*Yaylada Çocuktum*
yaylada çocuktum
çamur batak dinlemez
şip şap şap şip gezer dururdum
taştan bahçe duvarları,
kakaolu kurabiye pişirme alanları
renkli dinamit telleri,
kolumuzda gökkuşağı bilezikleri
ev araba sahibiydim
taştan, tahtadan
ne istesem gelirdi
hayalden, kurmacadan
yaylada çocuktum
taşa yazı yazmaya yeltenirdim
cam parçaları elimi acıtırdı
ama ben vazgeçmezdim
yaylada çocuktum
taştan taşa uçtum
lastiklerim tutunamayınca
kayrırak gibi olurdu
kuş gibi
fiyyyuuuu!
çalılığa kondum
sana bir sır vereceğim
yaylada çocuk olmak
güneşli havaların değil daha çok çiseli ve dumanlı havanın çocukluğudur
çiseyi dumanı bilen sebinin
güneşi nasıl beklediğini bilemezsin
sabah uyanınca ilk işi yarım kapıya çıkmak olur
güneş gelir mi kollamak olur
dumanı görse de içinde hep bi parça umut bulunur
herkes çocukluğu ister
o zamana dönmek ister
açgözlülük mü benim ki bilmem
ben yaylada çocuk olmayı istiyorum
sellerden aşağı diplere kaymak istiyorum
cin hikayelerine inat fundalarda gezmek
sisler içinde yön bulmaca oynamak
1, 2, 3, 4, 5 çubuğumu parmağımın üzerinde tutmak
likapa rengiyle tüm kıyafetlerimi boyamak
cami bitince çobanlığa kaçmak
kayalıkların üstünde tükürükle kına yapmak
söylesene ben çok mu şey istiyorum
yaylayı ve yaylada çocuk olmayı istiyorum
ufak tefek yaramazlıklarımı görmeyi verin
yıkılan bahçe duvarını, sahibi görmeden tamir edin
ne olacak çeşmenin tıpasını siz kapatıverseniz
inanın bu kadar yaramazlığım
sakın karıştırmayın,
sıranla küçüklerin peşine düşen yaramaz ben değilim
hadi anlaşalım şimdi
bana yayla çocukluğumu verin...












