eh işte biraz daha zariflemişken fakat zayıflamışken belki biraz sakinlemişken ben, ne zaman gözümü açsam kendimi kırık bir akvaryumun içinde buluyorum. bak iyi düşündüm nefretle aşk arasında irtifa kaybettiğim pek çok anda, bir kez daha yara izlerini öpebilsem ben tekrar tekrar öperdim be ali. bak geçecek zaman anlıyor musun? unutulacaksın, unutulacağım, unutacaksın, unutacağım. belki bölük pörçük belki silik anılar kalacak, muhtemelen hiç kalmayacak ya. ben belki sadece kırlangıçları hatırlarım.
'başka sevgilerde teselli bulunca işte biz o gün düşüneceğiz' -sezen aksu
biz beceremedik, hatalarla, yanlışlarla, yalanla, sadakatsizlikle doldurduk aslında pek çok sessizliği. hayır ben her şeyi açıklayabiliyorum da mesela ayrılık çok beklenen bir şeydi uzun zamandır ama ya onca şey, onca yaşanmışlık? yaşananlara rağmen nasıl atlatıyor insan? ha vuruyor geceden geceye o delilik, o ağrı tamam. ama nasıl da geçiyor. en çok bu acıtıyor.
'yani birini er geç unutmaya mahkum olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum. birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından bahsediyorum. o kişinin parça parça silinip alakasız hatıraların arasına karışmasından bahsediyorum.' -emrah serbes
yani mesela hatırlıyorum, zevkten, keyiften, mutluluktan, boş vermişlikten mayıştığımız saatleri, birbirimizin kollarının şeklini aldığımız, birbirimizin nefesi içinde tatlı uykuları paylaştığımız dakikaları. aslında ikimizdik fakat itiraf et tüm bu belli belirsiz anlar bencilce bir kendimizi düşünmüşlük içerisinde uçuşup dururdu; konuşmazdık, dinlemezdik, kafamızın içinden başka hiçbir yerde değildik aslında. bir keresinde hatırlıyorum bir şey söyledin, anlamadım fakat göz kapaklarımdaki ağırlık o kadar tatlıydı ki ne söylediğini tekrar ettirmeden kafamı salladım. daha sıkı sarılıp öptün beni. ah diyorum. ah. hala merak ediyorum ne dediğini, çünkü soramadım da bir daha. ah diyorum ah keşke tekrarlasan söylediğini, şimdi bile razıyım.
'yıllar sonra bunları yeniden düşündükçe, bazen kimilerinin kullanmış oldukları sözcükleri ve bizzat o kişileri yeniden yakalayabilmek mümkün olsa keşke diyesi geliyor insanın, bize tam olarak ne demek istemiş olduklarını sormak için.' -louis ferdinand celine
peki bu ara herkesin suratı asık. hayal kırıklığına uğramış insanlarla doldu yeryüzü. fakat doğru olduğunu düşündüğüm şeylere sıkıca sarıldığımız sürece güzel bir bahar akşamı olabiliyor en yağmurlu öğle vakti bile.
seleni özlüyorum. aliyi özlüyorum. cengizi özlüyorum. çok yorgunum. çok değiştim. eskisi gibi değilim. ve hala bitmedi değişim. yüzümü geleceğe ne kadar çevirirsem çevireyim paçamdan tutmuş çekiştiriyor anılar.