Ben yarınlarımı dünden inşaa ettim... Kaygılandığınız ne kadar risk varsa, o kadar ortasındaydım. Bencil, düşüncesiz insanlar topluluğunda esir kaldım. Hiç arkadaşım olmadı, hiç sorun etmedim. Hiç güneş yüzü göremeyeceğimi düşündüm, en sıcak şehirlerde. Korktum herkes gibi ama benim korkum, sizin kavgalarınız gibi olmadı... Benim korkum yüzünde 36 dikiş bıraktırır... Benim korkum ceza almamak için giydiğim en afilli kıyafetlerim... Benim korkum tekrar bir cesede sarılmak. Hayata çok erken atılmanın bir kötü yanı da, sokaklarda üşümeye alışmaktır ve hatta en sevdiğin kitabı, ısınmak için yakmak. Sizi hiç düşündüler mi ? Sizi hiç suçladılar mı ? Beni en çok beni düşünenler suçladı aslında. Gök kuşağının altından geçince, sihirli güçleri olacağına inanan bir çocuktum... Sizler, bana gök kuşağına halat bağlatan insanlarsınız. Sizin hiç para isteyecek tanıdıklarınız oldu mu ? Sizin hiç kavgaya çağıracak arkadaşlarınız oldu mu ? Beni en çok paramı yiyip kavgama gelmeyen arkadaşlarım bıçakladı... İnançlarımdan. Böyledir hayat, yedirdiğin kadar ödün verirsin ömründen. Buna alıştım, buna alışmak sorun değildi ama hiç bir zaman gülen yüzlerinize alışamadım... Belki de güvenmek istemedim. Sizin hiç babanız öldü mü ? Sizin hiç kafanıza silah dayandı mı ? Beni en çok kafama silah dayayan babamdan, intikam alamamam vurdu. Sizin gözünüz dönmüş, damarınız atmış... Benim kalbim sıkıştı, ellerim uyuştu da, hiç birinizi aleve vermedim. Sizin hiç tabancanız olmasını istediğiniz zamanlarınız oldu mu ? Sizin hiç mermi girişi serbest bir kafanız oldu mu ? Anlamadın mı ? Anla !