Amyotrofik lateral skleroz, sinir hücrelerini yok eden ve sakatlığa neden olan ilerleyici sinir sistemi (nörolojik) hastalığıdır.

Love Begins

pixel skylines
untitled
The Stonewall Inn
Monterey Bay Aquarium

oozey mess

Jar Jar Binks Fan Club
RMH
EXPECTATIONS
★

shark vs the universe
Misplaced Lens Cap
The Bowery Presents

PR's Tumblrdome

izzy's playlists!

@theartofmadeline


titsay

Product Placement
macklin celebrini has autism
seen from China

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Latvia

seen from United States
seen from Germany
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Spain
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
@doktorblogu
Amyotrofik lateral skleroz, sinir hücrelerini yok eden ve sakatlığa neden olan ilerleyici sinir sistemi (nörolojik) hastalığıdır.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Sinüzit Nedir? Sinüzit Nasıl Oluşur? Sinüzit Şikayetleri Nelerdir?
Burun alın şakak ve göz çevresindeki içi hava dolu boşluklara sinüs adı verilir. Sinüsler kanallarla buruna açılırlar. Bu kanalların içinden burun mukozası geçer. Bu mukozanın ürettiği salgı burun içine gelir ve solunum yollarının ısıtılmasını ve nemli kalmasını sağlar. Sinüsler salgıladıkları salgı ile tüm üst solunum yollarını sürekli temizler. Sinüzit: Sinüs boşluklarının içine döşenmiş olan mukozanın iltihaplanmasıdır.
Sinüzit nasıl oluşur?
Sinüzitin oluşmasında en önemli neden sinüslerin burun başluğuna açıldığı dar kanalların tıkanmasıdır. Bu nedenle mukus akımı engellenerek sinüs içerisinde birikir. Mukusun sinüs içerisinde birikmesiyle basınç artışına yol açarak yüzde basınç hissi ve ağrıya neden olur. Sinüslerin havalanması da bozulduğundan, havasız olan bu ortamda mikroorganizmalar basitçe üreyerek enfeksiyona neden ollinkar. İltihabın ilerlemesiyle mukusun kıvamı koyulaşır ve rengi sarı-yeşile döner.
Sinüzitin en belirgin şikâyetleri : Eğer ; * Eğilme, öksürme, başınız yerde iken kalkma ya da başınızı sallama gibi hareketler esnasında yüzde, yanaklarda, alında ya da göz çevresinde ortaya çıkan zonklayıcı ağrısı, * Uyuşukluk, çalışma arzusizliği ve depresyon gibi belirtiler, * Özellikle yetişkinlerde tek taraflı burun akıntısı, * Koku alma sorunluluğu yada kaybı, * Burundan nefes alırken zorlanma, * Çok seyreken de diş ağrısı görülüyorsa sinüzitten şüphelenilmelidir.
Ağız Neden Kokar? Ağız Kokusu Nasıl Önlenir?
Ağız kokusunu, bir hastalık olarak tanımlamak zahmetlidir. Ama önemli bir rahatsızlıktır. Ağızdaki kötü koku, hem kendimizi, hem etrafımızı rahatsız ettiği gibi, ihmal edilmemesi de gerekir. Öncelikle, ağızdaki kötü kokunun kaynağını bilmekte yarar var. Çünkü; ağız kokusu, bir hastalık değil, ama, bir hastalığın habercisi olabilir.
Ağız Kokusu Nedenleri
* Diş ve ağız kaynaklı rahatsızlıklar ve artıklar, * Bademcik iltihabı, burun ve sinüz hastalıkları, * Sindirim sistemi sorunlulukları, * Şeker hastalığı, karaciğer yetmezliği, böbrek yetmezliği, * Metabolizma sorunlulukları, * Açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olma, * Yenilen bazı yiyecekler, (soğan, sarımsak gibi) ile sigara ve alkol de ağızda kötü koku oluşturur.
Ağız Kokusu Nasıl Geçer ?
Eğer ağzınızda herhangi bir enfeksiyon, bedeninuzda nefesinizin kokmasına yol açacak herhangi bir sağlık problemu yok ise ;* Ağız ve diş derli toplu fırçalanır, gargara yapılır.* Diş fırçalama prosedürünün yanısıra dil temizliğinize de özen gösterin.* Diş ipi kullanmaya özen gösterin.* Sarımsak, soğan ve baharattan kaçının veya pişirerek yemeyi tercih edin.* Çoğunlukla kötü sindirildikleri için süt ürünleri de bu sorune yol açabilir.* Çok fazla çay ve kahve tüketmeyin.* Alkolü ve sigarayı bırakın.* Tükürük salgısını hareketlendirin. Bakteri oluşumunu engellemek için ağzın oksijenlenmesine yardımcı olun. Şekersiz sakız çiğnemek bunun en basit yolu.* Ağız kuruluğunu engellemek için gün boyu su için.
Bağışıklık Sistemi Nedir? Bağışıklık Sistemi Neden Zayıflar?
Bağışıklık sistemi, bedenin hastalık yapabilecek mikroorganizmalara karşı oluşturduğu savunma sistemidir. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi, kendimizi iyi hissetmemizi, iyi görünmemizi ve enerjimizi daha iyi kullanmamızı sağlar. Bizi enfeksiyonlardan, kanserlerden ve çevresel zararlardan korur. Ayrıca yanık veya ameliyat sonrası iyileşmede de sağlıklı ve güçlü bir bağışıklık sistemi gerekir. Bağışıklık sisteminin görevi ilk önce, bu organizmaların vücuda girmelerini önlemek ya da girer ise vücuda girdikleri yerde yutmak, yayılmalarını önlemek veya geciktirmektir. Bağışıklık sistemi bu görevlerini, yaşam süresi boyunca sürdürür. Ancak bazı koşullarda bağışıklık sistemi zayıflar. Bağışıklık sistemi çöktüğünde ise, hasta olunur.
Bağışıklık Sistemini Zayıflatan Faktörler
* Kötü beslenme alışkanlıkları, * Alkol, sigara, uyuşturucu, * Serbest radikaller, * Ağır metaller, hormonlar, genetik yapısıyla oynanmış gıdalar, * Kimyasal ilaçlar, * Hava kirliliği, * Egzersiz azlığı, hareketsizlik,
* Şişmanlık, * Protein, vitamin ve mineral alımının yetersizliği, * Bakteriyel ve viral enfeksiyonlar, * Beden ve çevre için gereken temizlik kurallarına uyulmaması, * Uyku saatlerinin düzensizliği, * Vücut ısısının, sık sık değişik sıcaklıktaki ortamlara maruz kalması, * Güneş ışığının azlığı.
Adet Kanaması Neden Gecikir? Adet Kanamasını Geciktiren Nedenler Nelerdir?
Adet kanaması, yumurtanın kendini geliştirdiği folikülün çatlaması olayı olup, folikülün çatlamaması durumu ise adet gecikmesi olarak açıklanır. Adet gecikmesi, adet kanamasının beklenen tarihinde olmaması durumudur.
Adet Gecikmesi Ne Demektir?
Normal bir kadında, iki adet arası süre 21 ile 35 gün arasıdır. Bu süre 35 günden daha çok olursa adet gecikmesi söz konusudur. Hal böyle olmakla beraber, kadınlar, gebelikte, emzirme periyodunda ve menopoz durumlarında adet kanaması olmaz. Bu dönemlerde yumurta olmadığı için adet görülmez.Adet Gecikmesinin Nedenleri : * Normal olarak adet gören bir kadın, adet kanaması gecikmiş ise ilk akla gelen neden hamileliktir. Gebelik testi yapılması gerekir. Eğer, gebe değil ise, diğer etkenlerin araştırılması gerekir. * Adet gecikmesinde, en yaygın görülen neden, yumurtanın geliştiği folikülün çatlamamasıdır. Aslında kadınların bir çoğunda yılda bir defa, siklüs, yumurtanın çatlamaması durumunu yaşanmaktadır. Ama birçok defa bir kaç günlük gecikmeye neden olduğu için fark edilmemektedir. * Adet kanaması, hormonlarla alakalıdır. Beyinden salgılanan bazı hormonlar (GnRh,FSH,LH gibi), yumurtalıkları uyarır ve östrojen hormonu üretilir. Yumurtlama olduğunda yani adet kanaması olduğunda ise progesteron hormonu üretilir. Progesteron, östrojeni dengelerse, düzgün, normal, adet görülür.
Eğer, beyin, yumurtalık, rahim arasındaki hormon mekanizması bozulur ise, adet düzensizlikleri ortaya çıkar. ( adet gecikmesi, erken adet görme, uzun-kısa adet görme gibi.) * Adet gecikmesinin bir diğer nedeni, polikistik over sendromudur. Polikistik Over Sendromu ilk ortaya çıktığı andan itibaren adet gecikmeleri görülür. * Tiroid bezi hastalıklarından olan hipotirpid-hipertiroid (tiroid bezinin az-çok çalışması) adet gecikmesine neden olabilir. * Prolaktin hormonu yüksekliğine (hiperprolaktinemi) neden olan hipofiz bezi rahatsızlıkları da adet gecikmesine neden olur. Ayrıca göğüslerden süt gelir. * Rahim içi yapılan operasyonlar, bilhassa, kürtaj, rahim içi dokuyu zedelediğinden adet gecikmesine yol açabilir. * Çeşitli sistemik ve dahili hastalıklar adet gecikmelerine yol açabilir. * Adet gecikmesi yaş ile de alakalıdır. Yeni adet görmeye başlamış buluğ çağındaki genç kızlar veya menopoza yaklaşmış kadınlarda adet gecikmeleri doğal olabilir. * Aşırı yapılan spor ve egzersizler de adette gecikmelere yol açabilir. * Sıkıntı,üzüntü, depresyon ve aynısı duygusal değişiklikler gecikmelere neden olabilir. * Mevsim ve mekan değişiklikleri, * Hızlı Kilo Alma ve Kilo Verme adet gecikmesi yapabilir. * Dengesiz beslenme de adet gecikmesine neden olur.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Faranjit Nedir? Faranjit Neden Olur? Faranjit Nedenleri Nelerdir?
Farenjit, farinks adı(yutağın) verilen boğaz kısmının iltihabıdır. Farinks, burun ve ağız boşluğunun arka tarafıdır. Yutağın bazı durumlarda mikrobik, bazı durumlarda metabolik, bazı durumlarda de çalışılan ortamın ısısına, tozuna bağlı olarak tepki göstermesi olan farenjit sık sık boğaz ağrısı ya da boğaz yangısı olarak anılır. İki tür faranjit vardır. Akut faranjit, Kronik faranjit.
Faranjit Nasıl Oluşur?
Boğazın arka kısmı mikroplara, toza, ısıya karşı titiztır. Hem akut hem de müzmin farenjitin nedenleri genellikle mikroplar ya da virüsler olsa da oluşmalarında arada ufak farklar bulunur. Kronik faranjitte sigara ve alkol kullanımı, alerji, virüs ve bakteriler, geniz akıntısı, kuru hava gibi nedenler etkilidir. Akut farenjitte ise neden genellikle virüs veya bakteridir.
Farenjit Nedenleri
Akut faranjit bir ensfeksiyon hastalığıdır. Sıklıkla virüslerin yol açtığı bir hastalıktır. Üst solunum yolu enfeksiyonunda eşlik eden boğaz arka duvarındaki enflamasyondur.Ancak, süreğen farenjitte ana neden, bir alerji olabilir. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.* Sigara içimi veya sigara içilen ortamda bulunmak,* Klimaların sık kullanıldığı ortamlarda bulunmak,* Ağzı açık ahenkak, yani, burun problemleri, burunda et büyümesi gibi nefes alımını engelliyen bilhassa gece uyku sırasındaki ağzı açık ahenkalar,* Tüketilen gıdaların, acılı, ekşili, sirkeli türden olması ve bunun alışkanlık haline getirilmeside, süreğen farenjite yol açabilir.Ana neden ortadan kaldırıldığında, şayet neden alerjik ise bu alerjen ortadan kalıdırıldığında veya alerji tedavisi yapıldığında süreğen farenjit de düzelir. Burunda problem varsa bu ortadan kalıdırıldığında süreğen faranjit düzelir.Akut faranjit ise bakteriyal veya viral bir hastalık olduğu için bunda tedavi planı farklıdır.Çok sıcak veya çok soğuk gıdalar boğazın arka duvarında tahrişe yol açabilir. Bu durumlarda gıdaların orta sıcaklıkta tüketilmesinde yarar vardır.
Grip ve Grip Tedavisi
Grip, viral bir hastalıktır ve virüslerle bulaşır. Tokalaşma, yakın konuşma, öpüşme gibi yakın temkatiyenrla daha çabuk bulaşır. Korunmak için ellerin sıklıkla yıkanması gerekir. Ayrıca grip olan kişilerin kalabalık ortamlarda bulunmaları da diğer kişilerin enfeksiyon kapmalarına neden olur. Grip Olma Olasılığı Fazla Olanlar: Kalabalık ortamlarda bulunanlar yüksek risk altındadır. Özellikle yuvaya giden çocuklar, ilkokul öğrencileri, ileri yaştaki insanlar, kalp ve tansiyon hastaları gibi vücut direncinin düşük olduğu insanlar ile hastanelerde çalışan sağlık personeli; hem kalabalık ortamlarda bulunuyor olmaları hem de vücut dirençlerinin basit düşmesi açısından risk altındadırlar.
Grip Tedavisi Nasıl Olur? Grip Tedavisinde Ne Tür İlaç Kullanılır?
Grip tedavisinde ilk önce istirahat oldukça önemlidir.Grip enfeksiyonunun başlangıç döneminde antibiyotik netlikle kulanılmamalıdır. Çünkü, grip virüslerle ortaya çıkan bir hastalıktır. Oysa antibiyotiklerin virüsler üzerinde etkisi yoktur.Bol C vitamini ve su tüketmenin yanısıra piyasada anti-gribal olarak satılan ilaçlardan da faydalanılabilir. Bu ilaçlar poşet durumunda sıcak suda eritilerek içilen ilaçlardır. İçinde hastanın ateşini düşürücü, kırgınlığı giderici, burun tıkanıklığını açıcı parasetamol gibi birtakım faktör maddeler bulunuyor. En çok kullanılanlardan Tylol Hot gibi anti-gribal ilaçların erken dönemde kullanımı hem gribin daha komplikasyonsuz ortadan kalkmasını hem de daha kısa sürmesini sağlıyor.Hekimler genelde grip hastalarına bu tarz anti-griballeri önerirler.Ancak karmaşık olmuş bir gribal enfensiyon varsa kesinlikle bir doktora danışmakta yarar vardır.
Hemoroid (Basur) Nasıl Tedavi Edilir?
Hemoroid Nasıl Geçer?
Hemoroid Nasıl İyileşir?
Hemoroid rahatsızlığı olan, birçok hasta iyi bir tıbbi tedavi ile bu rahatsızlıktan kurtulabilir. Tedavi teknikleri arasında kabızlığı engellemek için, bol posalı diyet, hijyenik koşulların sağlandığı derli toplu tuvalet alışkanlığı, bazen lastik bant gibi tekniklerle tedavi edilebilir. Cerrahi duruma engel durum teşkil edecek durum var ise, ömür boyu daima bol su, sebze, bol meyve alınması gerekir. Çaydan, kahveden, koladan, baharat ve rafine gıdalardan uzak durulması gerekir. Hemoroidden Kurtulmanın Yolları : Tıbbi Tedavi : * Kabızlıktan korunmalıdır. * Dışkılama sırasında ıkınmaktan kaçınmak gerekir * Alkol, acı biber, baharatlı yiyeceklerden kaçınmak gerekir. * Uzun süre hareketsiz oturarak yada ayakta kalmamalıdır. * Düzenli egzersiz yapmalıdır. * Bir çok fitil, merhem, krem mevcuttur. Bunlar şişmiş damar ve çevresinin şişliğini azaltmağa yardım ederlar. * Özellikle dışkılamadan sonra günde bir kaç defa ılık oturma banyoları (şiddetli kanama sırası hariç ) faydalıdır.
Diğer Tedavi Yöntemleri : Aşırı kanama olduğu zaman ve çok ağrı varsa, tıbbi tedaviye rağmen rahatlamıyorsa şu tekniklere müracaatlur. Skleroterapi : Hemoroidal damarların ve dokunun büzüşmesine neden olacak bazı kimyasal maddeleri, şiş olan hemoroid (basur) panete iğne ile enjekte etme tekniğidir. Genellikle 1.-2. derecede kanamalı hemoroidlerin tedavisinde kullanılır. Band Ligasyon : Hemoroid pakelerin lastik band ile bağlanması sonucunda bir süre sonra boğulan parça düşer ve yeri büzüşerek alttaki damarsal yapıların şişmesi önlenmiş olur.2.-3. derecede iç hemoroidlerde uygulanır. Band Ligasyonu dünya genelinde ve ülkemizde en çok kullanılan bir teknikdir. Cerrahi Tedavi : Hemoroidlerin ameliyatla menfaatilması prosedürüdir.Daha geniş bilgi i.in genel cerrahi hakkında bir siteye müracaatlması tavsiyelir.
Kansızlık (Anemi) Nedir? Kansızlık Nedenleri Nelerdir?
Kansızlık, tıp dilinde anemi olarak adlandırılır. Kansızlık, kandaki alyuvar ya da alyuvarlara renk veren hemoglobin sayısındaki azalmadır. Alyuvarların ömrü aşağı yukarı olarak yüz gündür. Bu nedenle vücut hiç durmadan yeni kan hücreleri yaparak ölenlerin yerine koymak zorundadır. Kandaki hemoglobin oranının, yaş ve cinsiyete göre kabul edilen dşayetleri : Erkeklerde 13 g/dL, Kadınlarda 12 g/dL, 6 ay ile 6 yaş arası çocuklarda 11 g/dL nin, 6-14 yaşlarda 12 g/dL nin altında ise, kişi anemik kabul edilir.
Kansızlığın Nedenleri
Kemik iliğinde kan yapımının azalması veya farklı nedenlerden kaynaklı kan kaybının artması kansızlığın sebebleridir. Kan yapımı azalmasının en fazla görülen nedenleri, demir eksikliği, B12 vitamini eksikliği ve folik asit eksikliğidir.Demir minaralinin besinlerle yetersiz alınması, bağırsaklardan emilimin az olması ve adet kanamaları, sindirim sistemi ülser ve kanser kanamaları gibi süreğen kanamalar demir eksikliğine nedeniyet verir.Yiyeceklerle alınan demirin emilim oranını yükzeltmek için C vitaminine de ihtiyaç vardır.B-12 vitamini eksikliği en fazla vejetaryenlerde görülür. Özellikle kırmızı et yemeyen kişilerde veya sosyo-ekonomik koşullara bağlı olarak et tüketemeyenlerde sık sık görülmektedir. B-12 mideden emilen bir vitamindir. Gastrit gibi bazı özel mide hastalıklarıda bu vitaminin eksikliğiyle karşılaşılır.Folik asit eksikliği ise, taze yeşil sebze ve yeşillik tüketmeyen kişilerde ve çok alkol alanlarda yaygındır. Vücudun gelişim zamanlarınde ve gebelikte folik asik gereksinimi artar.Bazı kan kanserleri de kansızlığa yol açabilir.
Kalp ameliyatına girecek 2 yaşındaki kızı çizgi film izleterek rahatlatmaya çalışan Kalp Cerrahı 👏🏻👏🏻
Doktor

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Demir Eksikliği Nedir? Demir Eksikliği Neden ve Ne Zaman Ortaya Çıkar?
Demir, sağlıklı bir yaşamın temel taşlarından biridir. Özellikle demir gereksinimi bayanlarda bir kat daha çokdır. Vücuttaki demirin 2/3’si hemoglobin’de, % 15’i ise depo edilmiş olarak karaciğer ve dalakta bulunur. Depo demirine ferritin denir. Demir ilaveten kkatiyenrda oksijen taşıyan myoglobulinde, bazı enzimlerin yapısında bulunmaktadır.Demir depoları bağırsaktan alınan demir ile düzenlenmektedir. Vücuttaki demir miktarı, olması gereken düzeyin altına iner ise, demir eksikliği ortaya çıkar. Demir eksikliği, kansızlığın en yaygın sebebidir. Demir alımı yetersiz ise ya da fazla kan kaybı sebebiyle demir eksikliği oluşmuşsa kansızlık ortaya çıkar. Kadınlarda adet kanamalarının fazlalığı, demir eksikliğinin en önemli nedenlerinden birisidir. Genellikle kadınlarda demir depoları daha azdır. Her üç kadından ve her iki gebeden birinde demir eksikliğine bağlı kansızlık görülür. Demir eksikliğinin tek olumsuz sonucu kuşkusuz kansızlık değildir. Demir eksikliği; bağışıklık sistemi, sinir iletimi ve bedenin ısı dengesini sağlama fonksiyonleri başta olmak suretiyle yaşamsal fonksiyonları olumsuz yönde etkiler.
Demir Eksikliği Ne Zaman Ortaya Çıkar? Vücutta Demir Neden Eksilir?
* Doğal olarak artan büyüme çağında ve gebelikte yaygındır.* Menstrüasyun (adet) olduğu dönemlerde. Kaybedilen kana karşılık, demir ihtiyacı kadınlarda erkeklere göre yüzde 60 fazladır.* Zayıflamak için yapılan tek yanlı diyetler ve vejeteryan beslenme.* Yanlış beslenme alışkanlığı ile. Demir, emilimi zor bir mineraldir. Kafeinli içecekler yemeklerle veya bitiminden hemen sonra alındığında, içinde bulunan tanen vasıtası ile demir atımı arttırılır.Demir eksikliği olan kişilerin dikkat etmesi gereken en önemli husus, demir bakımından zengin yiyecekler tüketerek, demir emilimini engel olan besinlerden uzak durmaktır.
Bademcik Şişmesine Ne İyi Gelir?
Bademcikler, bedenin savunma sisteminin en önemli organıdır. Boğaz yolu ile vücuda girmeye çalışan bakteri ve virüsler, bademcikler tarafından tutulur. Bademciklerimiz vücut direnci düşüp de, boğazdan giren bakteri sayısı artınca bunu önlemek için ürettiği antikor sayısını arttırır. Bu artış ve bakterilerin etkisiyle bademcikler şişer.Yani bademciklerin şişmesi tamamen bedenin bir savunma refleksidir, aynen öksürmek, hapşırmak gibi…
Bademciklerin Şişmesine İyi Gelen Bitki Tedavileri için Gerekli Şifalı Bitkiler : Yaban mersini, Hatmi, Papatya, Keten tohumu, Dut, Soğan, Zeytinyağı, Üzüm suyudur.
Bademciklerin Şişmesine İyi Gelen Bitki Kürleri ise, şu şekilde; * Yaban mersini on dakika süre ile sıcak suda demlenir. Süzülerek elde edilen sıvıya dut pekmezi ilave edilerek şurup kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Hastalık süresince hazırlanan bu şuruptan günde üç çorba kaşığı içilir. * Hatmi çiçeği ve papatya beraber demlenir, süzüldükten sonra iki saat dinlendirilir. Hazırlanan bu karışım şurup kıvamına gelinceye kadar üzüm suyu ile tatlandırılarak karıştırılır. Hastalık süresince bu şuruptan ısıtılarak bir fincan içilir. * Zeytinyağı ile pişirilen soğan lapa durumunda ezilir. Hazırlanan lapa ılık bir vaziyette temiz bir tülbente yayıldıktan sonra hastanın boğazına sarılır. * Kurutulmuş papatyalar gün boyu sirke dolu bir kapta bekletilir. Sıkılarak elde edilen lapa ısıtılarak bir tülbente yayılır. Hazırlanan yakı hastanın boğazına sarılır.
Osteoporoz Nedir? Osteoporoz Nasıl Oluşur? Osteoporoz Oluşumunda Kimler Risk Altındadır?
Osteoporoz, diğer adı ile kemik erimesi, kemik kitlesinde azalma, kemik dokusunun mikro mimari yapısının bozulması ile kendini gösteren bir hastalıktır. Kemiğin kırılgan hale gelmesi olarak da tanımlanabilir.Ostreoporoz, diğer adı ile kemik erimesi, aslında kemiklerin erimesi değil, kemiklerin kırığa neden olabilecek biçimde zayıflamasıdır.
Osteoporoz nasıl oluşur?
Kemik devamlı olarak yapılan ve yıkılan, kendini yenileyen bir organdır. Gençlerde kemik yapımı, yıkımına eşittir. Yaş ilerledikçe kemik yıkımı, kemik yapımdan daha çok olmaya başlar ve kemik kitlesi azalır. Kadınlarda, östrojen hormonu kemiklerin yıkımını engellemektedir. Adet kesimiyle yani menopoz döneminde bu hormon azaldığından kemik yıkımı artar. Çocuk ve genç yetişkin, yeterli kalsiyum almıyor, güneş ışınlarına yeterince maruz kalmıyorsa, kemik kitlesi azdır. Menopoz sonrası da, basitçe kaybediIir. Osteoporoz için kalıtsal bir yatkınlık da vardır. Osteoporozu, menopoz, hareketsizlik, yanlış beslenme, bazı ilaçlar ve hastalıklar hızlandırır.
Osteoporoz oluşumunda kimler risk altındadır?
* Ailesinde kemik erimesi olanlar,* Kadınlar, (ostrojen hormonu azalanlar)* Beyaz tenli, açık renk gözlü olanlar,* Kısa boylu ve zayıf olanlar,* 50 yaşın üstünde olanlar,* Menopoza girenler,* Operasyon ile yumurtalıkları alınanlar,* Yetersiz kalsiyum alanlar,* D vitamini eksikliği olanlar,* Hareketsiz yaşam tarzı olanlar,* Sigara içenler,* Alkol, kola ve kafeinli içecekleri çok tüketenler,* Bazı ilaçları uzun süre ve yüksek dozda kullananlar, (Örneğin; kortikosteroidler, lityum, alüminyum, antikonvülzanlar, antiasitler, antikoagülanlar, siklosporin, tiroid ilaçları ve bazı kanser ilaçları gibi).* Bazı hastalıkları olanlar, (Örneğin; şeker hastalığı, tiroid ya da paratiroid bezinin fazla çalışması, mide-barsak operasyonu geçirmiş olmak, uzun süren hareketsizlik, felçler, bazı Romatizmal hastalıklar ve diğer bazı endokrin (hormonal) hastalıklar, osteoporoza neden olabilmektedirler.)* Testosteron hormonu azalan erkekler, (Erkeklik hormonu olan testosterondaki azalma kemik kütlesini azaltmaktadır. Erkeklerde gonad fonksiyonunun; fonksiyonunin herhangi bir nedenle azalması, osteoporoza bağlı kırıklara yol açabilmektedir.)
Reflü Nedir? Reflü Nasıl Bir Hastalıktır? Hangi Durumlar Reflüye Yol Açabilir?
Reflü hastalığı ya da diğer adıyla asit reflüsü, mide içindeki sıvının yemek borusu içine geri kaçmasıdır. Geriye kaçan bu sıvı, içinde, mide asiti ve protein sindirilmesinde kullanılan pepsin isimli bir enzim barındırmaktadır. Asit, çok zararlı olup, yemek borusuna zarar verebilmektedir. Reflü, süreğen bir durumdur ve bir defa başladığında genellikle hayat boyu devam eder. Reflünün yemek borusunda neden olduğu hasar da, süreğen bir durumdur. Tedaviye başlandığında yemek borusu iyileşse dahi, tedavi bırakıldıktan birkaç ay sonra, yeniden aynı duruma gelir. Normal kişilerde de reflü olabilir, yalnız, hastalarda, bu reflünün süresi daha uzundur.
Reflü, gün içinde ayakta ya da gece yatakta olabilir. Ancak, vücudumuzun reflüyü ya da reflünün etkilerini engel olan koruyucu mekanizmaları vardır. Reflü, çoğu zaman kişi ayakta iken meydana gelmektedir. Yerçekimi etkisiyle bu sıvı, mideye geri dönmektedir. Kişiler yutkunurken de, bu sıvı, mideye geri gitmektedir. Ayrıca, tükrük salgısı, mide asitini nötralize etmektedir. Yalnız, bu üç koruyucu mekanizmanın, gece uyurken etkileri çok azalmaktadır. Yutkunma durur, tükrük salgısı ve yerçekimi etkisi azalır. Bu yüzden, asit, gece yemek borusunda daha uzun süre kalır ve daha çok zarar verir. Bu arada, bazı durumlar, daha çok, reflüye neden olabilir. Gebelik, bunlardan biridir. Yükselen gebelik hormon seviyelerine bağlı olarak yemek borusunun alt ucunda bulunan ve mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasına engelleyen yüksek basınç azaltır. Ayrıca, büyüyen canlıya bağlı karın içinin basıncı artmaktadır. Bu iki etki nedeniyle reflü artmaktadır. Ayrıca, yemek borusu kkatiyenrını zayıflatan bazı hastalıklar da reflüye neden olabilmektedir.
Kulak Ağrısı Neden Olur? Kulak Ağrısına Ne İyi Gelir?
Kulak ağrısı, bilhassa, çocuklarda orta kulak iltihabı olarak bilinen bu rahatsızlık, yetişkilerde de görülebilen bir rahatsızlıktır. Genellikle, geceleri şiddeti artan ve çeşitli enfeksiyonel rahatsızlıklar sonucunda ortaya çıkan bir durumdur.
Kulak Ağrısı
* Kulağın hava ve ortam kirliliğine bağlı olarak fazla kirlenmesi. * Kulağın enfeksiyon kapması. * Solunum yolları rahatszılığına bağlı olarak ortaya çıkabilir. * Darbe sonucu oluşan ağrılar. * Orta kulak iltihabı. * Ani hava sıcaklığı değişikliği. * Hava basıncının değişmesi,. gibi nedenlerle kulakta ağrı oluşabilir.
Kulak Ağrısına İyi Gelen Bitkisel Tedaviler
* Anne sütü ağrıyan kulağa damlatılırsa ( 1-2 damla) kulak ağrısına iyi gelir.Özellikle anne sütü ufak çocuklarda kulak ağrısına birebirdir.* Gülyağı kulak rahatsızlıklarına iyi gelir. ( 1-2 damla)* Üzüm sirkesi buharı kulak ağrısını azaltmaktadır.* Papatya ve zeytin yağı karıştırılır. Yaklaşık 20 gün güneş ışığında bekletilir. ( Cam kavanozda). Bu karışım güneşte beklerken aklımıza geldikçe çalkalanmalıdır.* Nane yağı kulağa damlatılırsa iyi gelir.* Çörekotu koklamak kulak ağrısına iyi gelir.* Soğan suyu kulak ağrısına yararlıdır.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Geniz Akıntısı ve Tedavisi
Geniz akıntısı,sinüslerde üretilen mukusun burun yerine geniz yoluyla boşalmasıdır. Geniz akıtısında, salgılar burun gerisinde birikir ve aşağı doğru akar. Ancak, geniz akıntısını oluşturan bazı nedenler vardır.Bunları sıralamak gerek görülürse, üst solunum yolları enfeksiyonları, alerjen faktörlerin oluşturduğu alerjiler, buruna giren yabancı cisimler, burnun anotomik yapısı, sigara, alkol, kafeinli içecekler, baharatlı yiyecekler, sinüzit, reflü gibi hastalıklar, bazı ilaçlar, kirli ve kuru hava gibi. Geniz akıntısı, boğazda ciddi bir rahatsızlık hissi doğurabilir. Enfeksiyon olmamasına rağmen bademcikler ve çevresinde şişlik oluşup boğazda bir şey varmış ve yutkunmakla gitmiyormuş hissi yaratabilir. Geniz akıntısını doğuran neden tedavi edildiğinde bu şikayetler de ortadan kalkar. Geniz akıntısı ise, bunu yaratan nedene göre tedavi edilir.
Geniz Akıntısı Tedavisi
* Bakterilerin yol açtığı burun ve sinüs enfeksiyonları, antibiyotikler ile tedavi edilir.* Kronik sinüzit için, cerrahi tedavi gerekebilir.* Allerji için korunma, anti-histaminik cinsi ilaçlar, kortizonlu burun spreyleri tedavileri kullanılır. Bazı anti-histaminikler salgıların koyulaşmasına yol açarak geniz akıntısı hissinin şiddetlenmesine neden olabilir.* Reflü için sosyal önlemler, diyet değişiklikleri ve mide asidini azaltıcı ilaçlar kullanılır.* Bol su içmek salgıların akışkan hale gelmesine yardım eder.* Kafein alımı kısıtlanmalıdır.* Salgıları akışkan hale getiren ilaçlardan faydalanılabilir.
Gribe Ne İyi Gelir?
Grip, temas, hava, hapşuruk,öksürük, gibi etkilerle etrafa yayılan damlacıklar aracılığı ile hastadan sağlama doğru yayılan bir hastalıktır. Grip, virüslerden kaynaklandığı için ve virüsler de antibiyotiklerden etkilenmediğinden bu hastalıkta antibiyotik tedavisi işe yaramaz. Gripte, hastanın netlikle dinlenmesi ve bol sıvı tüketmesi gerekir. Ancak, gribe iyi gelen yiyecekler, bitki çayları ve evde yapılan çorba ile gribi basit atlatmanız mümkün. Şimdi sırası ile, gribe iyi gelen çorba tarifimizi, yiyecek ve içecekleri sizlere transfer etmek istiyoruz. Gribe İyi Gelen Yiyecekler ve İçecekler : Haşlama balık, tavuk suyu, taze sıkılmış meyve suları, haşlama tavuk, tavuk ve sebze çorbaları, portakal, greyfurt, mandalina, limonlu çay, zencefil çayı, ekinezya çayı, kuşburnu çayı, adaçayı, papatya çayı, okaliptüs çayı, Bunun yanı sıra, boş kalorili abur cublinkar (patates cipsi, kola, şeker, çikolata…), alkol, kahve, kızartma ve aşırı baharatlı gıdalar ile burun tıkanıklığını arttıran süt ve süt ürünleri, bedenin susuz kalmasına neden olan aşırı tuz tüketilmemelidir.
Gribe İyi Gelen Çorba Tarifi : Doğranmış yarım lahana, doğranmış 1 soğan, 4-5 diş havanda dövülmüş sarımsak, dilimlenmiş 3 havuç, 3 adet doğranmış kereviz, 6 yemek kaşığı rendelenmiş taze zencefil, 1 limonun suyu. Sebzeleri aşağı yukarı 30 dakika kadar haşlayın. Sonra, zencefil ve sarımsağı ekleyip 5 dakika daha haşlayın. Haşlanmış karışımı blendırdan geçirin. Limon sıkın. Bir miktar kırmızı biber serperek sıcak sıcak için.