So much h fun
Show & Tell
hello vonnie
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Peter Solarz
Fai_Ryy
cherry valley forever
Jules of Nature

JVL
Not today Justin
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
YOU ARE THE REASON

Discoholic 🪩
Stranger Things
he wasn't even looking at me and he found me

Product Placement
Cosimo Galluzzi

izzy's playlists!
sheepfilms
🩵 avery cochrane 🩵
untitled
seen from Australia
seen from United States

seen from Canada

seen from Canada

seen from Australia
seen from United States
seen from United States
seen from Russia
seen from United States

seen from United States
seen from Australia

seen from Australia

seen from Germany

seen from Australia

seen from Singapore

seen from United States
seen from United States
seen from Australia

seen from United States

seen from United States
@clgnberber-blog
So much h fun

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
yalardım seni
Sohbeti Güzel Beyler Bloğunuzda Paylaşın Size Mesaj Atıyım ;) <3

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Aldatma hevesı olan komsumu kıramadım
Selam aldatan kadın seks hıkayelerı okurları herkeze merhabalar ben Tan İzmır buca da yasıyorum aslen İstanbul’luyum burada kı ıkıncı yılım yan daırede oturan komsum ıle bır kahve ıle baslayan yakınlasmamızı anlatacagım.
Komsumun ısmı Nıhan esıyle sorunları olan bırısı ıdı genel de esı ıle tartısırlardır bosanmak ıstedıgını belırttıgınde esı olacak haysıyetsız sıddet uyguluyordu bır gun aksam vaktı balkon teresa cıktıgım an komsum Nıhan’ın oturmus yıne huzunlu ve dusuncelı gorunce mutfaga gıdıp bırer nescafe yaparak gerı geldım merhaba bır nescafe ıster mısın sozu ıle gırıs yaptım sonucta medenı ınsanlardık bundan daha dogal bır sey olamazdı ben almayayım tesekkurler dıyıp tekrar bunda bır sey olmayacagını ıyı gelecegını belırterek yenıden ıkram ettım bu sefer gerı cevırmedı ve kabul ettı.
Sohbetımız Nıhan ıle boylece baslamıs oldu esınden dert yanıyordu oysa onu severek evlendıgını belırtıyor sonradan arkadas cevresı ıle cok degıstıgını soyluyordu avukat arkadasımın oldugunu yardımcı olabılecegımı belırttım urkek sekılde sagol tesekkur dıyebıldı boylece ılk sohbetımız son buldu fazla onu sıkmak ıstemıyordum yakınlasmak ıcın bır sonra kı gun yıne balkonda beklemeye basladım belkı cıkar yıne kahve ıcer sohbet ederız dıye ve bekledıgıme degdı balkona geldı bu sefer kahveler benden dıyerek beklemıyordum boyle bır yaklasımını acıkcası cok hosuma gıtmıstı ve pekı fakat yarın aksamda benden olursa kabul ederım dedım tamam anlastık bekle dedı ve ıcerıye gıttı gerı geldıgınde kahveler ıle bırlıkte uzerınde dar bır badıy gıyınmıstı sıyah renkdı ıcınden parıldayan beyaz sutyenı vardı altına ıse pılates yaparken gıyılen o ınce taytlardan gıyınmıstı.
Bu sefer Nıhan ıle sohbetlerımız ıkıncı gun olmasına ragmen cok daha sıcak ve samımı ıdı aslında bu durum benı rahatsız etmıstı ılk gun cok urkek ve cekıngen olan Nıhan gıtmıs yerıne sankı cok samımı oldugum sevgılım mıs gıbı bır Nıhan geldı her neyse lafı daha fazla uzatmadan hava o gece bıraz soguktu ruzgar esıyordu ona bızım tarafa gelmesını soyledım artık bızım terasta ıdık esı gelmeyecektı bu aksam bunun verdıgı bıraz rahatlık vardı aslında bıraz degıl bıldıgınız rahatlıgı vardı sonucta mutsuzda olsa evlı ıdı yan yana oturduk nescafelerımızı yudumlarken bırden Nıhan gogsume basını yasladı ve dıger elınıde kalbımın uzerıne koyarak mutlu olmaya oylesıne acımkı benım de bu hayatta yuzumun gulmeye ıhtıyacı var benı yanlıs anlama dıyıp dudaklarıma yapıstı yalnıs anlamam zaten soz konusu degıldı ıstedıgım bır seydı.
Dudak gelıp opustugum komsumun esı olan Nıhan ıle artık bırlıkte olup her fırsatta bır bırımızın olucaktık o esınde bulamadıgı mutlulugu bende bulacaktı nıhana sarılıp opmeye basladıgım an terasta daha fazla ılerıye gıdemezdık ıcerıye gecıp odanın yolunu tuttuk ve uzerınde kı dar bady cıkarıp beyaz sutyenı ıle karsımda duruyordu goguslerı memelerı bır ıcım su ıdı adeta vucudu bem beyazdı gunes tenıne degmemıstı nıhanımın ve sankı daha once hıc sevısmemıs gıbı bır bayan kadın gormemıs gıbı nıhana saldırdım fakat onu cok urkutmemelıydım ellerım goguslerınde oksuyor memeleırnı sıkıyordum dudakları dudagımda yıyısıyorduk emıyordum dudaklarını elını bırden nıhan bacaklarımın arasına attı ve aletımı oksamaya sıvazlamaya basladı benden daha hızlı davranmıstı bende buna ıstınaeden uzerınde ne var ne yok hepsını cıkartıp nıhanı onumde domalttım arkasına gecıp kalcalarını ayırıp opmeye yalamaya basladım.
Nıhanın kalcaları purussuz tertemızdı tatlı vajınası kalcalarının arasından seftalısını emıyor parmaklarımı ıcıne sokup cıkarıyordum bır elıyle kalcalarını ayırmıs bana yardımcı oluyordu altına gırıp nıhanın 69 pozısyonuna gectık aletımı buyuk bır ıstahla sıvazlayıp oksuyor gıt geller yaparak dudaklarına sokuyor bogazına dek ıtıklıyordu bende dudaklarıma dayalı poposunu aralayıp kenetlenmıs sekılde emıyor yalıyordum bır yandan da parmaklarımla delıgını ayırıp ıcıne sokup sokup cıkarıyordum parmaklarımla ıyıce delıgını alıstırınca ıkımızde ıyıce azıyorduk erken bosalmak ıstemıyorduk kucagıma geldı Nıhan ve onu kucagıma oturtup koklemeye basladım
oylesıne kendımızden gecmeye baslamıstık kı kucagımda hop oturup kalkan nıhan zevkten cıglık atarak ınlıyordu artık bende mutlu olucam bunu hak edıyorum dıyordu bır yandan da uzerımde oturup kalkıyor aletımı kasıklarıma dek sonuna dek vajınasının ıcerısıne alıyordu bende kalcalarımı hareket ettırıp alttan yukarı vuruyordum slap slaaps dıye ıslak ıslak vajınasında sesler yukselıyordu ıkımızde bır bırımıze sarılarak bosaldık.
Sikmesini bilene veriyorum diyen bayanlar neredesiniz?
AZGIN DULA EKSPERTİZ RAPORU
Merhaba benim adım Cüneyt. Yaşım 35, Gayrimenkul Danışmanıyım. Bir gün ofisime her zamanki gibi yine güncel telefonlardan biri geldi. Telefonda sesi oldukca hoş gelen, ama yaşının da oldukca olgun olduğu anlaşılan bir bayan, ‘evini satmak istediğini, ancak değişik bir piyasa olduğundan evine değer biçemediğini, bir ekspertiz hizmeti almak istediğini, gerekirse de sonra evini satmak istediğini’ söyledi. Ben adresi aldım ve hemen gelebileceğimi söyledim. Ama o ‘şuan bir işinin olduğunu, dışarı çıkması gerektiğini, eğer mümkünse akşam saat 19 gibi gelebileceğimi’ söyledi. Ben de mecburen, “Elbette olur.” dedim zaten bu tür durumlarla genelde karşılaşıyorduk.
Akşam dediği saatte ve adreste evine gittim. Kapı açıldığında birden dumura uğramıştım, karşımda kumral, 1.65 boylarında, kıvırcık ama uzun saçlı, oldukca dolgun dudakları olan ve o dudaklarını da ateş kırmızısı bir rujla daha da iri görünmesini sağlamış, harika bir vücuda sahip bir afet duruyordu. Hemen şok durumundan kendimi kurtarıp, “Merhaba.” dedim. O’da bana çok sıcak bir ses tonu ile, “Merhaba, hoş geldiniz.” diyerek içeri davet etti. Kısa bir tanışma faslından sonra evi gezebilmek için izin istedim. Odaları gezmeye başladım. Gerçekten evde çok fazla kimsenin yaşamadığı belliydi. Bunu düşünerek, “Tek mi yaşıyorsunuz?” dediğimde, derin bir iç çekerek, ‘10 yıldır yalnız yaşadığını, eşinin bir trafik kazasında öldüğünü’ söyledi. O anda anılarını tazelediğimden dolayı bir üzüntü hissettim…
Salon, oturma odası, mutfak, derken banyoyu görmek istedim. İnanılmaz bir zevkle döşenmiş bir banyo vardı. Yaşını göstermemesinin nedeni şimdi ortaya çıkmıştı, çok bakımlı bir bayandı. Onu bu konuda takdir ettikten sonra yatak odasına bakmak istedim. Tabi tam bu sırada banyo kapısında küçük bir sıkışıklık yaşadık. O anda sikimin uyandığını hissettim. Tabiki bunu O’da fark etti. Üzerimde takım elbisem olmasına rağmen, sıkıştığımız anda göğüs uçlarını hemen hissedebilmiştim. Harika bir vücuda sahipti. O andan itibaren artık evin değil, Sevdanın ekspertizini çıkarmaya başlamıştım. Biraz yaşlı olsada, çok kullanılmadığından harika ve tertemiz bir rapor çıkabilecek bir hatundu. Bu hislerle yatak odasına doğru geçtik. Yatak odasının kapısı kapalı, ama buna rağmen kapısına yaklaştıkca insanın içini gıdıklayan ve tahrik eden bir parfüm kokusu geliyordu odadan…
Kapıyı açarak içeri girdik. Yatak odası inanılmaz bir şekilde dekore edilmiş, bir çok fantezinin yaşanabileceği harika bir odaydı. İnanın o odada o güzelliğe rağmen Sevdayı değil, en çirkin kadını bile sabaha kadar düzebilirdim. Odaya bakmaya başladığımızda bir an göz göze geldik. ‘Harika bir zevke sahip olduğunu’ söyledim. O’da bana bu konuda teşekkür etti ve ‘Harika bir oda olsada, bomboş ve erkeksiz hiçbir özelliğinin olmadığını, kendisi için bu sebepten dolayı fazla bir sey ifade etmediğini’ söyledi. O anda ona sarılıp ‘erkeğin burada, haydi şu odanın dekorunu tamamlayalım’ demek geldiysede, ‘meslek etiğini ön plana koy oğlum Cüneyt’ diyerekde kendimi tutmaya çalışıyordum. Ama Sevdanın bunu dikkate alacak bir durumu yoktu, elimden tuttu ve beni yatağın üzerine doğru çekti…
O anda ben de artık her şeyi unutmuş, bu Dul kadının tadını çıkarmaya karar vermiştim. Biranda dudaklarına yapıştım ve o kalın dudaklarını Fransız öpücüğü ile 10 dakika kadar öptüm, emdim. O’da beni emerek sömürüyor, 10 yılın acısını dudaklarımdan çıkarıyordu. Aslında övünmek gibi olmasın ama, benimde dudaklarım tahrik edici ve harikadır. Benim ise tek düşüncem tecrübelerimin bana verdiği şeye göre bu kadar kalın ve iri dudaklara sahip bir kadının amcığının dudaklarıda çok kalın ve etli olmalıydı. Müthiş bir şeydi, bir an önce oraya inmek ve amını yalamak istiyordum. 10 dakikadan uzun öpüşme turumuzda, farkında olmadan birbirimizi parçalayarak soymuş ve bir anda külotlarımızla kalmıştık. Yavaş yavaş boynunu ve kulak memelerini yalayarak hedefime doğru inmeye başladığımda, bir anda es geçerek gidemeyeceğim o harika göğüslerle karşılaştım. Harika duruyorlar, “Beni em, beni ısır!” diye yalvarıryorlardı adeta…
Uçları kocaman olmuş ve tavanı işaret eden göğüs uçlarını parmağımla ağzımın içinde yuvarlamaya başladım. Harikaydı! Karımınkiler bile ondan genç olmasına rağmen böyle değildi, tabi onlarıda ben eskitmiştim. O harika göğüsleri emerken bir yandanda elimle ıslaklığını hissetmeye başladığım amcığını parmağımla ezmeye ve parmağımı yavaş yavaş içine sokmaya başladım. Gerçektende çok kalın am dudakları vardı. Artık göğüslerle işim bitmiş, esas hedefe yönelmiştim. Sevda ise bu arada inlemeye başlamış, bana ‘harika olduğumu, tüm kötü anılarını silmeye başladığımdan’ falan söz ediyordu. Bir eliylede yarağımı okşayarak, ucunda oluşmaya başlayan sıvıyı hissetmeye çalışıyordu…
Yırtarcasına külotunu çıkardım ve dudaklarımın tüm varlığını ona verircesine amına gömüldüm. İnlemeleri sıklaşmaya başlamış ve artık orgazm olmak üzereydi. Bu anı kaçıramazdım. Onu ağzımın içerisinde istiyordum, hemen 69 olduk. O’da yarağımı ağzına alarak yılların hasretini çıkarmaya başlamış, tüm iç organlarımı yarağımın deliğinden çıkaracak gibi sikimi emiyordu. Ben ise kendimden geçmiş, o harika amın tadını çıkarmaya bakıyordum. Ani bir titreme ile boşaldığını hissettim. Bu beni dahada tahrik etmişti. Dilimi amının en iç noktasına kadar sokmaya ve amının duvarlarını temizleyerek dilimle onu sikmeye başladım. Klitorisini dişlerimin arsasında yavaşca ezip onu çıldırtıyor, hafif bir acıyla ona müthiş bir zevk veriyordum. Harika am dudaklarını tüm ağzımın içine alıp emmeye başladım. O ise çıldırmış gibi yatağın bir o kenarına, bir bu kenarına kendini atmaya başlamış, “Beni delirttin, artık sik beni!” demeye başlamıştı.
Ben bu işin bu kadar basit ve çabuk olmaması gerektiğini biliyordum. Amını yalarken bir elimlede harika göt deliğini keşfetmiş ve dairesel hareketlerle onuda yakın geleceğe hazırlamaya başladım. Bu arada o ise yarağımla ağzını doldurmuş, inleme sesleri değişmiş ve garip garip sesler çıkarıyor, adeta o odayı yıkmaya çalışıyordu. O sırada bana ‘kendimi tutmamamı ve onu döllerimle beslememi’ istedi. Haklıydı, belkide suya aç toprak gibi olmuştu karı ve ben onu beslemeliydim. Bunlar beni çıldırtan kelimelerdi ve o an ağzına tüm varlığımla boşaldım. O ise tek damlasını bile ziyan etmemek için o kocaman yarağın her cm’sini ağzına almış, menilerim dışarı kaçmasın diye çaba gösteriyordu. Harika bir kadındı ve sikişin en kralını hak ediyordu, bense karımın dediği gibi ‘harika sikişen bir erkek’ idim ve görevimi en layıkı ile yapacaktım.
Tüm menilerimi bir anda yutan Sevda birden ters döndü ve o kalın duakları ile beni öpmeye başladı. Ben de bir yandan dudaklarını öpüyor, biryandan da aniden ayrıldığım amcığını parmaklıyor, diğer parmağımla da göt deliğine masaja devam ediyordum. Artık yalvarmaya başladı ve “Hadi sik beni, erkeğim, kocacığım!” demeye başlamıştı. Hemen onu köpek pozisyonuna getirdim, iki orta parmağımı amına sokup çıkarmaya başladım ve götünün deliğini yalayarak büyütmeye başladım. O’da artık kıvamına gelmiş ve dudakları bir içeri bir dışarı girerek adeta götünden nefes alır duruma gelmişti. O anda amını yalıyor, dilimi götüne sokuyor, iki deliğini de parmaklıyor, onu çıldırtıyordum. Onu hemen bana özel bir stil olan sikiş durumuna getirdim (harika bir stil), yarağımı tutarak amının dudaklarına fırça çekmeye başladım. O ise bana yalvarıyor, “Artık sok ve bu işi bitir!” diyordu…
O anda yavaş fırçalama hareketi kendini ani bir darbeye bıraktı ve tüm derinliklerini hissedercesine amının içine girdim. O anda o yarağın yerinde kendim olmayı o kadar çok istiyordum ki, o amın iç duvarlarını yalamak ve öpmek harika olurdu. Sevdanın göz bebekleri geriye kaymış, kalın dudaklarını ısırmaktan artık dahada şişirmişti. 5 dakika kadar sonra bir kez daha boşaldığını hissettim, tüm vücudu titremişti çünkü. Odanın içi inlemelerle yıkılıyor, ben de bu inlemelere eşlik ederek, onun yalnız olmadığını hissettiriyordum. Bir 15 dakika bunu o pozisyonda siktikten sonra, domalmasını istedim. Artık sıra o harika göte gelmişti ve benim yarağımın kafası da artık şişmiş ve olağan kalınlığının çok üzerine çıkmıştı.
Biliyordum ki uzun zamandır sikişmemişti. Götünü çok kibar sikmeliydim, en azından ilk başlangıçta. Odada kayganlaştırıcı malzeme bulmak zor değildi zaten. Ama önce ağzına verdim ve ‘onu götünden sikerken nasıl zevk alacağını’ kulağına fısıldarken, onun da kafasını yalamasını sağlıyordum. Ona azda olsa acı çektirmemek için yarağımın başını kremledim ve birazda göt deliğine sürerek masaj yaptım. Artık her şey tamamdı, bir tek içeri girmek kalmıştı. Başını deliğine getirdim ve hafiften zorladım. Ucu girmeye başlamıştı ki, Sevdanın duran inlemeleri yeniden başladı. Biraz daha, biraz daha, biraz daha… Hem ağır, hem sikimle masaj yaparak ittiriyordum. Ve başı içine girdi. Sevda ise onca yıla rağmen, uzun masajında etkisi ile hiç acı çekmemişti. Ben de bunu istiyordum, çünkü o acı çektirilmeyecek kadar bir kenarda unutulmuş bir çiçekti…
Artık gidip gelmeye başladım. Götüne soktukca, gidip gelmelerim hızlandıkca, Sevda adeta eriyor, bir balık gibi elimden kayarcasına kıvranıyordu. Harika bir şeydi, O’da sikişmeyi çok iyi biliyordu. Ellerimle kavradım ve bir taraftanda amını alttan beri parmaklıyor, bir elimle de bir omzundan yarağıma doğru onu çekerek ritmi hızlandırıyordum. Artık her şey harikaydı, ikimizde kopmuş doruğa çıkmıştık. Artık patlamamın zamanı gelmişti. Patladıktan sonra o dölün hafif açılmış göt deliğinden süzülüşü beni her zaman delirtir, o anı tekrar yaşayacaktım. Ve öyle oldu. Yanardağ içeride patlamış, ama lavlar dışarıya süzülüyordu. Sevda ise süzülen menileri parmaklıyor ve ağzına götürüyor, birazını da göğüs uçlarında eritiyordu. Terden ikimizde sucuk gibi olmuş, kendimizi yatağın üzerine atmıştık. Götü bana dönüktü ve döller halen göt deliğinden süzülüyordu. Ben biraz daha yanaştım ve halen dim dik olan yarağımla amına masaj yapmaya başladım…
Olgun kadınlar beni her zaman mest etmiştir, hele birde dul kalıp uzun zaman yarak hasreti çeken azgın kadınlar. Bu anı bir daha yaşayabilmek zor olabilirdi ve bunu hatırladığımda sikişe devam ettim. Yatakta oturur pozisyona gelerek, Sevdayı saçlarından tutup çevirdim ve yarağımı ağzına verdim. Halen aynı iştahla emiyordu. Yatırdım ve bacaklarını omuzuma aldım, hafiften de bacaklarını kapattırarak am dudaklarının birleşmesini sağladım ve yarağımla o harika ama fırça çekmeye başladım. Yine, “Beni sik!” demeye başladı. Busefer benimde fazla yalvarttırabilecek halim yoktu ve amına yarağımı sokarak gidip gelmeye, onun kalça hareketlerine karşılık aynı hareketlerle yatakta yarak ve am dansı yapmaya başladık. Bu sikişimiz de önceki boşalmalarımla beraber belki 45 dakika sürdü.
Uzun zamandır yarak girmeyen am olduğu için amının kenarları bu kadar sikişe dayanamadı herhalde, “Yanıyor…” demeye başladığında ben de patlamıştım zaten. Sonra birbirimizi okşayarak sessizce dinlendik. Daha sonra beni elimden tutarak banyoya götürdü ve koskaca bir jakuzi küvetin içinde bir saat kadar daha eğlenip iki posta daha atarak işimizi bitirdik. Sevda çok mutluydu, ben de öyle. Ertesi hafta bunu birkaç defa daha tekrarladık, her seferi bir öncekinden daha ateşliydi. Sevdaya çıkarttığım ekspertiz raporu harikaydı. O mutluydu, ben ise olgun bayanlara karşı olan ilgimden dolayı mest olmuştum…
Kocam beceremeyince başkaları becerdi
Selam. Ben mehtap. Bu hikayemi evli olan kadınlara, bu büyük tadı kaçırmamaları ve hayatlarında alabilecekleri en büyük mutluluğa ulaşabilmeleri için yazıyorum. Mutlu bir evliliği olan bir çiftiz. İzmirdeoturuyoruz ve 3 yaşında bir kızımız var. Ben bir şirkette üst düzey yöneticiyim, eşim de bir reklam firmasında iyi bir mevkidedir. Evliliğimizin ilk 5 yılı boyunca çok güzel bir ilişkimiz vardı ve… seks hayatımızda da gayet iyi bir birlikteliğimiz olduğunu düşünüyordum. Bunu düşünmemdeki sebeb, işlerimizin yoğun olmasına rağmen haftada bir gün sevişmemiz, seks yapmamız ve bunun bana yetmesi ve her sevişmemizde, seks yapmamızda orgazm olabilmem, eşimi sevmemdi. Geçen yıl bir toplantı için İstanbula gitmem gerekiyordu.
İstanbula gittiğimde toplantı gayet iyi geçti, ama oldukça da yorgundum. Otele gittim ve bir duş aldıktan sonra yatakta biraz uzandım. Birkaç saat uyumuşum, uyandığımda saatin 22 olduğunu fark ettim. Oldukça da acıkmıştım, bu saatte ne yiyebilirim diye düşündüm, üzerime yaz olduğu için ince bir bluz ve mini etek geçirdim, makyajımı yaptıktan sonra aşağıya otelin lobisine indim ve resepsiyona neler yiyebileceğimi sordum. O anda saat 23 olmuştu ve resepsiyondaki görevli otelin barında içecek ve yiyecek bir şeyler bulabileceğimi söyledi. Otelin barına doğru giderken o kapıdan girdiğimde hayatımda çok yeni ve güzel bir şeylerin başlayacağını nereden bilebilirdim. Bara gittim oturdum ve barmen bir sandviç hazırlayabileceğini söyledi. Barda 6-7 çift ve 5-6 yalnız erkek ve ben vardım. Sandviçim geldi, yedim ve bir kadeh şarap içtikten sonra tam kalkacaktım ki, yalnız erkeklerden biri gözüme ilişti. Çok yakışıklı bir erkekti ve 35 -36 yaşlarındaydı, gözlerimi ondan alamıyordum. Bir kadeh daha şarap içtim, sonra bir kadeh daha istedim.
O sırada beklemediğim bir şey oldu, o yakışıklı genç bana doğru yaklaştı ve bana yanıma oturup oturamayacağını sordu. Çok heyecanlanmıştım, “Tabii buyurun!” dedim. Tanıştık, oturdu. Adı Hakandı. Biraz konuştuk. Gerçekten çok yakışıklıydı, kumraldı, saçları oldukça kısa kesilmişti ve ona çok yakışıyordu. Birden sıcak bir ortam oluştu, çok iyi espriler yapıyor, beni güldürüyordu. Saat bu arada gece 1 olmuştu ve bar iyice hareketlenmişti. Romantik bir şarkı çalıyordu ve çiftler dans ediyorlardı. Hakan, “Dans edelim mi?” dediğinde, hemen, “Olur! Böylesine yakışlıklı bir erkekle dans edilmez mi hiç?” dedim. Ve bunu ona nasıl söylediğime ben de şaşırdım, biraz yüzümün kızardığını hissettim. Dans etmeye başladık ve ona dokununca bacakaramda bir sıcaklık hissetim. Sanki birden bütün kan amıma hareket etmişti. Bir süre sonra daha yakından dans etmeye başladık.
Bu arada konuşuyorduk da. Aklıma birden eşim ve kızım geldi, doğru bir şey yapıyor muydum, ama ondan çok hoşlanmıştım, suçluluk duygusu hissediyor ama kendimi alamıyordum. Bu arada Hakan beni iyice kendine doğru çekmişti, vücutlarımız birbirine iyice değiyordu. İnce bluzumun altında sert ve sıcak bir şeyin bana değdiğini hissediyordum, Hakanın penisi kalkmıştı ve bu sıcaklık kanımı hareketlendirmişti. Ben daha da sarıldım. Yarım saat kadar dans ettikten sonra tekrar oturduğumuzda, Hakanın, “Daha fazla vakit kaybetmeyelim istersen!” dediğinde ne demek istediğini anlamıştım. Ama bunu yapabileceğimi hiç düşünememiştim. Eşimi düşünüyordum. Eşim beni bir keresinde aldatmıştı, ama ne de olsa o erkekti. Kızıma karşı sorumluluklarım, Hakan güvenilir bir erkek mi, hastalık kapar mıyım soruları ard arda geliyordu. Üstelik daha önce hiç bir erkeğe bu gözle bakmamıştım. Benim için tek bir erkek vardı, o da eşimdi. Elime eşimden başka erkek eli değmemişti diyebilirim. Eşimi çok seviyordum, ona aşıktım ve hiç aklımda böyle bir fikir bile yoktu. Nedense buna benim de hakkım vardı diye düşündüm, ama yine de cesaret edemiyordum, hiç tanımadığım bir erkekle nasıl birlikte olabilirdim, daha sonra beni ve ailemi rahatsız eder miydi, beni başkalarına anlatır mıydı acaba. Büyük bir ikilemin içindeydim, ne diyeceğimi bilemiyordum, denemeli miydim bilmiyordum. Siz olsaydınız ne yapardınız acaba? Ama içimde öyle bir his vardı ki, canım seks istiyordu, yabancı bir erkekle bunu konuşuyor olmak da bana ayrı bir heyecan veriyordu. Hakan çok iyi niyetle, “Boş ver, teklifimi unut, özür dilerim, bir an seni çok istedim, cesaretim için affet!” dedi.
Bir anda cesaretimi toplayıp dudaklarını öptüm. Ve o tad hala içimi kıpırdatır, harikaydı, bütün vücudum ateşler içindeydi sanki. Hemen, “Nereye gideceğiz?” dedim. “İster senin odana çıkalım, istersen benim evime gidelim, çok hoş bir evim var, nasıl rahat edersen. İstersen bize gidelim sadece uyuyalım, her şey sana bağlı!” dedi. Beraber çıktık ve otelin park yerindeki Lüx bir Jeepin kapısını açtığında, kendi kendime ne yaptığımı sorguluyordum, sarhoş değildim ve çok heyecanlıydım, ağzımın kuruduğunu hissetim. İstanbulu pek bilmiyordum, ama Sarıyere doğru giderken konuşuyorduk. Eşimden ve kızımdan bahsettim. Hakan bekarmış. Evi müstakil bir evdi ve çok güzeldi. Ne iş yaptığını sorduğumda iş adamı olduğunu söyledi. Evin içi de çok güzeldi ve zevkle döşenmişti. Salonda oturduk, karnımın acıktığını söyledim ve beni mutfağa davet etti, dolapta bir şeyler olabileceğini, bakmamı söyledi. Dolabı açtığımda çok sevdiğim o çikolatalı pastayı gördüm ve bir parça alarak salona geçtik. “Televizyon seyredelim mi?” dedim, hala çok tedirgindim. Ve bana hiç sarkıntılık etmeden konuşuyorduk. Televizyonu açtı, kumandayı bana verdi. Onun bu sakin hali beni rahatlatmıştı, huzursuz değildim artık ve TV’nin kanallarını zaplamaya başladım, paralı yayınların birinin Erotik kanalı çıktı birden karşıma. Bir kadın ve iki erkek sevişiyorlardı, paralı yayınlarda bu kadar açık porno gösterdiğini bilmiyordum. Kadın erkeklerden birinin penisini ağzına almıştı, diğeri de kadını sikiyordu. Çok heyecanlandım, ama Hakana da bakamıyordum. Hakan, “Seyretmek istersen porno CD’ler de var, bak istersen.” dedi ve televizyonun yanındaki kütüphaneyi gösterdi. Ayağa kalktım ama bacaklarım resmen titriyordu. Kütüphanenin yanına gittiğimde en az 100 tane porno CD den oluşan porno kolleksiyonu vardı. Üzerlerinde resimler de vardı. Hepsine tek tek baktım ve Hakana, “Ne çok CD’in var!” dedim, güldü. Üzerinde Big Dicks (Büyük Yarraklar) yazan CD’yi Hakana uzattım, seçtiğim CD’yi görünce gülüştük. Hakan CD’yi Playere taktı ve “Ben bir duş almak istiyorum, olur mu? Sen seyret!” dedi, ben de başımı salladım. Hakan gitti ve ben seyretmeye başladım. Daha önce pek porno film seyretmemiştim, eşimle 1 veya 2 kez seyretmiştik, evliliğimizin ilk yıllarında. Eşimle seyrettiğimiz filmdeki erkeklerin penisleri öyle büyüktü ki, kocamınki onların yanında küçücük kalıyordu. Eşimle Penis boyları hakkında biraz yorum yapmış ve sonra da eşimin Penisini ölçmüştük, eşiminki 16 cm idi. Ama Hakanın CD’sindekiler, eşimle seyrettiğim filmdekilerden çok dah büyük ve kalındı. Yaklaşık 20 dakika sonra Hakan banyodan geldi, üzerinde bornoz vardı ve yeni yıkanmış hali çok hoştu. “Nasıl gidiyor?” dedi. Ben de filmdeki Penislerin ne kadar büyük olduğunu söyleyerek, “Baksana, bunlar gerçek değil herhalde?” dedim. Güldü. “Neden gülüyorsun?” dediğimde, “Benimki onlardan daha büyük ki!” dedi. İnanmadım, “Yalan söylüyorsun!” dedim. Yanıma geldi, “İnanamıyorsan bornozun altına bak!” dedi. Ben de, “Yalan, kesin yalan!” dedim. Bu arada, hem izlediğim filmden, hem de Hakanla bunları konuşmaktanamımın suyu akmaya başlamış ve oldukça ıslanmıştı, külodum bile sırılsıklamdı. Hakanın Penisi bornozun altında ve burnumun önünde duruyordu. Ben oturuyordum, Hakan ayakta duruyordu. Hakanın gözlerine bakarak bornozunu aralamak için ellerimi uzattım. Bornozunu açtığımda gözlerim aşağıya kaydırdım ve kocamdan başka ilk defa bir erkeğin Penisi ile karşı karşıyaydım. Okadar heyecanlanmıştım ki onu çıplak görünce, amımın ısındığını hissediyordum. Üstelik dediği gibi, Penisi inik haliyle bile öyle büyük ve kalındı ki, inik hali kocamın penisinin kalkmış halinden çok daha büyüktü.
Çok şaşırmıştım ve öylece bir kaç saniye dona kalmıştım. Gözlerimi ondan alamıyordum, çok büyük ve kalın olmasının yanında çok da güzel bir penisti. Bir penisin bu kadar güzel olabileceğini hiç düşünmemiştim. Tam ona dokunacaktım ki, Hakan beni kollarımdan tutarak kaldırdı ve bornozunu çıkardı. Tamamen çıplaktı ve vücudu çok güzeldi. Dudaklarımdan öpmeye başladı, ben de kollarımı boynuna dolayıp sarıldım. Kocamdan başka bir erkeğe çırılçıplakken ilk defa sarılıyordum, çok güzel bir histi. Sonra o beni öperken poposunu elledim, öyle güzel ve değişik bir duyguydu ki anlatamam. İki elimle poposunu sıkıca sıktım ve bana doğru çektim onu. Sonra heyecanla Penisine baktım, ki ben ona yarrak diyeceğim, yarrağı gittikçe büyüyor ve devleşiyordu adeta. Bir elimle yarrağını tuttum ve bir elimle poposunu tutuyordum. Hakan elleriyle eteğimi kaldırarak popomu ellemeye başladı. Hakanın yarrağını öpmek istedim, normalde Penisi ağzıma almayı çok sevmezdim, kocamın penisini de mümkün olduğunca öpmezdim, yani benim midemi bulandırırdı genelde, kocam istediği halde ben öpmezdim. Ama Hakanın yarrağını öpmek için içimde dayanılmaz bir istek duyuyordum. Zorlukla dudaklarımı Hakanıın dudaklarından ayırdım ve önüne eğildim. O harika yarrak karşımda duruyordu, iki elimle onu ellerime aldım, büyüklüğünü nasıl tarif etsem, bir büyük salam kadardı. Elimde dünyanın en güzel yarrağı vardı. Hakanın yarrağının başından öpmeye başladım, tadı çok güzeldi, kocamın Penisini öperken hiç böyle hissetmemiştim. Demek ki yarrakların tadı da farklı olabiliyormuş, bu sefer hiç midem bulanmıyordu, dudaklarımı yarrağından uzaklaştıramıyordum, her milimetrekaresini öpmek, yalamak istiyordum. Hakan beni kaldırdı ve bluzumü çıkardı. Göğüslerim büyük sayılmazdı ve hafif sarkıktır diyebilirim, ama heyecandan göğüs uçlarım dimdik olmuştu. Hakan dudaklarını meme uçlarıma değdirdiğinde adeta zevkten çıldırdım. Hakan biraz sonra eteğimi de çıkardığında sadece külodum kalmıştı üzerimde. Kocamdan başka bir erkeğin karşısında sadece küldumlaydım. Aslında başka bir erkeğin karşısında soyunamıyacağımı, vücudumdan utanacağımı düşünüyordum. Kendimi pek güzel bulmuyordum, ama Hakandan hiç utanmadım, onun karşısında çıplak olmak hissi, onun benim göğüslerime, küloduma bakıyor olması hissi ve benim onu çırılçıplak görüyor olmam kadar harika bir şey olamazdı. Hakan külodumun üstünden popomu, amımı okşuyordu, “Külodun ne kadar ıslanmış!” dedi. Ben de, “Bu yarrağın karşısında ıslanmasın da ne yapsın, harika bir yarrağın var, kocamın Penisinin iki katından bile büyük, kocamınkini öpmeyi pek sevmezdim ama senin yarrağını ağzıma almak istiyorum, yatar mısın?” dedim. Hakan beni tutarak yatak odasına çıkardı. Yatağı oldukça büyüktü ve çarşaflar tertemizdi. Yatağa yattı, yarrağı dimdik bir abide gibi duruyordu.
Hemen yarrağını öpmeye başladım. Harika kokuyordu, derin bir nefes aldım, kokusunu içime çektim. Hakan popomdan tutarak beni çevirdi ve amımı külodumun üzerinden öpmeye başladı. Harika öpüyordu. Gerçi kocamın da amımı öpmesinden hep hoşlanmışımdır. Ama evli bir kadın olarak, başka bir erkeğin dudaklarının, dilinin amının dudaklarında gezmesinin çok daha başka güzel hisler uyandırdığını fark ettim. Külodumu çıkarıp amımı yalamaya devam ederken, ben de hayatımda gördüğüm ve o anda elimde tuttuğum en güzel yarrağı öpüyor, yalıyor, kokluyor, içime sindire sindire emiyordum. Bu arada taşaklarını da yalamayı ihmal etmiyordum, onları yalamak ayrı bir zevkti. Amım yalanırken, başka bir erkeğin o güzel yarrağını yalamak ne harika bir şey, anlatamam. Burada bir şey çok önemli, kocamı seviyordum ve onunla iyi seks yapardık, ama başka bir erkeğin kollarında olmak, başka bir erkeğin yarrağının yanında olmak, ona dokunmak öpmek, onu hissetmek öyle bir şey ki anlatamam, normalde ben böyle şeyleri hiç tasvip etmezdim ve eşini aldatan kadınlara çok kızardım. Herhalde en az yarım saat ben onun yarrağını, o da benim amını yaladı, doyamıyordum ona. Ama artık onu içime sokmak istiyordum, ancak acaba içime girer miydi, o kadar büyüktü ki, asla içime girmez bu dedim kendi kendime. Sonra Hakana dönüp, “Bu benim amıma girmez, çok büyük!” dedim. Hakan, “Merak etme, kadınların Vajinası genişleyebilir, bir de çok heyecanlanınca daha da büyüyebilir!” dedi. Beni sırtüstü yatağa yatırdı ve üzerime doğru geldi, çok korkuyordum, çünkü acıdan çok korkarım. Hakan yarrağının başını sırılsıklam olmuş amımın dudaklarına sürtmeye başladı. Ben, “Hadi ama, sik beni!” diye yalvarıyordum artık. Yarağını amıma sokarken acıyla bağırdım, çok büyüktü ve girmiyordu. Hakan, “Acıyorsa girmeyeyim!” dedi. Ben, “Hayır, deli misin? Sik beni! Onu içimde istiyorum!” diye bağırıyordum. Bir kaç kez yarrağının başını sokup çıkardıktan sonra amım genişlemeye başladı ve artık hemen hemen yarısını sokuyordu. Ve ben çok mutluydum, çünkü dünyanın en harika şeyi beni sikiyordu. Ama onun hepsini içime almak istiyordum, Hakanıın poposundan tutarak kendime çekiyor, onu daha çok hissetmek istiyordum. Artık iyice çıldırmıştım, “Beni daha hızlı sik erkeğim, benim sikicim ol!” gibi birçok şey söyledim. Yaklaşık 30-40 dakika beni hiç durmadan her pozisyonda sikti. Bu kadar uzun sikebilmesi de harika bir şeydi. Amım acıyor, ama çok büyük de zevk alıyordum, artık üst üste orgazm oluyordum. O beni sikerken en az 5 kez boşaldım.
Herhalde filmlerde gördüğümüz o mükemmel sikişme sahnelerinden çok daha güzel bir şeydi ve sanki bulutlar üzerinde uçuyordum. 5 yıl boyunca kocamın beni çok iyi becerdiğini düşünmüştüm, ama şimdi fikrim tamamen değişmişti. Kocamdan aldığım zevk bunun yanında hemen hemen hiçbir şey değil gibiydi. Böyle bir şeyi yaşayacağımı hayal bile dahi edememiştim, hiç de düşünmemiştim. Bence bu genelde Türk kadınının aptallığı gibi geliyor. Erkekler aldatabilir, biz aldatamayız, erkekler kadınlara bakabilir, her kadını sikmek ister gibi bakar, benim kocam gibi, biz kadınlar bakamayız, biz hiç bir erkeğe bu beni ne güzel siker diye bakamayız, ben de böyleydim, hiç böyle bir şey düşünemezdim.
Ancak şu bir gerçek ki, sokakta gördüğümüz erkeklerin bir kısmı hem yakışıklı ve hem de güzel penisleri, yarrakları vardır ve bizi aslında şimdi sikildiğimizden çok daha güzel sikebilirler, bunları hiç düşünmeyiz. Kocam seviştikten sonra genelde, “Zevk aldın mı? Orgazm oldun mu?” diye sorardı, “Penisim küçük mü?” diye sorardı. Ve ben de, “Deli misin, ben çok memnunum!” derdim, gerçekten de öyle sanırdım. Ama Hakanın mükemmel yarrağı ve onun mükemmel sikişi ve aldatmanın harika hissi benim fikirlerimi değiştirdi. Bunun üzerinde çok düşündüm ve yaşadıklarımı yazmaya karar verdim. Bana çılgın diyebilirsiniz. Eskiden ben de çoğu kadınlar gibi düşünüyordum. Oysa şimdi evliliğimiz de halen güzelce devam ediyor. Artık İstanbula gitmeyi çok seviyorum ve artık çevremdeki erkeklere bakarken onların yarraklarını düşünüyorum, hayal ediyorum. Artık eşimle daha çok porno film seyrediyoruz. Eşime özellikle, “Büyük yarraklı erkeklerin filmlerinden getir!” diyebildim ve eşim de bana, “Tabi ki tatlım, yeter ki sen iste!” diyerek dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Bu olay bizi birbirimize daha çok bağlasa da, ben kadınlığımın tadını doyasıya çıkarmaya devam ediyorum açıkçası.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
An incredibly sexy video. Literally nothing better than a girl to get a phone call while you’re fucking ;)
Please reblog for more!
Bekaretimi Kuzenimin Kocasına Verdim!
Selam; adım Selcan, 23 yaşındayım, bekar bir bayanım. Kumral, 1.65 boylarında, normal kiloda biriyim. Hikayem, kuzenimin kocası Kenan’la yaşadıklarımızla ilgili. Kenan 34 yaşında, esmer, tam bir Türk erkeği. Aslında ilk zamanlar onunla ilgili hiç bu tip düşüncelerim yoktu. Bir gün Mardin’e geldiklerinde, kuzenimin kocası akşam benden bilgisayarımı istedi. Ben de verdim bilgisayarımı. Kenan yaklaşık 1 saat kadar bilgisayarda takıldı. Ama nereden bilebilirdim geçmiş kayıtlarına girip, benim bu sitede seks hikayeleri okuduğumu görebileceğini. Bir süre bana hiç birşey söylemedi Kenan. Ama bir gün akşam avluda oturup, büyüklerden gizli sigara içerken (avlulu klasik Mardin evimiz var) bana, “Selcan’cığım yanlış anlama ama, internete girdiğinde geçmişi silersen senin için iyi olur. Hadi ben neyse de, bir başkası gördüğünde senin için iyi şeyler düşünmeyebilir. Belli bir yaşa gelmiş birisin, bu yüzden girdiğin siteler normal, ama yine de dikkat et!” dediği anda başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çünkü mutaasıp bir aileyiz (türbanlı olmasak ta). Her an yanlış anlaşılabilirdim. Ama Kenan o kadar sıcak konuştu ki, ben biraz buna güvenerek rahattım. Biz hiç bir şey olmamış gibi konuşurken, bir erkeğin benim yaptığım şeyleri biliyor olması beni sulandırmaya başlamıştı. Kenan hakikaten çok yakışıklı ve atletik yapılı bir erkekti, bunları düşünürken beynim dönüyor, Kenan’ın gözlerinin içine bakarak oturduğum yerde bacaklarımı sıka sıka boşalıyordum. Artık zamanımın her anı Kenan’ı düşünmekle geçiyordu. Biliyorum yaptığım yanlıştı, ama yine de içimden bir ses onunda bana karşı boş olmadığını söylüyordu. Üstelik eşiyle yaşadıkları sorunları da bildiğimden, daha bir istekle onu düşünüyordum. Yine bir gün onlara kahvaltıya gittik. Sabahları kalkınca ben sütyen giymem ve o gün de beyaz tişörtüm vardı yine üzerimde ve mümkün olduğunca saklayarak oturdum masada. Ama sanırım Kenan bunu farketmiş olacak ki, sürekli göğüslerime doğru bakıyordu. Bunu düşündükçe göğüs uçlarım daha da sertleşiyor ve yeni uyanmış olmanın etkisiyle amım sulandıkça sulanıyordu. Yerimde duramıyordum. Annemler birşeyler konuşuyor, Kenan konuşmalara katılıyor, arada bana da laf çarptırıyordu. Ama benim hiç bir şey konuşacak, ya da bir şey yiyecek halim kalmamıştı. Sonra Kenan sigara içmeye kalktı. Tam karşımda oturuyordu, ayağa kalkmasıyla şortunun önündeki kabarıklığı gördüm. Öyle bir kabarıklıktı ki, utanmasam uzanıp ellerimle sıkacaktım. Sanırım o da bakışlarımı farketti. Ama yapacak bir şeyim yoktu, çok kötü olmuştum. O gece yatağıma girdiğimde Kenan’ı düşünerek defalarca amımı okşadım ve bacaklarım titreye titreye, sular seller gibi boşaldım. Bir gün yine evde tek başıma otururken pencereden Kenan seslendi, “Selcan evde kimse yok ve benimde canım acayip kahve çekti, bana yapabilirmisin zahmet olmazsa? Hem de beraber sigara içeriz!” dedi. Bu benim için bulunmaz bir fırsattı. Hemen yan tarafa halamların evine geçtim, mutfağa girdim, kahveyi yapmaya başladım. Bu arada Kenan da içeri geldi. Üzerinde dar bir şort ve tişört, vücudunun tüm hatlarını belli ediyordu. Hele ki şortun altından belli olan o koca yarağı beni yine ateşlemişti. Ordan burdan sohbet ederken kahvelerimiz de olmuştu, hemen fincanlara doldurdum ve mutfakta oturup, yaktık sigaralarımızı. Konular açıldıkça açılıyor, Kenan’ın kuzenimle yaşadığı sorunlara kadar inmiştik. Kenan, eşinin cinsel anlamda çok isteksiz ve 4 ayda bir ancak birlikte olabildiklerini falan anlatıyordu. Ben de, “Sen fazla istekli olmayasın? Belki de sorun sendedir!” falan dedim. Ama o da bana, “Evet çok istekliyim belki ama, hem sanırım bundan, hem de sanırım ölçüler biraz fazla, ondan dolayı olabilir!” dedi. Ben de, “Ölçü derken?” dedim. “Boşver, geçelim bu kısmını!” dedi. Ama ben anlamıştım neyi kastettiğini. Israrla sorunca, “Selcan bunları konuşmam bile yanlış, ama anla işte, şeyimin ölçüsü biraz büyük!” dedi utana sıkıla. Ben de, “Ne kadar ki, büyük dediğine göre?” diye sordum. Bana dolaylı yollardan, “İşte normalinden 5-6 santim kadar büyük!” dedi. Ben de hemen, “Normali ne kadar? Seninki ne kadar?” diyerek soruyu yapıştırdım. “Offf Selcan ya, 23 santim işte!” dedi ve kıpkırmızı oldu. O an benimde içim bir tuhaf oldu. İneternette dolaştığımda görüyordum erkeklerin yarraklarını, ama bu sanırım bambaşka bir şeydi. Ve içimde bir an önce onu görme isteği doğdu. Ben bunları düşünürken, yazık Kenan konuyu değiştirmeye çalışıyor, havanın sıcaklıklarından tutun da başka her türlü konuya atlıyordu. Ben niyetimi bozmuştum bir kere. Bu yaşıma kadar sakladığım bekaretimi bir süredir ilgi duyduğum ve hayallerimin erkeği Kenan’a vermek istiyordum. Kahvelerimiz de bitmek üzereydi bu arada. O an aklıma bir fikir geldi, fincanlarımızı alırken başım dönmüş gibi yapıp, kollarına bıraktım kendimi… Kenan neye uğradığını şaşırdı önce, “Selcan iyimisin? Dur sana su vereyim?” derken, ben onun bütün vücut hatlarını hissetmeye başlamıştım bile. Hatta elim boşta olduğu için Kenan’ın karnına koydum elimi. Ama o bunlardan habersiz, benimle ilgilenmeye çalışıyordu. Elim artık Kenan’ın kasıklarındaydı, ben de Kenan'ın kucağında. Ne olduysa o an oldu ve gözlerimi açıp baktığımda Kenan’ın da surat ifadesinin değiştiğini gördüm ve birden dudaklarımız birleşti. Sanki öpüşmüyor birbirimizin dudaklarını yiyorduk. Evdekilerin akşama kadar gelmeyeceğini bildiğimizden, herşey istediğim gibi gidiyordu. Kenan bir yandan dudaklarımı yerken, bir yandan elleri göğüslerimde geziyordu. Delirmeye başlamıştım, ilk defa bir erkek tarafından elleniyor ve öpülüyordum. Hareketlerim acemiyceydi, ama beni o kadar güzel yönlendiriyordu ki, çıldırmak işten bile değildi. Artık ne olursa olsun diye düşünerek, “Kenan, senin olmak istiyorum!” dedim. Beni hemen ayağa kaldırdı, masaya oturttu, üzerimdekileri yavaş yavaş çıkartıyor, bir yandan dudaklarını tenimde gezdiriyor, bir yandan da parmakları tüm mahremimi keşfediyordu. Ben hiç birşey yapmıyordum ama, amım sırılsıklam olmuş ve kasıklarımdan sızmaya başlamıştı. Resmen Kenan’ın dudaklarının altında inliyordum. “Harikasın birtanem, seni herşeyinle içimde hissetmek istiyorum!” diye yalvarıyordum adeta. Ama o, “Sakin ol güzelim, yavaş yavaş, acelemiz yok!” diyerek bir yandan dilini kasıklarımda dolaştırıyor, bir yandan da bacaklarımı okşuyordu. Ve işte internette amlarını yalatan kadınları gördüğümde, keşke beni de böyle yalayan bir erkek olsa dediğim, dileğim gerçekleşiyordu. Kenan’ın parmakları göğüs uçlarımı ezerken, dili de sırılsıklam olmuş amımdaydı. Tertemizdim ve Kenan amımı deli gibi yalıyordu. Kasıldığımı içimden bişeyler aktığını hissedebiliyordum. Dilini içime doğru ittikçe sarsılıyordum ve deli gibi inliyordum. Yalvarıyordum artık, “Hadi ne olur, o koca yarağını istiyorum!” diye. Kenan ayağa kalkıp üzerindekileri bir çırpıda çıkardı. İlk defa bir erkeğin cinsel organını canlı canlı görüyordum. O ne muhteşem birşeydi, kocaman damarlı ve kafası mantar gibiydi. “Yalamak istermisin?” diye sordu ve hiç düşünmeden ellerime aldım, önce inceledim o sertliği, ellerimde hissettim ve dudaklarımın arasına aldım. İzlediğim porno filmlerdeki gibi yapıyordum. Yavaş yavaş ağzıma kaydırmaya başladım o koca yarağı. O ise ellerini saçlarımda gezdiriyor, herşeyi bana bırakmış gibi görünüyordu. Tüm sertliğiyle biraz da olsa ağzımın içine alabilmiştim. Karnının inip kalktığığını ve nefesinin sıklaştığı hırıltılarını duyabiliyordum. Beni kaldırıp masaya uzattı, yine dudaklarını ve ellerini konuşturuyordu. Dilinin tenimde ıslatmadığı yer kalmamıştı neredeyse. “Yeter, ne olur sik, delirdim hadi artık!” diyerek onu iyice kıvama getiriyordum. Bana, “Bakiresin değil mi?” dediğinde, “Ne olursa olsun, seninim, al beni!” diye yalvarmaya başladım. İşte o an gelmişti. Kenan üzerimdeydi. Bir yandan göğüs uçlarımı dişleriyle ezerken, bir yandan da iyice sertleşmiş o koca yarağı amımın girişinde daireler çiziyordu. Sırılsıklamdım ve yalvarıyordum ona sokması için. Önce yarağını tuttu, amımın girişinde daireler çizerek, “Hazırmısın sevgilim?” dedi. Bense inlemekten, sadece, “Hadi!” diyebildim. O koca yarrağın kafasını amımda hissetmeye başlamıştım. Birazı girdiğinde dünyam başıma yıkılmıştı sanki. Ağzımdan, “Ufff!” diye bir ses çıktı. Ama çektiğim acıya rağmen daha fazlasını istiyordum. Kenan her hareketini beni incitmeden, büyük bir titizlikle yapıyordu. Yavaş yavaş amımın derinliklerine doğru girmeye başlamıştı. Ben kasıklarımı kaldırıp daha da sokması için ona yol açıyordum. Artık tamamiyle içimdeydi ve bekliyordu. Gözlerine baktığımda aldığı zevki görebiliyordum. Bekaretim gitmişti ve kanadığımı hissediyordum… Kenan hareketlerini hızlandırmaya başladığında, ben de inlemeye başlamıştım. Hayallerimdeki gibi sikiyordu beni, incitmeden, yavaş yavaş. Hızlandıkça acının yerini müthiş bir zevk duygusu sarmaya başladı. Bedenim küçük bir serçe gibi titriyordu. Kenan’ın altında inliyordum deliler gibi. O amıma girip çıktıkça zevk sularımın çıkardığı sesler mutfakta yankılanıyordu. Vücutlarımız birleşmiş, tüm ağırlığını hissedebiliyordum. Bacaklarımı beline doladım ve o da cevap olarak daha da hızlanmaya başlamıştı. Artık hareketleri sertleşmeye başlamış içimde gidip geldikçe koca yarrağının tüm damarlarını ve tüm sıcaklığını amımın en derinliklerinde hissediyordum. Çıldırmış gibiydik ve ben o ana kadar kaç kez boşaldığımı hatırlamıyorum. Masturbasyon yapmaktan bambaşka bir şeydi bu. Amım sırılsıklam olmuş, zevk sularım kanla karışık kasıklarımdan sızıyordu. Onu da rahatlatmak istiyordum, yaklaştığını görebiliyordum, hızlandıkça hızlanıyor, ben de zevkin doruklarına inleye inleye tekrardan ulaşıyordum. “Sevgilim geliyorum, ama içine boşalmayacağım!” dedi hırıltı ses tonuyla. Ben de, “Hadi erkeğim, boşal, akıt bütün döllerini nereme istersen!” diye bir kez daha orgazm oluyordum. “Aynı anda sevgilim, haydi!” diye inlerken, sert hamlelerle resmen amımın duvarlarını parçalıyordu. Ve ben son kez titreyerek boşaldım. Kasıklarımın ağrıdığını, bacaklarımın tir tir titrediğini hissederken, o da yarrağını birden içimden çıkardı ve bütün döllerini göbeğime doğru akıtmaya başladı. Muhteşem bir şeydi bu, hem öpüşüyorduk, hem de o halen boşalıyordu. Onun rahatladığını görmüştüm artık ve ben halen inliyordum. Kaç kez boşalmıştım sayamadım bile. Harika bir duyguydu bu. Bu yazdıklarımı 3 gün önce yaşamıştım ve yazarken bile halen amımın sırılsıklam olduğunu hissediyorum. Artık ona karşı acayip şekilde bağlanmıştım, o harika bir erkekti. Kuzenim nasıl kıymetini bilemiyordu anlamamıştım. Herşeyiyle muhteşemdi. O günden sonra hiç bir şey olmamış gibi davrandık, ama bakışlarımız her şeyi anlatıyordu. İlk erkeğim Kenan’dı ve ben halen onu istiyorum. Umarım tekrar yaşayabiliriz bunları!

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Eniştem Kirli Külotlarıma Boşalıyordu benim adım kübra 32 yaşında 3 çocuk annesi evli bir kadınım kocamla görücü usulu evlendim mutlu bir evliliğim var. Benden 3 yaş büyük bir ablam var zaten bu olay başıma geldiğinde en çok ablama üzüldüm ben kendisini çok severim oda beni sever neyse olayın kahramanı olan enişteme gecelim eniştem 36 yaşında yakışıklı bir adam hatta ben ablama evlendiklerinde bu yakışıklı adamın ablamı nasıl aldığını düşünmüşümdür. Ablamla devamlı birbirimize gelip gitmeyi severdik bir gün bizde oldukları gün oturduk ve bunları gönderdikten sonra kirli çamaşırlarım vardı makinaya atayımda sabaha kadar yıkasın dedim. tektek beyazları atarken benim atletim kilotum dağınık olduğunu gördüm ben kirli sepetine atarken çamaşırlarımın hepsini iç içe koyarım dağınık olduğunu görünce şaşırdım ve elime aldığım kilotumun içinde elime birşeyler bulaştı. çamaşır makinesine attım elimi yıkadım ama aklıma takılmıştı kim benim kilotumu karıştırmıştı neyse üzerinde fazla durmadım.bir gün yine bizdeydiler eniştem ben tuvalete gidiyorum deyip çıktı yanımızdan ve 10,15 dakika sonra geldi kocamda ne oldu bacanak tuvaletemi düştün dedi bizlerde gülüştük biraz daha oturup kalktılar ben onlar gittikten sonra birikmiş çamaşırlarımı yıkamak için banyoya gitim kocamda ben yatıyorum çok yorgunum dedi yatmaya gitti ben camaşırlarımı makinaya atarken beyaz renkli dantelli çok seksi kilotumun hemen çamaşırların üzerinde olduğunu gördüm elime aldığımda içinin yaş olduğunu gördüm demekki eniştem yanımızdan bunun için tuvalete gidiyorum diye ayrılmıştı parmağımla kilotumun içindeki yaş kısma deydim ve burnuma götürüp kokladım dilimlede tadına baktım çok deyişik bir tadı vardı. öteki çamaşırları makineye atıp onları yıkamaya bırakıp yatak odama geçtim baktım kocam uyumuştu elimde eniştemin içine boşaldığı kilotum vardı bende soyunup yatağa girdim ama aklım hala nasıl olurda tiksinmeden benim kirli kilotumu koklayıp içine boşalabildiği geliyordu. Bizim kocamla normal bir seks hayatımız vardı sadece öpüşüp sevişirdik ve ben bundan memnundum çünkü başka birşey bilmiyordum ne yaparsa kocam yapıyordu sadece memelerimi yalar öper başka bir şey yapmazdı beni domaltıp boşalırdı buda benim hoşuma giderdi hiç yaragını yalamamıştım oda benim amımı yalamamıştı hatta bir gün dedimki amımı yalarmısın dediğimde yok ben tiksinirim demişti bende fazla üstelemiştim ama şimdi elimdeki kilotumun içi enştemin dölüyle doluydu bende hem çok sinirliydim bana nasıl bunu yapar diye neyse. bir iki gün sonra eniştem bize geldi çocukların hepisi okulda baldız buradan geciyordum çok sıkıştım tuvalete cıkabilirmiyim dedi bende tabi enişte kapı acık dedim ve ondan 5 dakika sonra eve cıktım yavaşca kapıyı actım ve usul usul banyoya dogru yanaştım evet eniştem tuvalette deyil banyomda elinde sabahleyin cıkardığım kilotum kokluyordu bir elinide yarağına götürmüş mastürbasyon yaparken adımı sayıklıyordu yaragına baktım yarısı avcunda yarısı dışarda dışarda kalan kısmı kocamın siki kadardı ben birden enişte sen ne yapıyorsun burada diye içeri girdim beni görünca ne yapacagını şaşırdı sadece baldız seni seviyorum sana dayanamıyorum beni affet dedi bende seni şerefsiz demek kilotlarıma boşalan sendin ha dedim ve elimle yaragını tuttum önüne diz çöktüm yavaşca yaragını agzıma götürdüm başladım yalamaya eniştem baldızım benim yalarım seni amını götünü yala kübram yala diye başımı yaragına doğru bastıtıyordu. biraz sonra geliyorum diyerek ağzıma boşaldımıştı sıcacık dölleri ağzımdan taşarak yere düşüyordu beni kaldırdı eliyle soyup kendide cırlcıplak kaldı beni kendi eliğle yıkadı her yerimi özenle temizledi havluya sarıp kucagına aldı yatagımın üzerine yavaşca bıraktı başladı dudaklarımdan öpmeye boynuma oradanda memelerime adeta yalıyordu yavaşca amcığıma geçti ilk defa yalanacaktım başladı yalamaya aman tanrım ne kadar zevkliymiş amımın yalanması 10 dakika yaladıktan sonra tekrar memelerime cıktı yaladıktan sonra. kolumu kaldırdı ve koltuk altıma kafasını soktu başladı koltuk altımı yalamaya ben iyice kudurmuştum inanamıyordum eniştem benim koltuk altımıda zevk alarak yalıyorudu hemde koltuk altım hafif kıllıyıdı bundan bile cekinmeden yalamasına devam etti ve beni ters cevirip kalcalarımı iki eliyle ayırıp göt deliğimi diliyle yalamaya başlamiştı ben bu arada kaçkere boşaldığımı hatırlamıyordum hala inanamıyordum eniştemle sevişiyorduk benim amımı koltuk altımı ve de şimdide göt deliğimi yalıyordu 10 dakika kadarda götümle uyraştıktan sonra ben dedimki yeter artık şerefsiz sikeceksen sik iyice azdırdın beni pezevenk dedim bu sözlerim iyice azdırdı eniştemi ve baldızım oruspum benim dedi ve bana küfürlü konuş bende bundan hoşlanıyorum dedi ve amıma yarağını yavaşca sokmaya başladı ben altında inleyerek sik beni eniştem ablamı siktiğin gibi sik şu oruspu baldızını bana kadın olduğumu hatırlattın sik ulan pezevenk şerefsiz piç dedim sikecegim tabi oruspu baldızım ben seni kilotlarını koklaya koklaya bu günlerin hayalini kuruyordum dedi ve başladı sikmeye. baldızım seni göttende sikmek istiyorum dedi bende götten hiç sikilmedim oradan olmaz dedim ama dinleyen kim beni domaltıp göt deliğimi yalama başladı ben yalvarıyordum götten sikme diye ama yavaş yavaş götüme sokmaya başlamıştı bile yarısına geldiğinde ben yeter şerefsiz yeter artık parcaladın beni piiiiç yeter diye bağırıyordum ama beni bağırta bağırta götümün içine boşaldı öylece kalakaldık 5 dakika sonra yavaşca götümden cıkardı sikini hemen ben tuvalete gittim ve temizlenip geldim yanına yattım beni kucaklayıp güzel baldızım kübram diye sarıldı seni çok seviyorum dedi bende seni seviyorum dedim beraber banyoya gittik beraber yıkandık. tam üzerimi giyerken bana dediki bugün giydiğin kilotu verirmisin bana dedi bende neyapacaksın kilotumu siktinya beni dedim oda senin kokunu içime ceke çeke ablanı sikerim dedi zaten ben onu banyoda izlerken kilotum ıslanmıştı ıslak kilotumu kendi elimle enişteme verdim al işte şerefsiz doya doya kokla dedim eniştem kilotumu kokladı ve cebine koyup gitti benim vucudum boşalmanın yorgunluğuyla uykuya daldım çocuklar okuldan gelene kadar uyumuşum yaşadıklarım rüyamı yoksa gercekmi inanın anlayamadım taki çep telefonuma gelen mesaja kadar eniştem mesaj atmış baldızım şu an kilotunu kokluyorum ve masturbasyon yapıyorum daha fazla dayanamadım senden ayrılmaya diye bende hemen mesajı sildim kendi kendime azgın köpek şerefsiz dedim. daha sonraki olayları başka bir zaman anlatırım.
Kendimi Kaslı Komşuma Verdim
Üniversitede okurken iki arkadaş bir evde kalıyorduk. Ancak ev arkadaşım gay kimliğimi bilmiyor ve ben de ona hissettirmemek için yoğun bir çaba harcıyordum. Onun memleketi İzmir’e yakındı. Dolayısıyla sık sık evine gider beni haftasonları yalnız bırakırdı. Böyle zamanlarda da ben bayram ederdim. Yine öyle yalnız bir haftasonu geçirecektim. Akşam hava karardığında dalgın dalgın eve giderken, eskiden oturduğumuz apartmandaki komşumuzun oğlu Yavuza rastladım. Yavuz da üniversitede okuyordu. Benden uzun boyluydu. Vücudu ilgimi çekerdi, ama malum ortaya çıkıp da birşey diyemezdim. Onu görünce sevindim, ayak üstü kısa bir hoşbeşten sonra onu eve davet ettim. Kabul etti ve eve yürümeye başladık. Marketten yemeklik birşeyler alıp, evde kendimize mütevazı bir akşam yemeği hazırlayıp yedikten sonra salona geçip sohbete başladık. Doğal olarak, iki abaza erkek bir araya gelir ve de yalnız kalırlarsa, konu sex olur.
Hava çok sıcaktı. Üstümüzü çıkarıp iç çamaşırlarımızla oturmaya başladık. Komşumuzun oğlu bacak bacak üstüne atıp, sikinin belli olmasını ustalıkla engelliyordu. Hava cidden çok sıcaktı ve duş almayı önerdim. Kabul etti. Yavuz banyoya girdiğinde amacım anahtar deliğinden seyretmekti. Aksilik bu ya, onu bir türlü göremedim. Birkaç dakika sonra Yavuz banyodan, “Ya su akmıyor!” diye seslendi. Yaşasın! dedim içimden, bizim banyo musluğu yine azizlik yapmıştı. İçeri girip müdahale etmeliydim. Teklifsizce kapıyı açıp içeri girdiğimde, Yavuzun benden pek çekinmediğini ve oldukça rahat olduğunu hissettim. Sanırım 31 çekiyorduki, siki taş gibi kalkmış, dimdik ileriyi gösteriyordu. Fena bir yarak değildi, nerden baksan 17 cm uzunluğunda vardı. Oldukça kalındı ve damarlıydı, alt tarafı da kıllıydı. İçimden, Bu yarak ne güzel yalanır, ah bir razı olsa! diye geçirdim. Neyse, suyu ayarlayıp banyodan çıktım, tekrar salona gittim.
Bu sefer ben de üstümdekileri çıkartıp evdeki porno dergileri karıştırmaya başladım. Bilerek banyoya havlu bırakmamıştım. Yavuz mecburen dışarı çıplak çıkacaktı. O yüzden ben de çıplak hale gelmiştim. Kafamda bu düşüncelerle sayfaları çeviriyor, ama ne olduğuna bakmıyordum bile. Yavuz, üzerinden sular süzülür bir halde banyodan çıkıp, “Ya havlu bulamadım!” dedi. “Afedersin koymayı unutmuşum, dur getireyim.” dedim. Havluyu verdim. Kurulandıktan sonra tam külotunu giyecekken, ben, “Boş ver giyme, bak ben de çıplağım, böylesi daha rahat, kim görecek bizi, biraz özgürlüğü yaşasın aletlerimiz. Ben evde yalnız olunca genelde çıplak otururum!” dedim. Yavuz da, “Alem adamsın! Peki giymeyim…” dedi ve gülüştük.
Ben onun vücudunu inceliyordum. Yavuz body ile uğraştığından çok gelişmiş kasları vardı. Memeleri nerdeyse yeni yetme bir genç kızınki gibiydi. Uçları dışarı doğru sivrilmiş, adeta gel beni em diye feryat ediyorlardı. Göbeğindeki kaslar ise, düzgün kesilmiş bir tepsi baklavayı anımsatıyordu. Baldırları da geneöyle. Hele o kalın dudakları… Bir içim su gibiydi. Hani yumulunca saatlerce emmekten bıkmayacağınız türden. Sanki doğal ruj sürülmüş gibi parlak, kalın ve kırmızı dudaklar.
Biraz havadan sudan konuştuktan sonra konu yine dönüp dolaşıp sekse geldi. Konuştuklarımızdan ikimizin de sikleri taş gibi olmuştu. Bir süre YAvuzun vücudunu seyrettikten sonra gözlerinin içine bakıp, “Ne kadar güzel bir vücudun var. Ne kadar zamanda bu hale geldi?” dedim. “4 yıldır body’ye gidiyorum. Cidden güzel mi buluyorsun?” diye sordu. “Evet! Eğer kız olsaydım, şimdi hiç tereddüt etmeden kucağına oturmuştum bile!” dedim. Yavuz da, “Kucağıma oturmak için kız olmana gerek yok ki!” dedi gülerek. Ciddi bir ifade takınarak, “Sen ne demeye çalışıyorsun?” dedim. “Gayet açık değil mi? İstiyorsan kucağıma oturabilirsin, ve eğer istiyorsan ben de senin kucağına oturabilirim, ne var bunda?” dedi gayet doğal bir ifade ile. Ben şoklardaydım. Bu işin bu kadar kolay olacağını hiç mi hiç düşünmemiş, binbir çeşit senaryolar üretmeye zorlamıştım kendimi. Şaşkın şaşkın Yavuzun yüzüne bakıyordum, hiç sesimi çıkarmadan…
Sessizliği bozan Yavuz oldu, “Bak, senden saklamayacağım, ben Biseksüelim. Kafama yatarsa erkek kadın fark etmez, hem sikerim, hem de kendimi siktiririm! Eğer sen de istiyorsan gel sevişelim!” dedi. “Ben de sana karşı açık olacağım! Aslında ben erkek vücudundan hoşlanıyorum, sikmek de, sikilmek de hoşuma gidiyor. Açıkçası seni eve çağırırken amacım bir şekilde seni razı edip seninle sevişmekti!” dedim ve daha fazla beklemeden dudaklarına yumuldum. Gerçekten de o kalın ve etli dudaklar nefis emiliyordu. Saatlerce emsem doymazdım, ama emilecek başka yerler de vardı. Bütün vaktimi dudaklara veremezdim, aşağı kayıp o nefis meme uçlarına yöneldim. Çok sert kasları vardı, ama emmek yine de çok güzeldi. Ben emdikçe uçları büyüyor, ağzımda daha çok yer işgal ediyorlardı. O da boş durmuyor, iri eliyle kalçalarımı sıkıyor, kulak memelerimi emiyor, boynumu yalıyor, sırtıma çimdikler atıyor, ensemi hafif hafif ısırıyordu…
Yavaş yavaş aşağı inip, Yavuzun kazık gibi olmuş sikini öpmeye başladım. Dilimi sikinin deliğine sokmaya çalışıyor, sonra etrafında gezdiriyordum. Dilimle ucuna bastırırken başını tamamen ağzıma alıp, kertiğinden dudaklarımla sıktım. Ağzımın içinde kalan kısmına ise dilimle her milimetresine masaj yapıyor, sonunda deliğin ucuna getirip bastırıyordum. Bir yandan da taşaklarını ellerimle sıkıyor, kalçalarını okşuyor, parmağımla göt deliğine hafif hafif bastırıyordum. Sikini bir dondurma külahı gibi tutup çevresinden merkezine doğru, dondurma yalar gibi yalamaya başladım. Sikinin köküne iniyor, oradan tekrar başına çıkıyordum. Hele alt tarafındaki kıllar yalanırken dilimde bıraktığı hoş gıdıklanma hissi beni çıldırtıyordu. Ustaca traş olmuştu. Ne taşaklarında ne da başka bir yerinde kıl vardı. Ama sikinin alt tarafında fazla sık olmayan, neredeyse kertiğe kadar yayılmış uzun kıllar vardı. Bu vatandaş cidden işini iyi biliyordu. Sikin bu şekilde kıllı oluşu sikilene müthiş zevk verirdi. Etrafında ve taşaklarda ise aksine kılsız oluşu ise yalarken zevk verirdi. Parmağımla hisettiğim kadarı ile götü de kılsızdı…
Yavuz saçlarımdan tutup başımı yukarı kaldırdı ve “Yanıma ters yat, ben de seninkini emmek istiyorum!” dedi. Derhal dediğini yaptım. Artık ikimizin de ağzı doluydu. Ellerimiz de boş durmuyor, birbirimizin kalçalarını sıkıyor, göt deliklerini parmaklıyorduk. Yavuz sikimi o kadar ustaca yalıyordu ki, patlamak üzereydim. Onun da solukları hızlanmış, sikini ağzımda ileri geri itiyor, benimkini de koparırcasına somuruyordu. Bu arada bir parmağı yetmemiş, götüme ikinci parmağını da sokmuştu. Hemen ben de onu taklit edip, hatta daha ileri giderek, üç parmağımı soktum onun götüne. Götü iyice gevşemişti, parmaklarım rahatça giriyordu. Ancak götümden prostatıma parmakla yapılan baskı ve delicesine emip yalayan dilin vermiş olduğu zevke dayanamadım ve Yavuzun ağzına patladım. Döllerim onun diline henüz değmişti ki, o da ağzıma boşalmaya başladı. Kurulmuş saat gibi aynı anda birbirimizin ağızını döl ile doldurmuştuk. Çok lezzetli bir dölü vardı, resmen şeker şurubu gibiydi. Hele o keskin kokusu beni tekrar tahrik etmeye yetmişti.
Yavuz sikimi yalamaya devam ediyordu, ben de onun götünü parmaklamaya. Bu arada onun da siki ağzımdaydı, ama iyice sönmüş yumuşamıştı. Taşaklarını emmeye başladım. Başımı bacaklarının arasından sokup göt deliğini yalamaya başladım. Dilim rahatça içine giriyordu. Kalçalarını ısırdıkça, o da sikimi büyük bir şevkle emiyordu. Sikini tekrar ağzıma aldığımda halen yumuşaktı, ancak ağzımda git gide büyümeye başladı. Ben emdikçe o büyüyordu. Eski halini alınca yine dondurma yalar gibi yalamaya başladım, çünkü hepsi ağzıma sığmıyordu. Göt deliği bir açılıp bir kapanıyor, adeta girmem için beni davet ediyordu…
Yavaşça altından çekilip arkasına geçtim. Sikimle kalçalarına birkaç şaplak vurduktan sonra, sikimin başını deliğine dayadım. Kendini geri çekip sırt üstü uzandı. Bacaklarını iyice yana açıp koltuğun kenarına kalçasını getirerek dizlerini kırdı. Göt deliği bütün ihtişamı ile önümdeydi. Dizlerimin üzerine çömelip tekrar sikimi deliğe dayadım. O da bacaklarını kalçalarımın üzerinde birleştirerek beni mengeneye aldı ve kendine doğru çekti. Hafif bir itmeyle hepsini köklemiştim. Kollarını boynuma dolayarak doğruldu ve dudaklarımı emmeye başladı. Resmen mengenede gibiydim, öylesine sıkışmıştım ki, hiç kımıldayamıyordum. Biraz emiştikten sonra beni serbest bırakıp yere indi ve domaldı. Bu pozisyonda kontrol bendeydi ve çok rahat ediyordum. Bana, “Çok hızlı sik beni! Sikini tamamen çıkar ve tekrar tekrar sok! Her seferinde götüm sikin girdiğini iyice hissetsin. Bütün kuvvetinle ileri ittir beni!” dedi.
Uslu bir çocuk gibi Yavuzun dediğini harfiyen yapıyordum. Gerçekten de her girişimde “Iııııhh!” diye hırlıyor, zorlamamla nefesi kesilir gibi oluyordu. Bu şekilde bir süre devam ettik. Artık dayanacak halim kalmamıştı. Müthiş zevk alıyordum. Derken Yavuzun götünün içinde patladım. Birkaç cılız git-gelden sonra üzerine yığıldım. Sikimi götünden çekip çıkaracak mecalim bile kalmamıştı. Yavuz usulca altımdan kalktı, arkama geçerek belime sarıldı, göt deliğime sikinin başını değdirmesiyle köklemesi bir oldu. Bir an canım yanar gibi olduysa da hemen geçti. Açıkçası çok ustaca sokmuştu. Bunca zamandır yarak yerdim, ama hiç böyle rahat yememiştim. Göt deliğim genelde yavaş gevşer ve ilk alışta partnerimin siki küçük de olsa canım yanardı biraz. Gidip geldikçe o meşhur sikinin sakalları bana müthiş zevk veriyordu. Beni kah bacak omuza yapıyor, kah domaltıyor, kah yüzükoyun yatırıp sikiyordu. Hani derler ya, tam manasıyla evire çevire sikiyordu beni. Bu arada benimki de tekrar sertleşmiş, kendi kendime 31 çekmeye başlamıştım.
O esnada kapı çaldı. “Gecenin bu vakti gelen kim ki acaba?” diyerek hemen toparlandık. Yavuz alel acele pantolonunu giyerken, ben eşofmanımın altını giydim ve gidip kapıyı açtım. Kapıdaki, Yavuzun evinde misafir olarak kalan, Murat adında (o da üniversite öğrencisi) bir akrabasıydı. Kendisini arada sırada mahallede görüyordum, ama hiç konuşmuşluğumuz yoktu. Yavuzun bizde olup olmadığını soruyordu. Yavuz da içerden, “Gelen bizim amca oğlu mu?” diye seslendi. “Evet, seni soruyor!” dedim. Yavuz da, “İçeriye gelsin!” deyince, doğrusu biraz bozulmuştum, Yavuzla sikişimiz yarım kalmıştı. Muratla birlikte odaya girdiğimizde şaşırmıştım, Yavuz tekrar soyunmuş ve sikini sıvazlıyordu. Suratımdaki şaşkın ifadeyi görünce, bana, “Merak etme, Murat sağlamdır, onunla da sikişiyorum!” dedikten sonra, Murata da, “Hadi soyun, katıl bize!” dedi. Murat da hiç yabancılık çekmeden üzerindekileri fora etti. Çırılçıplak kaldığında, vücudunun en az Yavuzunki kadar harika olduğunu gördüm. Ancak Muratın siki çok daha iriydi. Tam kalkmamıştı, ama boyu 20 cm den kesin fazlaydı. Acayip sarkık taşakları vardı. Abartmıyorum, cevizleri 10 cm kadar sarkmıştı aşağı…
Yavuz bana, “Hadi, kaldığımız yerden devam edelim!” dedi. Ben biraz Muratın varlığından çekinerek de olsa, eşofmanımı çıkardım ve tekrar Yavuz’un önünde domaldım. Yavuz götümü biraz tükürükledikten sonra aynı taktikle tekrar geçirdi deliğime. Murat da sikini kaldırmış, sıvazlayarak önüme gelip, o koca yarağını ağzıma dayadı. Ne kadar uğraştıysam imkansız, kesinlikle ağzıma başı bile girmiyordu. Ben de yalamakla yetindim. Her tarafını yalıyor, sarkık taşaklarını emiyordum. Murat’ın siki Yavuz’unkinden çok daha kıllıydı. Sikinin sakalları daha sık ve uzundu. Tam kertiğinin altından başlıyor git gide çoğalarak köküne kadar iniyor ve orada bitiyordu. Taşakları ise traş edilmemiş olmasına rağmen tamamen kılsızdı. Sikinin tüyleri ise birkaç cm boyunda kızıl ve özel olarak şekilli traş edilmişti…
Hele o azman siki… Tam kalktığında, devasa boyutlarıyla, bütün ihtişamı ile önümde duruyordu. Kalınlığı bileğimden daha fazlaydı. Kavradığımda parmaklarımın arası en az 3-4 cm açık kalıyordu. Kalın damarları vardı. Aslında bu siki denemek isterdim ama gözüm korkmuştu. Götüme sokmaya kalksa kesin yırtılır diye düşünüyordum. Ağzıma girmeyen şey götüme nasıl girerdi ki? Ben bunları düşünürken, Murat Başımı kaldırıp, “Bu yarrağı götünde tatmak ister misin?” dedi. “İsterim, ama korkuyorum, çok büyük!” dedim. “İstersen deneriz, alamazsan zorlamam!” dedi. Bu arada Cengiz beni sikmeye bütün hızıyla devam ediyor, (aynı bana yaptırdığı gibi) geri çekilip sikini tamamen çıkardıktan sonra tekrar hızla içime sokuyordu. Bu cidden büyük zevk veriyordu. Bir yandan Murat’ın yarağını yalamaya, bir yandan da Yavuz’unkini götten yemeye devam ediyordum…
Derken Yavuz hırıltılarını arttırmış, gelmek üzere olduğunu hissettiriyordu. Sikini aniden içimden çıkarıp attırmaya başladı. Döllerinin bir kısmı sırtıma, bir kısmı da Murat’ın yüzüne fışkırmıştı. Murat hem yüzündeki hem sırtımdaki dölleri yaladıktan sonra, arkama geçerek Yavuz’un yerini aldı. Çok heyecanlıydım. Hem istiyor hem çok korkuyordum. Murat sikinin başını deliğime dayadı ve hafif hafif ittirmeye başladı. Ama imkanı yok, girmeyecekti. Hem canım çok yanıyor, hem de bir santimi bile girmiyordu. Daha fazla acıya dayanamadım ve yapamayacağımı söyleyerek Muratın önünden kalktım. Bu arada Yavuz Murata, “Bırak o çaylağı, götün hası burada, gel beni sik!” diyerek domaldı. Murat da hemen Yavuz’un arkasına geçti. Ben de sikimi Yavuz’un ağzına vermek istediğimde Murat buna engel oldu, “Dur şimdi, önce ben Yavuzun götüne bir sokayım, sonra sen ağzına verirsin. Çünkü can havliyle sikini ısırabilir!” dedi. Kenara çekilip her ikisini birden okşayarak seyre koyuldum…
Murat bastırıyor, Yavuz ıkınıyordu. O azman yarağın başı yavaş yavaş Yavuzun delikte kaybolmaya başlarken, Yavuz da eline geçirdiği bir yastığı ısırıyordu. Belli ki canı çok yanıyordu. Bana göre epeyce uzun bir süre geçtikten sonra artık Muratın yarrak köküne kadar Yavuz’un götüne girmişti. Murat yavaş yavaş gidip gelmeye başladığında, Yavuz da ısırdığı yastığı bırakmış, yüz hatları gevşemiş, zevk aldığını belli ediyordu. Ben de fırsatı değerlendirip Yavuz’un altına (Yavuzla 69 olacak şeklide) sırtüstü uzandım ve sertleşmek üzere olan sikini ağzıma alıp biberon emer gibi emmeye başladım. Aynı anda Yavuz da hemen benim yarağı ağzına almış ve emmeye başlamıştı. Fakat Murat Yavuzun götüne gidip gelmelerini hızlandırdıkça, Yavuz sikmi koparırcasına emiyordu…
Murat kolumdan tutup, “Gel hadi, sen de bana sok! Götüm daha fazla yaraksızlığa dayanamayacak!” dedi. Hiç ikiletmeden, sikimi zorla Yavuz’un ağzından kurtarıp, Murat’ın arkasına geçtim. Murat’ın götü oldukça iri bir deliğe sahipti. O kadar rahat girdim içine ki, doğrusu şaşırdım (Sebebini sonra öğrendim!). Ben daha Murat’ın içinde bir iki gidip gelmiştim ki, Murat, “Dur bir saniye!” diyerek beni geri itip, sarsıla sarsıla Yavuz’un götünü dölleriyle doldurmaya başladı. Boşalması bitince sikini Yavuzun götünden çıkardı ve kalkıp Yavuz’u sırtüstü yere yatırdı. Sırtı Yavuz’a dönük bir şekilde Yavuzun taş kesmiş sikine oturdu. Yavuzun sik Muratın götüne tamamen girince, Murat sırt üstü Yavuz’un göğsüne uzanıp, bacaklarını geri çekti, iyice yana açıp, bana, “Haydi gel, sen de sok! İkiniz birden sikin beni, parçalayın götümü, dayanamıyorum!” dedi.
Kulaklarıma inanamadım. Bu nasıl olabilirdi? Ama denemekle bir şey kaybetmezdim. Hemen yanaştım. Pozisyon almakta acemiliğimden ötürü biraz zorlandım, ama Murat’ın yardımı ile bunu da becerdikten sonra sikimi Murat’ın deliğe dayayıp yavaş yavaş ittirmeye başladım. Hayret edilecek bir şeydi, baştan biraz zorlandıysa da, sikim Muratın götünün içindeki Yavuzun sikine sürtünse de, rahat rahat giriyordu. Yavuz’un hiç sesi çıkmıyor, ama Murat garip sesler çıkartıyor, iki yarağı aynı anda yemenin zevkiyle kudurduğunu hiç saklamıyordu. Hareket etmek sadece bana kalmıştı, ikimizin ağırlığı altında ezilen Yavuz kımıldayamıyordu. Ben hızlı hızlı gidip geliyordum, ama pozisyonun özelliğinden ötürü hareket alanım oldukça kısıtlıydı. Ayrıca benim için de müthiş bir zevkti. Çünkü hem göt sikiyordum, hem de siktiğim götün içinde bir başka sikin sertliğini sikimle hissediyordum. Üstelik ben girip çıktıkça Murat’ın sarkık taşakları da sikime sürtünüyor ve extradan zevk veriyordu.
Bunca tahrik edici unsur bir arada olunca boşalmamız fazla uzun sürmedi. Önce Yavuz, hemen ardından ben boşaldım. Döllerimiz Murat’ın götünden süzülerek dışarı akıyordu. Daha bizim boşalmamız tamamen bitmeden, Murat da 31 çekerek yüzüme attırmaya başladı. O koca yarakta meğer ne bitmez tükenmez bir döl deryası varmış! Az önce boşalmış olmasına rağmen, yüzümün her tarafına döl banyosu yaptırmıştı. Yavaşça yerimizden kalktık. Banyoya gidip duşumuzu aldık. Vaktin geç olduğunu söyleyerek eve gitmek istediler. Fakat bende yatmalarını teklif edince de kaldılar. Uyumak üzere, üçümüz de çırılçıplak bir şekilde benim yatağa girdik. Birbirimizle elleşirken ben uykuya dalmışım. Bir ara gelen seslerle uyandığımda sikişiyorlardı. Ancak bende onlara katılacak derman kalmamıştı, “Size kolay gelsin!” deyip uyumaya devam ettim.