamamıştı, ama en azından temizlenmişti. Benim normalde yatarken iç çamaşır giymek gibi bir adetim yoktur, ama Çilem yanımdayken o halde yatamazdım. Çilem geldiğinde dikkat ettim, ıslanmış sütyenini ve külodunu çıkarmış, sadece benim verdiklerimi giymişti. Geldi ve yatağa süzüldü. Konuşamıyordu, hemen uykuya daldı. Bense bir süre daha uyumamıştım, su içmek için kalktım. Yatağa tekrar girerken Çilem döndü ve bacağıma sarıldı. Ayağımın üzeri tam amına geliyordu, verdiğim boxer bol geldiği için, ayağım amının dudaklarına da değiyordu. Çok tahrik olmuştum. Ayağımı oynattıkça Çilem de hareketlenmeye başladı. Amını benim ayağıma sürttükçe, benim ufaklık artık ufaklık mufaklık kavramını geçmiş, azmanlık mertebesine gelmişti.
Biraz daha aşağıya doğru kaydım ki, ayağımın yerini kasığım ve yarağım aldı. Birazdan Çilem'de hareketlenme tekrar başladı, ama bu sefer benim yarrak Çilemin amına badana çekiyordu. Dayanacak gücüm kalmamıştı, göğüslerini tişörtün üstünden hafiften okşamaya başladım. Çilem uyuduğu için, normal şartlarda biraz sürtündükten sonra uykuya devam etmesi gerekirken, durmuyor ha bire kerkiniyordu. En sonunda durdu. Orgazm olmuştu. Olaydan çok zevk aldığı amından akan sıvılardan belliydi. Ben de durdum, ama ben daha boşalmamıştım. Onu dudaklarından öpmek istiyordum. O ise, sanki (Memelerim ve amımla oynamana izin veriyorum ya, dudaklarımda ne işin var?) der gibi, dudaklarını kaçırıyor, bir türlü öptürmüyordu. Doğrusu biraz sinirlenmiştim.
Kalktım ve balkona çıktım. Balkonda bir sigara yakacakken, yan odadan (kızların odasından) gelen sesler dikkatimi çekmişti, balkondan hemen onların odaya daldım. Hava aydınlanıyordu ve içerisi alaca karanlıktı. Tuğba sağa sola dönerek yatıyordu, herhalde uyuyordu, yine de tam emin değildim. Ama Leyla yatakta yoktu. Banyoya baktığımda Leyla'yı orada yerde yatar buldum. Sanırım tuvalete gitmek istemiş, ama düşmüştü. Hemen kaldırdım. Yerler ıslak ve kaygandı. Yavaş yavaş yürüyerek balkona çıktık. Temiz hava iyi gelecekti. Leyla balkon demirine yaslanmıştı, ama halen kendine gelemiyordu ve düşecek gibi duruyordu. Arkasından sarıldığımda yarağım çıplak tenine değdi, altında külotu yoktu. İşemek için banyoya giderken çıkarmış olmalıydı. Çok kötü tahrik olmuştum, ama ileri gitmedim, Leyla'yı tekrar odalarına götürdüm ve yatağa yatırdım. Bacaklarını öyle bir ayırmıştı ki, bu sefer dayanamadım ve cillop gibi amına bir dil attım. Leyla hiç tepki vermedi, ama ben Tuğba'nın uyanmasından çekindiğim için, üstünü örtüp odama gittim. Çilemin yanına yattım, uyudum...
Uyandığımda yarağım şişmiş, kasıklarımın ağrısından kıvranıyordum. Çilem ise bacağını ve kolunu üzerime atmış, bütün ağırlığını bana vermişti. Dizimi yukarı kaldırdığımda yine benim yarrak Çilem'in amına değiyordu. Azıcık sürtünsem boşalacaktım. Öyle de yapmaya karar verdim ve sürtünmeye başladım. Biraz da o kıpırdadı. Tam icraat başlayacaktı ki, Çilem yatakta doğruldu. Ne olduğunu anlamadım, benim yarrağı tuttu, beni halen uyuyor sanıyordu galiba, yarağımı öptü ve banyoya gitti. Fırsatı kaçırmıştım, peşinden banyoya gitmek istedim, ama nedense yapamadım. Yatakta kendi kendime kızıyordum...
Çilem banyodan gelip yanıma oturduğunda, ben yatakta doğruldum. Yine kirlilerini giymişti. Bana, "Uyandırdım mı?" dedi. "Yok şimdi uyanmadım." deyince, utancından alt dudağını ısırmaya başladı. Güldüm. Akşam olanları sordu, kısaca anlattım. Şimdi duş alma sırası bana gelmişti. Ben yataktan kalkmış, duşa giderken, gözünün ucuyla benim alete bakıyordu. Ona kasıklarımın çok ağrıdığını söyledim. Güldü, konuşmadı. Banyodan çıktığımda, "Acıktım!" dedim. Onun da içi kıyılmıştı. Kızların yan odada olduğunu söylediğimde, hemen koştu, onları da uyandırdı. Kahvaltı edecektik, ama otelde öğlen yemeği servisi başlamıştı bile. Kızlara sordum, "Evde çayınız var mıydı? Ben çaysız kahvaltı yapamam!" dedim. "Var!" dediler. Otelden ayrıldık.
Eve giderken, marketten peynir, zeytin, salam, yumurta, domates, salatalık falan aldım ve kızların evine geldik. Öğrenci evlerini çok iyi bilirim, bir dolap vardır ve içindekiler bozuktur, bir şey yememek gerekir. Kızlar aldığım malzemelerle kahvaltı hazırlamaya girişti, ben de evi dolaştım. Kahvaltıda, Leyla, "Deniz kenarındayız, ama daha denize giremedik!" dedi. Ben hemen, "Bu gün denize gidelim ozaman!" dedim. Tuğba, "Benim erkek arkadaşım gelecek, olmaz!" dedi. Tuğba'ya, "OK! Sizi evde yalnız bırakalım mı?" dedim. Güldü, evet anlamında kafa salladı. Karar verilmişti, denize gidilecekti. Kızlar iki yıldır o evde bir aradaydılar ve gidilecek hiçbir yeri bilmiyorlardı.
Hazırlandılar, atladık arabama, Uzunçiflik tarafına doğru yol aldık. Bu çevreyi biraz biliyordum, ağaçlı ve kıraç bölümler arasında küçük gizli plajlar vardı. Bunlardan birine saptık. Hem hafta içi, hem de Eylül ayında olduğumuzdan çok tenhalaşmıştı her yer. Gözümüzün görebildiği yerde kimsecikler yoktu. İyice yayıldık bir gölgeliğe. Mübarek güneş, Temmuz güneşi gibi yakıyordu. Çilem tişört ve şortunu fora etti, Leyla da çarçabuk üstündekileri çıkardı, denize koştular. Ben daha duba gibi sahilde bekliyordum. Ben pantolonumu çıkarana kadar, ikisi de suya dalmıştı bile.
Yiyecekleri ve biraları gölgeye sakladım, soyunup peşlerine takıldım. Ben tam suya girecekken çıktılar, "Hadi güneşlenelim!" dediler. "Haydaaa!" diye kızdım onlara. Ama su soğuk gelmişti onlara, güneşte yatmak içlerini ısıtacaktı. Ben de geri döndüm onlarla birlikte. Kurulandılar, hasırlarını serdiler ve güneşin altında yattılar. Saat 15:30 falan olmuştu, sandviçleri biralarla yuvarladık. Onlara, "Bakın güneşte fazla durmayın, kötü çarpılırsınız!" dedim, ama dinleyen kim?
Benim arabanın bagajında her zaman, dalma gözlüğü, palet ve zıpkın bulundururum. Benimkisi özel merak işte, dalmayı seviyorum, kısmetim varsa iyi balık avlarım. Bagajdan malzemeleri alıp denize girdim. Denize girdiğimiz yerin etrafında kayalık alanlar olduğundan iyi balık vardı. 2 adet Karagöz, 2 adet de Kefal vurdum. Sahile çıktığımda, kızlar güneşte uyuyordu. Üstlerine su damlattım, aldırış eden olmadı. Güneş kremi döktüm, yine hareket yok. Çilem'in üzerindeki kremi elimle yaydırmaya başladım. Bikinisinin üstünü çözdüm, bütün sırtını kremledim, halen kalkmıyordu. Boynunu, omuzlarını, belini bolca güneş kremi ile sıvadım. Sıra bacaklara gelmişti, bu sefer tacizlerime 'Dur!' diyeceğini düşünüyordum, ama demedi...
Ayak bileklerinden başlayıp yukarı doğru masaj yaparak çıktım. Kalçalar iki posta kremlendi. Elim bacaklarının birleşme yerine geldiğinde, poposunu biraz daha yukarı kaldırdı. Bu, 'Devam et!' dercesine bir işaretti. Leyla'yı kontrol etmek amacıyla baktım, yüzü öbür tarafa dönük uyuyordu. Elimi Çilem'in bikinisinin içine sokup, poposunun yanaklarını yoğura yoğura kremledim. Başparmağımla götünün deliğine masaj yaparken, Çilem poposunu biraz daha kaldırıyordu. Bikinisinin amına gelen kısmı ise çoktan ıslanmıştı. Çok tahrik olmuştum, yarağım patlamak üzereydi. Çilem'in kulağına eğilip, "Devamı akşama, hadi şimdi denize girelim!" diye fısıldadım.
Çilem'le kalktık, denize girdik. Serin suya girince biraz olsun rahatlamıştım. Ama orada da pek sakin duramadık, Çilem'le elleşmelerimiz, oynaşmalarımız devam etti. En sonunda Çilem bacaklarını belime doladı. Ve tam kucağıma yerleştiği esnada bir ses duyduk, "Napıyorsunuz bakiim siz?" diye. Leyla ödümüzü koparmıştı, ikimiz de bir yana attık kendimizi suyun içinde. Çilem, "Gidelim artık, akşam oluyor!" dedi. Oysa benim planımda geceyi burada geçirmek vardı. Leyla güneşte uyuduğundan başı ağrımıştı ve eve gidip uyumak istiyordu. Mecburen toparlandık ve yola çıktık. Leyla'yı eve bırakıp, Çilem de otelde duş almak daha kolay olacak diye, evden üzerine giymek için birkaç parça giysi aldı ve otele döndük.
Otele vardığımızda anahtarı alıp yukarıya çıktık. Odanın kapısına varana kadar ikimiz de sakin ve usluyduk. Ama içeriye girip te kapıyı kilitler kilitlemez, dudaklarımız birbirine yapıştı, hoyratça birbirimizin vücudunu okşamaya başladık. Yarağım kazık gibi olmuştu. Çilem benim pantolonumu indirirken, ben de onun şortunun arkasından elimi içeri sokmuş, götünü amını kurcalıyordum. Şıpır şıpır olmuştu amı yine. O zevk sularını kana kana içmek, kafamı amına gömüp, bütün geceyi o şekilde geçirmek istiyordum. Çilem bu arada özgürlüğüne kavuşturduğu yarağımı ağzına alarak, büyük bir ustalıkla yalayıp emmeye başladı. Boş durmak istemiyordum, Çilem'i ayağa kaldırdım, ikimizi de çırılçıplak soyup, yatağa geçtik, 69 olduk. Birbirimize uzun süre oral yaptık, defalarca birbirimizin ağzına yüzüne patladık. Duş alıp tekrar yatağa geçiyorduk. En son sefer dudaklarımız birleştiğinde, ikimiz de yorgunluktan geberiyorduk. Çilem öpüşürken uyuya kaldı. Ben bir süre daha uyanık kaldım, Çilem'i uyurken izledim. Sonra ben de uyumuşum...
Gözlerimizi açtığımızda sabah ezanı okunuyordu. Tekrar öpüşmeye başladık, herşey yeniden başlıyordu. Ama bu sefer uykumuzu aldığımızdan, ikimiz de dinlenmiştik. Artık Çilem'i sikmek istiyordum. Yarrağım amına badana yaparken, Çilem, "Ben daha kızım!" dediğinde, Zonkkk oldum, "Nasıl yani, bakire misin halen?" diye sordum. Şaşırmıştım, bu kadar porfesyonelce yarak yalayan bir kız nasıl bakire olabilir diye. Çilem, anlattığına göre, okuldan bir çocukla (geçen aya kadar) çıkmış ve sonunda ayrılmışlar. Fakat ilişkileri süresince oral seksten öteye gitmemişler. Kızlığına elletmediğini, hatta arkadan bile yaptırmadığını söyledi. İnanmak istemiyordum, çünkü artık onu sikmek için sabırsızlanıyordum, ama bakire olması işime de gelmiyordu açıkçası.
Moralimin bozulduğunu gören Çilem, dudaklarıma bir öpücük kondurdu, "Fakat şimdi istiyorum, neremden istiyorsan yapabilirsin aşkım!" diyerek bacaklarını ayırdı. Aslında onu amından sikmeyi çok istiyordum, ama o an için kızlığını bozup bozmamakta kararsızdım. Onun için, "Dön arkanı ve domal!" dedim. Çilem götten sikeceğimi anladı ve banyodan şampuan şişesini getirip uzattı, sonra domaldı. Götünün deliğini önce biraz dilledim, sonra şampuan sürüp, bir parmağımı sokup parmakladım bir süre. Gerçekten de götten sikilmediği belli oluyordu, çok dardı göt deliği. Canını yakmamaya çalışarak, ikinci parmağımı da sokup, göt deliğini esnetip, biraz alıştırdım. Bu arada öteki elimle de sürekli klitorisini okşuyordum...
Şimdi iki parmağımı götüne rahat rahat sokup çıkarıyordum. Amını okşayan elime ise amının suları gelmeye başladığında, Çilem inleyerek, "Sik beni enişte, yarağını sok, hadi!" diye yalvarmaya başladı. Parmaklarımı götünden çıkarıp, yarağımın başına da şampuan sürüp ve arkasına yanaştım. Çilem kafasını yastığa bastırmış ve götünü havaya dikmişti. Bir elimle götünün yanaklarını ayırıp, öbür elimle yarağımın başını göt deline yasladım ve bastırmaya başladım. Yarağımın başı 'Plöp!' diye girdiğinde, Çilem çığlık atmamak için yastığı ısırıyordu. Yarrağımın başı girmişti, kalanını da sokmak için biraz bastırdığımda, Çilem elini arkaya atıp, göbeğimden ittirerek, "Dur enişte! Çıkart, çok acıyor!" dedi. Canını yakmak istemediğim için çıkardım.
Çilem döndü ve "Bu böyle olmayacak enişte, ben yapayım, uzan sen!" dedi. "Tamam!" deyip, sırtüstü uzandım. Çilem götünün deliğine ve yarağımın başına biraz daha şampuan sürüp, Alaturka tuvalete çişini yaparmış gibi yarağımın üstüne çöktü. Eliyle yarağımı tutup, göt deliğinin ağzına denk getirdi ve yavaş yavaş üstüne oturmaya başladı. Acıdan dudaklarını ısırsa da, bu şekilde daha kolay alıyordu götüne. Yarrağımın milim milim götüne girişini seyrediyordum. Sonunda ıhılaya ıhılaya yarrağımı köküne kadar götünün içine almış ve oturup kalmıştı öylece. Halen acı duyduğu yüzünden belli oluyordu. Ben yarağımı alttan oynatacak gibi olduğumda, "Ahhh! Kımıldama ne olursun enişte!" diyordu.
Çilem bir süre daha hareketsiz oturduktan sonra kendiliğinden götünü hafif hafif oynatmaya başladı. Götünü birkaç santim kaldırıyor, sonra tekrar yavaşça oturuyordu. Her seferinde biraz daha, biraz daha derken, belli bir süre sonra artık yarağımın başı görünecek kadar götünü yükseltiyor ve yeniden oturuyordu. Dudaklarını ısırışından, hem acıyı, hem zevki aynı anda yaşadığı belli oluyordu. Elimi amına atıp klitorisini okşamaya başlayınca, Çilem oturup kalkma hareketlerini hızlandırdı. Artık ellerini arkaya atmış, ayak bileklerimden tutunarak, hem inliyor, hem de götüyle yarağımı deli gibi sikiyordu. O kadar hızlı oturup kalkıyordu ki, her seferinde götü kasıklarıma vurduğunda, taşaklarım inanılmaz ağrıyordu.
Fakat bu fazla sürmedi, Çilem, "Geliyorum enişteee!" diye bağırıp, kasılmaya, titremeye başladı. Benim durumum da ondan farklı değildi, ben de uzun bir 'Ohhh!' çekerek götüne fışkırmaya başladım. Çilem kendini öne atarak, göğüslerini göğsüme yapıştırdı ve dudaklarıma yumuldu. Yarrağım götündeyken öpüşmeye, deli gibi birbirimizin dudaklarını kemirmeye başladık. İkimiz de nefes nefeseydik. Bu pozisyonda bir süre kalıp soluklandık. Çilem yarrağımın üstünden kalktığında, götünden çıkan osurukla birlikte döller taşaklarıma püskürdü. Çilem osurduğu için utanmıştı, mahçup bir şekilde elini götüne tutarak banyoya gitti. Ben de arkasından gittim, birlikte duş aldık.
Banyodan çıktığımızda Çilem'e, "Biraz daha uyuyalım!" dedim. Birbirimize sarılıp uyuduk. Sabah birlikte otelin restoranında kahvaltı ettikten sonra Çilem'i okuluna bırakıp, ben de işime gittim. Daha 2 hafta orada olacağım için çok sevinçliydim :)
İğne Yaptırmaya Gelen Bakire Kızı Siktim
Mrb, ben Yaşar, sağlık sektöründeyim. Çalıştığım hastanenin anlaşma yaptığı alışveriş merkezlerinin birinin revirinde görevlendirildim. Sabah ondan akşam ona kadar çalışıyordum ve tabi ilk günler çok sıkılmıştım. Sonra birgün diş apsesi yüzünden iğne yaptırmaya 18 yaşında bir kız geldi, çok güzeldi. Sedyeye uzanıp kalçasını açtığında gözlerime inanamadım, okadar beyaz ve sıkı bir kalçası vardı ki, bir an atlamak geldi içimden, kendimi zor tutmuştum ona saldırmamak için. Neyse iğneyi yaptım, fakat bundan sonraki iğneye geldiğinde iğne yerlerine masaj yapılması gerektiğini söyledim, O da olur dedi.
Artık her iğneden sonra kalçalarına masaj yapıyordum böylece. Tabi masaj yaparken, elimde olmadan sikim kalkıyordu ve boşalıyordum. Bir gün yine kalçalarına masaj yaparken onun benimkini dikizlediğini fark ettim. Dikizlediğini çakmamış gibi yapıp, aralıklarla sikimi okşuyordum ve boşaldığımda beyaz formamdan ıslaklık belli olmuştu. Sonraki günlerde de devam ettim kalçalarına masaj yapmaya ve sikimle oynayıp boşalmaya. Artık son iğnesini yaptığımda onun artık o güzel kalçalarına dokunamayacağım diye moralım çok bozuktu ve iğneyi yapıp geri çekilmiştim ki, ‘Çok acıdığını, masaj yapmamı’ söyledi. Ben de moralım bozuk bir halde önemsiz bir şekilde masaj yapmaya başladım. Bana dönüp, “Her zaman daha iyi masaj yapardın, bugün ne oldu?” dedi.
Ben de, “Bu senin son iğnen. Seni birdaha göremeyeceğimden ve birdaha dokunamayacağımdan dolayıdır.” dedim. “Nasıl yani?” dedi. Derin bir iç çekerek, “Kalçaların çok güzel, onlara sahip olmak için neler vermezdim.” dedim. O da, “Belliydi onları istediğin, her masajda nasıl boşaldığını gördüm.” deyince, dayanamayıp dudaklarına yapışıverdim ve öpmeye başladım. Beni bir an geri itekledi ve “Ben daha bakireyim, öpüşebiliriz ve sevişebiliriz, ama içime giremezsin, kızlığıma dokundurmam.” dedi. “Tamam, kızlığına ellemem.” dedim. “İyi ohalde, akşam çıkışta gelirim.” dedi ve öpüp çıktı.
Tabii gittikten sonra saatler geçmek bilmedi benim için. Sonunda vakit gelmişti, revire geldi. Evdekilerden, bu gece bir kızarkadaşında kalacğını söyleyerek izin almış. Saat on buçuk olmuştu, güvenlik heryeri kontrol edip kalanları çıkartmaktaydı. Hemen kapıyı kilitleyip ışıkları sondürdüm. Saat onbir gibi alışveriş merkezinin kapıları kilitlenmiş, içerde yalnız ikimiz kalmıştık. Hemen yapıştım dudaklarına. Çok korktuğu belliydi, titriyordu. Aralıklarla, “İçime girmeden yapalım.” deyip duruyordu. Göğüslerini yalamaya başladığımda inanılmaz derecede inliyordu. Küçücük ve öyle sert göğüslerı vardı ki, ısırmaya çalıştığımda bile diş geçmek bilmiyordu.
Göğüslerinden aşağıya doğru yalamaya başladım. Tam küloduna geldiğimde kafamdan tutup, “Ne olur içime girme, kızlığım giderse ailem beni öldürür.” diye yalvarıyordu. Ben de, “Tamam, sen merak etme.” dedim ve yalamaya devam ettim. Amcığının üzerini kapatan o beyaz külodunu sıyırdığımda gözlerime inanamamıştım. Kaymak gibi, hiç mi ama hiç tüy yoktu ve amcığı küçücüktü. Gerçi daha 18 yaşında olan bakire bir kız için doğaldı, ama yinede böylesine taze bir amcığı yalayıp içine girmemek olmazdı. Amcığını iyice yaladıktan sonra, elimle amcığının dudaklarını araladığımda ses çıkarmadığını fark ettim. Hemen sikimi çıkarıp kızın üzerine atladım. Sikimi amcığının üstünde sürtmeye başlamıştım ki, bana, “Sikini görmek istiyorum.” dedi.
Biraz doğrulup sikimi gösterdiğimde, “O ne öyleee?” diye çığlık attı. Hemen elimle ağzını kapadım ve “Ne oldu?” dedim. “Bu benim izlediğim zenci filimlerindeki kadar büyük. Eğer birgün evlenirsem, gerdekte kızlığımı böyle birşeyin bozması için dua ederim.” dedi. Ben de, “Bunun şimdi olmasını istermisin?” diye sordum. “Asla, babam öldürür beni.” dedi. Aslen Karadenizlilermiş, “Bizde kızlık çok önemli.” dedi. Ben de, “Tamam, o halde arkanı dön, götten sikecem seni.” dedim. “Ordan hiç yaptırmadım daha, hem nasıl alacam bunu arkama, çok büyük, olmaz.” dedi. İyice kudurmuştum artık, “Ya kızlığını, ya da arka deliğini bozmak istiyorum.” dedim. “Hayır, olmaz.” deyip geri çekildi ve üzerini giymeye çalıştı.
Giyinip gitmesine izin vermedim, ellerinden tutup, “Ya kızlığını verirsin, ya da arkana sokarım. Eğer kabul etmezsen olanları ailene anlatırım.” dedim. Çok korktu, sesini çıkartamıyordu, “Sadece ağzıma alayım ne olur?” dedi. “İyi, al bakalım ağzına, sonrasını düşünürüz.” dedim ve sikimi o küçücük ağzına verdim. İlk başta sadece sikimin kafasını öpüp yalıyordu, “Aç ağzını, iyice al ağzına.” deyip ağzını açtırdım ve ağzına sokup çıkarmaya başladım. Ara sıra fazla itekliyor, gırtlağına kadar sokuyordum. Nefes almakta zorlanıyor, gözlerinden yaşlar geliyordu. İyice azmıştım, mutlaka amını ya da götünü sikmek istiyordum. Bunu hemen ters çevirip domalttım, sikimin kafasını tükürükleyip dayadım götünün deliğine. Fakat ne kadar uğraşsamda götüne girmedi, kafasını dahi alamıyordu…
Delirmiştim iyice, bunu sırtüstü yatırıp, “Kısmet amına girmekmiş.” dedim. Beni iteklemeye, bana engel olmaya çalışıyordu. Ellerini tutup üzerine çıktım ve sikimi dayadım amına. Sikimi her itişimde bağırıyordu, yalvarıyordu, “Çok canım acıdı, bırak gideyim.” deyip duruyordu. Bense artık patlamak üzereydim. İlk hamleyi yaptığımda amının biraz açıldığını hissettim ve bütün gücümle sikimi içine ittim. Amı öyle dardı ki, sikim bile acıdı. Tamamen içine girdiğimde, kız birkez daha acıyla bağırdı ve sesi kesildi. Bayıldığını farkettim. Kızı ayıltmadan, tam 15 dakika kadar siktim ve amına boşaldım. Sikimi amından çıkardığımda, sikimin her tarafından ve kızın amından bacaklarına doğru, kanla karışık spermler süzülüyordu.
Kağıt havlu ile sikimi ve onun amını temizledim. Sonra alkollü petlerle onu ayıltığımda, şaşkın bir halde bana bakarak, “Ne oldu?” dedi. Ben de, “Kızlığın gitti, artık benim oldun.” dedim. Bana sarılıp ağlamaya başladı. Onu biraz teselli ettikten sonra, tekrar öpüşmeye ve sevişmeye başladık. Sikimi amına dayayıp içine girmek istediğimde, amı yine çok dardı ve halen çok acı çekıyordu. O gece sabaha kadar, kızın amını doyasıya siktim. Sabah yanımdan ayrılırken, “Artık bundan sonra seni hayatta bırakmam.” dedi ve gitti. O günden sonra her buluştğumuzda, ilk kuytu yerde mutlaka sikiyorum. Tam iki aydır da hergün 5 – 10 dakikalığına da olsa revire geliyor ve hemen tuvalette amını sikip gönderiyorum.
Amını hergün siksemde aklımda sürekli arkadaki küçük deliği vardı. Nekadar uğraştıysam da götten vermiyordu orospu. Mutlaka o daracık götünü sikmek istiyordum ve fırsat bekliyordum. Derken birgün onun çalıştığı katta işyeri olan bir arkadaşımdan, bizim kızın patronuyla sikiştiğini, götten verdiğini öğrendim. Gerçekten de patronuyla araları bozuktu, oysa şimdi maaşına zam bile almıştı, eğer patronuyla sikişmiyorsa patronu durup dururken neden zam versin ki? O gün yine yanıma geldiğinde, yine sikişmek için tuvalete girdik. Tuvalette bunu amından sikerken, patronuyla götten sikiştiğini öğrendiğimi söylediğimde, bana, “Kızma ne olur, mecbur kaldım, götten vermesem beni işten atacaktı pezevenk. Hatta sikişmemek için ona (bakireyim) diye yalan bile söyledim. O da ilk başta benim kızlığımı bozmaktan korkuyor, sadece amıma sürtünüp boşalıyordu, fakat sonradan götümü sikmeye başladı ve götümü her sikmesinin karşılığında da bana yarım maaş veriyor. Bilse benim bakire olmadığımı, o da amımı sikmek isterdi.” dedi.
İşte beklediğim fırsat elime geçmişti, buna, “Orospu, bana siktirmediğin götünü demek patronuna siktiriyorsun, ha? Bundan sonra o götünü ben de sikecem.” dedim. Bana, “Yaa, patronumun siki küçücük, onunkini rahat alabiliyorum, senin kocaman yarrağını nasıl alırım götüme?” dedi. “Alırsın, alırsın merak etme.” deyip bunu ters çevirdim, yüzü klozete gelecek şekilde domalttım. Yarrağımı götünün deliğine dayayıp yavaş yavaş itekledim. Sonunda kafası girince bu öyle bir bağırdı ki, o anda tuvalette gelen birisi, “Ne oluyor orda?” dedi. Bizden ses çıkmayınca, bizim kabinin kapısını yumruklayıp, “Kapıyı derhal açmazsanız güvenliğe haber vereceğim.” diye tehdit etti. Mecbur açmak zorundaydım, değilse olay dallanıp budaklanacak, herkese rezil olacaktık, olay çok farklı yerlere gelecekti. Kapıyı açtığımda bu kişinin bizim temizlikçi Osman abi olduğunu gördüm.
“Aman Osman abi, kulun kölen olayım kimseye anlatma.” diye yalvarmaya başladım. Osman abi, “Merak etmeyin, kimseye söylemem.” deyip, hemen sikini çıkardı ve kızın ağzına uzattı. Ben de kız da çaresizdik, kız mecbur Osman abinin sikini ağzına aldı. Osman abi bana, “Hadi sen de o yarım kalan işini bitir.” dedi. Ben hemen kızın arkasında yerimi alıp, yeniden götüne sokma girişimlerine başladım. Kızın götünü biran önce sikip o ortamdan kurtulmak istiyordum. Yarrağımı tüm gücümle kızın götüne geçirdiğimde, Osman abi bağırarak kıza bir tokat patlattı. Osman abi kızın ağzından çekti ve sikine bakmaya başladı. Ben götüne geçirince, kız acıdan onun sikini ısırmıştı. Ben o saniye kızın götüne boşaldım ve sikimi çekip giyinmeye başladım. Osman abinin siki kanıyordu ve o sinirle, “Amına koyduğumun orospusu, sikimi ısırırsın ha?” deyip kızın arkasına geçti ve arkadan amına soktu ve bir iki kez gidip geldikten sonra boşaldı.
Hiç oyalanmadan hemen toparlandık, kız da saçını başını düzelttikten sonra, tuvaletten ayrı ayrı çıktık. Kız gittikten sonra biz Osman abiyle kafeteryada biraz oturup birşeyler içtik. Osman abi bana, “Bundan sonra sikeceğin zaman kızı benim temizlik deposuna getir, orası müsait, gelen giden olmaz.” dedi. Artık o günden sonra hep Osman abinin deposunda sikişiyoruz, Osman abi de her seferinde yanımızda kalıp benim kocaman yarrağımı ve kızı sikişimi seyrediyor…
Saat akşamın dokuzu olmuştu ve ben akşam yemeği için donattığım masada kocamı bekliyordum. Merak etmeye başlamıştım. Hiç böyle yapmazdı. Haber de vermemişti. Sonunda tam kalkıp öfkeyle masayı toplamaya karar vermiştim ki kapı açıldı. Ona bunun hesabını sormaya kararlıydım. Salonun ortasında durup içeriye girmesini bekledim.
Geldi. Kapıda durmuş bana bakıyordu. Garip bir ifade vardı bakışlarında, yüz ifadesinde, ne olduğunu çıkartamadığım… Kızgınlık, sevecenlik, sikecek gibi arzu dolu bakışlarla bakıyordu bana… Daha ben geç kalması konusunda kafamda kurduğum nutuğa başlamadan o konuştu, daha doğrusu emir verdi,
-“Soyun!”
Şaşırıp kaldım. Pek yapmazdı böyle şeyler… İlk bir kaç sene yeni evliliğin heyecanıyla geçtikten sonra rutine bağlanmıştı sevişmelerimiz… Akşam yemeği, televizyon, yatağa yatış, bir manimiz yoksa sıkı bir sevişme, sonra da uyku… Şimdiyse kravatını gevşettiği takım elbisesi üzerinde, kapıdan yeni girdiği halde, sikecek gibi bakıyordu bana…
-“Nasıl? Ne diyorsun sen? Bu saate kadar geç kal….”
Daha ben lafımı bitiremeden cümlemin ortasında iki adımda gelip sımsıkı kollarının arasına alıp dudaklarıma hoyratça yapıştı. Önündeki kabarıklığı kasıklarıma bastırıyor, pençeleriyle kalçalarımı kendine çekerek yoğuruyordu.
Üç gündür sevişmemiştik. Özlemiş olmalıydı sevişmeyi, ama bu her zamankinden farklıydı. O incitmekten korkan yumuşak okşamalar, öpüşler yoktu. Hayvan gibi saldırıyor, bıyıkları boynumda, omuzlarımda tahriş ederek, dişleyerek dolaşıyordu. O devam ettikçe benim de kanım kaynamaya başlamış, ben de aynı şekilde cevap vermeye başlamıştım. Üstümde ev hali bir askılı tişört, bir mini etek vardı sadece… Ne sütyen, ne külot…
Ellerini sütyensiz memelerime atıp tişörtün üstünden yoğurmaya başladığında kendimden geçip inlemeye başladım ağzının içinde… Meme uçlarım kabarmış, tişörtün üstünden delecek gibi görünüyorlardı zevk almaya başladığım her zamanki gibi… Durmuyordu elleri… Biraz memelerimi yoğuruyor, biraz sonra aşağıya inip eteğimin altına dalıyor, bacaklarımı mıncıklayarak ulaştığı ıslanmış amımı avuçluyor, delirtiyordu beni…
image
Bir an durdu, omuzlarımdan tutup kendinden uzaklaştırdı beni… Nefes nefese iki kızışmış hayvan gibi baktık birbirimize… İnce tişörtümün yakalarından tutup bir cayırtıyla iki yana ayırdı, parçalayıp yere attı. İri memelerim inip kalkıyordu şimdi çırılçıplak, kabarmış uçlarıyla… Gözlerini dikti onlara… Sanki az önce deli gibi saldıran o değilmişçesine okşadı biraz, sonra sertçe avuçlayıp acıdan bağırttı beni…
-“Ahhh… Yavaşş…” diye inledim öfkeyle… Dişlerinin arasından,
-“Siktir…” diye tısladı. “Zevk aldığını biliyorum orospu…” dedi. “Senin istediğin bu… Orospu gibi sikilmek istiyorsun sen… Ben de seni öyle sikicem…”
Haklıydı. Memelerimden aldığım acı hissi duyduğum zevki arttırmış, zevkle kıvranmıştım elimde olmadan… Yine sert hareketlerle kolumdan tutup yemek masasının önüne götürdü beni… Omuzlarımdan bastırıp öne eğdi, masanın boş kalan kısmına doğru domalttı… Kalçalarımı dışarı doğru çıkarıp arzudan titreyerek bekledim.
Pantolonun fermuar sesini duydum arkamda… Az sonra da taş gibi olmuş sikini ıslak amıma sürtüyordu. Zevkle titredim. Fazla bekletmedi. O hoyrat hareketlerini sürdürerek girdi içime… Bir anda dipledi…
-“Ohhhh…” diye bir inilti koptu ağzımdan… “Ne yapıyorsun? Yavaş…” diyebildim.
image
Bana aldırmadan kalçalarıma kasıklarını şaklata şaklata gidip gelmeye başladı arkamda… Amımın içinde sertliği sürtüne sürtüne girip çıkıyor, beni zevkten inletiyordu. Girip çıktıkça içimden fışkıran zevk suları bacaklarımdan akıyordu. Eliyle o suları aldığını duyumsadım. Islanmış parmakları şimdi arkamı, minik deliğimi okşuyordu.
Parmağının biri o ıslak inime girdiğinde inledim yine… Siki tüm kalınlığıyla amımda gidip gelirken, bir parmağı da arka deliğime girip çıkıyordu. Dizlerim titremeye başlamıştı. Tam inlemelerle, zevk feryatlarıyla yükselmeye başlamıştım ki amımdan çıkardı sikini…
Merakla başımı çevirip ne yaptığını görmeye çalıştım. Saçlarımdan tuttuğu gibi başımı öne çevirip masaya eğdi, alnım ekmek sepetine çarptı. Amımdan çıkardığı ıslak sikini minik deliğime bastırmaya başladı. Çırpındım,
-“Hayır… Bırak… Götüme girme… İstemiyorum… Sevmediğimi biliyorsun…”
Yanıt bile vermedi bana… Sikinin başı tokmak gibi zorluyordu arkamı… Evlendiğimizden beri bir kez yapmıştık, onda da yarım kalmıştı benim yüzümden, önden devam etmişti. Şimdiyse geri adım atacak gibi görünmüyor, sürekli zorluyordu göt deliğimi…
Sonunda üstümden uzanıp masanın üzerinden salata için koyduğum minik zeytinyağı şişesini aldı. Bir eli hala saçlarımı kavramış masaya bastırırken, diğer elindeki zeytinyağı şişesinden kalçama döktü. Kızışmış tenimde zeytinyağının soğukluğunu hissedip ürperdim.
Kalçamdan süzülüyordu yağlar, iki tepenin arasındaki vadiden aşağıya iniyordu. Şişeyi tekrar masaya bırakıp eliyle o akan yağları kalçama yaydı, minik deliğimi yağlı parmaklarıyla okşayarak bir güzel yağladı, kaygan parmaklarını içime saldı.
Yağlı kaygan parmakların bir biri, bir diğeri içime girip çıkıyordu. Büzüğümde kaygan parmaklarının teması beni yine zevkten delirtmeye başlamıştı. Deliğimin açıldığını, tepkimi ölçmek için hareketsiz kaldığı anlarda istekle açılıp kapandığını hissediyordum.
-“Hazırsın…” dedi boğuklaşan sesiyle… “Bekle, sikimi de yağlıyorum. Şimdi o güzel götünü sikicem senin…”
Sesimi çıkaramadım. Haklıydı. Hazırdım. Bekliyordum. Fazla bekletmedi, kaygan siki kapıma dayandı. İşaret parmağımı ısırıp heyecanla sikini bekledim. Zeytinyağının mucize etkisi kendini göstermiş, kaygan kaygan siki içime girmeye başlamıştı. Göt deliğimin gerildiğini, açıldığını, zorlandığını hissettim. Santim santim girdi içime… Dibine kadar soktu. Bekledi. Sonra gidip gelmeye başladı.
Acıyla, zevkle inliyordum sürekli… Ben inledikçe o da homurdanarak nasıl zevk aldığını gösteriyordu bana… Masa sallanıyor, kasıklarım masanın kenarına çarpıyordu. Sağ elimi amıma götürüp klitorisimi ovalamaya başladım. Kocam arkamda belimden tutmuş vurdurup duruyordu götüme… Çift taraflı zevk bitiriyordu beni…
Hızlandı iyice… Ben de artık dayanamaz hale gelmiştim. Son anda üstüme abanıp iki eliyle memelerimi avuçlayarak sikmeye başladı beni… Haykıra haykıra orgazm olmaya başladım. Benim çığlıklarımı duyunca kocam da içime boşalmaya, sıcak spermlerini attırmaya başladı.
image
Yarım saat sonra duşumuzu almış, masadaki yemeklerden sadece bir iki lokma atıp şarap kadehleri elimizde yatakta uzanıyorduk. Başım göğsündeydi. Ara sıra kaldırıp bir yudum şarap alıyor, tekrar göğsüne yatıyordum.
-“Neyin var senin aşkım, bugün değişiktin, her zamanki gibi sevişmedin benimle… Serttin, yırtıcıydın…”
-“Memnun değil misin yoksa?” dedi.
-“Yoo… Tam aksine… Bayıldım… Zevkten öldürdün beni… Ama ben nedenini merak ettim.”
-“Bugün öğleden sonra eski arkadaşlarla karşılaştık, yemek yedik.”
-“Eee? Bu mu yani? Yemekte iki kadeh atınca azdın mı?”
-“Hayır… Söz eskilerden açıldı. Birbirimize yaptığımız zamparalıkları anlatmaya başladık. Bilirsin işte, her zamanki erkek geyikleri… Kemal vardı, çıktığı kızı anlattı, yaşadıklarını, neler yaptıklarını anlattı, ondan azdım…” Uzanıp dudaklarından öptüm,
-“Merak ettim, neymiş seni azdıran konuyu… Hadi bana da anlatsana… Neler yapmış?” Aklıma benim evlenmeden önce eski çıktığım çocuk gelmişti, onun da adı Kemal’di.
image
-“Bu Kemal, mahalleden bir kızla çıkmaya başlamışlar. Baş örtülü falan ama bir hayli azgınmış kız… Gençlik işte, ikisinin de kanı kaynıyor. Parklarda öpüşmeler, elleşmeler, sevişmeler… İyice dumanları tütmeye başlamış.
Bir gün kızı alıp sinemaya götürmüş. Gündüz vakti, kimseler yok, en ön sırada birkaç kişi, aralarda bir iki delikanlı… Bizimkiler en arkaya geçmişler. Işıklar sönünce oynayan filme aldırmadan birbirlerini okşamaya, öpüşmeye başlamışlar. Kızın üstünde pardesü varmış, başında örtü… Zevk aldıkça kız yayılmış, Kemal gömleğinin düğmelerini açmış beline kadar… İçinde sütyen yok azgının… Onsekiz yaşında daha… Ellenmemiş, koklanmamış, dipdiri… Yoğurup durmuş, eğilip taş gibi iri memelerini emmiş, eme eme morartmış kızın memelerini…
Eteğin altından bacaklarını okşamış, yukarılara kadar çıkmış, külodun üstünden amını mıncıklamaya başlamış. Kız kıpır kıpır, canı istiyor, koltukta kıvranıp duruyor zevkten… Sessizce, derinden inliyor. Sonunda kalçalarını kıvıra kıvıra Kemal’e yardımcı olmuş, külodunu çıkartmış. Kemal de dayanamamış, koltuktan aşağıya kayıp kızın önüne kapanmış. Bacaklarını aralayıp amını yalamaya, klitorisini emmeye başlamış. Kızın elleri saçlarının arasında, ses çıkarmadan inliyor, saçlarını çekiştirip duruyormuş.
Meğer, bunlar arka sırada sessizce bir güzel sevişip dururken, ön sıradan biri bunları fark edip kalkmış, sessizce yanlarına kadar gelmiş. Kız başını arkaya yatırmış, amını yalayan dilin zevkine bırakmış kendini… Bir ara nasıl olduysa başını kaldırıp baktığında kendilerini seyreden adamı görmüş. Eli sikinde izliyor. Kızın baktığını görünce bir ön sıraya oturmuş, onun da filmle ilgisi yok, dönüp dönüp bakıyor.
Kemal’in o sırada adamdan haberi yok, am yalamaya devam ediyor. Kız bir yandan zevkten kıvranıyor, bir yandan rezalet çıkmasın diye adamın seyretmesine bir şey diyemiyor. Kemal’in avuçları kızın memelerinde bir yandan… O memelerini yoğurdukça adam çıplak memelerini, bacaklarını, her yerini görüyormuş.
image
Sonunda Kemal yalamayı bırakıp doğrulmuş, koltuğa oturmuş. Sikini çıkarmış, baston gibi pantolonun önünde sıvazlayıp duruyor. Fısıltıyla yalvarmış kıza,
-“Ne olur sevgilim, dayanamıyorum. Bunu içine al…”
-“Bakire olduğumu biliyorsun Kemal…” demiş kız. “Ancak oynaşabiliriz, her zamanki gibi…”
-“O zaman arkadan ver. Dayanamıyorum artık… Sikmem lazım seni, anla beni… Sen de zevk alıyorsun işte, kabul et…” diye diye yumuşatmış kızı… Kız çekine çekine öndeki adama bakmış, film seyrediyor, onlarla ilgilenmiyor, razı olmuş,
-“Peki tamam…” demiş. “Ben de istiyorum, hem de çok istiyorum…”
Koltuğundan kalkmış. Eteğini, pardüsesinin eteğini kaldırmış. Kemal de kız kalkıp önüne dikilene kadar sikini bir güzel tükürükleyip ıslatmış. Kız yüzü perdeye, sırtı Kemal’e dönük, yavaş yavaş kucağına, taş gibi sikinin üstüne oturmuş. Dibine kadar girince bir süre beklemiş, canının acısı geçince hafif hafif oturup kalkmaya başlamış.
image
Zevkten kapadığı gözlerini açınca bir de bakmış, ön sıradaki adam dönmüş, onu izliyor. Kemal’in arkadan sarılıp mıncıkladığı memeleri, kasılıp duran karnı, hafif uzamaya başlayan amının kılları bile meydanda, adamın görüş açısında.. Adam da gözleri parlaya parlaya bu güzel manzarayı seyrediyor, sikini çıkarmış o da okşuyor seyrederken…
Kız ne oluyor, önüne bak gibisinden işaret yapmış, adam da parmaklarını bitiştirip “çok güzel” işaretiyle cevap vermiş. Çekinmeden seyrediyormuş onları… Kemal kızın arkasında kalmış, zevkten kendinden geçmiş zaten, bir şey görecek hali yok. Kız sesini çıkarmaya kalksa kendisi yarı çıplak, yarağın üstüne oturmuş, inip kalkıyor. Hem rezalet çıkacak, hem Kemal kızıp olay çıkaracak.
Çaresiz devam etmek zorunda kalmış. Adam onların sikişmesni izlerken oturup kalkmaya devam etmiş. Kemal’in elleri kızın belinden tutmuş indirip kaldırırken adam da çaktırmadan elini uzatıp kızın memelerini okşuyormuş. Kız çaresiz bu davetsiz misafirin okşamalarına ses çıkaramayınca cüretini arttırmış adam…
Memelerini okşayan eller aşağılara inmiş, kasılıp duran karnını, kasıklarındaki tüyleri okşamış. Klitorisinin üstünde parmaklarını dolaştırmış. Kız kendinden geçiyormuş artık zevkten… Arka deliğinde Kemal’in taş gibi siki, önünde amını okşayan hiç tanımadığı bir yabancının zevkten kıvrandıran parmakları…
image
O parmaklar klitorisini okşamayı bırakıp am dudaklarında dolaşmaya, içine girmeye çalışmaya başlayınca eliyle adamın elini tutup çekmiş, terslemiş. Başını iki yana sallayıp
-“Bakireyim aptal…” diye terslemiş fısıltıyla… Adam hafif doğrulup sikini göstermiş ona… O da taş gibiymiş, yirmi santimden fazla, upuzun bir şeymiş elindeki sik… Sinemanın loş film ışığında bembeyaz parlıyormuş.
Elleriyle, dudak hareketleriyle bir güzel anlatmış ki, o da sikmek istiyor. Yoksa seslenip rezalet çıkaracakmış. İkisini de rezil edecekmiş herkese… Kız bakmış, adam ciddi, dediğini yapan cinsten… Çaresiz, başını yarım çevirip hareketlerini iyice hızlandırmış olan sevgilisine fısıldamış, durumu anlatmış,
-“Aşkım, önümüzdeki adam bizi, seviştiğimizi görmüş, o da istiyor. Yoksa bağırıp rezalet çıkaracak. Ne yapayım?”
Kemal bir şey diyememiş, boşalmak üzere, kıpırdayacak hali yok, kendinden geçmiş çocuk… Adam ön sıradan kalkıp yanlarına gelmiş, merakla bekliyor,
-”Ne istersen öyle yapalım aşkım, istiyorsan ona da ver.. Yeter ki rezil olmayalım. Ben çok kötüyüm. Geliyorum…” diyebilmiş.
-“Sahiden mi? Ona da vereyim mi? Senin yanında?” diye sormuş kız… Kemal cevap bile verememiş, o anda boşalmaya başlamış kızın götüne… Boşalırken dişlerinin arasından,
-“Ver, ver… Ona da ver…” diye tıslıyormuş.
Kız Kemal’in kucağında, gözleri zevkten kısılmış, oğlan içine boşalırken elini yana atmış. Adamın sikini yakalayıp okşamaya başlamış. Orgazmın şehvetiyle Kemal’in siki göt deliğinde küçülürken, adamın sikini büyütmüş, kocaman yapmış. Sevgilisinin kucağından yana eğilip adamın sikini bir güzel ağzına almış, yalaya yalaya ıslatmış. Kemal’inkinden daha büyükmüş adamın siki…
image
Adam saçını tutup kaldırmış, kucağına çekmiş. Az önce içine boşalan spermlerden iyice kayganlaşan sikin üstüne oturmaya başlamış bu kez… Adam sikinin üstünde hoplatırken bir yandan memelerini avuçlayıp sıkıyormuş kürek gibi elleriyle… Sonra da tutup önden amını okşamış. O amını okşarken Kemal de eğilip memelerini öpmüş, yalamış. Kız iki erkeğin arasında kıvrana kıvrana orgazm olurken, bu kez yabancının dölleri fışkırmaya başlamış içine…
Sonunda film bitmeden onlar bitmişler. Utanç içinde külodunu alıp götünden akan dölleri silmiş, temizlemiş kız.. Sonra da külodunu adamın kucağına bırakıp kaçarcasına çıkmışlar sinemadan…
İşte böyle karıcım…
Kemal içki sofrasında hepimize böyle uzun uzun anlatınca ben de azdım, sana onun için saldırdım. Bizimki bir süre daha o kızla sevişmiş, evlenmeye niyetliymiş, ama askere gidince kız başkasıyla evlenmiş. Tadı damağında kalmış.
Öyle güzel, öyle taş gibi kızmış ki… Her detayını anlattı kızın… Neler yaptıklarını, nerelerde seviştiklerini… Hatta sağ kalçasında bir yara izi olduğunu bile söyledi… Ben de bunu duyunca merak ettim, sıkıştırdım, mahallesini, kızın ismini öğrendim…”
Buz kesilmiştim kocam anlatmasının sonuna geldiğinde… Başlarken güzel bir seks macerası dinlemenin hevesiyle neşe içinde ve merakla dinliyordum. Ama Kemal’in adını duyunca, hele sinema macerası başladığında tanıdık gelmeye başlayan ve hatıralarımı canlandıran sahneler artık hikaye olmaktan çıkmıştı.
Kocamın anlattığı azgın, sikişken kız benden başkası değildi. O isimsiz kız, sevgilisine, sevgilisinin yanında tanımadığı bir yabancıya kendini götünden siktiren kız bendim. Kulaklarıma inanamıyordum. Şu koca şehirde bunca sevişen, kaçamak yapan, sikişen insan varken, kocam benim hikayemi bana anlatıyordu. Böyle bir tesadüf artık inanılmaz ötesiydi.
Bir şey söylemeye korkuyordum. Belki… Belki böyle kalırdı her şey… Eski bir gönül macerası, gençliğin verdiği ateşle yaşanan seks hikayesi gizlendiği yerde, geçmişin sisleri arasında kalırdı. Fakat sona doğru kinayeli çıkmaya başlayan sesiyle kalçamdaki yara izinden bahsedince kocam, anladım ki, kaçışım yok. Biliyordu.
-“Sormayacak mısın kızın adını aşkım?” dedi.
Cevap veremedim. Sustum. Başım kocamın çıplak göğsünde, yüzüne bakamıyordum. Çenemden tutup yüzümü kendine çevirdi. Gözlerimde yaşlar vardı, gözlerimi kaçırmaya çalışıyordum kocamdan…
-“Kızın adı Gül imiş…” dedi gözleri gözlerimde… “Gül…”
Yaşlar yanaklarımdan akmaya başladı.
-“Oradaki herkesin içinde ballandıra ballandıra seni nasıl siktiğini anlattı Kemal… Hem kendisinin, hem de kendi yanında yabancı birine nasıl siktirdiğini… Ama seninle evlendiğimi bilmiyordu. Bilmeden bana boynuz taktığından haberi yoktu. Öyle anlattı ki, herkesin siki kalktı senin yaptıklarını duyunca… Benim de… Neden ağlıyorsun Gül?”
-“Çok utanıyorum kocacım… Yüzüne bakamıyorum. Ne yapacaksın şimdi?” diyebildim gözyaşlarımın arasında… Güldü…
-“Deli… Bırak ağlamayı… Kemal anlattıkça öyle zevk aldım ki… Hele anlattığı kızın sen olduğunu duyunca zevkim daha da arttı. Onlara arkadan vermişsin. Bana geldiğinde biliyorum ki bakireydin. Gerisinin önemi yok aşkım. Şimdi seni daha çok seviyorum. Ama bana açıkça söyle karıcım. Sadece Kemal mi, başkaları da var mıydı?”
-“Ne yapacaksın? Beni boşayacak mısın?”
image
-“Hayır bir tanem, güzelim, baş tacı yapacağım. Ama artık seks yaşantımız daha serbest olacak. Öyle kural falan istemiyorum. Ben ne dersem, ne istersem kabul edeceksin, üstelik zevk alarak yapacaksın istediklerimi…”
Sımsıkı sarılıp dudaklarından öptüm kocamı… Memelerim göğsünde eziliyordu. Kıllı bacaklarının üstüne bir bacağımı atmıştım, açılan am dudaklarım onun kıllı tenine sürtünüyordu.
-“Seninim aşkım…” dedim. “Seni çok seviyorum, sen ne istersen onu yaparım. Benim anlayışlı kocam…”
-“Ben de seni seviyorum karıcım…”
-“Emin ol, evlendikten sonra senden başka kimseyle beraber olmadım. Seni hiç aldatmadım.” Parmağımın ucuyla alnını okşayıp gülümsedim. “Senin dediğin gibi, boynuz takmadım sana…”
-“Ben evlenmeden önce takmışım boynuzu karıcım… Hadi, şimdi söyle bakalım, başka sikenler de oldu mu seni?” Cevap vermedim önce… Tartmak ister gibi süzdüm onu… Üsteledi konuşmam için…
-“Üç dört kişi daha vardı işte…”
-“Oo, bayağı iyiymişsin, nerdeyse benim kadar hızlıymışsın. Hadi detay ver bana biraz…”
-“Bir tanesi komşu çocuktu. Bizim Kemal’le çıktığımızı öğrenmiş, bir keresinde takip edip seviştiğimizi görmüş. Şantaj yaptı, vermezsem o da mahalleye yayacaktı. Çaresiz ona da vermek zorunda kaldım. Annemlerin olmadığı bir gün eve aldım. Annemlerin yatağında seviştik…”
image
-“İyi yapmışsın vermekle aşkım, adın orospuya çıkardı yoksa mahallede…”
-“Tuhafiyeci vardı bir de… Kemal’i kendime bağlamak için fantazi, dekolte iç çamaşırları alıyordum ondan… Asılmaya başladı. İstediğimi bedava vereceğini söyledi. Tek şartı aldığım çamaşırları üstümde görmekmiş. Ben de gösterdim. Bir de o becerdi beni dükkanın arkasında… Müşteri gelmesin diye kapıyı kapattı gündüz vakti… Arkaya yatak koymuş. Orda seviştik…
O çok kötüydü. Ben o daracık yerde körpe vücuduma seksi çamaşırları, jartiyerleri giydikçe adam tahrik oluyor, bana saldırıyordu…”
Gözümün önüne geldi o yaşadığım günler, ürpererek kocamın çıplak bedenine sarıldım.
-“Sonra? Daha başka?”
-“Biri daha vardı. Kemal askere gidiverince ben yalnız, şaşkın kalmıştım. Önce sevgiyle yanaştı, teklifte bulundu, çıkmaya başladık. İkinci çıkışımızda daha ben ısınmadan zorla tecavüz etmeye kalktı. Etti de… Zorla… Arkamdan… Yırtarcasına… O gün bıraktım onu… En sonunda annenler istemeye geldi beni, ben de ne olursa olsun diye kabul edip seninle evlendim işte…”
-“İyi ki beni seçmişsin aşkım…” diyerek sımsıkı sarıldı bana…
image
Sırt üstü çevirip bacaklarımın arasına girdi. Sikini bir hamlede amıma gömdü. Çılgın gibi gidip gelmeye, pompalamaya başladı beni… Yorulunca kaldırıp yatağın kenarıında domalttı. Ayakta dururken arkamdan amıma girdi. Taş gibi sikini amıma sokup çıkarırken parmağını ıslatıp göt deliğime soktu. İkisini de içimde hareket ettiriyor, beni şehvetten kıvrandırıyor, bağırttırıyordu. O da nefes nefese gidip gelirken dişlerinin arasından homurdanıyordu.
-“Ohhh… Karıcığımın güzel götünü sikmiş Kemal ibnesi… Hem kendi sikmiş, hem başkasına siktirmiş. Ben de siktiricem seni karıcım… Yalnız götünden değil, amından da siktiricem seni… Ohhhhh….”
-“Siktir kocacım… Siktir aşkım… Götümü de, amımı da siktir… Ahhh…. Yeter ki beni bırakma… Kemal gibi yap sen de… Gözünün önünde siktir beni başkalarına… Onlarla beraber sikin beni… Hem kendin zevk al, hem de bana zevk ver… Oooohhhh…”
Söylediğim şeyler kudurttu kocamı, delirtti. Amımdan çıkarıp götüme soktu sikini… Bir öne, bir arkaya soktu… Her iki deliğimden de sikti beni kudurmuşcasına… Gidip geldi.
Ben amımın diplerine vuran sikinin verdiği zevke dayanamayıp orgazm olmaya başladığımda kocam da sımsıkı belime sarılıp boşalmaya, döllerini haykırarak içime boşaltmaya başladı.
Sonunda fırtına dinip tekrar kocamın kollarında çırılçıplak yatarken biliyordum ki, artık mazbut, ölçülü seks yaşantımız bitmişti. Bizi değişik, yeni bir yaşam tarzı bekliyordu.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kuzenime Arkadan Dayadım
Daha önce hiç onunla sikişeceğimi düşünmezdim. Daha doğrusu isterdim fakat onun bana kendini isteği ile geleceği hiç aklıma gelmezdi. Neyse ben yirmi beş yaşında bir bayanım. Bu olay bundan beş sene önce başımdan geçen olayı sizlerle de paylaşmak istiyorum. Ben üniversiteyi diğer bir şehirde okuyacaktım. Babam olmadığı için annem benimle oraya gelmişti. Ben ilk defa ailemden ayrılıyordum ayrıca kuzenimde burada benle olacaktı. Çünkü aynı okulu kazanmıştık. En sonunda biraz düşündük ve nasıl olsa kuzeniz aynı evde yaşayalım ayrı iki ev tutmayalım dedik. Ve aynı evde de yaşamaya karar verdik. Kuzenimle aynı evde kalıyorduk fakat ben bu durumdan rahatsız olmuştum daha sonra da evden çıkmak zorunda kaldım. Okulun dört seneyi bu apartta geçti. Bir çok manita yaptım dört sene boyunca fakat hiçbir şekilde onlarla yatmadım. Tabi bu arada kuzenim de benim gibi büyümüştü ve artık ikimiz de yetişkin hale gelmiştik. Tabi baya da görüşmemiştik. O beni görmeye geldiğinde bir an kendimi ona çok yakın hissettim ve sarıldım. Tam bir yıldır görmemiştim onu ve ona sarılmak beni çok mutlu etmişti. Aynı zamanda da tahrik olmuştum. Kuzenim vücut çalışmaya başlamıştı ve gerçekten de çok seksi görünüyordu. Gerçekten çok azgın bir haldeydim ve Memelerimi onun göğsüne yasladım sarılma ayağına sürtüyordum hatta o kadar çok sarılmışımki sütyenden çıkan sesi ikimiz birden duyduk. Bir süreliğine bende kalması gerekiyordu. Zaten onu gördüğüm anda o evden ayrıldığıma çok pişman olmuştum. Neyse eşyalarını aldı geldi ve bir süreliğine benim evime yerleşti. Herşey çok güzel gidiyordu birkaç gün böyle sıradan devam ettik fakat ben iyice azgınlıktan kudurmuş haldeydim. Bir gece de gözüm döndü zaten. Kuzenim kendi odasına geçmiş uzun süredir odadan çıkmamıştı. Ben de içeride ne yaptığını merak ettim ve odasının kapısına giderek onu dinlemeye başladım. Sonra da birden içeriye girdim. Ben odaya girince birden panikledi ben bu durumu görünce porno izlediğini tahmin ediyordum. Hemen bilgisayarın ekranını indirdi. Sonra ona yemek hazır dedim. O da kalkıp yanıma geldi ve yemek yemeye oturduk. Ben de masada kuzen içeride porno izliyordun biliyorum dedim. O da güldü ve ne yapayım kuzen uzun süredir yalnızım diğer çarem kalmadı dedi. İşte o an ilk hamlemi yapmamın zamanının geldiğini anladım. Yerimden kalktım ve kuzenimin kucağına oturdum. Onun şaşkın bakışları arasında dudaklarına yapıştım ve deli gibi öpmeye başladım. Önce kuzenim şaşkınlıktan tepki veremedi fakat ilk şok geçince hemen bana karşılık vermeye başladı. Ben kucağında oturuyordum dudaklarımız birleşmişti ve kuzenim de artık ellerini göğüslerime atmıştı. Sonra beni ayağa kaldırdı ve soymaya başladı. Hem öpüşüyor hem de birbirimizi soyuyorduk. İkimiz de tamamen çırılçıplak kalınca beni alıp koltuğa götürdü. Daha sonra da yatırıp bacaklarımı iki yana açtı ve vajinamı yalamaya başladı. Bir süre yaladıktan sonra beni kucağına aldı ve yavaş yavaş kucağında yarrağına oturdum. Yarrağı vajinama her santim girdikçe ben de kendimden geçiyordum. O kadar zevk alıyordum ki kendimi kaybetmiş gibi çükünün üzerinde zıplamaya başladım. çok rahat girip çıkmaya başlamıştı artık. Amım sikildikçe ben zevkten ölüyordum. Sonra beni belimden kavradı ve sert bi şekilde alttan vajinama köklemeye başladı. Deli gibi girdi çıktı ve en sonunda da ikimiz aynı anda patladık. Harika bir gece oldu.
Kendimi Zorla Üvey Abime Siktirdim! (İrem 18 Y., Adana)
Merhaba, ben İrem, 18 yaşındayım. 1.68 boyunda, siyah saçlı ve beyaz tenliyim. Herkes bana çok güzel olduğumu söyler, hatta beni Merve isimli sanatçıya çok benzetirler. Annemi hiç tanımıyordum, ben daha bebek iken trafik kazasında kaybetmişiz. Babam da benimle kala kalmış, bir süre sonra başkasıyla tekrar evlenmişti. Üvey annem Selda aslında tek tanıdığım annemdi. Onu da hiç üvey olarak görmezdim, bana anne sevgisini yaşatmıştı. Babamla evlendiklerinde bir oğlu vardı, adı Kerem. Benden 10 yaş büyüktür kendileri. Kerem abimle çok yakınız ve o benim ilk aşkım. Bana hep 'prensesim' diye seslenirdi ve bu benim çok hoşuma giderdi.
Yaşım 16 olduğunda cinsel yönden de isteklerim artmaya başlamış ve üvey abime karşı artık farklı duydular beslemeye başlamıştım. Abimle ne zaman yanyana gelsek, ne bileyim film izlemek olur, yada şakalaşmak olur, şakadan dalaşmak olur, birbirimizi gıdıklamak olur, sürekli ellerini bacaklarımda hissederdim. Arada sırada durduk yere gelip beni yanaklarımdan öperdi. Belki bilerek yada bilmeyerek beni sever ve okşardı. Bizimkiler de bu kadar yakın olmamızı normal olarak karşılardı, çünkü normal abi-kardeş gibi büyümüştük. Beni azdıran da abimle yaşadığım bu olaylardı.
Sınıf ve aynı zamanda en yakın arkadaşım Didem, okuldan biriyle çıkmaya başlamıştı. Bana sürekli aralarında geçen ilişkinden bahseder, "Bugün öpüştük..." yada, "Amımı ellettim!" gibi özelini anlatırdı. Ben de ona bir ara, dershaneden biriyle çıkarken birkaç kez onunla öpüşüp, sakso çektiğimden bahsetmiştim. Didem bir gün beni kenara çekip, "Onunla yattım!" dedi. Ben, "Anlamadım, nasıl yattın? deyince, "Kızım anla işte, götümü verdim!" dedi. Ben de, "Hemen anlat!" deyince, en ince detayına kadar herşeyi anlattı. Önce çok ağrılar çektiğini, ama sonra çok zevk aldığını söyledi. Sonra bana, "Sen de denemelisin, pişman olmayacaksın!" dedi. O gün aklıma koydum ve götümü biricik üvey abim Kerem'e verecektim. Üvey abim 26 yaşında, üniversiteden yeni mezun ve yaşıtları gibi işsizler tayfasına mensup biriydi ve halen bizimle yaşıyordu. Ama eve gidip direkt abime, "Götümü sik!" diyemeceğimden, sürekli planlar yapmaya başladım. Önce onu iyice azdırırıp kıvama getirmem gerekliydi.
Eve gittim. Kerem abim evde tek başına TV izliyordu. Sırt çantamı yere attım, eteğimi yukarı doğru katladım ve direk üstüne atlayıp, "Canım abicimmm!" deyip onu gıdıklamaya başladım. Eteğim sürekli açılıyor ve külodum ortaya çıkıyordu. Kerem abim beni yere düşürüp üstüme çıktı ve tek zayıf noktam olan göbeğimi gıdıklayarak beni güldürmeye çalışıyordu. Ben de bacaklarımı iyice açtım, artık tamamen altında kalmıştım. Abim durumu farketmişti, "Yeter, yoruldum!" deyip geri çekildi. Eteğim tamamen açık şekilde halen yerde uzanıyordum. Bana, "Hadi kalk üstünü değiştir, herşeyin ortada!" diye kızdı. Koltuğa otururken sikini düzeltirken yakaladım kendisini. İlk adımı atmıştım.
İçeri gittim ve en kısa şortumu giydim ve geri döndüm. Yanına uzanıp bacaklarımı kucağına attım. Aslında bunu sürekli yapardım, yeni birşey değildi, o da arasıra ellerini ayaklarıma koyar okşardı. Bu sefer hiç kıpırdamıyor, gözlerini TV'den ayırmıyordu. Ama ben nedenini biliyordum, bacaklarımın altında sürekli hareketlenen yarağını hissediyordum. Bana, "Hadi abine su getir bakayım!" diyerek bacaklarımı yere attı. "Peki!" dedim ve mutfağa su almaya gittim. Geldiğimde odada yoktu. "Abiii, suuu!" diye seslendim. O da banyodan, "Bırak oraya, birazdan gelir içerim!" diye seslendi. Hemen yavaş ve sesiz adımlarla banyonun önüne gidip kulağımı dayadım (Bizim banyonun kapısı baya eskiydi, gerçi evdeki bütün kapılar öyle, hiç birinin kilidi bile yoktu!) ve dinlemeye başladım. Kerem abim telefonundan pørnø açmış olacak ki, az da olsa kadın inleme seslerini duyar gibiydim. Sanırım içeride otuzbir çekiyordu.
Ben hemen odama geçtim. Kendi kendime (Aferin kız sana, bu gidişle çok beklemeden götünü siktireceksin!) diyordum. Acaba onu daha fazla azdırmak için başka ne yapabilirim diye düşünürken, dış kapı açıldı ve annem eve geldi. Normalde annemle babam akşam 7 gibi evde olur, ben de 4-5 arası evde olurdum. Kerem abimse sürekli evde zaten. Hayallerim yıkılmıştı. Anneme, "Hayırdır, erkencisin?" dedim. O da, "Bugün öyle oldu, işim erken bitti!" diye cevap verdi. O akşam öyle geçmişti.
Ertesi gün okuldan sonra koşarak eve gittim. Evden içeri girdim. Kerem abimi bulamayınca çok üzülmüştüm. O sırada banyodan gelen su sesini duyunca, içerde duş aldığını fark ettim. Hemen banyo kapısını açtım. Kerem abim, "Oha, kim o?" deyince, "Abi benim, çok sıkıştım, altıma işeyeceğim!" diyerek içeri girdim. Külodumu ayak bileklerime indirip, eteğimi yukarı sıyırdım ve klozete oturdum. Kerem abimin duşa kabinin içinde sadece omuzlarından yukarısı gözüküyordu, aşağısı buzlu camdı. Zaten o da, "Çabuk ol!" dedi ve sırtını döndü.
İçimden (Ne yapabilirim?) diye düşünürken aklıma bir fikir geldi. Ayak bileklerimde duran külodumu tamamen çıkardım, yerde bırakıp çıktım ve kapının önünde beklemeye başladım. Amacım, duştan çıkarken külodumu yerde görmesini sağlamaktı, ben de hemen girip (Külodumu unutmuşum!) diyerek yerden alacaktım. Suyun sesi kesildi ve duşa kabinin kapısının açıldığını duydum. İçimden 10'a kadar sayıp içeri daldım. Ama içeride gördüğüm manzara karşınında donup kaldım, Kerem abim donumu yerden almış ve kokluyordu. Beni görünce hemen indirdi elini ve "Ne yapıyorsun sen?" diye bağırdı. Ben parmağımla halen elinde duran külotumu işaret edince, külotu bana doğru fırtlattı ve "Hemen çık!" dedi.
Benimse çıkmaya hiç niyetim yoktu. Ona doğru birkaç adım attım ve "Külodumu mu kokluyordun sen?" dedim. Utancından kızardı ve "Sana çık dedim!" diye bağırdı. Artık çok azmıştım, amım ıslanmaya başlamıştı ve ayaklarım geri adım atmıyordu. Ona iyice yaklaştım ve "Sorun değil, hatta çok sevindim!" diyerek eline külodumu tutuşturdum. Hemen sonra da diğer elini tutup eteğimin altından amıma götürüp, "İstersen bunu kokla!" dedim. Her şey o kadar hızlı gerçekleşmişti ki, günlerce plan yapsam bu kadar olmazdı. Parmakları amıma değince amım iyice sulanmıştı. Fakat hemen elini çekip, "Ne yapıyorsun sen? Delirdin mi?" dedi. Ben de, "Evet, delirdim. Senin için deliriyorum, anlasana be, kaç gündür yapmadığım şey kalmadı! (Elimi havludan belli olan kalkık yarağına götürerek) Hem sen de istiyorsun, biliyorum!" dedim.
Kerem abim, "Olmaz, biz kardeşiz!" deyince, "Üveyyy!" dedim hemen. O da, "Üvey müvey, birlikte büyüdük!" dedi. Ben de, "Tabi tabi! Peki o beni okşamalar, öpmeler neydi? Hatta beni koklayarak öpüyordun beee! Hadi saklama, beni istiyorsun, ben de seni çok istiyorum!" dedim ve elini zorla amıma götürdüm. O bu sefer sesiz kaldı ve elini amımdan çekmedi. Ben de belindeki havlusunu indirdim ve onun muhteşem yarağıyla göz göze geldim. Kocamandı. Elimi attım ve ilk defa bir yarağı elleyip okşamaya başladım. Bir yandanda dudaklarını öpmeye başladım. İlk başta öpücüklerime karşılık vermiyordu, ama sonradan dayanamadı ve çılgınca öpüşmeye başladık. Hemen kucağına atlayıp, ayaklarımı belime doladım. Yarağı amıma değiyordu ve bu durum beni çıldırtmıştı.
Kucağında beni öperek odama götürdü. Beni yatağa uzatıp, bir çırpıda okul gömleğimin önünü düğmelerini kopartarak açtı. Sütyenimin üstünden taşan memelerimi öpmeye başladı. Sonra yavaş yavaş aşağılara inip, göbeğimi, bacaklarımı ve ayaklarımı öpmeye başladı. Ben de hemen gömleğimi ve sütyenimi çıkardım. Kerem abim bacaklarımdan yukarıya yönelmiş, eteğimin altından amımı öpmeye ve yalamaya başlamıştı. Aldığım zevk inanılmazdı. Çok geçmeden inleye inleye orgazm oldum. Onun da yüzü benim zevk sularımla sırılsıklam olmuştu. Gömleğimi alıp ağzını yüzünü silerken, ben de o ara eteğimi çıkarıp kenara attım.
Rahatça yalaması için bacaklarımı ayırıp amımı ona sunduğumda, Kerem abim, "Bu yaptığımız yanlış, durmalıyız!" dedi. Ama benim durmaya hiç niyetim yoktu, hiç birşey söylemeden yataktan imdim ve önüne çömelip yarağını ağzıma alıp saksoya başladım. Sakso konusunda tecrübeliydim ve ona hayatının en iyi saksosunu çekiyordum. Aslında götümü siktirecektim, ama o kadar zevk alıyordum ki, acı çekmek istemedim. Bu nedenle ona bakireliğimi bozdurmaya karar verdim. Kendi isteğiyle yapmazdı, bunu biliyordum. O yüzden onu göğsünden itip onu yatağa yatırdım. Üstüne çıkıp, amımı yarağına sürtmeye başlayınca, "Bakire değil misin?" diye sordu. Ben cevap vermeden, yarağını elimle amımın girişine yerleştirip üstüne orturdum. Aman Tanrım! Gözlerimin önü kararmış, canım çok acımış ve çığlık atmıştım. Kerem abim beni üzerinden kaldırıp yana attı ve yarağını kanlar içinde görünce, "Ne yaptın sen!?!" dedi. Ben de, "Artık karın oldum!" dedim.
Amımdan bacaklarıma kan süzülüyordu. Çekmecemden ıslak mendil aldım ve sildim kan olan yerleri. Kerem abim hala yatakta buz keşmiş duruyordu. Onun yarağındaki kanı da ıslak mendille temizledim ve "Olan oldu, artık seninim!" deyip tekrar üzerine çıkıp, dudaklarına yapıştım. Kerem abim de artık hiç birşeyi umursamıyor, beni delice öpüyordu. Biraz öpüştükten sonra beni altına aldı ve yarağını amıma yavaşca sokup beni sikmeye başladı. Artık istediğimi almıştım ve üvey abimin altında inleye inleye kendimi ona siktiriyordum. Beni sadece o pozisyonda yaklaşık 10 dakika sikip göbeğime boşaldı. Biraz dinlendikten sonra tekrar öpüşmeye başladık. Ben ona, "Artık senin sevgilinim, beni sürekli sikmeni istiyorum aşkım!" dedim. O da, "Tamam aşkım!" diyerek heryerimi öpüyordu. Beni domaltarak, amımı bir posta daha sikti. Sonra sırayla duşa girdik. Ben duştan çıktığımda annem de gelmişti...
Son iki senedir neredeyse her gün beni sikti ve halen sikmeye devam ediyor!
[İrem]
Kocamla Fantazilerimiz! (Sinem 38 Y., İstanbul)
Merhabalar, ben Sinem. 12 senelik evliyiz. 4 yaşında oğlumuz ile güzel bir aile hayatımız var. Mehmet ile birbirimizi severek evlendik. Kendimden bahsedecek olursam, 38 yaşında, açık kumral, hoş bir bayanım. Kocam Mehmet 39 yaşında, 1.85 boyunda, koyu kumral ve çekici bir erkek. Ben bekaretimi kocamda kaybettim. Mehmet'ten önce hiç seks hayatım yoktu. Kocam Mehmet ile seks hayatımız da aslında güzeldi, fakat her evlilikte olduğu gibi biraz monotonlaştı. Biz de biraz eğlence ve heyecan katması için Mehmet ile boş vakitlerimizde internet sitelerinde araştırma yapıp kendimize uygun fantaziler arıyorduk.
Herşey bundan bir sene önce başladı. Mehmet sosyal medayada çift hesabı açtı, ben pek istekli değildim aslında. Ben hayatımda hiç, Swinger, eş değiştirme, üçlü ilişki, grup seks, Cuckold gibi kavramları dahi bilmiyordum. Mehmet ile beraber profilimizi oluşturduk. Mehmet bana, burdan evli çiftleri takip ederek, fotoğraf ve videoları izleyeceğimizi, bunun monotonlaşmış seks hayatımıza heyecan katacağını söyledi. Ben de kabul ettim. Seks yapmadan önce sosyal medyayı açıp önce videoları izliyorduk, sonra da orda gördüklerimizi uygulayarak ateşli anlar geçiriyorduk.
Aradan iki ay gibi bir süre geçtikten sonra artık sadece video izlemek ikimize de yetmiyordu. Mehmet'e, "Biz de sayfamıza güzel fotoğraf çekip koyalım!" diye teklif ettim. Sanırım o da bunu teklif etmemi bekliyordu ki, hemen kabul etti. Hoş bir bayan olduğum için, beğeniler çok, yorumlar da çok sert oluyordu. Her paylaştığımız fotoğrafın altına gelen yorumları okumaktan çok büyük bir zevk alıyorduk. Yorum yapan erkeklerin beni arzulayıp sikmek istemeleri Mehmet'i ayrıca delirtiyordu. O sert yorumları okuduktan sonra Mehmet beni daha ateşli ve istekli sikmeye başladı. Her seksten önce de bana, "Fantezilerinin arasında 3'lü seks, yada eş değiştirme var mı?" diye soruyordu. Ben de her defasında ondan başkası ile olamayacağımı söylüyordum. Ama her kadın gibi başkaları tarafından beğenilmek hoşuma gidiyordu.
Açtığımız sosyal medya hesabımızı ortak kullanıyorduk ve bize özel mesaj atanları ben de takip ediyordum. Birgün Mehmet bir çiftin erkeği ile DM'den konuştuktan sonra mesajı silmeyi unutmuş. Ben de girdiğimde mesajları bir açtım ki, okuduğum şeyler karşısında küçük dilimi yuttum. Karşı çiftin isimleri Cem ve Bahar, bizim gibi İstanbul'da yaşıyorlar. Yaşlarımız aynı sayılır, onlar da evli ve çocuklu bir çift. Profillerine baktığımda, ikisi de kültürlü bakımlı insanlardı. Mesajıın birinde, Mehmet bizim eş değiştirme yapmadığımızı, benim istemediğimi, ama kendisinin çok istediğinden bahsetmiş. Bahar Mehmet'ten çok etkilenmiş. Cem de beni sikmeyi çok istediğini yazmış. Mehmet de Cemin beni sikmesini ve bizi izlemeyi çok istermiş. Cem, Bahar'la birlikte plan yaparak beni ikna edebileceklerini yazmış. Yazılanları okurken ben de çok heyecanlandım. Birisinin beni arzulaması çok hoşuma gitmişti. Ben hiç birşey bilmiyormuş gibi mesajdan çıktım ve beni nasıl ikna edeceklerini beklemeye başladım.
Birgün gündüz Mehmet aradı. Akşama iş yerinden bir arkadaşının eşi ile yemeğe geleceğini söyledi. Ben arkadaşlarının isimlerini sorunca, tahmin ettiğim gibi "Cem ve Bahar!" dedi. Ben de, "Tamam gelsinler, ben güzel bir sofra hazırlarım!" dedim. Mehmet beni başkasına siktirmeyi kafasına koymuştu. Onların planı varsa benim de planım vardı. Ben yemek hazırlıklarımı yaptıktan sonra süslenmeye başladım. Güzelce kuaföre gidip, ağda, saç baş, manikür pedikür işlerimi hallettim. Sonra derin göğüs dekolteli, siyah mini bir elbisem vardı onu giydim. Göğüslerim karşıdakinin ağzına girecek gibi dimdik ve ortadaydı...
Akşam kapı çaldı ve misafirler ile Mehmet geldi. Beni öyle görünce Mehmet'in ağzı yere doğru düştü. Gelen misafirler de ağızları biraz açıktı tabi. Bahar da benim gibi göğüs dekolteli bir bluz ile, mini etek giymiş. Cem de çok yakışıklıydı. Kot pantolonundan kabarık aleti belli oluyordu. İçeride tanışma faslı başladı. Bahar ve Cem beni uzunca süzüyordu. Bütün yemek boyunca Cem beni izledi. Bir an önce beni sikmek için sabırsızlandığından emindim.
Yemek bitince salona geçtik. Ben sofrayı kaldırırken Bahar mutfağa yanıma geldi. Benimle samimi olmaya çalışıyordu. Ben de buna izin veriyordum tabi. Bahar bana yardım ederken mutfağa Cem girdi. Birkaç tabak getirmişti. Mutfak çok büyük olmadığı için zor sığıyorduk. Tabakları bırakırken Cem arkamdan birkaç kere bana abanmıştı. Üzerimizde kıyafetler olsa da, ilk defa Mehmet'tinkinden başka bir alet bana dokunuyordu. Çok heyecanlanmıştım. Herşey baharın önünde oluyordu. Ben Mehmet'in yalnız kaldığını, salona gideceğimi söyleyince, Bahar hemen, "Ben giderim!" dedi. Ben, "Olmaz..." falan dedim, ama Bahar gitti, Cem benim yanımda kaldı. Bana yardım ederken göğüslerimi dikizliyor, fırsat buldukça da bana arkadan sürtünüyordu.
Mutfakta işimiz bitince Cem'le salona geçtik. Baktım ki Mehmet ile Bahar kocaman salonda dib dibe oturmuş muhabbet ediyorlardı. Mehmet'in bakışları Bahar'ın dolgun göğüslerine kilitlenmişti. Ben Mehmet'in yanına oturdum, Cem de Bahar'ın yanına. Sohbetimiz koyulaşmıştı. Cem'le Bahar cinsellik üzerine, seks hayatları ile ilgili konuşmaya başlamışlardı. Ortam iyice yumuşamıştı. Sonra birden Bahar Cem'in fermuarını açıtı, aletini çıkarıp ağzına aldı ve saksoya başladı. Gözlerimi kırpmadan izliyordum. Profilinde yazdığı gibi iri bir aleti vardı. Hem kalın hem uzundu. Profilinde 19 cm yazıyordu. Mehmet'in aleti inceydi ve çok büyük değildi. Ben ölçmedim ama kendi söylemesine göre 15 cm idi.
İlk defa kocamınki harici canlı bir alet görmüştüm ve çok hoşuma gitmişti. Bunu farketen Mehmet bana seslendi, "Gözlerini alamadın Sinem, sen de katıl onlara istersen!" dedi. Ben, "Saçmalama Mehmet!" deyip, onlara da, "Arkadaşlar ne yapıyorsunuz?" dedim. Bahar ile Cem tecrübeli oldukları için çok rahatlardı. Bahar, "Utanma Sinem, gel hadi, böyle bir fırsat herzaman karşına çıkmaz!" dedi. Sonra kalkıp benim yanıma geldiler. Ben oturuyordum, Cem ayakta karşımdaydı, aleti ile burun buruna gelmiştim. Yalan yok, çok güzel ve iri bir aletti. Ama utancımdan donup kalmıştım, ne yapacağımı bilmiyordum. Kafamı yana çevirdiğimde, Bahar Mehmet'in aletini ağzına almıştı bile. Tam ğzımı açıp birşey söylecektim ki, Cem hızlı bir hamle ile aletini ağzıma sokuverdi ve "Artık konuşma zamanı bitti, şimdi eğlence zamanı!" dedi.
Artık iş çığrından çıkmıştı, ağzımdaki aleti yalayıp emmeye başladım. Hatta okadar iştahlı yalıyordum ki, bir an içimden kendime kızdım, Mehmet'in aletini hiç yalamamıştım. Sonra, acaba ben de bir sorun mu var, Mehmet fantazilere dalmakta haklımıydı yoksa diye kendime sordum. Mehmet kocam olmasına rağmen ve onu çok sevmeme rağmen, Cem'in aletini yalamak çok hoşuma gitmişti. Artık Bahar ile Mehmet'e hiç bakmıyordum. Cem'in aleti taş gibi olmuş, ağzıma sığmıyordu. Ben aletini yalamayı bırakınca, bu sefer Cem beni yatırıp külodumu çıkardı ve amımı yalamaya başladı. Mehmet te ara sıra amımı yalardı, ama bu kadar çok zevk aldığımı hiç hatırlamıyorum...
Sonra Cem yavaş yavaş içime girmeye başladı. Aleti okadar büyüktü ki, içime girerken ikimiz de zorlanmıştık. Biraz içimde bekledikten sonra sikmeye başladı. Aynı oda içinde, kocamın gözü önünde başkası ile sex yapmak inanılmaz bir duyguydu. Cem beni pozisyondan pozisyona sokarak yarım saatten fazla sikerken, ben kaç kere orgazm olduğumu sayamadım bile. En son Cem altta ben ben üstte iken Mehmet te arkadan götüme girmiş, beni tost yapmışlardı. Mehmet'in yıllardır beni götten sikmesine alışıktım, ama hem amdan, hem götten aynı anda sikilmek inanılmaz birşeydi. Ben içimden Mehmet'e teşekkür ediyor ve bu zevkli anların keyfini çıkarıyordum.
Gece geç vakte kadar sikiştik. Her sikişte orgazm oluyor, boşalıyorduk, ama biraz dinlenip tekrardan başlıyorduk. Bahar ile Mehmet'in de keyfi yerindeydi. Aynı bana yaptıkları gibi Bahar'ı da bir kere tost yapmışlardı. Hepimizin pili bitince gitmek istediler, ama misafir yatak odamızın müsait olduğunu söyledik, onlar da kabul etti. Odalarımıza çekildiğimizde, Mehmet ile yatakta konuşurken, Mehmet'e, "Çok haklıymışsın, keşke eş değiştirme fantazisini daha önce yapsaydık!" diye itirafta bulundum. Yatağımızda bile halen azgındık, bir posta da Mehmet sikti beni. İlk defa Mehmet ile bukadar ateşli bir sikiş yaşamıştım...
Sabah olduğunda hep beraber dışarda güzel bir kahvaltı yaptık ve tekrar görüşmek üzere sözleştik.
🌼KOCAM ASKERE GİDİNCE KARDEŞİ BENİ SİKMEYE BAŞLADI🌼
📕🔞Merhaba Kocamla evlendiğimizde askerliğini henüz yapmamıştı, okulundan dolayı erteletmişti. Aynı iş yerinde çalışıyorduk. Tanıştık, kısa bir nişanlılık döneminden sonra evlendik. Ailesiyle aynı binada oturuyorduk. Anne babası ve bir erkek kardeşi üst katımızda oturuyorlardı. Kısa sürede kaynaşmıştık ailesiyle. Beni kızları gibi görüyorlardı. Onlar beni, ben onları sevmiştim. Annesine benzeyen ufak tefek kocamın aksine, 20 yaşındaki kardeşi Mert çok yakışıklı, sporla uğraşan, yapılı, iri yarı bir çocuktu. Çocuk derken aramızda 3 yaş fark var sadece. Kocamın tüm ailesine, özellikle Mert’e kanım ısındı, çok iyi anlaştık.
Evliliğimizin cicim aylarından sonra, artık kocamın tekdüze, uyduruk sevişmelerine alışmış, doymasam da tatmin olmasam da, orgazm taklidi yaparak evliliğimizi, götürmeye çalışıyordum. Evlendiğimde bakire olmama rağmen, gerçek seksin bu olmadığını internetten, okuduğum kitaplardan biliyordum. Fakat salt bu nedenle kocamdan ayrılmayı, düzenimi bozmayı göze alamıyordum.
Kaynım Mert ise kocamın tam tersiydi. Kızlarla, hatta mahalledeki birkaç evli kadınla haşır neşir oluyor, gününü gün ediyordu. Bir kısmını annesinden duyuyordum, bir kısmını da komşu kadınlardan öğreniyordum, “Kız senin kaynın var ya, Bakkalın karısıyla…” gibi. Uçan sineği kaçırmayan zamparanın tekiydi kısacası. Bunları duydukça ona başka gözle bakmaya başlamıştım. Kapımın önünden geçip üst kata çıkarken ben bir bahane uydurur, havadan sudan kapı önünde sohbet ederdim. Bu arada kaynımın yapılı gövdesine, geniş üçgen omuzlarına sımsıkı sarılmamak için kendimi zor tutardım. Baktıkça bakasım geliyordu piçe…
Öyle etkilemişti ki beni, artık kocamın kardeşidir, akrabadır diye bakamıyordum ona. Bir erkekti o. Hem de yakışıklı, dalyan gibi, sapına kadar erkek. Geceleri kocamın altında yatarken, o olsaydı nasıl sevişir, nasıl öpüşür, kotunun önündeki kabarıklık neye benzer diye düşünürdüm. Kocam içime girip çıkarken onunla seviştiğimin, onun ağırlığı altında ezildiğimin hayallerini kurardım hep.
Kocamla işten döndüğümüzde akşam yemeklerini genelde onlarla beraber yer, oturur, yatmaya evimize geçerdik. O da evdeyse, dışarıda değilse sevindirik olurdum. Benim ona baktığım gibi o da bana baksın, beğensin isterdim. Aile içinde ne kadar mümkünse, olduğunca kısa etek, askılı bluzlar giyer, dikkatini çekmeye çalışırdım. Benim ne eksiğim vardı ki o yatıp kalktığı orospulardan! Gittiğimiz düğünlerde, pikniklerde, plajlarda hep onu keser, ona yakın olmak, eline koluna dokunabilmek için bahaneler yaratırdım.
Sonunda korkuyla beklenen şey oldu. Kocamın uzun dönem askerliği başladı. Onunla beraber benim yalnızlığım da başladı. Zaten yetersiz bulduğum seks yaşamım artık tamamen sıfırlanmıştı. Günler geçmek bilmiyordu. Sabah kalk, işe git, akşam gel, kaynananın hazırladığı yemeği ye, biraz otur, kadına yardım et, evdeyse kaynını aç gözlerle dikizle, yatma zamanı kendi evine siktir olup git, yalnız yatağında, kendini okşaya okşaya zıbar. 5, 10, 20 gün, 1 ay, 3 ay… Artık dayanamaz hale gelmiştim. İyice azmıştım, erkeksizlik başıma vurmuştu. Hayır, sikilmenin tadını almamış olsam neyse! İyi ya da kötü, bir erkekle seks yapmaya alıştıktan sonra sap gibi kalıvermek çok kötü!
Bazen kendimi Mert’e, dudaklarına, kirli sakalına, pazularına, pantolonun önündeki kabarıklığa bakarken erotik hayallere dalmış buluyor, sonra da silkinerek kendime gelmeye çalışıyordum. Etrafıma, Mert’e bakıyordum korkuyla. Ona arzuyla baktığımı görmüş müydü? Aklımdan geçenleri, onu ne kadar istediğimi anlamış mıydı? Sanırım biliyordu Mert, farkındaydı. Hissediyordum bunu. Oturduğum yerde onu süzerken gözlerimi pantolonun, şortun önünden yukarı kaldırdığımda, onun bana bakan, soran gözleriyle karşılaştım birkaç kez. Utandım, yanaklarım alev alev yandı, kızardım yeni yetme kızlar gibi. Ne bakıyorsun salak? Anla işte! Abin gideli kaç ay oldu? Kaç aydır erkeksizim haberin var mı?
Dipten gelen acaip bir gürültüyle beraber 10 saniyelik şiddetli bir sarsıntı. Hepimiz ayağa fırladık. Ödüm koptu. Elimdeki çay bardağını fırlatıp çığlık atarak hemen yanımda duran Mert’e sarılıverdim o korkuyla. O da korurcasına kollarının arasında sımsıkı sardı beni. Sarsıntı bittikten sonra da bir süre ayrılamadım ondan. Korkuyla birbirimize, sallanan avizeye, büfede devrilen bardaklara bakıyorduk. Kalbim kuş gibi çarpıyor, gözlerimden yaş geliyordu. Sonra durumu fark ettim. Mert’in, kaynımın kollarındaydım.
Öyle rahatladım ki. Güvendeydim onun kollarında. Başımı geniş göğsüne dayayıp, derin bir nefes aldım, onun mis gibi erkek kokusunu içime çektim. Elleri sırtımı okşuyor, kollarıyla sımsıkı sarıyordu. “Şşşt… Tamam yenge, btti, korkma artık, sakin ol!” diyerek o kalın erkek sesiyle teselli etmeye, sakinleştirmeye çalışıyordu. Sakinleşmiştim artık. Ama böyle durmak öyle hoşuma gitmişti ki. Gerekirse sabaha kadar böyle kalmaya razıydım. Kollarında, sımsıkı sarılmış, göğüslerim onun kaslı bedeninde ezilir vaziyette, kasıklarımız birbirine yapışmış. Ama maalesef, kayınvalidem dua etmeyi bırakıp bize döndüğünde istemeden ayrılmak zorunda kaldım. Tedirgin, diken üstünde oturduk. Bir süre daha geçti. Uyku ağır basmaya başladı. Kayınpederim artık yatmamızı, korkulacak bir şey olmadığını söyledi. Ben halen dehşet içindeydim. Orada yatmamı istediler, ben kabul etmedim, “Uyuyamam anneciğim, kendi yatağımda yatmak istiyorum. Ama korkuyorum da yalnız başıma…” dedim çaresizlik içinde.
Kayınvalidem, “Madem evine gitmek istiyorsun, git kızım. Korkuyorsan Mert gelsin, salonda yatsın. Evde biri olunca için rahat eder yavrum! Hadi Mert, yengende kal bu gece!” dediğinde kulaklarıma inanamıyordum. Mert ve ben. Koca evde yalnız. Sevincimi saklamaya çalışarak korkmuş görüntümü sürdürdüm. Sesim titreyerek, “Çok iyi olur annecim! İnan ödüm patlıyor. Evde bir nefes olursa hiç olmazsa uyuyabilirim biraz. Yoksa sabah işe gidecek halim olmaz uykusuzluktan!” dedim.
İyi geceler dileyip, kaynımla beraber alt kata indik. Evin kapısını açarken ellerim titriyordu heyecandan. Küçük odadaki yatağı hazırladım yatması için. Televizyonu açıp depremin şiddetini öğrenmeye çalışan Mert’in yanına gittim. Oturduğu üçlü koltukta yer açtı bana, yanına oturdum, beraber izlemeye başladık. Bir yandan televizyonu izliyor, bir yandan sohbet ediyorduk. O, yanımda, yanıbaşımda olduğu için öyle mutluydum ki… Tam yaşadığımız korkudan, sarsıntıdan bahsediyorduk ki, bir çıtırtı daha olmasın mı? Sanırım hafif şiddetteki duyulur duyulmaz minik artçı depremlerden biriydi. Fakat bu minik sarsıntının korkusu bile yetti bana ayağa fırlamam için. Yine aynı şey oldu, benimle birlikte ayağa kalkan Mert’e sarılıverdim. İki üç saniye bile sürmedi çıtırtı. Ama halen kollarındaydım, ayrılmamış, bana sarılan güçlü kolların tadını çıkarıyordum. Mert yine tedirgin hareketlerle sırtımı okşayarak beni sakinleştirmeye çalışıyordu. Ben kedi gibi sokulmuştum kollarına. Tüm vücudum onunkiyle temas halindeydi, sımsıkı sarılmıştım.
İşte o anda hissettim karnıma temas eden sertliği. Birbirimize sımsıkı temas eden bedenlerimizin varlığıyla kaynımın yarağı taş gibi olmuş, aramızda kendini hissettirmeye başlamıştı. Boydan boya ürperdim. Kasıklarımda bir yangın başladı. O da huzursuzca kıpırdandı. Sırtımı okşayan eller çıplak kollarımı tuttu, beni kendinden uzaklaştırmaya çalıştığını hissettim. Pürüzlü bir sesle bana, “Çok korktun yine yenge. Sana su getireyim!” dedi, önünü bana göstermemeye çalışarak arkasını döndü, mutfağa gitti. Öylece kalakalmıştım. Koltuğa kendimi attım. Yanaklarım alev alev yanıyordu. Elinde su bardağıyla gelen kaynıma baktım dolmaya başlayan gözlerimle. Tanrım, ne kadar yakışıklıydı. Ölebilirdim, bana sarılması, sevmesi, sevişmesi için. Yalvarmam, ayaklarına kapanmam gerekse de. Fakat o anda bir şey diyemedim, gözlerine baktım sadece, konuşamadım. O ise bana bakmaya bile çekiniyordu. Uzattığı bardağı alıp suyu bir dikişte içtim. Önündeki kabarıklığı nasıl başardıysa yok etmişti. Az önceki sertlikten eser yoktu.
Benden uzaklaşırcasına gitti karşıdaki koltuğa oturdu, televizyon izlemeye başladı. Ben de onu izliyordum. Konuşmuyordu hiç. Sanırım içinde müthiş bir mücadele yaşıyordu. Hissediyordum bunu. Ben, abisinin karısı, yengesi. Benim için sertleşen yarağı… Bir zaman böyle oturduk, televizyon izledik sessizce. Sonra bir iki esnedim, uykum gelmiş gibi. Ayaklarımı kaldırıp koltuğa uzattım, boylu boyunca uzandım doğalca. Yatar vaziyette izlemeye başladım televizyonu. 5-10 dakika sonra gerçekten gözkapaklarım ağırlaştı, içim geçiverdi. Bu durumda ne kadar kaldım bilmiyorum, Mert’in bana seslenmesiyle kendime geldim. Ama gözümü açamadım. Oturduğu yerden bana sesleniyordu, “Yenge? Uyudun mu?” diye.
Cevap vermedim, uykumda rüya görüyormuşçasına mırıldandım. Bacağımın birini kaldırıp ayağımı yere koydum yattığım yerde, diğerini de dizimi havaya dikip koltuğun arkasına dayadım. Diz üstü kısa eteğim iyice açıldı bu hareketimle. Birkaç kez daha seslendi, yine uyumaya devam ettim güya, yanıt vermedim. Başım yana düşmüştü. Kirpiklerimin arasından Mert’i izliyordum. Gözünü benden, açılan bacaklarımdan ayıramıyordu. Elini pantolonunun önündeki kabarıklığa götürmüş, okşayıp duruyordu. Benim uyuduğumu zannettiğinden kalkıp yanıma geldi. Koltuğun önünde diz çöktü. Omuzumdan tutup hafifçe sarstı, “Yenge? Uyan hadi!” dedi.
Düzgünce nefes alıp vermeye çalışıyor, uyuyor görüntüsü vermeye devam ediyordum. Gözlerimi kapatmıştım. Ne yapacağını merak ederek bekledim. Bir süre hareketsiz durdu. Eteğimin meydanda bıraktığı bacaklarımı, bluzumun açılan yakasından göğüslerimi seyrediyordu sanırım. Sonra ayaklarımda elinin temasını hissettim birden…
Ayaklarımı okşayan eli yavaş hareketlerle yukarıya çıktı. Dizimi geçti, baldırlarımı okşadı tüy gibi. Öyle zevk alıyordum ki, inlememek için, ona belli etmemek için kendimi zor tutuyordum. Eli baldırlarımda, bacaklarımın içlerinde dolaştı, küloduma kadar çıktı. Eteğimi iyice belime kadar sıyırdığını hissettim. Tanrım! Eğer amıma dokunursa biterdim ben. Ayların verdiği açlıkla anında orgazm olabilirdim. Şimdi bile ıslanan amımdan sularımın aktığını hissediyordum…
Dokunmadı amıma. Derin bir nefes alıp başını küloduma yaklaştırdı, amımın kokusunu ciğerlerine kadar çekti, “Ah yengem… Yengemm!” diye mırıldandı, “Öyle güzelsin ki, hastayım sana kadın! Bitiyorum sana, aşığım sana! Ah bir bilsen seni nasıl istediğimi! Bir anlasan beni! Ah bu güzel amcığını bir siksem! Ahhh!” diyordu.
Aniden beni bırakıp fırladı yerinden, koşa koşa banyoya gitti. Sanırım boşalmak üzereydi, rahatlamaya gidiyordu. Bense elimi şehvetle yanan amıma götürüp avuçladım, sıktım dudaklarını, daha o anda inleye inleye sarsılmaya başladım. Beni duyacak hali yoktu Mert’in, banyoda kendisiyle uğraşıyordu. Sarsıla sarsıla boşaldım. Orgazm kasılmalarım bittiğinde eteğimi düzeltip yan döndüm, uyur vaziyetime devam ettim. Mert işini bitirip banyodan çıktığında beni bu halde buldu. Bir süre daha yanımda durup seyretti sadece. Sonra gidip üzerime bir pike getirdi, üzerimi örttü. Kendisi de odasına gidip yattı.
O çıkınca sırt üstü yatıp gözümü tavana diktim. Dakikalarca. Aklımdan bin türlü şey geçiyordu. Orgazm olmak rahatlatamamıştı bedenimi. Uyku tutmuyordu. Gözümün önünden onun kabaran yarağı gitmiyor, eteğimin altından bacaklarımı okşayan elleri aklıma geldikçe kıvranıyordum yattığım yerde.
Şeytan dürtüp duruyordu (Hadi düşünme artık, kalk git yanına!) diye. Gitsem yanına. Uyudu mu acaba? Okşasam bana yaptığı gibi. Uyanır mı? Ne der? Nasıl karşılar? Kovalar mı beni yanından? Onun “Yenge!” diyen tatlı sesi kulaklarımda hep. Maviş gözleri. Etli dudakları. Gülünce parlayan beyaz dişleri. Kokusu. Kabarık önü. Vücudu. Beni saran kaslı kolları. Başımı göğsüne dayadığımda duyduğum huzur. Mert’in her bir yeri gözümün önüne geldikçe daha çok deliriyordum. Artık akraba, kayın, kocamın kardeşi falan dinleyecek, umursayacak halim kalmamıştı. O da beni istiyordu işte. Kulaklarımla duymuştum beni ne kadar istediğini!
Hırsla üstümdeki pikeyi tekmeleyip fırlattım, yere attım. Kararımı vermiştim. Neye mal olursa olsun. Duramıyordum artık. Kalktım, doğru odasına gittim. Kapısı aralık duruyordu, itip içeriye süzüldüm. Holün hafif aydınlattığı odada, düzenli nefes alış verişleri duyuluyordu. Uyuyordu. Canım benim. Üzerine hiçbir şey örtmeden sırt üstü yatmıştı yatağa. Ve sadece bir boxer vardı giysi olarak. O geniş göğsü nefes alıp verdikçe inip kalkıyordu. Öyle güzel, yakışıklı görünüyordu ki, dakikalarca seyrettim. Sonra, sanki orada olduğumu, onu izlediğimi hissetmişçesine gözlerini açıverdi…
Beni yatağın yanında görünce şaşırıp doğruldu, “Hayrola yenge? Yoksa yine Deprem mi oldu?” dedi. Yatağın kenarına oturdum, elini tuttum, “Yok! Merak etme Mert, bir şey olmadı. Sadece…” dedim. Merakla yüzüme bakıyordu. Söyleyemedim gerisini. Onu istediğimi, onunla sevişmeye geldiğimi, yatağına geldiğimi söyleyemedim. Deprem olmadı, ama yangın vardı işte. İçim yanıyordu. Dudaklarım titriyordu heyecandan, gerdeğe girecek yeni gelin gibiydim.
“Ne oldu, söylesene yenge? Merak ettirme beni!” dedi. “Gece salonda sen beni… Bacaklarımı okşarken ben uyanıktım Mert!” dedim. Yüzüme bakıp kaldı öylece. Yüzü mü kızarmıştı ne? Başını yana çevirdi, bana bakmıyordu şimdi, bakamıyordu. Elini çekmeye çalıştı, bırakmadım, tuttum sımsıkı. Öksürüp boğazımı temizledim, devam ettim, “Söylediklerini duydum. Her şeyi!” dedim. “Uyuduğunu sanıyordum yenge… Söylediklerimi unut, aldırma bana! Sen yengemsin! Abim…” dediğinde, “Abin yok Mert! 6 aydır yok! Yalnızım ben! 6 aydır kimse sevmedi, okşamadı, dokunmadı bana! Ben de sana aşığım! Yanıyorum Mert! Seni istiyorum ben de! Ölesiye istiyorum! Beni sevmeni, benimle sevişmeni istiyorum! Ölüyorum senin için!” dedim. Ağlıyordum bunları söylerken, göz yaşlarım damla damla süzülüyordu.
“Olmaz yenge! Yengem olmaz!” diyordu halen. Hırsla elini tuttum, gözyaşlarımla ıslanan yanaklarıma sürdüm elini, avuç içlerini titreyen dudaklarımla öptüm, öptüm. Yalvardım, “Kimse bilmeyecek Mert, ikimizden başka kimse! Seviş benimle! Abin gelene kadar hiç olmazsa! Başka şey istemiyorum senden! Lütfen, bak sen de beni istiyorsun, kendi ağzınla söyledin! Hadi, yanıyorum ben! Başkasına mı gideyim istiyorsun? Elin adamıyla boynuzlayayım mı abini? Yabancılara, başka erkeklere yedirme yengeni işte, sen sik! Sik beni Mert!” dedim.
Artık iyice yüzsüzlüğü, terbiyesizliği ele almıştım. Gözüm kararmıştı iyice. Bu gece bu aptal oğlanın altına yatmalıydım. Onunla sevişmeliydim. Kendimi siktirmeliydim. Her şeyi yapardım bunun için. Dudaklarına yapıştım aceleyle. Önce karşılık vermiyordu bana, ben köfte dudaklarını emmeye, dilimin ucuyla okşamaya başlayınca hırslandı, o da saçlarımdan kavrayıp öpüşmeye başladı. Ne kadar güzel öpüşüyordu bu çocuk! Ee, tecrübeliydi ne de olsa! Mahallenin kızları, kadınlarıyla, okuldaki kızlarla tecrübe kazanmıştı.
Öpüşürken bir elimi göğsüne koydum, okşadım. Aşağıya indim yavaşça okşayarak, kaslı karnını, boxerinin üzerinden sertleşen yarağını okşadım. Parmaklarımın ucunda tıp tıp attığını, giderek sertleştiğini hissediyordum. Beklemiyordu bunu, “Mmmm… Yenge, ne yapıyorsun?” diye bir inilti çıktı ağzından. Elimi boxerinin önündeki düğmesini zorlayarak içeriye soktum. Ateş gibi yanan yarağını tuttum. Kalın, kocaman bir şey vardı şimdi avucumda, ateş gibi.
Dudaklarını bırakıp eğildim. Boxerini sıyırıp dışarıya çıkardım yarağını, gözyaşımla ıslanan yanaklarıma sürdüm. Dudaklarıma sürdüm. Dilimi çıkarıp başına dokundum. Benim narin bileklerimden daha kalındı yarağı. Mert itiraz etmeyi kesmiş, kendini benim ellerime bırakmıştı. Dirseklerinin üzerine dayanmış, yaptıklarıma bakıyordu kısılmış gözleriyle. Ben de gözlerimi ondan ayırmadan yalayıp duruyordum güzel yarağını. Kocam izin vermemişti bunu yapmama. İlk defa bir erkeğin sikini yalıyor, ağzıma alıyordum. Ben sikiyle uğraşırken onun eli yine eteğimin altına girmişti. Bacaklarımı sıka sıka okşuyor, bacak içlerimde elini dolaştırıyordu. Küloduma geldi. Avuçladı. Yarağı ağzımdayken zevkle inledim. Nefes alabilmek için yarağını emmeyi bırakmak zorunda kaldım.
“Ahhh… Mert!” diye inledim, külodumun ağını yana çeken parmaklar şimdi ıslanan amımı okşuyordu. Sıcak parmakların ıslak am dudaklarına teması bitiriyordu beni zevkten. İnleyip duruyor, bu arada elimdeki yarağı yalamaya çalışıyordum. Klitorisimi ıslak parmağıyla okşayınca sarsıldım. Muhteşem bir zevkti duyduğum.
“Bırak emmeyi yenge, ağzına boşalmak istemiyorum. Yatmadan önce boşaldım, ama yarağımı emmen deli ediyor beni!” diye inledi o da. Şehvetten kısılmış gözlerimle ona baktım, emmeyi bıraktım ve “Gel benim yatağıma gidelim Mert! Daha geniş o yatak, daha rahat sevişiriz!” dedim. “Peki, hadi gidelim!” dedi. Kalktı, beni kollarına alıp tüy gibi kaldırıverdi. Boynuna sarıldım. Öpe öpe yatak odasına götürdü. Üzerine saten örtü örtülü yatağı açmadan boylu boyunca yatırdı beni. Boxerini ayağından sıyırdı bir çırpıda. Sertleşmiş yarağı önünde çelik gibi dimdik duruyordu. Heykel gibiydi. Öyle heyecanlıydım ki! Yatak odamda, kocamla seviştiğimiz odada, çırılçıplak kalan kardeşiyle, kaynımla beraberdim.
Kocam aklıma gelince etajerin üzerindeki resim çerçevesine baktım. Kocamla evlilik resmimizdi, objektife bakan damadın gözleri adeta beni izliyordu. Uzanıp elimin tersiyle devirdim. Şimdi o çerçevenin içinden bana bakamayacak, azmış karısının kardeşiyle seviştiğini göremeyecekti. Başımı yastığa koydum. Sırt üstü yattığım yerden halen ayakta beni seyreden kaynıma baktım. Kollarımı açıp bekledim.
Fazla bekletmedi beni. O güzel, çırılçıplak gövdesiyle üstüme uzandı. Ben ağırlığının altında inlerken, o dudaklarıma yumuldu, çılgınca öpüşmeye başladık. Dudaklarımı ısıra ısıra öpüyor, dilini ağzımın içine sokup dilimi okşuyordu. Ellerimle uzun saçlarını kavramış kendime çekiyor, omuzlarını, kollarını, sırtını okşuyordum şehvetle.
O çırılçıplaktı, ben halen üzerimdeki etek ve bluzla duruyordum. Dudak dudağa öpüşürken yarağının sertliği bacaklarıma temas ediyor, ateş gibi değdiği yeri yakıyordu. Dudaklarımı somuran ağzından kendimi kurtarıp nefes nefese, “Soy beni Mert! Çıplaklığını hissetmek istiyorum!” diye inledim.
Telaşla kalktı üzerimden, bluzumun düğmelerini koparırcasına açtı. Dantel sütyenimi çıkarmasına yardım ettim. İkimiz de heyecan içindeydik. Titriyorduk. Hareketsiz durup hayranlıkla beni seyretti. Çıplak göğüslerimi. Sonra elini uzatıp okşadı, avuçlayıp sıktı. “Ohhhh!” diye inledim, “Öp onları Mert! Sev, okşa!” dedim. “Öyle güzelsin ki yenge! Memelerin sanki hiç ellenmemiş gibi, dipdiri, taş gibi!” dediğinde zevkle kıvrandım. Duyduklarım mutlu etmişti beni. Hele Mert’ten bunları duymak. Göğsümü okşayan elininin üzerine elimi koydum, fısıltıyla, “Ellenmedi sayılır memelerim. Abin yıpratamadı. Nasıl, becerdiğin kızlar kadar var mı? Beğendin mi? Güzel mi?” dedim.
“Hem de nasıl yenge! Bakire kızlar eline su dökemez güzellikte! Harikasın! Hep merak ettim bu memeleri, nasıl olduklarını, uçlarını…” deyip eğildi, elini çekip meme ucumu öptü. İnledim. Saçını tutup kendime çektim. Ağzını alabildiği kadar açıp göğsümü ağzına almış, dilinin ucuyla içeride ucunu okşuyordu. Elektrik çarpmış gibi sarsıldım. Unutmuştum bu zevki aylardır. Aç kalmış bebek gibi memelerime saldırmaya başladı. Sıcak diliyle kenarlarını, uçlarını yalıyor, parmaklarıyla okşuyor, sıkıyordu. Bir birini, bir diğerini… Sırayla birinden ötekine geçiyor, beni zevkten bayıltıyordu.
Daha memelerimle uğraşırken gecenin ikinci orgazmını yaşadım. Hırsla saçlarından tutup göğsüme yapıştırdım, kalçalarım yatağı döve döve boşaldım. Kasılmalarım bitince dudaklarımdan öptü beni. Sımsıkı sarılmıştı bana. Bir bacağını üstüme atmış, yarağını baldırlarıma dayamış, eliyle vücudumun her yerini okşuyordu. “Öyle doluyum ki aylardır Mert, kendimi tutamadım!” diye açıklama yaptım. “Ben de akşam bacaklarını okşarken boşaldım yenge! Öyle seksi, öyle baştan çıkarıcı görünüyordun ki, dayanamadım. Tutamadım kendimi!” dedi. “Biliyorum tatlım! Sen gidince ben de kendimi tatmin ettim. Sen banyoda, ben koltukta, ikimiz de boşaldık! Hadi Mert, oyalanma artık, istediğimi ver bana! Bununla boşalt beni artık!” dedim. Bunu söylerken elimi uzatıp onun vücudumu delip duran yarağını kavramıştım. “Peki yengecim!” dedi. Dudaklarını boynumda göğüslerimde, karnımda gezdire gezdire aşağıya indi.
Eteğim kalmıştı altımda. Yavaşça sıyırdı aşağıya, bacaklarımı oynatıp çıkarmasına yardım ettim. Üzerimde bir tek dantel külot kalmıştı. Sırılsıklam külodumu da çıkarıp fırlattı. Şimdi ikimiz de çırılçıplaktık. Dudaklarını kasıklarımda gezdirdi. Tertemiz, kılsız, ağdalı, kaymak gibi yaptığım amımın dudakları kan hücumuyla şişmiş, içine girecek şeyi bekliyordu ıslak ıslak… Mert’in hiç acelesi yok gibi görünüyor, diliyle okşayıp duruyordu oralarımı…
Dilinin ucunu klitorisime değdirdiğinde inledim. Kıvranıp saçlarını okşadım, “Ohhhh Mert! Delirtiyorsun beni! Harikasın!” dedim. “Güzel mi yenge? Hoşuna gidiyor mu?” dedi. “Ohhh! Hem de nasıl gidiyor Mert! Harika! Abin hiç yalamadı beni biliyor musun? Amımı hiç yalamadı! Öpmedi bile! Sen harikasın!” dedim. Durdu, başını kaldırıp bana baktı ve “Yenge, şu yatağa abimi sokmasan, ikide bir hatırlatıp durmasan?” dedi. Güldüm, yattığım yerden doğrulup kaynımın benim zevk sularımla ıslanmış dudaklarını öptüm doya doya. “Peki canım, ama sen de bana yenge deyip durma öyleyse! Hadi artık, oyalanma, sabrım kalmadı, dayanamıyorum, sik beni! O koca şeyini sok bana, sok içime!” dedim.
“Peki aşkım, peki kadınım!” diyerek kalkıp beni yatağa itti, sırt üstü yattım. Dizlerimden tutup bacaklarımı araladı, arasına girdi. Taş gibi yarağını amımın dudaklarına, klitorisime sürttü. Kıvrandım. Heyecanla içime girmesini bekliyordum. Sürtmeye devam edince, sabırsızlıkla, “Hadi Mert, hadi erkeğim, hadi kocacığım, hadi sok şunu artık!” dedim. “Acele etme karıcığım, önce sikimi sularınla ıslatayım. Aylardır sevişmiyorsun. Amın daralmıştır senin, içine girerken zorlanırsın!” dedi.
Dediği gibi oldu. Amım daralmıştı sanki. Yumruğum gibi olmuş sikinin başını dayadı, zorlamaya başladı. Girmekte zorlanıyordu yarak. Kalktı, başucuma geldi, sikini ağzıma verdi. Ben de güzelce, ıslata ıslata yaladım sikini. Ağzıma sokup çıkardım defalarca. Çıkarıp baktım, pırıl pırıl parlıyordu. Kayganlaşmıştı iyice. “Yeter sevgilim!” dedi. Tekrar bacaklarımın arasına geçti, sikini amıma dayadı. Bu kez biraz daha rahat kaymaya başladı, başı içime girdi. Amımın dudakları gerilmişti iyice. Dudaklarımı sıkıyor, ister istemez bacaklarımı kasıyordum. Bu yüzden de girmekte zorlanıyordu.
“Rahat bırak kendini…” dedi. Gevşemeye çalıştım. Yavaş yavaş, bir sokup, bir çıkarıp ilerlemeye başladı içimde. Girdi… Girdi… Bitmek bilmiyordu yarağının girişi. Sonunda amımı yara yara, dibime kadar girdi içime. Bacaklarımın arasında, amımda adeta bir keser sapı vardı sanki. İçimi tamamen doldurmuştu koca şey. Kasıklarımız birleşmişti. Bacaklarımı açabildiğim kadar açıp boynuna sarıldım. Nefes nefese, “Bekle aşkım… Dur lütfen… Birbirlerine alışsınlar!” dedim. Mert de, “Ohhh! Öyle dar ki amcığın, bilezik gibi sardı yarağımı! Ateş gibi yanıyor amın! Yarrağımı yakıyorsun amınla!” diyordu.
Koca yarağa alışınca, kalçalarımı oynatıp işareti verdim. Yavaşça sikini sokup çıkarmaya başladı. Sikinin amımda kaydığı her santiminde zevkim katlanarak artıyordu. Bacaklarımı beline doladım. Üstümde iniyor, kalkıyor, beni altında eziyordu. Nefessiz kalıyordum. O içimde gidip gelirken tekrar orgazm oldum. Sular fışkırdı adeta. Erkeğim durmadı bile, ben kasılırken sokup çıkarmaya devam etti. Kasılan vajina duvarlarımın içinde adeta sağıyordum sikini…
Mert yana devrilip, sikini içimden hiç çıkarmadan beni üstüne aldı. Yarağının üzerinde oturup kalkmaya başladım. O da alttan karşılık veriyordu. Kasıklarındaki kıllar klitorisime sürtünüp duruyor, bu da ayrıca delirtiyordu beni. Ben oturup kalkarken, o yattığı yerde memelerimi avuçluyor, kalçalarımı pençeleriyle tutup sıkıştırıyordu. Ben eğiliyor, memelerimi sırayla ağzına, diline sunuyor, zevkten çıldırıyordum…
Boşalmaya başladım. İnanılmaz, dayanılmaz, katıksız bir zevkti duyduğum. Orgazmımın bitmesine yakın Mert de kıvranmaya başladı, “Ohhh! Geliyorum karıcığım!” diyerek inledi sonunda. Tekrar devirip beni tekrar altına aldı, hızla gidip gelmeye başladı. Motor gibiydi üstümde. “Ahhhh, geliyorum!” dediğinde, boynuna sarıldım, “Lütfen içime boşalma Mert! Abin askerdeyken hamile kalmak istemiyorum aşkım! Lütfen!” dedim. “Ahh evet doğru ya, abimin karısını sikiyorum! Yengemi sikiyorum! Yengem benim! Yengemi sikiyorum, ohhhh!” dedi. Böyle konuşmak zevkini katlıyordu sanki.
Ben içime boşalacak diye endişe ederken, bacaklarımın arasında doğruldu, sikini amımdan çıkarıp üzerime boşalmaya, döllerini karnıma, göğüslerime attırmaya başladı. Birkaç damlası da yüzüme, ağzımın kenarına kadar geldi. Dilimle yaladım. Tadına baktım. İlk defa. Göğsümdekileri de parmağımla toplayıp ağzıma götürdüm. Fena değil gibi geldi tadı. Bir sonrakini ağzımda patlatmaya karar verdim. Mert boşalıp yanıma uzandı. Başımı göğsüne koyup yattım. Amımdan çıkan siki parlıyordu ve halen kalkık duruyordu, halen tıp tıp atıyordu. Uzanıp parmaklarımla kavradım o güzel şeyi. Dudaklarından öptüm ve gülerek, “Bundan sonra bu sik benim! Kimseye, hiçbir orospuya sokmayacaksın bunu ben varken, anlaşıldı mı?” dedim.
“Tamam aşkım, sadece sen varsın bundan sonra! Seni sikecem yalnızca! Bu yarak senin artık! Benim tek orospum sensin! Sen de hap kullan bundan sonra! İçine boşalmak istiyorum senin! Zevkimi yarıda kesip sıcak amından çıkmak istemiyorum sevgilim!” dedi. Sevgiyle sarıldım erkeğime, “Peki aşkım! Peki benim sikici erkeğim! Sen nasıl istersen! Yeter ki beni sik! Doyur beni! Yengen kurban olsun sana!” dedim.
6 aydır yaraksızlıktan sonra, bir gecede sabaha kadar sevişmek ve defalarca orgazm olmak yormuştu beni. Gözlerim kapanıyordu. Başım kaynımın göğsündeyken derin bir uykuya dalmak üzereydim. Huzur içindeydim. Dünyada ondan başkası yoktu şu anda. Ne deprem, ne başka bir şey umurumda değildi. ⛔
🌼YENGEM DUL KALINCA SEN SİK DEDİ🌼
🔞📕Merhaba değerli aile içi sex hikayeleri okurları arkadaşlar,ismim Hakan,bi kaç ay evvelce yaşadığım bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum,yaşım 35 uzun boylu atletik vücutlu yakışıklı bir erkeğim,hikayem yengemle aramızda geçti,yengem 36 yaşların 1.70 boylarında beyaz tenli sarı saçlı,yeşil gözlü balık etli hoş bir hatun,o güne kadar yengemi sikmek gibi bir kanaatim olmamıştı,ama hoş bir kadın bulunduğunun farkındaydım,bir akşam evimde oturmuş filim izleyip viski içiyordum,saat 01 gibi telefonum çaldı,arayan dayımdı,kent dışında bulunduğunu yengemin de dışarıda bulunduğunu söyledi,yengem eğlenmek amacıyla arkadaşlarıyla dışarı çıkmış,dayım yengemi aramış ama telefonda sesi pek iyi gelmiyormuş,bana büyük ihtimalle yengen içkiyi çok kaçırdı,dışarıda rezil olmasın onu gittiği mekandan alıp,bizim eve bırakır mısın dedi,bende olur dedim,üzerime bir şeyler giyip yengemin bulunduğu mekana gittim,canlı müzik oluşturulan meyhane tipi bir yerde eğleniyorlardı,masada yengemin dışında 3 bayan dostu daha vardı,onları tanımıyordum,ama çok çok içki içmişlerdi,hepsi hususşmakta güçlük çekiyorlardı,tam manasıyla kelle olmuşlardı,yengem beni görünce dayın mı seni gönderdi,ben iyim namacıyla seni yordu gibi cümleler kuruyordu,yanındaki bayanlardan birisi madem yanlarımızda bir erkek var cluba gidebiliriz dediler,esasen ardından diğer bir mekana geçmeyi başa koymuşlar,kıyafetlerinden belliydi,hepside mini etek ince çorap çizme tipi giyinmişlerdi,hatta birinin eteği çok kısaydı götüne kadar açıktaydı,tabi yengem denen şıllık da onlardan aşa kalmamış,kadife kara mini etek ,kara dantelli çorap,süet çizme,kırmızı rujuyla tam bir fahişe gibi olmuştu,o güne kadar sikmeyi düşünmediğim yengem benim yarrağımı kazık gibi yapmıştı,ben diğer bir mekana gitmek istemediğimi söyledim ,dilerseniz hepinizi evlerinize bırakayım dedim,diğer kadınlar biz eğleneceğiz dediler,yengem ben sarhoş oldum,diğer bir yere gidemem Hakan sen beni eve götür dedi,mekandan kalktık arabaya doğru yürürken mekanda oturan diğer masalardaki insanlar benim önüme bakıyordu.zira yengem yarrağımı değnek gibi yapmıştı,saklamam imkansızdı,yengem yürürken sekiz çiziyordu,vale arabayı getirdi yengem sağ tarafa oturdu,vale denen piç yengemin verilen frikikle göz banyosu yapıyordu,yengem kırmızı dantelli bir kilot giymişti,aklıma bir sürü şey gelmeye başladı,yengem ve arkadaşları namacıyla fahişe gibi giyinip çıkmışlardı,yoksa dışarıda birilerini bulup kendilerini mi siktireceklerdi,hazır dayımda kent dışındaydı,bu düşüncelerle dayımların evinin yolunu tuttum,yengem içkinin etkisiyle başını zor tutuyordu gözleri kapanıyordu,ben kendimi zor tutuyordum amını parmaklamak,göğüslerini avuçlamak istiyordum ama çekiniyordum,yarrağım kazık gibi olmuştu,fermuarımı açıp yarrağımı dışarı çıkardım elimle sıvazlamaya başladım,yengemin gözleri kapalı yarı uyku halindeydi,bir ara çok var mı dedi,korkudan derhal yarrağımı yerine sokup fermuarımı kapattım,yenge 10-15 dk yolumuz var dedim ,çok çişim geldi dedi,bu cümlesi beni iyice tahrik etmişti,yakınlarda benzinlik gibi bir şey yok,acilse sağa çekeyim yolun kenarına işersin dedim,olur ama sen arabadan inme dedi tamam dedim,sağa yanaştım 4’lüleri yaktım yengem zar zor indi arabadan,sözde benim görmemem amacıyla arka tekere doğru yaklaştı,tabi hesap edemediği bir husus vardı,tam dikiz aynasının görüş açısındaydı,karanlık bulunduğu amacıyla 4’lülerin ışığı yandığında görebiliyordum,eteğini yukarıyaya sıyırdım fileli kilotlu çorabını ve kırmızı dantelli kilodunu indirdi,işemeye başladı sağ cam açık bulunduğu amacıyla ses geliyordu,baya işedi,sonra kilodunu çorabını çekip eteğini indirip arabaya bindi,eve doğru devam ettim evin önüne geldiğimde arabayı park ettim,sende yukarıyaya gel 1-2 duble bir şeyler içeriz dedi,yenge meşrubat halin mi kalmış uyu dedim,olmaz esasen ben eve çıkamam ayakta zor duruyorum dedi,binaya girdik koluna girdim sendeliyordu,parfümü çok etkiliydi başımı döndürmüştü,esasen bende evde 2 duble viski içmiştim hafiften bende çakırdım,kapıya geldik çantasından anahtarı bulamıyor,çantayı bana verdi anahtarı bul dedi,çantayı karıştırırken 2 adet prezervatif gördüm,iyice şaşırmıştım,dayımda yoktu kiminle sikişecekti,bir kadın namacıyla çantasında prezervatif taşır diye düşündüm,neyse anahtarı bulup kapıyı açtım,yengem içeri girer girmez yere oturdu tabi am göt meydandaydı,o sırada telefonum çaldı arayan dayımdı,ne yaptın dedi,bende şimdi eve girdik dedim,işin yoksa bizde kal dedi,yok dayı yengemi yatırayım eve geçerim dedim,o o kadar meşrubat ne derdi varmış sor o sürtüğe dedi,şaşırmıştım karısına namacıyla sürtük diyordu,dayı esasen sorsam da cevaplayamaz dedim,kapattık telefonu,yenge hadi salona geçelim dedim yardım et o vakit dedi zar zor yerden kaldırdım,üstünde kara bir gömlek kara bir ceket vardı,saçlarını at kuyruğu yapmıştı,gömleğinin 2 düğmesi açıktı,sütyeni görünüyordu ,oda kilodunun renginden kırmızıydı,göğüsleri patlayacak gibi duruyordu,üstündeki ceketi çıkardım çizmelerini çıkarmadan salona geçtik,hadi içki koyda içelim dedi,olur da rakı var mı dedim,zira yengem mekanda rakı içmişti,karıştırmasını istemedim,rakı yok viski var dedi,o vakit ben içeyim sen içme dedim,zira ben evde viski içmiştim,yok içicem nasıl olsa eve geldik sende yanımdasın bir şey olmaz dedi,tamam dedim 2 duble viski koydum salona geldim,teyzem koltuğa yayılmış sigara içiyordu,sigarayı tam bir orospu gibi çekiyordu,bacaklarını ayırmış her yeri ortadaydı,o an cep telefonumda çaktırmadan 1-2 resim çektim 31 çekerken bana malzeme olsun diye, TV’den müzik kanalı açtım viskilerimizi içmeye başladık,yenge daha iyiysen biraz sohbet edelim dedim,olur dedi,namacıyla bu kadar çok içtin dedim,dayın denen pezevenk iş amacıyla kent dışında değil dostuyla tatil yapıyor dedi,içkinin etkisiyle yengem çok rahat hususşuyordu, nereden biliyorsun sanmıyorum dedim,mesajlarını okumuş nerede kalacağını dahi biliyormuş,erkektir küçük tefek kaçamak olur boşver dedim,küçük tefek kaçamak değil,20 yaşında üniversite öğrencisi bir kızla takılıyor,ona ciddi paralar yediriyor dedi,dayımın varlıklı bir adamdı,o kıza Jeep almış ev almış her hafta hesabına yüklü miktarda para gönderiyormuş dedi,şok olmuştum sanırım aşık olmuş yoksa namacıyla yüklü para bedenine dedim,kız bunu sömürüyor yoksa dayının sikine istek değil dayının 13 cm lik siki var hangi karıya yeter dedi,şok olmuştum yengem hem çok rahat hususşuyordu hemde dayımın çükünün 13 cm olmasına şaşırmıştım,birazda gururlandım zira benim yarrağım 21 cm ve bilek kalınlığında hatırı sayılır bir alet,bugün planımı bozdun,gelmeseydin dayına boynuzu takacaktım dedi,yok sen yapmazsın dedim,viskiler bitmişti 2.dubleyi koydum geldim,yengem bu gece burada kal geç oldu hem sende alkollüsün dedi,belki yengemi sikerim düşüncesiyle kabul ettim,yengeme dayımın şortu var mı onu giyim dedim,zira giydiğim pantolondan kalkan yarrağım iyice rahatsız etmeye başladı,dolapta hususmunu tanım etti,şort giydim gözüm yatağın üstüne takıldı,tür tür sütyen kilot vardı,belli ki yengem evden çıkmadan evvelce bunları denemişti,alıp bir kaç adedini kokladım giyip çıkarmıştı,buram buram am kokuyordu,bir kilot ilgimi çekti beyaz dantelli idi ama am kısmının denk geldiği yerde fermuar vardı,ilk kez görmüşbütün farklı geldi,kilodu çıkarmadan fermuarı açıp direk amcığa sokulurdu bu beni garip tahrik etti,o sıra yengem seslendi,2. Çekmecede kara saten geceliğim var onuda getir dedi,gecelik çok kısaydı götünü dahi kapatmazdı,şort beni rahatlatmıştı,yarrağımı sağ taraftan dizime doğru salladım,salona girer girmez yengem direk yarrağıma odaklandı,bende farketmemiş gibi yapıyordum,hadi yardım et kıyafetimi değişeyim dedi,ilk evvelce süet çizmelerinin fermuarını açtım çizmeleri çıkardım ayak parmaklarını kırmızı oje sürmüştü,amı götü ortadaydı başımı döndürmüştü,sonra eteğini de çıkardım onun bu tavırlarından sonra bende rahat hareket ediyordum,sonra dantelli kilotlu çorabını çıkardım,bacakları bembeyaz ve pürüzsüzdü,üstündeki gömleğinde düğmelerini çözdüm,sütyen ve kilotla kalmıştı,sütyenimin kopçasını aç dedi, çok büyükte göğüsler fırladı yerinden,dayımın aklını sikiyim bu karı boş bırakılır mı dedim,tam bir porno yıldızı gibiydi,yatağın üstünde kilotlar var bana 1 adet kilot getir onuda değiştireyim işerken damlamıştır dedi,hangisini getiriyim dedim,hangisi hoşuna giderse onu getir dedi,mesajı almıştım yengem bu gece bana kendini siktirecekti,bahsettiğim beyaz fermuarlı olanı alıp geldim,kırmızı kilodunu hiç çekinmeden çıkardı,muhteşem amı karşımdaydı traş eder iken üçgen bir kıl bırakıp biçim yapmıştı,ben gitseydim bu gece net birine siktirecekti kendini,beyaz fermuarlı kilodunu giyip ayağa kalktı geceliği giydir dedi,üstten geceliği giydirirken gerisinde hafif hafif yarrağımı dayıyordum,tam o sırada şortumun üstünden yarrağımı avuçladı,dönüp madem bu kadar güzel yarrağın var bana namacıyla dışarıda yarrak aratıyorsun oğlum dedi,o an dudaklarımız birleşti başladık sevişmeye deli gibi emişiyorduk,dudaklarımızı koparırcasına,sonra yengem beni koltuğa itti şortumu indirdi yarrağım yerinden fırlaşmıştı,eliyle biraz sıvazladı,offf yavrum bu ne kadar kalın bir yarrak,ben bu yarrakları yalnızca porno filimlerde var bilirdim dedi,başı mantar gibi çok güzel pürüzsüz dedi,gidip elin karılarına yediriyorsun bu yarrağı benim neyim eksik dedi,eksiğin yok çokn var orospu dedim,evet senin orospunum beni yarrağa doyur dedi,ağzına alıp sakso çekmeye başladı,aslında çok güzel sakso çekiyordu ama ağzına sığmıyordu,yarraktan inip daşşaklarımı yalamaya başladı,daşşaklardan inip göt deliğimi dilliyordu,yarrağım kazma sapı gibi olmuştu ilk defa bir kadın bana bunu yapıyordu ,orospu yengem husussu ile ilgili uzmandı,yengem sakso çekerken telefonum çaldı arayan dayımdı,ben telefonu açtım yengem umursamadan saksoya devam ediyordu,dayım var mı bir problem dedi,yok ne problem olsun yengem uyudu bende salonda tv izliyorum eve gitmedim dedim,iyi yapmışsın dedi,bilmiyordu ki karısı o an yarrağımı yalıyordu,telefonu kapattım ne diyor dedi,yengeni iyi sik karının gözü yarrak görsün dedi dedim J tabi ki şakaydı,oda ufacık çüküyle kahpe dostuyla takılsın,bu saatten sonra amımda olmaz ben yarrağın kralını bulmuşum dedi,gel birazda ben senin amcığını yalayıp dedim 69 pozisyonuna geçtik amına dilimi sokup çıkarıyordum yengem inliyordu,ara sıra göt deliğini yalıyordum,parmağımla göt deliğini yokluyordum,yengem inleye inleye ilk orgazmını yaşadı,amından akan bütün sıvıları yaladım,yengemi sırt üstü yatırdım göğüslerinin arasında gidip gelmeye başladım,elleriyle göğüslerini birleştirip bana yardımcı oluyordu,hadi bundan sonra karın yap beni dedi,tamam dedim amına koyduğumun fahişesi dedim,yarrağımın başını amına dayadım girmiyordu,yengemin amı daracıktı,belli ki dayım iyi sikememişti,yavaş yavaş ittirdim ama yarısı girmişti yengemin gözlerinden yaş geliyordu,aslanım benim koca yarraklı yakışıklı herifim benim diye inliyordu,yavaş yavaş amı alışmaya başlamıştı,canını yakmamak amacıyla yavaş yavaş sokup çıkarıyordum,amcığı iyice gevşeyince daha süratli gidip geliyordum,bundan sonra köklemiştim daşşaklarım amını altını vuruyordu salon şap şap sesleriyle inliyordu,yengem sıksık birşeyler söylüyordu,yarrağına kurban olurum,koca başlı yarraklı erkeğim diye inliyordu,süratli süratli sikiyordum yengem bundan sonra çıldırmıştı sırtımı tırnaklıyordu,daha çok dayanamadım yengemin amacıylae boşalmaya başladım ,böğüre böğüre boşalıyordum uzun vakittir bu tür çok boşalmamıştım,yengemde aynı anda 2.orgazmını yaşadı,boşalmama karşın ben gidip gelmeye devam ediyordum,ben boşaldıktan sonra yarrağım inmiyor,tekrar sertleşiyor,bu özelliğimi seviyorum 2.kez boşalmak amacıyla beklemem gerekmiyor,yengemde ilk kez denk geldiği amacıyla şaşırdı,sen boşaldın yarrağın hala odun gibi dedi,benim yarrağım inmez nettisiz seni 4 saat sikerim dedim,ohhhhh koçum benim dedi,pozisyon değiştirelim dedim domaldı,biraz bu biçimde amını sikmeye başladım,yengem inleye inleye 3. Kez orgazm oldu,sikerken götünü tokatlıyordum orospu yengem kuduruyordu,domaldığı amacıyla götü karşımdaydı,bir ara kara incisi gözüme takıldı sikmeyi düşündüm alabilir miydi,yarrağımı amından çıkarıp götüne dayadım,n’apıyorsun dedi,seni götünden sikicem dedim ,ben götveren miyim dedi,sen 1 numaralı orospusun dedim,ohhh çekti ama bu biçimde götüne sokamazdım,yenge krem var mı dedim çantamı getir dedi,çantayı açtı kremi verdi o prezervatifler ne geziyor çantanda dedim,bugün birini bulacaktım dedi,yumUşak bir tokat attım yüzüne biz dışarı karı siktirmeyiz sikilecek bir am varsa ben sikerim dedim,yok bu yarrakdan sonra yapar mıyım ben tokmakçımı buldum dedi,aferin orospu dedim,biraz göt deliğini biraz yarrağımı kremleyip hafif hafif sokmaya çalıştım ama girmiyordu yüklendikçe yengem altımdan kaçıyordu,göbeğinden kavrayıp kaçmasını engelledim,birden bütün gücümle yüklendim,yengem bir çığlık attı bütün binada sesi yankılandı,bundan sonra göt deliği açılmıştı yavaş yavaş gidip geliyordum,beni mahvettin göbütün parçalandı hayvan diyordu,ben o hususştukça sus orospu diyip götünü tokatlaya tokatlaya daha sert sikmeye başladım,20-25 dk sonra iyice dolmuştum göt deliğini akıtmaya başladım,ben 2 kez yengemde 6 kez orgazm olmuştu ikimizde çok yorulmuştum yatağa girip uyumaya başladık çırılçıplak yatmıştık yengem götünü yarrağıma dayayıp uyumaya başladı,2-3 saat sonra ben uyandım,baktım yengemin götü kabak gibi karşımda derin bir uykuda,benim yarrak derhal hazır ola geçti,amına biraz sokmaya çalıştım amı kuru bulunduğu amacıyla girmiyordu,derhal tükürüğümle elimi ıslatıp yarrağıma sürdüm hafif hafif girmeye başladı,bu sırada yengem uyandı,doymadın mı olum ne yarrak varmış sende ,gece gündüz hazır dedi,sus orospu sen uyu dedim,yengem yarı uyanık sikiyordum,15-20 sikip sonra boşaldım yarrğımı amından çıkarmadan uyudum,sabah uyandığımda yengem yarrağımı yalıyordu,kahpe 40 senenin acısını 1 gündemi çıkarıcan dedim,hususşma dedi,yarrağı eliyle amına yerleştirip zıplamaya başladı,o gün akşama kadar bir çok kez yengemle sikiştik evin her yerinde yakaladığım yerde siktim onu,sanırım yengem bana aşık oldu,yengem gibi iyi bir sikici arayan bayanlar bana ulaşabilirsiniz⛔

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
🌼KOCAM YOKKEN KAPICIM BANA TECAVÜZ ETTİ🌼
📕Merhaba sizlere anlatacağım hikayem kocam evde yok iken kapıcımız bana evde zorla tecavüz etti. Evliyim ve Ankara’da 4 katlı bir apartmanda oturuyoruz. Kocam da ben de bankacıyız. O gece kocam geç gelecekti. O aralar müfettişler şubeyi denetliyordu ve kocam birkaç gecedir gecikiyordu. Ben sıkkın bir halde televizyon izliyor ve gelişini bekliyordum.
Bir anda elektrikler kesildi. Dışarıya baktığımda diğer apartmanlarda ışıkların yandığını fark ettim. Muhtemelen sigortalar atmıştı. Sigortaları kaldırdım ama elektrikler gelmedi. Benim anlayamayacağım bir arıza olmuştu. Kocamın gelmesi daha uzun sürebilirdi.
Biraz mum ışığında oturduktan sonra evde tek başıma ürperdiğimi hissettim ve aşağıya inip kapıcımızı çağırdım. Kapıcımız Çetin oldukça sessiz, evli, yaklaşık benimle ve kocamla aynı yaşlarda bir adamdı. Çok sert yüz hatları vardı ve birkaç kez bana arkamdan baktığını hissetmiş, rahatsız olmuştum. Ama böyle bir durumda hiç tereddüt etmeden sigortalara bakması için yukarı çağırdım. Birkaç dakika sonra yukarı geldi, sigortalara baktı ve tamir edebileceğini söyledi. Takım çantasını aşağıdan alıp geri geldi.
Sigortalar sokak kapısının hemen arkasında olduğundan kapıyı kapattı ve merdivenin tepesinde mum ışığında çalışmaya başladı. Ben de elimdeki mumla onu seyrediyordum. Oldukça ağır bir rakı kokusu geliyordu Çetinden. Bu mesafeden bile midem bulanmıştı. Biraz çalıştıktan sonra konuşmaya başladık.
Çok garip bakışları vardı. Sanki karşısındakini öldürmek istermiş gibi bakıyordu. Karanlıkda bir yandan, bu adamdan iyice korkuyordum. Bir şeyler anlatıyordu ama ben onu dinlemiyordum. Bir an önce bitirip gitmesini istiyordum. Daha sonra kocamın nerede olduğunu sordu ve ben de hayatımın hatasını yapıp bu gece çok geç geleceğini söyledim.
Biraz daha uğraştıktan sonra bir anda bakışlarını yine bana çevirdi. Sonra önündeki mumu üfleyerek söndürdü. Ben ne oldu bitti mi diye sorarken bir anda yanımda belirdi. Elinde bir tornavida vardı. Beni ensemden tutup kendine doğru çekti. Korkudan elimdeki mumu düşürdüm. Sesim kesilmişti, boğazım düğümlendi. Beni kendine yaklaştırıp sessiz olmamı yoksa beni öldüreceğini söyledi.
Karısı 1 haftalığına köye gitmişti ve onun burada olduğunu bilen kimse yoktu. Bir eliyle tornavidayı boğazıma dayadı. Diğer eliyle de kalçalarımı elliyordu. Ben hala korkudan titriyordum, gözlerimi kapatmıştım. Elini kazağımın altından soktu ve göğüslerimi okşamaya başladı. Ve daha sonra eşofmanımın içinden amımı tuttu. Sıkıca bastırıyordu. Ben hala gözlerimi açamıyordum. Birden eliyle ensemi arkadan kavradı ve beni salona götürdü. Koltuğun üzerine doğru domalttı.
Eşofmanımı ve kilodumu sıyırdı. Bir yandan da tornavidayı hala boynumda tutuyordu. Götümü koparırcasına sıkıyor, amımla oynuyor, klitorisime bastırıyordu. Derken orta parmağını amımdan içeri soktu. Parmağıyla deliği iyice alıştırdı. Ben sadece korkuyordum. Orada öyle götüm yukarı dikilmiş vaziyette bekliyordum. Biraz sonra amımın etrafında sımsıcak bir kazık hissettim.
Aman tanrım adamın yarrağı kocamınkinin iki misli vardı. Oldukça acılı olacaktı. Çetin hiç konuşmuyor ama hızlı hızlı soluyordu. Nefesi rakı kokuyordu. Birden amımı yırtılırcasına dolduğunu hissettim. O ilk hamleyle birlikte nefesim boğazımda takılmış, öksürmeye başlamıştım. Çetin şimdi beni feci şekilde sikiyordu. Sikinin büyüklüğünü hissediyordum ama gözümde canlandıramıyordum. Öksürüğüm kesilmişti. Çetinin geliş gidişleri sırasında içimde garip bir zevk duygusu hissetmeye başladım.
Ama bir yandan kendimden çok utanıyordum. Böyle bir durumda nasıl zevk alabilirdim. Ama korkuyla karışık sikilmek ve Çetinin o inanılmaz yarrağı içimde fıtınalar koparıyordu. Ama bunu Çetine belli edemezdim. Bir ara kendimi tutamayıp inledim. Çetin inlememi duydu ve daha hızlı köklemeye başladı.
Seni orospu demek zevk aldın ha diye fısıldıyordu. Ben cevap veremiyordum, boğazım hala düğümlüydü ama isteğim dışı inlemeler çıkıyordu ağzımdan. Biraz sonra feci bir titremeyle boşaldım. Bu orgazmı hayatım boyunca hiç unutamayacağım. Çetin de boşaldığımı fark etti. Sanki öfkelenmişti. Gidiş geliş ritmi yavaşladı. Birşeyler homurdanıyordu. Ben hiç birşey söyleyemiyor ama sürekli inliyordum.
Biraz sonra Çetin madem çok zevk aldın bi de bunu deneyelim bakalım dedi ve yarrağını amımdan çıkardı. Sanki bu işin bitmesini hiç istemiyor gibiydim. Resmen tecavüze uğramıştım ve garip bir şekilde inanılmaz zevk almıştım. İçim zangır zangır titriyordu. Çetinin sırılsıklam olmuş yarrağını biraz sonra götümde hissetim. İşte şimdi ölecektim. Daha önce hiç arkadan almamıştım. Son bir çabayla boğazımı ıslattım ve lütfen yapma diyebildim. Çetin ise ne o, biraz önce çok hoşuna gidiyordu ama diye cevap verdi.
Anlaşılan tecavüz esas şimdi başlıyordu. Gerçekten de Çetin zorlaya zorlaya o koca yarağını götüme soktu. Biraz öncekinden çok daha delice sikiyor, benim zevk inlemelerimi de acı çığlıklarına çeviriyordu. Gerçekten iç organlarım yırtılacak gibi hissediyordum. Artık çığlıklarım oldukça yüksek seli olmuştu. Çetin tornavidayı boğazıma bastırıyor ama ben kendimi engelleyemiyordum. Çetin daha fazla dayanamadı ve götümün içine boşaldı.
Saatime baktım. Çetini çağırmak için aşağıya ineli tam 1 saat olmuştu. Yaklaşık 45 dakikadır tecavüz ediliyordum. Çetin beni de peşinden sürükleyerek banyoya girdi ve temizlendi. Ben ise oracıkta yere yığılmıştım, ayağa kalkacak halim yoktu . Çetin eğer bunu kimseye anlatırsam beni ve kocamı öldüreceğini söyledi.
Zaten hiç bir şey kanıtlayamazmışım. Giderken sigortalara dokundu ve elektrikler yeniden geldi. Ben hala yerde yatıyordum. Sonra kalktım ve duş aldım. Götüm kanamamıştı ama çok acıyordu. Ben duş alırken hala yaşadığım orgazmı düşünüyordum. Çok düşündüm ve bu olayı kimselere anlatmadım. Kocamı başka bir semte taşınma konusunda ikna ettim ve birkaç hafta sonra taşındık. Çetini bir daha hiç görmedim. Ama hala mastürbasyon yaparken onu düşünüyorum.⛔
Baldızımla Bitmeyen Gece! (Cem 35 Y., Zürih / İsviçre)
Merhaba, ben Cem. 35 yaşındayım, evliyim ve İsviçre'de yaşıyorum. Malum bizim buralar kışın bol karlı ve soğuk geçiyor. İşte böyle bir kış sezonunda Avrupa'nın başka bir şehrinde yaşayan ve bizden 600 km uzaktaki akrabaların düğünü vardı. Akraba dediysem karımın akrabalarıydı. Uzak diye ben gitme taraftarı değildim, üstelik karım da hemşire olduğu için hasta kayınvalidemin yanında kalması gerekiyordu. Ben karıma tek başıma gitmeyeceğimi, o kadar uzun yolu yalnız çekemeyeceğimi söyledim. Kayınvalidem de, bizim aileden giden olmazsa akrabalarının küseceğini, yanıma baldızımı alıp gitmem için ısrar etti. Israrlara dayanamadım ve baldızımla birlikte arabama atlayıp yola çıktık. Giderken yolda trafik normal seyrindeydi, hiç bir sorunla karşılaşmadık...
Avrupa'da yaşayan Türk'lerin düğünlerinde gösteriş eksik olmaz. Düğün lüks bir mekandaydı. Canlı müzik, birbirinden güzel yemekler, tatlılar ve tabii ki su gibi içki vardı. Düğünde baldızımla yedik, içtik, eğlendik ve bol bol dans ettik. Aramızdaki resmi Baldız-Enişte ilişkisi her kadehten sonra yerini biraz daha samimiyete bırakıyordu. Baldızım sanki karımın eksikliğini gidermek ister gibiydi, slow müzikler çalarken sürekli elimden tutup beni dansa kaldırıyordu. Dans ederken vücudunu bana yapıştırıyor, o kocaman memeleri aramızda eziliyordu. Tabii benim yarak da istemdışı sertleşiyordu. Kafalarımız bir milyon olmuş, baldızımla dans ederken sanki ayakta ön sevişme yapıyor gibiydik. Gecenin ilerleyen saatlerinde düğün bittiğinde, maalesef akrabaların bize hazırladığı evlerinde haremlik selamlık şeklinde yatmak zorunda kaldık...
Ertesi gün Zürih'e geri dönüşte yarı yolda korkunç bir kar fırtınasına tutulduk. Radyodan otoyollar kapandı anonsu geçiyordu. Baldızla konuştum, ne yapalım diye. Baldız da, "Yola devam edip otobanda mahsur kalacağımıza, bir otele gider kalırız, Pazar günü yola devam ederiz!" dedi. Bu fikir benim de kafama yatmıştı. Karıma telefonla aradım ve durumu anlattım, fırtınanın telefon hatlarını da etkileyebileceğini, aradığında ulaşamazsa merak etmemesini söyledim. Sonra da otel aramaya başladık. Ama yola çıkmış olan birçok kişi aynı şeyi düşünmüş olmalı ki, o civarda gezdiğimiz otellerde boş oda bulamadık. Karamsar karamsar aranırken, ahşaptan küçük dağ Bungalowlarından oluşan turistik bir tatilköyü bulduk. Boş olan son Bungalowu da biz kiraladık...
Üşümüştük, hemen resepsiyondan anahtarı alıp Bungalowa gittik. İçeri girdiğimizde ikimiz de şaşırdık. İki oda vardı. Bir odada çift kişilik bir yatak, karşısında yanan bir şömine. Bitişik oda ise bildiğimiz hamam gibi yapılmıştı, içi buhar dolu ve sıcaktı. Baldızım, "Aynı yatakta yatacağız galiba!" derken hafiften sırıtıyor gibiydi. Ben de, "Burayı bulduğumuza şükredelim!" dedim, ama baldızımla aynı yatakta yatacak olmam beni müthiş heyecanlandırmıştı. Belki düğünde dans ederkenki gibi yine yaklaşabilir, temas edebilirdik birbirimize. Hatta belki de baldızımı sikebilirdim.
Çantalarımızı bıraktıktan sonra, baldıza, "Ben hamama giriyorum!" dedim. Şömine yandığı için odanın içi sıcaktı zaten. Üzerimi çıkarıp elbisemi dolaba astım, havluyu doladım belime, en son boxerimi de havlunun altından çıkarıp koydum dolaba. Bu arada baldızım yatağa uzanmış meraklı bakışlarla beni izliyordu. Hamam bölümüne girdim, içerideki buhar ve sıcaklık iyi gelmişti. Yatakta uzanmış olan 26 yaşındaki iri memeli baldızımı düşündükçe içim bir tuhaf oluyordu. Yarağımın sertleştiğini hissettim. Vücudumu yıkarken kalkmış yarağımı da şampuanla sıvazlıyor, baldızımı siktiğimin fantazisini kuruyordum...
Birden hamamın kapısı aralandı ve baldızım içeri girdi. Buhardan dolayı net görememiştim ama galiba baldızım çırılçıplaktı. Onun da gözü buhara alışınca yanıma geldi ve gerçekten de çırılçıplaktı. Baldız kulağıma yanaşıp, "Beni sikmek istediğini biliyorum enişte!" dedi. "Evet, istiyorum, hem de çok!" dedim ve baldıza sarılıp dudaklarına yapıştım. Çılgınca öpüşüyorduk. İri memelerini yine bana yapıştırmıştı. Benim de kazık gibi sert yarağım onun göbeğine, bacaklarına ve amına değdikce deli oluyordum. Öpüşürken aynı zamanda da elimi belinden aşağıya indirmiştim, götünün yanaklarını yoğuruyordum...
Ne kadar öpüştük bilmiyorum, baldız dudaklarını dudaklarımdan çekip, "Hadi enişte, daha fazla vakit kaybetmeyelim, yıkanıp yatağa geçelim!" dedi. Çabucak yıkanıp çıktık. Kurulanıp yatağa geçtiğimizde baldız hemen sırtüstü uzanarak bacaklarını ayırdı ve "Hadi enişte, gel!" dedi. Baldız bir an önce sikilmek istiyordu, anlıyordum onun ızdırabını. Ee kolay değildi tabii, baldızın başından çok kısa süren bir evlilik geçmişti. Tam yarağın tadını aldığında da boşanmışlardı. Karımın anlattığına göre baldızım boşandığından beridir de kimseyle görüşmüyordu. Yani tahminim doğruysa baldız uzun zamandır kimseyle sikişmemişti.
"Acele etme baldız, tüm gece vaktimiz var!" dedim ve bacaklarının arasına geçtim. Baldız hemen amına gireceğim diye beklerken, ben o beni çıldırtan iri memelerine yumuldum. Memelerini yoğurup sırayla değiştire değiştire emerken yarağım da bacaklarının iç kısımlarına değiyor, bu da baldızı iyice kudurtuyordu. 15-20 dakika boyunca memelerini kızartana kadar yaladım, emdim, acıtmayacak şekilde ısırdım. Baldızın kıvranmalarına ve inlemelerine bakılırsa ilk orgazmını çoktan olmuştu bile...
Sürekli, "Hadi, gel!" diye inliyor, kollarımdan tutup beni üstüne çekmeye çalışıyordu. Memelerinden sonra öpüp yalayarak göbeğine, ordan da amına indim. Kılsız, kaymak gibi pürüzsüz amı çoktan ıslanmıştı ve am dudakları orgazm sularıyla parlıyordu. Dilimi amının dudaklarına değdirdiğim an baldızın inlemesi inanılmazdı. Dilimi amında biraz gezdirdikten sonra klitorisini dudaklarımın arasına alıp emmeye başladığımda baldız sara nöbeti geçiriyor gibi çırpınıyordu. Durmadım tabii, iki parmağımı vıcık gibi ıslanmış amına sokup amını parmaklarımla sikerken klitorisini emmeye devam ettim. Sonunda baldız ellerini saçlarıma geçirip asılarak, "Yeterrrrr! Durrr, bittim ben!" diye bağırınca klitorisini emmeyi ve amını parmaklamayı bıraktım.
Parmaklarımı amından çıkardığımda am suyuna bulanmış parmaklarım parlıyordu. Kafamı kaldırdığımda ise baldızın gözleri kaymıştı ve burnundan nefes alıyor, yaprak gibi titriyordu. Bacak arasında dizlerimin üzerinde durdum ve baldızın kendine gelmesini bekledim. Baldızın titremesi geçip nefes alması tekrar düzene girince, ilk söylediği şey, "Enişte, neler yapıyorsun bana öyle, zevkten öldürecek misin beni?" oldu. Ben de gülümseyip, "Baldız dur daha başlamadık bile! O boşandığın sümsük kocanla hiç ön sevişme yapmadınız mı?" dedim. Baldız suratıma aptalca bakarak, "Ne diyorsun sen enişte, ne ön sevişmesinden bahsediyorsun, üç aylık evliliğimde bir kere olsun orgazm oldum mu ki? Neden boşandım sanıyorsun?" dedi.
Boşanma sebebini bilmiyordum tabii, ama şimdi seksten kaynaklandığını öğrenince gerçekten üzülmüştüm talihsiz baldızımın durumuna. Hemen yanına uzanıp dudaklarına şefkatle yumuldum, bu sefer öncekine nispeten daha sakince öpüşüyorduk. Memelerini de nazikçe okşuyordum. Baldız da göğsümdeki kıllarla oynayarak elini yavaş yavaş yarağıma doğru indiriyordu. Eli sonunda yarağıma geldiğinde gövdesinden nazikçe kavradı. Sanki eli yarağımı keşfetmeye çalışıyormuş gibi bir iki sefer kökünden başına kadar indi çıktı. Eli sonra taşaklarımla buluştu. Bir süre de taşaklarımla oynayıp tekrar yarağımı aldı eline.
Baldız yarağımla oynarken, dudaklarımı dudaklarından çekip, "Sen de benimkini yalamak ister misin aşkım?" diye sordum. Baldız bunu dememi bekliyormuş, "İstemez miyim aşkım, hiç sormayacaksın sandım!" diye muzipçe gülümseyerek aşağı kaydı. Önce yarağımı inceleyerek başına öpücükler kondurdu. Sonra da yalayayıp başını ağzına aldı. Hepsini alıp alamayacağını dener gibi her ağzına sokup çıkardığında biraz daha fazlasını alıyordu ağzına. Baldızın daha önce hiç sakso çekmediğini anlamıştım. Çok acemiceydi. Utandırmamak için hiç karışmıyordum, sakso konusunda insiyatifi ona bırakmıştım. Ama elim boş durmuyordu, baldızın göt yanaklarını okşuyordum...
"Amını ver ağzıma baldız!" deyip bacaklarından tutup baldızı üzerime çektim, 69 pozisyonuna getirdim. Artık baldız yarağımı emerken ben de amını yalıyordum. Tabii amını yalarken de götünün yanaklarını okşuyor, arada sırada bir parmağımın ucuyla göt deliğine hafifçe yoklama çekiyordum. Parmağım göt deliğine dokunduğunda baldız amını ağzıma bastırıyor ve yarağımı daha bir iştahla yalıyordu. Parmağımı ikinci boğumuna kadar göt deliğine soktuğumda baldızın amının sularını ağzımda hissetmemle ben de baldızın ağzına patladım. Galiba daha önce ağzına kimse boşalmadığı için baldız neye uğradığını şaşırmıştı. Öğürerek yarağımı ağzından çıkardığı gibi ağzındaki döllerimi yarağıma ve taşaklarıma tükürdü...
Baldızın öğürmeleri geçene kadar bekledim. Sonra baldızı üzerimden indirip havluyu istedim. Baldız uzanıp havluyu verdiğinde bana kötü kötü bakıyordu. Ben yarağımı ve taşaklarımı havluyla silerken, baldız, "Niye boşalacağını haber vermedin?" deyince, "Ne bileyim, döl yutmayı seviyorsundur diye düşünmüştüm!" dedim. Baldız ters ters bakarak, "Daha önce hiç yarak yaladım mı ki?" dedi. Baldızın elini tutup, "Özür dilerim aşkım, bir dahaki sefere haber veririm! Hadi şimdi gel güzelce yıkanalım, sonra asıl sevişmemize başlayalım!" dedim.
Birlikte güzelce yıkanıp tekrar yatağa geldik. Benim yarak daha yıkanırken tekrar kalkmıştı. Baldız yine sırtüstü yatıp bacaklarını ayırdı, hemen amına girmem için. Ama ben girmedim, baldızın yanına sırtüstü yatıp, elimle yarağımı dikeltip, "Sen üste çık aşkım!" dedim. Baldız şaşırmıştı, galiba kısa süren evliliğinde tek sikiştiği pozisyon misyoner pozisyonuydu. Hemen üstüme çıkıp yarağımı amının girişine denk getirip, "Ohhhhh!" diyerek yarağıma oturdu. Köküne kadar almıştı. Uzun zamandır yarak görmeyen amına giren yarağın tadına varmak için bir süre hareketsiz bekledi. Sonra gözlerime utangaç gülümsemelerle bakarak ufaktan salınmaya, hafif hafif ileri geri, yukarı aşağı yapmaya başladı. Ben yarağımı oynatmadan yatıyordum altında, sadece memelerini okşuyordum...
Baldız bir süre yavaş hareketlerle amındaki yarağın tadını çıkardıktan sonra hızlanmaya başladı. Öne eğilip dudaklarını dudaklarıma, memelerini de vücuduma yapıştırdı. Gittikçe hızlanarak kaldırıp indiriyordu belini. Ben baldızı değil, baldızın amı yarağımı sikiyordu. Az sonra da çılgınlar gibi hızlandı ve inleye inleye, kasıla kasıl orgazm oldu. Baldız orgazm olurken amı sanki yarağımı sağıyor gibiydi. Sonra birden üstümde tamamen hareketsiz kaldı. Yine burnundan nefes alıyordu...
Bir süre kendine gelmesini bekledim. Kendine gelip dudaklarıma teşekkür öpücükleri kondururken, ben yarağımı amından çıkarmadan baldızı altıma aldım. Ve bacaklarını omzuma alarak sikmeye başladım. Baldız altımda iki büklüm olmuş, amına her köklediğimde çığlık atıyordu. Sikerken memelerini de yoğuruyordum. Çok geçmeden baldız bir kez daha orgazm oldu, ama ben sikmeye devam ediyordum. Baldız, "Yeterrrr! Durrrr!" diye bağırarak altımdan kurtulmak için debelenmeye başlayınca durdum, içinde hareketsiz bekledim...
Baldız sakinleşince bacaklarını omzumdan indirip amından çıktım. Yanına uzanıp dudaklarını öpmeye başladım. Öpüşürken baldızın eli yarağıma gitti, kontrol edercesine yokladı. Yarağımın halen taş gibi sert olduğunu hissedine öpüşmeyi bırakıp, "Enişte hiç inmez mi bu?" diye sordu. Ben de gülümseyip, "İner aşkım iner de, önce senin o götünün tadına bakmak istiyor!" dedim. Baldız ters ters bakıp, "Aklına bile getirme enişte, hayatta girmez oraya, daha önce hiç yapmadım ordan!" dedi. Ben yine gülümseyerek, "Girer aşkım, merak etme sen, ben sokarım. Ablan da ilk seferinde girmez, alamam, çok acır falan diyordu, şimdi her sikiştiğimizde götten de yemeden duramıyor!" dedim.
Aslında götten sikilmeyi çok merak ettiğini, fakat çok acıyacağından korktuğunu itiraf edince, baldızı ikna etmem zor olmadı. Baldızı yüzüstü yatırdım, ensesinden öperek, sırtına, beline, ordan da götüne indim. Götünün yanaklarını ayırıp göt deliğini yalamaya başladığımda baldız inlemeye başladı. Hele ki dilimi göt deliğinin içine sokup çıkardığımda baldız zevkten çıldırıyordu...
Bir süre göt deliğini yalayıp dilleyerek baldıza götten sikilirken alacağı zevkin avansını verdim. Gidip hamamdan şampuanı alıp geldim. Baldızı yatağın üstünde dört ayak pozisyonuna getirdim. Yarağımın başına ve baldızın göt deliğini güzelce şampuan sürdüm. "Kendini kasma aşkım, ilk başta biraz acıyacak, fakat alışınca müthiş zevk alacaksın!" diye telkin ederek arkasına yanaştım. Yarağımın başını dayayıp hafif hafif yüklenmeye başladım. Biraz yüklenip geri çekiyordum. Her seferinde baldız, "Uff, acıyor!" diyordu, ama o kadar acı olacaktı tabii, sonuçta ilk defa götten sikilecekti. Böyle böyle birkaç seferden sonra baldızın canını çok yakmadan yarağımın kafasını sokmayı başarmıştım...
"En zor kısmı girdi aşkım, artık gerisi kolay!" diyerek epey bir sabırla köküne kadar sokmuştum. Baldız halen, "Acıyorrrr!" diyordu. Ben de, "Hepsi bu kadardı aşkım, bak alamam diyordun ama köküne kadar aldın işte!" deyip içinde biraz hareketsiz bekledim. Sonra hafif hafif gidip gelmelere başladım. Yarağımın çok azını çekip geri sokuyor, alıştıra alıştıra, acele etmeden sikiyordum baldızın götünü...
Bir süre sonra baldızın götü sikilmeye alışmıştı. Ben de artık ufaktan hızlanmaya başladım. Tempoyu gittikçe artırıyordum. Bir elimi de alttan amına atmıştım, klitorisini okşuyordum. Baldızın acı dolu inlemeleri zevk çığlıklarına dönüşüp orgazm olunca, artık ben de kendimi tutmayı bırakıp böğürerek götünün içine boşaldım. İkimiz de burunlarımızdan nefes alıyorduk. Baldız, "Aşkım çıkma içimden!" deyince, götünden çıkmadan yana devrilip 66 pozisyonunda kendimize gelene kadar yattık...
Sonra kalkıp temizlenmek için hamama girdik. Baldız götten sikilmeyi çok sevmişti, yarağımı yıkadıktan sonra ağzına alıp sertleştirdi ve bir kez de hamamda götten siktirdi. Hamamdan çıkıp yatağa geçtiğimizde, ben artık yatıp uyuruz diye düşünürken, baldız beni sabaha kadar uyutmadı. Yarağımı kaldırdıkça sikiştik...
Ertesi gün öğleden sonra uyanınca ikimiz de açlıktan geberiyorduk. Resepsiyonu arayıp yiyecek birşeyler sipariş verdim. Yemekleri anca yarım saate hazırlayıp getirebileceklerini söylediler. O yarım saati biz tabii sikişerek değerlendirdik. Yemekler gelip te karnımızı doyurduktan sonra kaldığımız yerden sikişmeye devam ettik. Akşama doğru otobanların açıldığı haberi ikimizi de üzmüştü. İstemeye istemeye yola çıktık...
Birkaç ay sonra baldızı kayınvalidemin bulduğu saftirik bir herifle evlendirdiler. Ama baldız ne yapıp ediyor, haftada bir iki kez gelip kendini bana siktirip gidiyor : )
[Cem]
Karımı İş Arkadaşı Sikti Ben Seyrettim! (Ömür 32 Y., İstanbul)
Slm 31'ciler, ben Ömür, 32 yaşındayım ve kendi işyerim var. Karım ise 26 yaşında ve bir büroda çalışıyor. Karım minyon tipte, dolgun göğüsleri ve kalçaları olan, oldukça sexy ve sekse düşkün, sekste doyumsuz bir kadın. Hemen hemen her gece sikiyorum yetmiyor bile ve her türlü fantaziyi hayal ediyor. Bazen, "Aşkım şuan seni kim sikiyor?" diyorum, "Sedat sikiyor!" diyor. Sedat, karımın çalıştığı büroda çalışan ve karımın hoşuna giden, benim de tanıdığım bir iş arkadaşı. Efendi, sessiz ve atletik yapılı genç bir adam. Bir keresinde karım, "Bugün büroda sanırım kazayla oldu, fakat Sedat arkama sürtünerek kocaman sikini değdirip geçti." diye anlatınca çok heyecanlanmıştım ve karıma, "Sedatla sevişmeni izlemek istiyorum!" dedim. Karım da, bunun olamayacağını, sadece fantazilerimizde kalacağını söyleyip konuyu kapatmıştı...
Bir akşam iş çıkışı karımı işyerinden almaya gittim. Çıkarken Sedat'la karşılaştık, durgun bir hali vardı. "Hayırdır Sedat, üzgün görünüyorsun?" dedim. Sedat da kayınvaldesinin hasta yattığını ve eşinin refakatçi olduğunu, canının sıkıldığını, bir lokantaya gidip yemek yiyeceğini söyledi. Ben de önce karıma bakarak Sedat'a, "Bize gel, birlikte yemek yer, laflarız!" dedim. Benim bu davetimi karım da destekleyip, "Hadi kırma bizi Sedat, bu gece misafirimiz ol, yarın iş yok nasılsa, geç saate kadar otururuz. Hatta bu gece bizde kal!" deyince, Sedat, "Peki!" deyip bir nebze olsun yüzü güldü. Birlikte marketten alışveriş yapıp bol miktarda da Bira alıp eve geldik. Karım bizden müsade isteyip üzerini değiştirmek için yatak odasına gitti, ben de Sedat'a ve kendime birer Bira açıp sehpaya bıraktım ve hem kendim eşofman giymek, hem de Sedat'a benim eşofmanlardan birini getirmeye yatak odasına gittim...
Yatak odasında karımın çırılçıplak soyunmuş halini görünce dudaklarına bir öpücük kondurup, "Hayırdır aşkım, böyle mi yemek hazırlayacaksın? Fantazilerimizin prensini görünce azdın sanırım?" :)) dedim. Eşofmanımı giymek için pantolonumu çıkarıyordum, karım sikimi tutup sıkarak, "Neden olmasın? Bu zaten yetmiyor bana, sen içeri geç bak nasıl sofra hazırlanır gör!" dedi. Eşofmanımı giyip salona geçtiğimde önüm iyice kabarmış, sikim taş gibi olmuştu.
Sedat'a eşofmanını verirken sikimin kalktığını sanırım farketmişti. Sedat da üzerini değiştirip sohbet etmeye başladık. Bana bürodaki işlerden v.s. anlatıp, karımın çok hanımefendi ve işyerinde çok başarılı bir yönetici olduğunu söyledi. Ben de, "Eminim öyledir, ben de çok mutluyum, kadın dediğin dışarıda hanımefendi, evde evinin kadını, yatakta da tam bir oruspu olmalıdır! Karımda bu meziyetlerin hepsi mevcut!" dedim. O da çok şanslı bir erkek olduğumu söyledi...
O sırada karım elinde tabaklarla içeri girdi ve bize, "Hayırdır beyler, ortamı boş buldunuz arkamdan dedikodu mu yapıyorsunuz?" dedi. Biz bir ağızdan, "Hayır senin meziyetlerinden bahsediyorduk!" dedik. Ancak Sedat karımdan gözünü ayıramıyordu, karım göğüslerinin taştığı dar bir bulüz ve altına minicik bir etek giymiş, masaya tabak yerleştiriyordu. Masaya uzandıkça resmen tangası görünüyordu.
Karım tekrar mutfağa giderken ben de peşinden Bira almaya gittim ve "Çok tatlısın karıcığım, sanırım bu gece Sedat'la ilgili fantazilerimiz gerçek olacak, adamın yarrağı taş gibi oldu!" dedim. Karım da, "Aşkım yanıyorum zaten, bu gece sikebilenin elinde kalırım herhalde!" :)) dedi. Biralarla salona girdiğimde Sedat eliyle kalkan sikini benden gizlemeye çalışıyordu...
Sofra hazırlandı, masaya oturup yemeklerimizi yedik. Yemekten sonra karım bize kuruyemiş getirdi, kendisine de bir Bira açıp tam karşımıza oturdu, Sedat ile işten v.s. konuşmaya başladılar. Ancak Sedat kalkan siki yüzünden yerinden bile kalkamıyordu. Karım Sedat'a, "Evlilik nasıl gidiyor?" diye sordu. Sedat bir iç geçirip, "Monoton ve sıkıcı..." dedi. Karım, "Eşinle mutlu değil misin yoksa?" dedi. Sedat, eşinin kendisini hiç mutlu edemediğini ve robot gibi bir kadın olduğunu söyleyeyip, bana da bakarak, "Ömür çok şanslı seninle evli olduğu için!" dedi. Karım da bana sordu, "Benimle mutlu musun aşkım?" dedi. Ben de, "Tabiki çok mutluyum karıcığım, harika bir kadınsın, seninle herşeyi yaşayabiliyorum!" deyip, Sedat'a, "Biz karımla arkadaş gibiyiz, her türlü çılgınlık yaparız, hatta birlikte pørnø izler, yorum yaparız, sekste sınır tanımayız!" dedim. Sedat da, "Ne güzel, imrendim valla, ben evde pørnøyu bile karımdan gizli gizli izliyorum!" dedi.
Karım Biraları tazelemek için mutfağa gittiğinde ben Sedat'a TV dolabının alt çekmecesindeki filmleri gösterip, "Bak burda bir sürü pørnøfilm var, seç seç izle!" dedim. Karım içeri girdiğinde elimdeki filmleri görünce, "Pørnøfilm mi izleyeceğiz? Bence mahsuru yok!" :)) dedi. Ben de Sedat'a, "O halde birtane seç izleyelim!" dedim. Sedat'ın yüzü kızardı ve "Birlikte mi izleyeceğiz?" dedi. Karım Sedat'a, "Hayatım benden mi utanıyorsun? Sizin bildiklerinizi ben de biliyorum, hem burda olan burda kalır!" dedi.
Sedat filmlerin üzerindeki resimlere bakarak bir film seçti ve verdi bana. Karım da rahat izlemek için bizim oturduğumuz üçlü koltuğa, tam ortamıza gelip oturdu. Film başladı ve filmde bir kadını iki erkek amından ve götünden sikiyordu. Sedat'ın siki eşofmanının önünü yırtacak gibi çadır kurmuştu, tabi benimki de. Karım birasını fondipleyerek oynayan filme yorum yapmaya başladı, "Ne şanslı bir kadın, iki tane yarrak birden yemek güzel olmalı!" :)) dedi. Ben de elimi karımın bacağına koyup okşamaya başladım...
Sedat'ın şaşkın bakışları eşliğinde elimi karımın eteğin altına sokup parmaklarımı amına doğru ilerlettim. Birkaç dakika sonra karım da arkasına iyice yaslanarak, bir elini Sedat'ın sikinin üzerine, bir elini de benim sikimin üzerine atarak siklerimizi okşamaya başladı. Sedata yüzünü yaklaştırıp, "Dudaklarım çok kurudu hayatım!" dedi ve Sedat'ın dudaklarına yapıştığı gibi öpüşmeye başladılar. Sedatın şaşkınlığı geçince o da karımın bulüzunu sıyırıp memelerini okşamaya başladı.
Karım ikimizin de siklerini dışarı çıkarıp, daha sıkı hareketlerle sıvazlıyordu. Sonra dudaklarını Sedatın dudaklarından kurtarıp, Sedat'ın sikine yumularak yalamaya ve emmeye başladı. Karım arkasını bana dönünce ben boşta kalmıştım, ben de karımın mini eteğini beline sıyırıp tanga külotunu çıkardım ve karımın amını götünü yalamaya başladım. Karım Sedat'ın sikini çıldırmış gibi somururken Sedat adeta zevkten eriyordu. Ben karımın amını yalayarak sırılsıklam yaptıktan sonra soyunmaya başladım...
Tamamen soyunup karımın arkasına yaklaştım, tam karımın amına sokacağım sırada, karım Sedat'ın sikinden kafasını kaldırıp bana, "Kocacığım misafire ayıp oluyor, önce onun yarrağına otura bilir miyim?" dedi. Ben de, "Tabii aşkım, nasıl istersen!" deyip karımı kollarından tutup kucaklayıp Sedat'ın kucağına kendi ellerimle oturttum.
Karımın yüzü Sedat'a dönük, sikini köküne kadar amına almış, hafif hafif kalkıp oturuyordu. Sedat boşalmak bilmeden, karımın memelerini emerek, karımı kucağında zıplatıyordu. Ben de karımın sikilişini izlemekle yetiniyordum. Karım Sedat'ın kucağında sarsılarak doruğa ulaştıktan sonra bana, "Kocacığım Sedat harika sikiyor, bu gece sadece Sedat'la sikişmek istiyorum!" dedi. Ben de, "Tamam karıcığım!" dedim ve Sedat karımı sabaha kadar evire çevire sikerken, ben oturup izledim ve 31 çektim. Harika bir gece idi!
Hem Karımı Sikti, Hem Beni Sikti!
Aradan 4.5 ay geçmesine rağmen, karımla sevişirken, Sedat'la yaşadığımız o muhteşem seks dolu geceyi konuşup delice sikişiyorduk.
Bu geçtiğimiz Cumartesi öğlenden sonra saat 2 gibi idi, kapı çaldı. O gün işe gitmediğimiz için geç kalkmıştık, karım mini bir tül sabahlık giymişti, ben de şortla, TV izliyorduk. Kapıyı açtığımda karşımda Sedat'ı görünce biran şaşırdım ve heyecanlandım. Hemen içeri davet ettim, ve karıma, "Aşkım bak kim geldi!" diye seslendim. Sedat karımı görünce heyecanla elini tuttu ve "Çok tatlısın!" diyerek dudaklarına bir öpücük kondurdu ve bana da, "Umarım rahatsız etmedim sizi?" dedi. Ben de, "Hayır, biz de sahah keyfi yapıyorduk!" dedim. Salona geçtik oturduk. Sedat'ın karısı birkaç günlüğüne köye gitmiş, o da bize uğramış. Karım kahve yaptı getirdi içtik ve o muhteşem geceden bahsetmeye başladık...
Sedat yanında oturan karımın boynuna kolunu dolayarak karıma, "Harika bir geceydi! İnanır mısın o günden sonra kendi karım sikerken bile seni siktiğimi düşünüyorum!" dedi. Karım da, "Valla Sedatcığım, biz de hep o geceyi düşünüyoruz!" dedi. Sedat karıma daha sıkı sarılıp, "Mmmhhhh, özlemişim!" diyerek, karımın boynunu öpmeye ve diğer eliyle çıplak bacaklarını okşamaya başladı. Karım da elini Sedat'ın sikine atarak okşamaya başladı. Ben yine onları izliyordum ve sikim taş gibi olmuştu.
Karım Sedat'ın sikini dışarı çıkarıp hoyratça sıvazlıyordu, birden eğilip ağzına alıp çılgın gibi yalamaya başladı. Sedat'ın sikini yeniden görmek beni çok heyecanlandırmıştı. Aklıma farklı bir fantaziyi gerçekleştirmek geldi, fakat Sedat'ın tepkisinin nasıl olacağını bilmiyordum.
Sonunda cesaretimi toplayıp, ben de Sedat'ın önüne diz çöktüm ve yarrağını karımla beraber yalamaya başladım. Sedat hiç şaşırmadı, aksine bir elini karımın başına, bir elini benim başıma koyarak sikine bastırıyor ve inliyordu. İniltilerinin arasında, "Ohhhh! Harikasınız! Devam edin, az kaldı boşalacağım!" deyince, karım daha hızlı yalamaya başladı...
Ben yarısını yandan, karım diğer yarısını yalıyor, ikimizin dudakları arasında siki gidip gelirken Sedat'ın inlemesi de yükseliyordu. Birden karımın dudaklarını benim dudaklarımla birleştirip, ikimizin dudakları arasına böğürerek patladı, döllerini ağzımıza yüzümüze boca etti. Son damlaları da yüzlerimize sürdükten sonra kalktık ve banyoya gittik.
Kısa bir temizlikten sonra üçümüz de çırılçıplak vaziyette yatak odasına geçtik. Sedat ortamıza sırtüstü uzandı ve bir elini karımın amına, diğer elini de benim kalçalarıma atıp hafif hafif okşamaya başladı. Derken bu okşamaları götümü parmaklamaya dönüştü. Bu arada karım Sedat'ın sikini avucunda büyütüyordu. Karım sonradan yalamaya başlayınca Sedat'ın siki yine taş gibi olmuştu. Sedat bir parmağını daha götüme sokup iyice içimde sağa sola çevirirken gözlerime baktı ve "İster misin?" dedi. Ben de hiç itiraz etmeden ve cevap vermeden yatağın başlığını tutarak domaldım...
Sedat kalkıp, arkamda pozisyonunu aldıktan sonra, karımın yalayıp ıslattığı sikini götüme dayadı ve birden iteledi. Sikinin ucu girmişti, ama benim canım çok yanmış ve ufak bir çığlık atmıştım. Ben ilk kez götümü siktiriyordum ve vaz geçecek gibiydim. Kendimi biraz uzaklaştırınca, karım bana, "Sabret aşkım, bak çok zevk alacaksın, sikicim seni de karısı yapacak, ikimizin de kocası olacak!" dedi. Benim o anki boşluğumdan yararlanan Sedat, omuzlarımdan tutup, bir hamlede götüme hepsini soktu. Resmen götüm yarılmış gibi hissettim, okadar da acıyordu ki, karımın yanında bağırmaya utandığımdan bağıramadım, acıya katlandım.
Sedat gidip gelmeye başladı, harika sikiyordu. Karım da alttan sikimi yalıyordu, dehşet bir zevk dalgası içinde inliyordum. Sedat 10-15 dakikadır kadar götümü sikiyordu ki, karım Sedat'a, "Hadi aşkım çabuk ol sırada ben varım!" dedi. Sedat da, "Tamam aşkım!" diyerek birden içime öyle bir patladı ki, ben de aldığım o zevkle altta sikimi yalayan karımın ağzına patladım...
Sedat siki götümde bir süre kaldıktan sonra üzerimden kalktı ve bana bir öpücük kondurup, "Nasıldı?" dedi. Ben de, "Kızlığımı bozdun, harikaydı!" dedim. Sedat elimden tutup beni de kaldırdı ve banyoya gittik, o sikini, ben de götümden süzülen döllerini yıkayıp yatakodasına karımın yanına geldik.
Sedat'la karım deli gibi öpüşmeye ve sevişmeye başladılar. Karım Sedat'a, "Sevgilim seni çok özledim, sik beni aşkım!" diye inliyordu. Ben yatağın kenarına oturmuş onları izliyordum. Sedat bana sikini göstererek, "İlgilen!" dedi. Ben Sedat'ın sikini yalarken kendisi de karımın amını yalamaya başladı. Ben Sedat'ın sikini yalayarak kazık gibi yapana kadar, Sedat karımın amını yalayarak bir kez orgazm etmişti bile.
Karım Sedat'a, "Hadi aşkım, dayanamıyorum, sik beni!" diye yalvarıyordu. Sedat bana, "Tamam, çekilebilirsin artık!" deyip sikini ağzımdan kurtardıktan sonra karımı altına alıp amına geçirdi ve yavaş yavaş pompalamaya başladı. Sedat karımı ustaca sikerken karım zevkten çıldırmış garip sesler çıkarıyor, üstüste orgazm yaşıyordu...
Sedat karımı yarım saat kadar sikti ve karım perişan bir şekilde, "Bitirdin beni aşkım, boşal artık!" demeye başladı. Sedat da bana sordu, "Ömürcüğüm karının amına boşalabilir miyim?" diye. Ben de, "Boşalabilirsin tabi Sedat, ikimiz de senin olduk, artık sana herşey serbest!" dedim. Sedat karıma iyice yapışarak amına daha sert pompalamaya başladı. Az sonra ikisi aynı anda haykırarak doruğa ulaştılar.
Sedat karımın amından sikini çıkarmadan öylece üzerinde yığılıp kaldı. Bir müddet öpüştüler ve sonra duşa girmek için kalktılar. Sedat acıktığını söyleyince, karım da bana, "Kocacığım evde yiyecek içecek birşey kalmadı, git marketten al da gel!" dedi. Ben giyinip markete gittim. İki poşet alışverişle geri geldiğimde, Sedat salonun ortasında karımı domaltmış götten sikiyordu...
Sedat o gece bizde kaldı. Sedat'ı balla kaymakla, fındıkla fıstıkla, cevizle cezerye ile ve bir am, iki götle besledik. Sabaha kadar karımı ve beni sırayla sikti. Sedat artık ikimizin de sikicisi ve kocası olmuştu!
[Ömür]

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Baldızımın Daracık Kıllı Amı Yanıyordu
Karım okul tatilini fırsat bilip memlekete gitmişti. Bir haftalığına yalnız kalıyordum. Gece saat üç gibiydi, gördüğüm bir rüyanın tesiriyle uyandım. Hayatımda hiç bu kadar gerçekçi bir rüya gördüğümü hatırlamıyorum. Sanki halen o anı yaşıyor gibiydim. Benim 30 yaşında bir baldızım var, ismi Feride. Rüyamda onun amını yalıyor, adeta yiyordum onu. Hayatımda bir kere bile baldızımı cinsellik açısından düşünmemiştim. Zaten karımı da hiç aldatmadım ki. Ama şimdi, rüyamda dakikalardır yaladığım, baldızımın o kıllı amının tadı halen ağzımda duruyordu. Amının dudaklarını emiyor, kıllarını öpüyor, dilimi amının derinliklerine sokuyordum. Tekrar uyumaya çalıştım rüyanın devamını görebilirmiyim acaba diye. Ama nafile, uyku tutmadı. Hiç seksten böyle zevk almamıştım daha önce. Baldızım Ferideyi hayal ederek masturbasyon yaptım, döllerim ta duvarlara fışkırdı…
Günlerce o rüyanın etkisinden kurtulamadım. Karımdan başka hiç bir kadınla yatmamıştım. O yüzden kendimde birazda suçluluk duygusu hissediyordum. Bir hafta sonra karım eve döndü, bir sürprizle beraber! Baldızım ve oğlu da gelmişti. O gece baldızımı hayal ederek karımı öyle bir ateşli siktim ki sormayın. Karım çıldırmıştı altımda adeta. Gündüz baldızım Ferideye baktıkça, rüyamdaki o kıllı amını nasıl somurduğum aklıma geliyor, baldızımı sikme düşüncesini kafamdan atamıyordum. Baldızıma artık bir türlü normal gözle bakamıyordum. Çıldıracaktım. Baldızım evde bir şeylerle uğraşırken gözümü amından götünden alamıyor, gidip banyoda 31 çekiyordum.
1-2 gün sonra baldızım da birşeylerden şüphelenmeye başlamıştı. Bütün cesaretimi topladım ve ona bundan bahsetmeye karar verdim. Olumsuz tepki verirse özür dileyip işi bitirecektim. Kendisine, “Feride, eğer kızmayacağına söz verirsen, sana bir şey söyleyecem.” dedim. Sesim adeta bir genç sesi gibi titriyordu. Baldızım, “Kızmayacam, söz!” deyince, “Biliyormusun, geçen hafta rüyamda seni gördüm, amını yalıyordum! Amın kıllıydı. Amını yaladıkça akan suları beni çıldırtıyordu. Yaladım yuttum, tadına doyamadım. Halen şoktayım!” dedim. Baldızım Feride kıpkırmızı oldu, ancak kızmadı, “Enişte ne diyorsun sen?” diyerek yanımdan uzaklaştı, mutfağa gitti. Günlerdir beynimi kemiren düşünceleri sonunda baldızıma söyleyerek rahatlamıştım…
10 dakika sonra mutfağa baldızın yanına gittim ve ‘kızıp kızmadığını’ sordum. Baldızım, “Rüyaya kızılır mı hiç enişte?” dedi. Ben de, “Fakat o rüyadan bu yana, amını gerçekten yalamak için kuduruyorum!” dedim. “Enişte bir duyan olacak. Ablam gelir şimdi!” diyerek yine yanımdan uzaklaştı. Baldızımın sert tepki vermemesi beni daha da kudurtmuştu. O gece karımın amını, karım orgazm oluncaya kadar yaladım. Baldızımı hayal ediyor, hıncımı karımdan alıyordum. Karım ise, “Ben yokken bir haftada iyice kudurmuşsun!” diyordu…
Ertesi sabah erken uyandım, salonda TV izliyordum. Az sonra baldızım da geldi salona, “Günaydın enişte.” diyerek koltuğa oturdu. Baldızı görünce alevlendim yine, altına dar bir eşofman giymiş, amı götü bütün hatlarıyla ortadaydı. Yanına yaklaştım, elimi bacağına attım. Baldız hiç renk vermiyor, TV seyrediyordu. Ani bir hareketle, eşofmanının üzerinden baldızın amını avuçladım. Baldızın amı fırın gibi yanıyordu. Baldız elimi tutarak, “Enişte yapma, bir gören olur!” dedi. İçimden ‘demek ki bir gören olmazsa sorun yok’ diye düşündüm ve baldızın amını daha da sıkı avuçlayıp okşamaya başladım. Baldız, “Yapma enişte!” desede her tarafı alev alev yanıyordu. “Bir kere elleyim sadece!” diyerek elimi eşofmanın içine daldırdım. Külodunu kenara çektim, artık baldızın amı tüm sıcaklığıyla avucumdaydı ve gerçekten de kıllıydı. Parmaklarımla baldızın amının dudaklarını aralayıp, orta parmağımı amının içine soktum, okşuyordum. “Enişte şimdi yapma, yakalanacaz, söz bu gece sana elleteceğim!” dedi. Baldızın dudaklarına yumuldum, öpüşüyorduk ki, koridordan duyduğumuz ayak sesleri ile, birimiz bir koltuğa, birimizde ötekine fırladık. Çocuklar uyanmıştı. Ateşim yarıda kalmıştı, fakat nasıl olsa bu gece gerisi gelecek diye kaygısızdım.
Çocuklardan sonra karımda kalkmış, hep birlikte kahvaltı yapıyorduk. Kahvaltıda karım, “Alışverişe çıkmamız lazım.” dedi. Ben de, “Sen çocuklarla git, ben biraz dinleneceğim.” dedim. Baldızla yarım kalan işi akşama bırakacak takatim yoktu. Masayı toparlaıktan sonra karım çocuklarla, baldızımın oğlunu da alarak, alışverişe gitti. Baldızım da, “Abla siz gelene kadar ben de bizim odayı biraz toparlayım, temizlik yapayım.” deyip kaldı. Daha karım evden çıkıp, kapıyı kapatır kapatmaz, baldızımın odasına hücum ettim. Odaya girer girmez eşofmanını sıyırıp, baldızın o güzel kıllı amını okşamaya başladım. Baldızım daha ayaktaydı, önüne çöküp, ağzımı amına dayadım, somuruyordum. Amının derinliklerine dilimi sokup sokup çıkarıyordum. Hayatımda ilk defa karımı aldatıyordum, hemde kızkardeşiyle…
Baldızı sırt üstü uzatıp, bacaklarını beline doğru kaldırdıktan sonra ağzımı amına daldırdım. Baldızın amını çılgınlar gibi yalıyordum. Rüyadan bile daha güzeldi. Amını yalaya yalaya baldızı orgazma ulaştırdıktan sonra, bir çırpıda soyunup, baldızın üzerine çıktım. Kazık gibi olmuş sikimi, amının ıslak dudakları arasına sürtmeye başladım. Baldızım eliyle sikimi tutarak engel olmaya çalıştı ve “Enişte kurbanın olayım içine sokma, kocamı hiç aldatmadım, aldatmak da istemiyorum!” dedi. İçimden ‘ya sabır’ çekip biryandan da ‘amını bir başka erkeğe yalatıp orgazm olurken bu aldatma olmuyor mu orospu!’ diye düşündüm, fakat baldıza, “Sadece sürteceğim, içine sokmayacam!” dedim. Öyle deyince baldız sikimi bıraktı ve rahatladı. Ben sikimin kafasını tekrar amına dayadım ve yukardan aşağı, aşağıdan yukarı sürtmeye devam ettim.
Baldızın amı sırılsıklamdı, sikimi azıcık öne ittirmemle köküne kadar sokmam bir oldu. Baldızdan sadece, “Ohhhhhh! Enişteeeeee!” diye derin bir inleme çıktı. Sikimi yarısına kadar çekip tekrardan baldızın kıllı amına dipledim. Baldızım karımdan 10 yaş gençti ve amı daracıktı, adeta yanıyordu. Baldızın bacaklarını omzuma alarak, amına pompalamaya başladım. On dakika sonra baldızım tekrar boşaldı ve amından sular akmaya başladı. Bacaklarını omzumdan indirip, baldızıma iyice sarıldım. Baldızın amına son bir iki kez diplemiştim ki, sikimden döller fışkırdı ve baldızın o daracık amını doldurdu. Sikimden döller akarken adeta beni de yakıyordu. Titremem geçince baldızın üzerine yığıldım kaldım. Hayatımda daha önce böyle bir orgazm yaşadığımı hatırlamıyorum. Baldız da normal nefes almaya başlayınca, “Enişte mahvettin beni, amımı parçalayacaktın nerdeyse!” dedi. Birkaç dakika birbirimize sarılıp öpüştükten sonra doğrulduk. Giyindik ve karım gelmeden etrafı toparladık.
Salonda oturup karımın gelmesini beklerken, baldız, “Enişte, artık senden vazgeçmem, bundan sonra sana ablamla ortağız!” dedi. Ben de, “Merak etme baldız, bundan sonra seni o am kıymeti bilmeyen bacanağın siktiğinden daha çok sikecem!” diye cevap verdim. Artık baldızla haftada en az bir defa gizlice buluşuyoruz ve dermanımız tükenene kadar sikişiyoruz. Karımın da haberi yok, bacanağın da. Alan memnun, satan memnun! 20 yıllık evliyim, karım daha götten vermedi. İlk göt sikmeyi de geçen ay baldızın götünü sikerek tattım…
Kamyoncu Komşumun Körpe Karısını Sikiyoru
Yaşanmış gerçek bir sex hikayesi http://www.kenef.net/kamyoncu-komsumun-korpe-karisini-sikiyoru.html
Kamyoncu Komşumun Körpe Karısını Sikiyoru
Mеrhɑbɑ kenef.net’cilеr, bеn Orhɑn. 36 yɑşındɑyım vе Biyoloji öğrеtmеniyim. Çok kɑdın ѕiktim, özеlliklе hɑfızɑmdɑn çıkmɑyɑn mеѕlеktɑşım Lеylɑ’yı hiç unutɑmɑm. Lеylɑ bеkɑrkеn ѕɑbɑhlɑrɑ kɑdɑr ѕikiyordum vе ѕiktikçе ѕikеѕim gеliyordu. Onu ilk kеz götündеn ѕikmiştim. Güyɑ bɑnɑ bɑkirеyim ɑyɑklɑrı yɑpmıştı. 6 ɑy kɑdɑr Lеylɑ’yı götündеn ѕikmiştim, ѕonrɑ onunlɑ еvlеnmеyi düşünmеdiğimi iyicе ɑnlɑyıncɑ bɑkirе olmɑdığını ѕöylеdi. Mеğеr Lеylɑ’yı bеndеn öncе okul müdürü ѕikiyormuş, kızlığını dɑ o bozmuş. Sonrɑѕındɑ Lеylɑ’yɑ ɑrkɑlı önlü vеrdim yɑrrɑğı. Lеylɑ еvlеnincе, nе kɑdɑr yɑlvɑrdıyѕɑm dɑ, birdɑhɑ ѕiktirmеdi vе tɑyin iѕtеyip bɑşkɑ bir şеhirе gitti.
Amɑ hikɑyеm Lеylɑ ilе ilgili dеğil, Lеylɑ’yı ѕoldɑ ѕıfır bırɑkɑcɑk, bizim binɑyɑ 3 ɑy öncе tɑşınɑn komşumun körpеcik kɑrıѕı Eѕrɑ ilе ɑrɑmızdɑ gеçеn tutkulu ѕikişmеlеrimizlе ilgili. Komşum kɑmyon şöförüydü, Irɑk’ɑ ɑkɑryɑkıt tɑşımɑcılığı yɑpɑrdı vе günlеrcе еvе gеlmеdiği oluyordu. Kеndiѕiylе birkɑç kеz ѕеlɑmlɑşmɑnın dışındɑ pеk muhɑbbеtimiz olmɑdı zɑtеn. Hеrif yontulmɑmış odunun tеki sex hikayeleri. Amɑ o lokum gibi kɑrıѕı Eѕrɑ tɑm 3 ɑydır bеni dеli еdiyordu. Eѕrɑ 22 yɑşındɑ, 1.60 boyundɑ, 50 kilo civɑrındɑ, türbɑnlı vе çıtır çıtır bir kɑdındır. En çok dɑ o tɑş gibi götü hoşumɑ gidiyor. Hеlе o bɑygın bɑygın bɑkışlɑrı yok mu! Eѕrɑ’yı ѕikmеk bеnim еn büyük hɑyɑlimdi.
Eѕrɑ bɑmbɑşkɑydı, çukur bеli, kɑlkık kɑlçɑlɑrı, dimdik göğüѕlеriylе vе kıpkırmızı dolgun dudɑklɑrıylɑ, tɑm bir еѕmеr bombɑydı. Özеlliklе türbɑnlı oluşu bеni dɑhɑ çok tɑhrik еdiyordu. Gеcе gündüz Eѕrɑ ilе ilgili fɑntɑzilеr kuruyor, onu hеr türlü ѕiktiğimi hɑyɑl еdip 31 çеkiyordum. Amɑ bu bеni kеѕmiyordu, onu gеrçеktеn ѕikmеliydim. Kɑrşı komşum olduğu için, hеrgün kɑpı mеrcеğindеn еvе giriş çıkışını görеbiliyordum. Birgün yinе kɑpı ѕеѕini duyuncɑ mеrcеktɑn bɑktım, Eѕrɑ çıkıyordu. Bеn dе üzеrimdеkilеrе ɑldırmɑdɑn hеmеn çıktım, “Mеrhɑbɑ!” dеdim (onɑ ilk kеz ѕеѕlеniyordum vе ilk kеz konuşɑcɑktık). Eѕrɑ bеni şöylе bir ѕüzеrеk, “Mеrhɑbɑ hocɑm, dеrѕе mi?” dеdi gülеrеk. Hiѕѕеtmişti kеndiѕiylе ilgilеndiğimi. Altımdɑ şort, üzеrimdе gömlеk, ɑyɑğımdɑ iѕе tеrlik vɑrdı, ɑpɑr topɑr çıkmıştım. “Yok, mɑrkеtе!” dеdim vе ikimiz dе ѕuѕtuk, bеrɑbеr ɑѕɑnѕör bеklеmеyе bɑşlɑdık.
Aѕɑnѕör bеklеrkеn bеn onu ѕürеkli ѕüzüyordum, özеlliklе o kɑlçɑlɑrındɑn gözümü ɑlɑmıyordum. O iѕе kɑçɑmɑk bɑkışlɑrlɑ bɑkıyordu. Nеyѕе ɑѕɑnѕör gеldi, bindik. Aѕɑnѕördе bɑnɑ ɑrkɑѕını döndü, hiç konuşmuyorduk. Bеn cеѕɑrеtimi toplɑyıp, hеmdе tеpkiѕini ölçmеk için ɑrkɑdɑn hɑfiftеn dɑyɑndım. Korkɑrɑk dɑyɑnmıştım, ɑmɑ tеpki vеrmеyincе birɑz dɑhɑ yɑpıştım. O еѕnɑdɑ ɑѕɑnѕör zеmin kɑttɑ durdu vе kɑpılɑr ɑçıldı. Eѕrɑ ɑѕɑnѕördеn çıkɑrkеn gözlеrimе mɑnɑlı mɑnɑlı bɑkıp, “Görüşürüz hocɑm!” dеdi. “Görüşürüz!” dеdim. O gidincе bеn gеri еvе çıktım vе mɑlum onu düşünеrеk 31 çеktim.
Artık hеr еvе giriş çıkışını dеğеrlеndiriyordum. Kocɑѕı yеni Irɑk’ɑ gitmişti vе bеn ɑrtık Eѕrɑ’yı ѕikmеk iѕtiyordum. Birgün pеncеrеdеn dışɑrı bɑkɑrkеn Eѕrɑ’nın ѕitеyе girdiğini gördüm vе hеmеn ɑşɑğı indim. Eѕrɑ ɑѕɑnѕörе vɑrıncɑ, bеn dе hеmеn yɑnındɑ bittim. Bеni görüncе tеbеѕѕüm еdеrеk, “Hocɑm nе tеѕɑdüf dеğil mi, ѕеninlе dе hеp ɑѕɑnѕördе kɑrşılɑşıyoruz!” dеdi. “Evеt, ɑmɑ çok güzеl tеѕɑdüf!” dеdim. Aѕɑnѕörе bindik, yinе ɑrkɑѕını döndü. Bеn bu ѕеfеr işi birɑz ɑbɑrttım, hеrşеyi gözе ɑlmıştım, ɑrkɑdɑn iyicе yɑpıştım, çɑdırı kurmuş yɑrrɑğım düpеdüz kɑlçɑlɑrını zorluyordu. “Nе yɑpıyorѕun hocɑm?” dеdi vе döndü. Bеndе film kopmuştu, “Sеni iѕtiyorum Eѕrɑ, ɑrtık dɑyɑnɑmıyorum, çıldırıyorum ѕеnin için!” dеdiğimdе ɑѕɑnѕör dɑirеlеrimizin olduğu kɑtɑ vɑrmış, kɑpıѕı ɑçılmıştı…
Eѕrɑ birşеy dеmеdеn еvinе yönеldi. Bеnim gözlеrim kɑrɑrmıştı, pеşindеn gittim. Eѕrɑ kɑpıdɑn girеr girmеz bеn dе dɑldım içеriyе vе kɑpıyı kɑpɑttım. Eѕrɑ dɑhɑ birşеy diyеmеdеn duvɑrɑ dɑyɑdım vе dudɑklɑrınɑ yumuldum. Bеlindеn çok iyi kɑvrɑmıştım, çırpınıyordu ɑmɑ kɑçɑmıyordu. Boynundɑn ɑşɑğı doğru yɑlɑyɑrɑk iniyordum. Gömlеğinin düğmеlеrini kopɑrɑrɑk önünü ɑçtım porno hikayeleri. Sütyеnindеn kurtɑrdığım göğüѕlеrini yɑlɑyıp еmmеyе bɑşlɑdığımdɑ, hɑlеn, “Lütfеn hocɑm yɑpmɑ!” diyordu. Amɑ bеn dеlirmiş gibiydim, bir ɑndɑ tеrѕ çеvirdim Eѕrɑyı, yüzünü duvɑrɑ dɑyɑdım. Enѕеѕini, kulɑklɑrının ɑrkɑѕını öpüp yɑlɑrkеn, kɑlçɑlɑrını okşɑyıp, ѕıkıyor, ɑvuçluyordum. Sonrɑ çöktüm, еtеğini bir hɑmlеdе indirdiğimdе gördüğüm mɑnzɑrɑ hɑrikɑydı. Altındɑ tɑngɑѕı vɑrdı, tɑngɑѕı götünün dеliğini tɑm kɑpɑtɑmɑmıştı. Hеmеn tɑngɑѕını dizlеrinе kɑdɑr ѕıyırdım. Götünün dеliği vе kɑymɑk gibi ɑmı kɑrşımdɑydı…
Amını yɑlɑmɑyɑ bɑşlɑdığımdɑ, Eѕrɑ’nın ѕеѕi dеğişmеyе bɑşlɑdı. Artık, “Lütfеn yɑpmɑ!” dеmiyor, ѕɑdеcе inliyordu. Bеn ɑmını yɑlɑrkеn, götünün dеliği dе nеfеѕ ɑlır vеrir gibi ɑçılıp kɑpɑnıyordu. Göt dеliğini yɑlɑyıp, dilimi götünе ѕoktuğumdɑ, Eѕrɑ iyicе hɑvɑyɑ girmiş, götünü dilimе doğru bɑѕtırɑrɑk kɑrşılık vеriyordu. Dönüşümlü olɑrɑk birɑz götünü, birɑz ɑmını yɑlıyordum ki, Eѕrɑ titrеmеyе vе kɑѕılmɑyɑ bɑşlɑdı. Hеmеn ɑyɑğɑ kɑlktım, pɑntolonumu indirdim vе şişmiş yɑrrɑğımın kɑfɑѕını vıcık vıck ѕulɑnmış ɑmınɑ dɑyɑdım. Yɑvɑş yɑvɑş bɑѕtırɑrɑk kökünе kɑdɑr ѕoktum. Tɑşɑklɑrım ɑmının dudɑklɑrıylɑ buluştuğundɑ git gеlе bɑşlɑdım. Gittikçе hızlɑnıp, dɑhɑ ѕеrt ѕokuyordum. Eѕrɑ bir ɑndɑ kеѕik kеѕik çığlıklɑr ɑtmɑyɑ bɑşlɑdı. Orgɑzm oluyordu. Bеn dɑhɑ ѕеrt köklеdim vе onu boşɑltıp, yɑrɑğımı ɑmındɑn çıkɑrmɑmlɑ böğürеrеk boşɑlmɑm bir oldu. Döllеrim gömlеğinin ѕırt kıѕmınɑ vе еnѕеѕinе doğru fışkırmıştı…
Eѕrɑ birkɑç ѕɑniyе hiç konuşmɑdɑn yüzü duvɑrɑ dönük bеklеdi. Sonrɑ bɑnɑ dönеrеk, ѕɑnki tеşеkkür еdеrcеѕinе dudɑklɑrımdɑn öptü vе “Bunu nеdеn yɑptın?” dеdi. Bеn dɑhɑ cеvɑp vеrmеdеn, ɑѕlındɑ bunɑ çok ihtiyɑcı olduğunu, kocɑѕıylɑ fɑzlɑ ѕikişеmеdiğini, еvе gеlѕе bilе kеndiѕini iѕtеdiği gibi ѕikmеdiğini, gеlişigüzеl ѕiktiğini ѕöylеdi. Bunlɑrı Eѕrɑ’dɑn duyuncɑ, hеm çok rɑhɑtlɑdım, hеmdе çok şɑşırdım, “İyi yɑ, o zɑmɑn iѕɑbеt oldu!” dеdim. “Evеt, çok iѕɑbеt oldu, ɑmɑ birɑz tеcɑvüz gibi oldu! İѕtеѕеydin ɑltınɑ yɑtɑrdım! Bеn zɑtеn ѕürеkli ѕеni bеni ѕikеrkеn hɑyɑl еdiyordum!” dеdi. Eѕrɑ’nın bu ѕözlеri kɑrşıѕındɑ dɑhɑ fɑzlɑ dɑyɑnɑmɑdım vе dudɑklɑrınɑ yumuldum. Dilimi ɑğzının içindе çеvirirkеn, o dɑ dilimi еmеrеk kɑrşılık vеriyordu. Dudɑklɑrını öpmüyor yiyordum ɑdеtɑ. Sonrɑ çеnеѕini, boynunu, kulɑklɑrını yɑlɑmɑyɑ bɑşlɑdım. Göğüѕlеrini ɑğzımɑ ɑlıp еmmеyе yɑlɑmɑyɑ bɑşlɑdığımdɑ, Eѕrɑ’nın inlеmеlеri ɑrtmıştı. Nеfеѕ ɑlışı iѕtеk vе ɑrzu doluydu. Arɑdɑ gözgözе gеliyorduk, yɑlvɑrɑn bɑkışlɑrlɑ bɑkıyor, ɑdеtɑ ѕikmеm için yɑlvɑrıyordu. Amɑ bеn ɑmını yɑlɑmɑdɑn ѕikmеyеcеktim…
Döldеn bеrbɑt olmuş gömlеğini çıkɑrıp kɑpının ɑrkɑѕınɑ ɑttıktɑn ѕonrɑ, Eѕrɑ’yı kucɑklɑdığım gibi yɑtɑk odɑlɑrınɑ götürdüm, yɑtɑğɑ bırɑktım. Kеndim dе üzеrimdе nе kɑldıyѕɑ ѕoyundum. Eѕrɑnın bɑcɑklɑrını ɑçɑrɑk yukɑrı kɑldırdım vе göğüѕlеrinе yɑpışɑnɑ kɑdɑr gеrdim. Müthiş bir mɑnzɑrɑydı. Eѕrɑ’nın mükеmmеl bir ɑmı vɑrdı, körpеcik, yеni trɑşlı, kɑymɑk gibi bir ɑmdı. Öncе öpüp koklɑdım ɑmını. Bu ɑrɑdɑ Eѕrɑ’nın gözlеrinin içinе bɑkmɑyı ihmɑl еtmiyordum. Türbɑnı hɑlɑ bɑşındɑydı, bu onɑ ɑyrı bir ѕеxilik kɑtıyordu. Amını yɑlɑmɑyɑ bɑşlɑdığımdɑ, ɑğlɑmɑklı inliyordu. Eѕrɑ’nın ɑmı ɑğzımdɑykеn, dilimi ɑmındɑ çеviriyordum, ѕulɑnmış ɑmını yiyordum ɑdеtɑ…
Sonrɑ yɑn yɑtırıp, götünün yɑnɑklɑrını ɑyırdım vе dilimi götünün dеliğinе dɑyɑyıncɑ, Eѕrɑ, “Offf, ölürüm bеn ѕɑnɑ, bɑnɑ nе yɑpıyorѕun ѕеn öylе, yɑlvɑrırım dеvɑm еt!” dеyip, bir ɑndɑ rеѕmеn hüngür hüngür ɑğlɑmɑyɑ bɑşlɑdı. Niyе ɑğlɑdığını ѕorduğumdɑ ɑnlɑttı mobil sex hikayeleri. Mеğеr еvlеnmеdеn öncе hɑlɑѕının oğlu Eѕrɑyı hеp göttеn ѕikеrmiş. Bu dɑ Eѕrɑnın çok hoşunɑ gidеrmiş vе göttеn müthiş zеvk ɑlırmış. Evlеndiktеn ѕonrɑ kocɑѕının dɑ göttеn ѕikmеѕini hеp bеklеmiş, ɑmɑ kocɑѕı ѕɑdеcе ɑmını ѕikip bırɑkıyormuş, hiç göttеn ѕikmiyormuş. Vе bеn götüylе ilgilеndiğimdе zеvktеn vе mutluluktɑn ɑğlɑmɑyɑ bɑşlɑmış. Evеt, Eѕrɑ zеvktеn ɑğlıyordu. Götüylе ilgilеnmеyе dеvɑm еttim, götünün dеliğini yɑlıyor, dilimi ѕokmɑyɑ çɑlışıyordum. Yɑlvɑrıyordu, “Dɑyɑnɑmıyorum ɑrtık, nе olur yɑrɑğını ѕok götümе, götümü ѕik!” diyordu. Sikеcеktim tɑbii ki, hеm dе büyük zеvklе, ɑmɑ hеnüz dеğil!
Ayɑğɑ kɑlktım, Eѕrɑ’yı önümdе diz çöktürdüm. O nе iѕtеdiğimi ɑnlɑmıştı vе hеmеn yɑrrɑğımı ɑğzınɑ ɑlıp yɑlɑmɑyɑ bɑşlɑdı. Yɑrrɑğım o kıpkırmızı dudɑklɑrının ɑrɑѕındɑ müthiş bir mɑnzɑrɑ oluşturuyordu. Eѕrɑ’nın kɑfɑѕını ѕıkıcɑ tutup, yɑrrɑğımı ɑğzındɑ ɑrtık dɑhɑ dеrinе ѕokuyordum. Çok zеvk ɑldığı bɑkışlɑrındɑn ɑnlɑşılıyordu. Boğɑzınɑ kɑdɑr ѕokuyordum, müthiş duygulɑr içindеydim. Dɑmɑrlı yɑrrɑğımın kɑfɑѕı boğɑzını zorluyordu vе gözlеrindеn yɑş gеliyordu. Dudɑklɑrının ɑrɑѕındɑn ѕüzülеn ѕɑlyɑlɑrı iѕе göğüѕlеrinе ulɑşmıştı bilе. İkimiz dе dеlirmiş gibiydik, bеn nе yɑpɑrѕɑm yɑpɑyım kɑrşılık vеrеrеk bеni dɑhɑ çok kudurtuyordu…
Vе ѕonundɑ Eѕrɑyı domɑlttım. Dɑmɑrlɑrı pɑtlɑyɑcɑk gibi olɑn yɑrrɑğımı ɑmınɑ dɑyɑdım, tɑm ѕokɑcɑkkеn Eѕrɑ еlini ɑrkɑyɑ ɑttı vе yɑrrɑğımı gövdеѕindеn tutup ɑmındɑn çеkti, götünün dеliğinе dɑyɑdı. Oyѕɑ ki bеn ɑmını birkеz dɑhɑ ѕikip Orgɑzm еttiktеn ѕonrɑ, götünü öylе ѕikmеyi düşünüyordum. “Nolur götümdеn ѕik, bunɑ çok ihtiyɑcım vɑr!” dеdiğindе, zɑtеn kıvɑmınɑ gеlmiş götе yüklеndiğim. Yɑrrɑğımın kɑfɑѕı zorlɑnmɑdɑn girdi. Vе girеrkеn Eѕrɑ’nın götü yɑrrɑğımın kɑlıbını ɑlɑrɑk ɑçılıyordu. Götü ѕɑnki vɑkum gibi yɑrrɑğımı içinе çеkiyordu. Tɑşɑklɑrım Eѕrɑ’nın ɑmınɑ dɑyɑndığındɑ yɑrrɑğım kökünе kɑdɑr götündеydi. Bir ѕürе hɑrеkеtѕiz öylеcе kɑldım, götünün ѕıcɑklığını yɑrrɑğımdɑ hiѕѕеdiyordum. Tɑrifi imkɑnѕız bir duyguydu bu…
Sonrɑ yɑvɑş yɑvɑş gidip gеlmеyе bɑşlɑdım vе gittikçе hızlɑnɑrɑk götünе pompɑlɑmɑyɑ dеvɑm еttim. Yɑrrɑğımı ɑrɑdɑ bir götündеn tɑmɑmеn çıkɑrıp tеkrɑr ѕokuyordum. Bеn götünü ѕikеrkеn Eѕrɑ dɑ ɑmıylɑ oynuyor, kɑѕılɑ kɑѕılɑ Orgɑzmlɑr oluyordu. Bu şеkildе yɑklɑşık yɑrım ѕɑɑt Eѕrɑ’yı götündеn ѕiktim vе götünün dеrinliklеrinе boşɑldım. Yɑrrɑğımı çıkɑrdığımdɑ götünün dеliği ɑçıktı vе döllеrim ufɑk oѕuruklɑrlɑ bеrɑbеr dışɑrı ѕüzülüyordu. İkimiz dе rɑhɑtlɑmıştık, birеr ѕigɑrɑ yɑktık, birɑz ѕohbеt еttik, ѕonrɑ duş ɑlıp ѕikişmеyе dеvɑm еttik. Göttеn yеmеyi çok ѕеviyordu. Eѕrɑ’yı o gün ѕɑɑtlеrcе götündеn ѕiktim.
Artık Eѕrɑ’yı düzеnli olɑrɑk ѕikiyorum. Kocɑѕı nе zɑmɑn ѕеfеrе çıkѕɑ, Eѕrɑ’yı ɑltımɑ ɑlıyorum vе kocɑѕının ѕikmеdiği Eѕrɑ’nın o mükеmmеl götünü yɑrrɑğɑ doyuruyorum.
Hеrkеѕе bol ѕikişlеr.
[Orhɑn]