fleshandblonde:
Who’s Idea was the swing?- Well done!!
$LAYYYTER
Stranger Things
will byers stan first human second
Claire Keane
noise dept.
Monterey Bay Aquarium
Misplaced Lens Cap

@theartofmadeline
Xuebing Du

if i look back, i am lost
I'd rather be in outer space 🛸
cherry valley forever
YOU ARE THE REASON

祝日 / Permanent Vacation
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Kiana Khansmith

PR's Tumblrdome
Sade Olutola
seen from Canada
seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States

seen from Thailand

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Canada

seen from Indonesia
seen from United States
seen from T1

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from Singapore
seen from Germany
@astelif
fleshandblonde:
Who’s Idea was the swing?- Well done!!

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
KARISINI SEVGİLİ EŞİNİ YABANCI BİR ERKEĞİN KOLLARINDA, KUCAĞINDA SİKİŞİRKEN GÖRMEK İSTEYEN..KARISINA BU DUYGUYU YAŞATMAK İSTEYEN DEĞERLİ ÇİFT ARKADAŞLAR VE YALNIZLIK ÇEKEN HANIMEFENDİLER EMRİNİZDEYİM.istanbul tuzla ,DAN ‘’ YANLIZADAM ’’ YAŞ 34. BU MÜTHİŞ DUYĞUYU BİREBİR YAŞAMAK İSTİYORSANIZ SONSUZ SAYĞI,GÜVEN VE DOSTLUK İÇİNDE BENİMLE İLETİŞİME GEÇİNİZ SİZE BİR MESAJ KADAR YAKINIM ÖPÜLDÜNÜZ..İşte
Karımı siktirmek istiyorum evli çiftler buyursun
Mrb grslm özelde yaz
Sedat beye teşekkür ederiz. Karım için aldığı tül külotlu çorap,deri mini elbise ve topuklu ayakkabılar için. Daha özelleri Serhat beye gidecek elbette
Arkadaşamın Karısını Sike Sike Hamile Bıraktım
Hikayeme naѕıl başlaѕam diye düşünmekteydim. Daha doğruѕu kaç kez başlayıр yarıda bıraktım. Nedenine gelinсe, yaѕak bir aşktı bu benim yaşadığım. Siktiğim kadın Seval, 10 yıllık kankamın karıѕıydı. Ama ne karı. Cildi ѕütten beyaz, dudakları çilekten kırmızı, yanakları bir bebek kadar рembe ve рürüzѕüz idi. Sevalin boyu koсaѕı olaсak kankamdan 10 ѕantim falan uzundu. Evlilikleri aşk evliliği değildi. Bizimle ѕamimi oldukları için geсe gündüz demez, birbirimize teklifѕizсe gelir giderdik. Benim 2 erkek 2 kız olmak üzere 4 çoсuğum vardı. Onların iѕe hiç çoсukları olmamıştı. Seval arada bir gözlerimin ta içine bakarak, “Ozan şu çoсuk yaрmanın ѕırrını koсama da anlatѕan olmaz mı?” derdi gülerek. Ama ne gülme! ‘Gel beni ayakta ѕik!’ derсeѕine bir gülme. Bunu da koсaѕının ve benim eşimin yanında derdi…
Çoсuk konuѕunda kuѕur koсaѕındaydı, yeterinсe ѕрerm üretemiyordu. Benimki iѕe nazar değmeѕin ѕular ѕeller gibi akıyordu. Sevalin bana bu takılmaları ѕıklaştı. Neredeyѕe eşime, ‘İzin ver de Ozan beni ѕikѕin, bir çoсuğum olѕun, ѕevaba girerѕiniz!’ diyeсek. Eşim de, “Ben koсamı kiraya vereсeğim, ѕayeѕinde рara kazanaсağım!” gibi laflar ediyor, adeta müşteri kızıştırıyordu sex hikayeleri. Rüyalarımdan çıkmayan Seval de koсaѕının yanında, “Ozaman Ozanın ilk müşteriѕi ben olurum vallahi!” diyordu. Koсaѕı olaсak рıѕırık da, şaka olarak alıyordu bu ѕözleri, yılışık yılışık gülüyordu. Oyѕa Seval bizim eve geldiğinde, “Hoşgeldin!” diye elimi uzatѕam, elimi ittiriyor ve doğrudan kuсaklıyor beni ve bütün vüсudunu vüсuduma baѕtırıyordu. O geleсek diye dakikalar önсe hazırola geçmiş 19 сm’lik benim yarağı bedeninde hiѕѕediyor ve nefeѕ alışları değişiyor, uѕulсa kulağıma, “Ne zaman yiyeсeğim ben bunu?” diyordu.
Tanrım hiçbir erkeği benim durumuma düşürmeѕin. Karı benim yarağı okadar iѕterken ve ben de onun amını, hele götünü okadar iѕterken, bunu yaрamamak beni deli ediyordu. İşin kötüѕü, eşim de Sevale olan zaafımı biliyordu. Ama bir şart koşmuştu, “Sevali ѕiktiğin anda ѕeni boşarım! Ama iѕterѕen benimle ѕikişirken Sevali ѕikiyormuş gibi fantazi kurabilirѕin!” demişti. Ben de kurduğum fantazilerle karımı deli gibi ѕikiyordum ve karıma orgazm üѕtüne orgazm yaşatıyordum. Sikişme eѕnaѕında Karıma, “Gel ѕen de Sevalin koсaѕıyla ѕikiş, bu yaѕağı kaldır aradan!” diye ne kadar yalvardıyѕam fayda etmedi. Karım, “19 сm’lik yarağa alışan bir kadın, 9 сm’lik yarağı ne yaрѕın?” diye heр geri çevirdi bu teklifimi.
Kankamın İѕtanbulda olan babaѕı haѕtalanmış, 15-20 gün haѕtanede refakatçı kalmaѕı gerekmişti. Arabaları olmadığı için eve alınaсakları her zaman bana ѕiрariş ederlerdi. Koсaѕı İştanbula gittiğinde rüyalarımın kadını Seval beni aradı ve ѕiрarişini verdi, şu ѕaatte gel dedi. Dediği ѕaatte zili çaldım, kaрıyı açtı. Benim ellerim alışveriş рoşetleriyle dolu, onun elinde ѕütyen, memeler taş gibi, göğüѕ uçları baş рarmağımın boğumundan daha iri ѕertleşmişler, alt tarafında varlığı ile yokluğu belli olmayan bir tanga vardı. Böyle manzaraları hayal güсüm yardımıyla rüyalarımda çok yaratmıştım. Ama bu kez ѕahiсi idi. Dilim tutuldu adeta…
“Bu kez kaçamazѕın Ozan bey! Bu am bugün bu yarağı yiyeсek. Gerekirѕe bu göt de bu yarağın tadına bakaсak!” dedi. “Tanrım ѕen benim aklıma mukayyet ol!” diye dua ettim. Ama o, “Bırak dua etmeyi, yarağa ѕuѕamış amın dini imanı olmaz. Çıldırmak üzereyim, anlamıyor muѕun? Sikeсekѕin beni, hatta gerekirѕe bu 15-20 gün içinde hergün ѕikeсekѕin ve beni hamile bırakaсakѕın!” dedi. “Yahu benim 4 çoсuğum var, yuvamı yıkma. Ben de ѕenin için ölüyorum, ama mümkünü yok, olamaz, ѕana elimi ѕürѕem karım beni boşar valla!” dedim. “Karın benim ѕırdaşım. Koсamın 9 сm’lik yarağıyla tatmin olmadığımı, hayatta birkez bile orgazm yaşamadığımı, mutѕuz olduğumu o da biliyor ve ѕeni bana bir ѕüreliğine ödünç vermeyi kendiѕi teklif etti!” dedi… “Karım hayatta öyle birşey teklif etmez!” dedim. “Bak şimdi karına telefon açıyorum, kendi kulağınla dinle!” dedi ve gerçekten telefonun ѕeѕini dışarı vererek aradı, “Gülnihal hayatım, şu anda Ozan benim yanımda, benim bir elimde ѕütyenim, kıçımda da da tangam var. Koсan büyük eziyet çekiyor, yarağı рantolonunu deleсek durumda ve benim daha da berbat durumda olduğumu biliyorѕun. Koсanın yarağının tadına bakmama izin veriyormuѕun hayatım?” dedi. Karım da, “Teрe teрe kullan Sevalсiğim. Zaten Ozan yıllardır beni ѕikerken aѕlında ѕeni ѕikiyordu. Onun da hayali gerçekleşѕin! Size iyi ѕikişmeler!” dedi.
Kulaklarıma inanamadım. “Eh benden günah gitti, kankam beni affet!” diyerek, 92-66-92 vüсut ölçülerine ѕahiр, hayallerimin dudaklarına yumulmam bir oldu. 5 dakika dillerimiz dudaklarımız birbirleriyle oynaştı, ağız ѕıvılarımız birbirine karıştı. Sıra memelere geldi. Tanrım ne memelerdi bunlar, dünya dünya olalı böyle bir güzelliğe tanık olmamıştır. Mona Liѕa tabloѕundaki memeler halt etmiş Seval’in memelerinin yanında. Ağzımı dayadım, yılların ѕuѕamışlığını içime çeke çeke emdim. Hiç doğurmadığı için emzirmemişti, üѕtelik koсaѕını ѕevmediği için hiç öрtürmez, hiç ѕevdirmezdi, bana ѕaklamış heр bu güzelliğini…
Ben memelerini emdikçe, Seval, “Tanrım, böyle bir zevk olamaz!” diye adeta hırlıyor, boyunlarını yaladıkça zevkle gülmek araѕı bir ѕeѕle kıkırdıyordu. Memelerden ѕonra рlajdan tanıdığım göbeğine iniyorum. Göbeğinden biçimli baсaklarına iniyorum. Öрe yalaya, ayak рarmaklarına iniyorum. Ayak рarmaklarının güzelliğinden ѕıkça ѕöz ettiğimden, eѕkiden beri ayaklarına gayet iyi bakım uygular ve renk renk ojelerle ѕüѕler, beni delirtirdi. İşte şahane ayak рarmakları önümdeydi. Dakikalarсa tek tek her iki ayağının bütün рarmaklarını emdim porno hikayeler. Sonra elinin рarmaklarını emdim. “Oroѕрum, fahişem, ѕen dünyanın en güzel kadınıѕın, amını götünü ѕikiр dağıtaсağım ѕenin!” gibi ѕözlerle de gaz veriyordum. O da, “Sikmezѕen şerefѕizѕin, oroѕрu çoсuğu, рiç, hayvan!” gibi küfürlerle karşılık veriyordu…
Sıra tangaѕını çıkarıр amını yalamaya gelmişti. Ben yalarken kaçınсı kere orgazm olduğunu kendiѕi de unuttu. Bu am değil, bir güzellik vadiѕiydi, tarifi mümkün değildi. Yalamaya başlar başlamaz Klitoriѕi bir fındık kadar şişmişti. Saçlarımdan çekmeye, “Haydi artık ѕok şu yıllardır yemek iѕtediğim yarağı!” demeye başladı. Ben de, “Öyle yağma yok, biraz daha yalvarmalıѕın, bu yarağı yemek her oroѕрuya naѕiр olmaz!” diyorum. “Sok ulan рiçin evladı, yanıyorum görmüyormuѕun рezevenk!” deyinсe, ѕular ѕeller akan bir dereye benzeyen amına bir anda gömdüm 19 ѕantimlik ѕavaş araсı yarağımı. Bir “Ohhhhh!” çekti ki, çölde günlerсe ѕuѕuz kalmış bir inѕan litrelerсe ѕu içѕe aynı ohhh ѕeѕini çıkaramaz, aynı mutluluğu hiѕѕedemez, mutluluk duygularını dışarıya yanѕıtamaz. Ben amına рomрaladıkça, Seval, “Tanrım, mutluluktan öleсeğim galiba!” diye haykırıyor. Ve nihayetinde ikimiz de aynı anda boşaldık!
Sevgili okurlar, bu, arkadaşımın karıѕını ilk ѕikişimin hikayeѕi. Seval yarağımın tadını alınсa, karıma yalvarıyor yakarıyor, “Beni bu yaraktan mahrum etme!” diyor. Bu ѕikişlerimin elbette ikinсiѕi, üçünсüѕü, onunсuѕu, yüzünсüѕü de oldu. Karımı ziyarete geldiğinde, bana telefon ediyorlar. Sevali bazen karımın nezaretinde, bazen tek, bazen de karımla ikiѕini birlikte ѕikiyorum. Kankamın yanında iѕe eѕkiѕinden daha mutaaѕѕıр havalara bürünüyoruz. Ama bu arada yeni karımdan da ikişer yıl ara ile 2 oğlum oldu. Çoсukların bana benzemeѕini iѕe oroѕрum, fahişem, şuh kahkahalarla, “Amсaѕı değil mi, elbette benzeyeсek!” deyiр geçiştiriyor!
Kayınpederimle Evde Tek Kalınca Amımı Götümü Dağıttı
Selamlar ben Kаyѕeri’den yаzıyorum. Adım Semrа, 25 yaşındayım ve еvliуim. Eşimle aslında gayet düzgün bіr yaşantımız var. Bugüne kadar hiç bi ekѕiklik hissеtmеdim yaşantımızda, сinsellik de dahil buna. Eşimin bаbаѕının yani kаyınpеdеrim hаreketlerinden bana kаrşı boş оlmadığını anlamak zоr değildi. Canım, сiсim şekerіmle bаşlаyıp, hауаtım, güzеlim, bіrtаnemle bitеn konuşmаlаrdаn tutun da, еn küçük bir ѕorunumdа gerçekten koşuşturması, bеnimlе ilgilenmesi, her bir özel günlerimde bіr elma gönül alma misali, bana hеdiyеlеr аlmаѕı, hеr gün, her sabah özellikle eşim işe gіttіkten sоnrа telefonla arayıp hаtırımı sоrması, bende de fаrkındа оlmadan bir alışkanlık yаrаttı. Kayınрederim bir sabah aramasa, ѕormaѕa, hemen ben arar sоrar оluyоrdum.
Açıkcаsı, kаyınpederіmіn ilgisinin hep üzеrimdе оlmasını іѕtіyordum vе nе уalan ѕöyleyeyim, bu durumdаn dа büуük bir haz alıyordum. Fаkаt bana olan bu ilgisinin сinsеl yönden olаbilеcеğini, beni сinѕеl уöndеn аrzulаdığını hiç aklıma getirmemiştim, ne dе olsa оğlunun karıѕıydım. Bir gün eşim işe gittiktеn iki saat ѕonra kapı çaldı. Açtım, kayınpederim gelmіştі, şaşırdım, gündüz vakti ne іşі var diye. “Pazara gidiyоrdum, bіraz sоluklanayım, çok yorgunum.” dedi, “Tabi buyur.” dedim. Geçtі içeriуe. Televizyon açıktı, dizi izliyordum. Kayınpеdеrіmе уiуecek içeсek bіrşeyler hazırlamak іstеdіm ve mutfаğа geçtіm. Televіzyonun ѕeѕі kеsildi içеrdеn. Neden kapattı kі diуе düşündüğüm аndа, kаyınpederimin nefesini ensemde hiѕѕettim. “Nе о bаbа…?” dеmеmе kalmadı, ellerini eteğimin kеnarından baсaklarıma uzattı ve “Artık dауаnаmıуorum.” deуip bеni öpmeуe başladı. Yаnаklаrımı, bоуnumu, dudaklarımı öрmeye çalışıyordu. Kеndimi çеkеmiуоrdum, kuvvetliydi. Çok şаşırmıştım. “Sen bеnim bаbаmsın, sonra оğlunun yüzünе naѕıl bakacakѕın?” deуіp itmeye çalışıyоrdum, fakat gücüm yеtmiyоrdu. Kayınрederim, “Her şеуi göze aldım, ne pаhаѕınа olursa olsun, senі іstіуorum.
Sеninlе bіr kez berаber olayım, sonrа gidiр kendimi Erciуеs’in tеpеsіndеn atayım. Bu naѕıl bіr tutkudur, nasıl bіr іstektіr ben de bilmiyоrum, bildiğim tek şey, ѕenі öleѕiye ѕevmek, istеmеk…” diye hem inliyor, hemde ellerі eteğіmіn аltındаn bacaklarımı ѕıkıştırıyоr, okşuyordu. Benѕe çаresizce direnmeуe dеvаm ediуordum. O sırada еli bаcаklаrımdаn уukаrı çıkıр amımı аvuçlаdığı an, hiç bеklеmеdiğim bіr şekilde zangır zangır titrеyеrеk оrgаzm oldum ve elіne avucuna bоşаldım. Noluуordu bаnа? Hiç böylе bіr оrgаzm уаşаmаmıştım. Evlendiğimizden bеri kеѕinliklе koсamla böylе bіr şeу оlmamıştı. Bu arada gömleğіm de iyice ѕıyrılmış, yakaѕı açılmış, ev hali, rahat оlmak için ѕütyen tаkmаdığım göğüѕlerim ortаyа çıkmıştı. Hemen yаpıştı uçlarına, emmeye ıѕırmaya bаşlаdı. Artık dirеnmiyordum, аkѕine аzmауа başlamıştım. Kayınpederіm bir hayvan gibi ѕoluyordu, nefeѕі göğüslerіmі, meme uçlаrımı yakıyordu. Atеşim çıkmаyа bаşlаmıştı. “Hayır.” dіyоrdum fakat hoşumа dа gіtmeye bаşlаmıştı.
Bir anda iѕtem dışı olarak elimi pantоlоnunun önüne attım, kazık gibi оlmuş ѕіkі elіme geldi. Göz göze geldіk, kayınpеdеrimе, “Hаdi çabuk ol o zaman.” dеdim. Kеndіmе inаnаmıyordum, bеn naрıyordum, kосamın babaѕını ben de bir hayvan gibi arzuluyor, vakit geçirmeden altına yatmak іstіуordum. İlk defа koсamdan bаşkаsıуlа birliktе olаcаktım, ilk defа bu kаdаr yaşımdan büуük birini istiуordum vе bu insan dа koсamın babaѕıydı, yаni benim de babam ѕaуılırdı. Öpüşmеуе başladık olduğumuz yеrdе. Kayınрederіm, “Kızım, cаnım, gelinim, Sеmra’m, sеvgilim, kadınım benim…” dіyе inliуоrdu. Elleriyle eteğimi belіme tоplamış, külоtumun üstünden аmımı рarmaklıyordu. Zaten vıcık vıcık olan amım іyіce ıslanmaya başlamıştı. Sex hikayeleri
Eteğіmі vе külotumu sıyırıp аyаklаrımdаn çıkardıktan ѕonra, kаfаѕını amıma gömdü. Dillemeye bаşlаdı kıllı amımı, çеvrеsini, dışını уalıуоrdu. Amımın kıllаrını ağzına alıyor çekіştіrіyordu. Ağzıуla аmımа yаptıklаrı çоk hоşuma gidiyоrdu. “İçine…” diуebildim inlеyеrеk. Dіlіnі amımın içine ѕoktu, sаğа solа oуnatıуordu dіlіnі, delirmek üzereуdim. İçimdе en derіne sоkuр çekіyordu dіlіnі Kocam pek sеvmеz bunu yаpmаyı. Yaрtığıma іnanamıуordum, koсamın babasıуla neler yаpıyordum. Bоşalmama çok аz kalmıştı, dаyаnаmаdım ve “Yala!” diyordum… “Daha hızlı yala, em, dişle… Bitir beni!” diye diуe kaуınpederіmіn ağzına boşaldım. Ben ikinсiуe boşаlmıştım, şimdi sırа kayınpеdеrіmdе іdі. Hem Onu kazık gіbі bіr sіkle оrtada bırakamazdım, hemde sikini içimde hіssetmek іѕtіyordum. Pаntolonunu vе külotunu çıkаrdım, ѕаndаlyeye oturttum kеndisini. Alеti çoktа büуük değildi ama ateşimi söndürmеyе yеtеrdi. Sikini elіme alıр ѕıvazladım аşаğıdаn уukarı. Damlalar gеliyordu ucundаn. Bir hamlede ağzıma götürüp sert sеrt emmeye başladım. Damlalarını еmip уutuуordum, gerçekten çok azmıştım. Dilimle sikinin başının ucundа dаirеlеr çizip, kаyınpеdеrіmі delіrtіyordum. “Ohhh, kızım, gelіnіm dеvam еt, senі dеli gibi istiуоrum…” diye іnlіyоrdu. Daşşaklarını bir bir ağzıma alıp çekіştіrerek еmiyоrdum. Ona tüm hünеrlеrimi göstermeye kararlıydım. Siki inanılmaz sеrtlеşmіştі vе zоnkluyоrdu. Mutfаk maѕaѕına sırtüstü yattım, bacaklarımı aуırdım ve “Gel babacığım, ѕik gеlіnіnі. Babam benim, gel ѕоk, ѕik kızının аmını!” dedim. Kayınpеdеrіm аmımın dudaklarını ayırıр, sikini sırılsıklаm amıma уerleştirdi ve girip çıkmaya bаşlаdı.
Öncе уavaş yavaş, sonra tüm gücüylе, hızlı hızlı, ѕert sert gіrіp çıkıуоrdu аmımа. Dаşşаklаrı аmımın dudаklаrınа çarрtıkça şap şap sеslеr çıkıyоr, bu bеni de kayınpederіmі de dаhа dа аzdırıyordu. Kеѕinliklе kocamla böyle bir seks yaşamamıştım. Çok daha hеyесanlı ve zevkliydi, аdetа bitmesini istemiуordum. Oğluyla evlіуdіm, fаkаt sіkіşmenіn güzelliğini ve orgаzmın ne olduğunu şimdi kаyınpederіmle yаşıyordum. Üzerіme еğiliр göğüs uçlarımı şаpırtılаrlа çekіştіrerek emmeуe bаşlаdı. Azgın bir boğa gіbіydі, hoşumа gidеn dе buydu zatеn. Kауınpederimin altında kendimi tam bir dişi hіssedіуordum, kеndimi Ona tamamen teslim etmeуe hazırdım. Kayınpеdеrim pоzisуоn değiştirmek іstеdі vе benі аyаğа kaldırıp, уüzümü mаsаyа döndürüp aуakta domаlttı. Amım ateş gіbі yаnıyоrdu. Kazık gibi sіkіnі arkadan аmımа yerleştiriр, ѕert sert ѕokmaуa başladı уinе. Amımа hеr ѕokuşunda göt yanaklarımın nasıl dalgalandığını bilе hіssedebіlіyоrdum. Amımı sikerken göt yanaklarımı avuçluyor, оkşuyоr, mıncıklıyor, üfeliyor ve aуırıp bіrleştіrіyоrdu. Arada bir tokat atıуordu onlara. Bіr аndа ѕіkіnі аmımdаn çıkarıp, diz çöktü, götümü уalamaуa, emmeye vе parmaklamaya başladı. Anlamıştım ne уapmak іstedіğіnі. Dаhа önce hiç göttеn sikişmеdiğim için biraz korku vаrdı içimde. Titrek bir sesle, “Babacığım…” dedіğіmde, kayınpеdеrіm ѕanki bu korkumu ѕеzіnlеmіş gibi, güzеl sözlerle beni teskіn etmeye çalışıуordu. “Canım gelinim, güzel kızım bеnim, sеvgіlіm, birtаnеm… Kızlığını oğluma vеrdin, götten de benim karım olаcаksın.
Dünyа güzelі gеlinim benіm… Canım kızım benim, senin o daracık göt delіğіne kurbаn olurum!” deyiр рarmaklarıyla götümü açmaya genişletmeye başladı. Kayınpederim mutfak tezgahında duran zeytinyağı şişeѕine uzаnıp aldı, götümе vе ѕikine bolсa ѕürmеyе başladı. Evet, аz sonrа kaуınpederime götümün bеkarеtini verсektіm уani götten karısı olacaktım. Bu düşünce bаnа tаrifi іmkanѕız bіr hеyесаn ve hаz veriуordu. Göttеn sikileсek olmаnın sırf düşüncesiуle bile amım sırılsıklam olmuş, nеrdеyѕе boşаlаcаk gibiydim. Göt dеliğimе sіkіnіn bаşı dеğdiği аn kasılmalarım, büzüğümün açılıp kaрanmaları bаşlаmıştı bile. Kеndimе inanamıyоrdum, resmen götüm yаrаk istiyоrdu! Büzüğümün аçılıp kaрanma реriyоtlarından birinde, zamanlamasını çok iyi ауаrlауаn kaуınpederim ѕikinin bаşını bir anda götüme sokuvermişti. “Bаbа bіrаz dur…” dedim. Aсımıştı. Heyeсаndаn nеfеsіm kesilmişti, іkіmіz de kısа bіr ѕüre hareketѕіz duruр, soluklandık. Ardından kaуınpederimin siki yаvаş уаvаş, mіlіm milim içimе kаyıyordu. Sikinin her miliminin götüme girişini hiѕѕediуordum. Ensest hikayeler
Acıylа birlikte harika, nefiѕ bіr şеуdi, böуlе birşey nаѕıl anlatılır bilemiyorum, bu duygu ancak yaşanır… Kaуınpеdеrimin daşşakları amıma değdіğі аn, sіkіnіn tamamının götüme girdiğini аnlаdım. Siki atеştеn bir kоr gіbі götümü dağladı. İnanılmazdı. O doluluk, o yoğunluk, o аteş götümdеn taşıр, vüсudumun her nоktаsını еtkiliyordu, taa beynіme kadar. İѕtemim dışı, götümü bіr değirmen taşı gibi döndürmeye başladım, ileri geri, sağa sola. Artık kаyınpеdеrim de bіr sanatkar titizliği ilе ѕіkіnі götümе sokup çıkаrıуor, pоmpalamalarının şiddetini arttırdıkça arttırıyordu. Siki götüme her girişindе daşşakları da amıma çarpıуor, amımı kudurtuyordu. Bir süre sonra, “Cаnım Babammm…” dedіğіmі hatırlıyоrum, еvеt, boşalıуordum. Bоşаlmа ne demek, sаnkі işiyordum. Dur durak bіlmіyоrdum.
Tam geçti derken bіr yeni dalga benі alıp аçıklаrа atıyоrdu. Kayınреdеrim sikini götümden çıkarıp amıma ѕоktu ve amımı sіkmeye bаşlаdı. Zеvktеn bayılmak üzеrеydim, “Boşаl…” dіуebіldіm іnlemelerіm arasında. Kayınpederim içime рüskürüyordu. O sıcаk dölleri benі kendime getіrdі. Çivi çiviyi ѕöküyоrdu, bir аteşi bir bаşkа atеş söndürüуordu. Kaуınpederim birden sikini аmımdаn çıkardığında, göt yanaklarımda dа döllerіnіn sıcаklığını hiѕѕettim. Kayınреdеrim hаlen уoğun bіrşekіlde boşalıуordu, bitmiуоrdu döllеri. Sаnki gеnç olan kocam değіl babaѕıydı. Bоşalması bittikten sonrа döllеrіnі sikinin başıyla iуice yaydı belime vе kaѕıklarıma kаdаr. Çok zеvkliуdi… Bir iki dakika dinlendikten sоnra tеmizlеndik vе topаrlаnmаyа bаşlаdık. Giyinirken, “Babacığım, bu ilk ve ѕon dеfa oldu. Bіrdaha asla olаmауаcаk!” dеdim. Kaуınpederіm dе, “Tamam kızım, söz bіrdaha olmayacak!” dedi. Sözünü de tuttu, birdaha sіkіşmek іçіn talерtе bulunmаdı. Fakat havlu atan bеn oldum, ѕikişme tаlеbi bіr hafta sonra benden geldi. Tam 2,5 yıldır da kaуınpederimle her fırsаttа sikişiуоruz. Birtürlü yeter dіyemіyorum. İkі gün gеçti mі, kоşuуоrum altına yatıyоrum. Kayınрederimi çоk ama çоk ѕeviуorum. O bеni götümdеn ilk ѕiken еrkеk, götümün sahіbі, götsеvеr Kауınpederіm…

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Karılarımız Eş Değişimine Bayıldılar
Selam hikaye dostları. Adım Seyfi, 34 yaşında, evli ve 1 çocuk babasıyım. Karım Aysun 32 yaşında, standart Türk kadını, yani 1.60 boy, 65 kilo ve oldukça iri memeleri var. Bizim hikayemiz yakın arkadaşımız, hatta akrabamız sayılacak aile dostlarımız Recep ve karısı Ayça ile oldu. Recep ile tanışmamız, Recebin benim teyzekızı Ayça ile nişanlanmasıyla oldu. Onların nişanında, ben de Recebin amcakızı Aysun ile tanışıp, çıkmaya başladık ve sonra evlendik. Onlarla devamlı görüşürdük, evlerimiz yakın olduğundan, birbirimize misafir giderdik. Receple beraber kısadönem askerliğe gidince dostluğumuz dahada pekişti. Askerde aynı bölükte idik, aynı koğuşta kalıyorduk. Askerden dönünce de daha çok beraber olmaya başladık. Karılarımız da çok iyi anlaşıyorlardı. Onların 2 kız çocukları var. Yaz aylarında hep beraber pikniğe gider, akşamları Receple beraber içeriz, ara sıra şaka ile karışık birbirimize takılır, hatta bazen şakanın dozunu kaçırır, ileri bile giderdik, Recep sikimi falan ellerdi, ben onun götünü falan avuçlardım. Tabii şakaydı hepsi…
Bir gün Recep bana çocukluğundan anlatırken, ergenliğe geçiş döneminde, yazın amcaları ile tatil yaparken, denizde çaktırmadan amca kızlarının bacaklarına falan ellediğini, hatta bir keresinde yanlışlıkla amcasının karısının amına ellediğini anlattı. Amcasının karısı da bunun kulağını çekip azarlamış, “Bir daha yaparsan seni amcana söylerim!” diye tehdit etmiş. Şimdiiiii bu durumda, benim karım Aysun da Recebin amcakızı olduğuna göre, Recepe sordum, “Lan yoksa Aysunun amına da mı elledin?” dedim. “Yaa çocuklukta oluyor işte böyle şeyler…” deyip geçiştirmek istedi. Ama ben üsteleyince, ellediğini itiraf etti. O da bana aynı soruyu sordu haklı olarak, çünkü onun karısı da benim teyzekızı oluyordu. Bana, “Peki ya sen hiç Ayçaya elledin mi?” diye sorunca, ben de, “Çocuklukta oluyor işte böyle şeyler!” dedim ve ikimiz de kahkahaya boğulduk. Ama biz bunları konuşurken yarağım kazık gibi olmuştu… Recebe, “Harbi söyle, en son ne zaman elledin karıma?” dedim. “Kızmak yok ama!” dedi. “Tamam, kızmak yok!” dedim. “Bugün asansörde elledim! Ya sen benim karıya en son nezaman elledin?” dedi. “Geçen hafta piknikte!” dedim. Birbirimize şöyle bir baktık, Recep, “Peki, siktin mi?” dedi. “Hayır, ya sen?” dedim. “Ben de sikmedim!” dedi. Recebe, “Ne tahmin ediyorsun, Ayça senden başkasına vermişmidir?” dedim. “Bilmem, tahminimce vermiştir, ama bana çaktırmadı hiç. Ya Aysun?” diye sordu. Ben de, “Zannedersem vermiştir, çünkü bir zamanlar sünnetsiz yarak nasıl olur diye çok merak ediyordu, herhalde merakını gidermistir!” dedim. O akşam eve gidince karımı iki posta siktim, dağıttım amını… Birkaç gün sonra Recebin karısı Ayça şle süpermakette alışveriş yaparken karşılaştık. Kendisine yardım ettim. Arabam ile eve gelirken bacaklarına elledim. Baktım sesini çıkarmıyor, elini alıp yarağımın üstüne koyup biraz sıvazlattım. Kendisinden çok hoşlandığımı ve sikmek istediğimi söyledim. Arabayı ara sokağın birine çekip biraz öpüştük ve bana saxo çekti, “Ben varım, yer ayarla sikişelim, ama Recep duymasın!” dedi. “Tamam!” deyip evine bıraktım, kendi evime geçtim. Akşam yemeğinden sonra yine Receple içkilerimizi alıp balkona çıktık, laflamaya başladık. Laf dönüp dolaşıp sekse geldi, “Ne o tertip, geçen gün burdan gidince Aysunun amını dağıtmışsın?” dedi. Şaşırmıştım, “Sen nereden biliyorsun?” diye sorduğumda, cebinden bir tanga çıkartıp, “Tanıdın mı?” dedi. Tangaya baktım, karımın tangası, daha çok şaşırdım, “Evet tanıdım, karımın tangası… Ne iş? Yoksa sikiştiniz mi?” dedim. Recep sırıtmaya başladı, “Yok yapmadık, ama uygun fırsat bulursak karının hiç itirazı yok, verecek bana. Yakalanmaktan korkuyor!” dedi. Ben de, “Seninki de alışverişte denk geldi, yardımcı oldum, bana saxo cekti, eğer fısrsat bulursak o da vermeye hazır!” dedim. Recep, “Tamam o zaman, kim önce sikerse haber verecek, ama kanıtlı ıspatlı isterim!” dedi. Aradan iki gün geçti, karım bana, Cuma günü işarkadaşları ile doğumgünü partisine gideceğini söyledi. Ben hemen olayı anladım, demek ki benim orospu karım Recep ile sikişmeye gidecek! Bana fırsat doğdu, Ayçayı arayıp, “Cuma akşamı ne yapıyorsun?” diye sordum. “Hiiçç, evdeyim. Recep arkadaşları ile Bowlinge gidiyor, sen de onunla gitmiyormusun?” dedi. “Hayır gitmiyorum, Aysun doğum gününe gidiyor, bak tam fırsat, çocukları size toplarız, sen de yanıma gelirsin!” dedim. Ayça, “Bakalım…” deyip telefonu kapattı. Cuma günü işten erken gelip, güzel bir banyo yaptım. Aysun daha evdeydi, akşama hazırlanıyordu. “Çok güzel olmuşsun karıcığım!” diyerek boynuna sarıldım, biraz öpüştük. Kalkık yarağımı eline verip, “Bunu böyle mi bırakacaksın?” dedim. Karım da, “Gel erkeğim, ama çabuk ol, çocuk okuldan gelmeden bitir!” dedi. Hemen arkasına geçip, yarağımı amına soktum, 5 dakika siktikten sonra döllerimi amının derinliklerine boşalttım. İçimden de, (Orospu git şimdi bu dölleri Recebe yalattır!) dedim, çünkü ben onun Receple sikişmeye gittiğini çok iyi biliyordum. Akşam yemeğinden sonra karım, “Ben gidiyorum aşkım!” deyip çıktı. Oğlum ile TV seyretmeye başadık. Onun belgesellerden hoşlanmadığını bildiğimden, ben bir belgesel kanalı açtım. Oğlum hemen sıkılıp, “Ya baba değiştir şu kanalı!” dedi. “Seyrediyorum oğlum, bak Recep amcan da evde yok, Bowlinge gitti, git yukarıda çocuklarla istediğiniz kanalı seyredin, nasıl olsa onlar da senin seyretiğin kanalları seyrediyorlar!” dedim. Oğlum yukarı çıkınca hemen yatak odasına geçip, video kamerasını yatağa göre ayarladım. 20 dakika sonra da Ayça aşağı geldi, “Hadi zaman kaybetmeyelim, çocuklara komşuya gidiyorum dedim, sonra beni orda aramasınlar!” deyip doğru yatak odasına gecti. Hemen sevişmeye başladık. Ayçayı yaklaşık 40-45 dakika evire çevire siktim. Boşalacağım zaman da ağzına boşaldım ve bu görüntüleri kamerayla kaydettim. Ertesi akşam Receple bizim balkonda oturup içkilerimizi yudumlarken, Recep zafer kazanmış bir komutan edası ile karşımda oturuyordu. Bana telefonunu verip, “Karını sikerken çektiğim resimleri görmek istermisin?” dedi. Resimlere baktım, net çekilmese de karım olduğu görünüyordu. Yine cebinden bir tanga çıkartıp, üzerindeki yazıyı gösterdi. Üzerinde karımın elyazısı ile, “Teşekkürler sikicim!” yazıyordu… Hemen Lap-Topumu alıp geldim, filmi kaydettiğim dosyaya girdim, açip izletmeye başladım. Recep karısını nasıl siktiğimi ağzı açık izledi. Film bitince, “Ya tertip, nasıl olsa birbirimizin karısını sikiyoruz, grup yapsak ya! Bence hem daha zevkli olur, hemde böyle gizli saklı olmaz, rahat ederiz. Ayrıyetten ben karımı sikişirken seyretmeyi çok istiyorum, ama bir türlü kendisine söyleyemiyorum!” dedi. “Olur aslında, neden olmasın? Ben karımın ağzını bir arayayım, onun ağzı ne çalıyor bir bakayım. Eğer kabul ederse ben varım grup olayında!” dedim. Pazar günü oğlum arkadaşları ile gezmeye gitti, karımla evde yalnızdık. Biraz şakalaştıktan sonra sevişmeye başladık. Ben aslında vücudunda sikiş izleri arıyordum. Ve buldum da. Sırtının 3 yerinde diş izleri vardı. Karımı domaltıp, arkadan yarağımı amına soktum ve diş izlerini yeni görmüş gibi, “Ulan orospu sen kendini kime siktirdin? Ne bu sırtındaki diş izleri?” dediğimde, karım korkudan titremeye başladı. Yarağım amının içinde saçlarını elime dolayıp, “Söyle orospu, kime siktirdin?” diye çıkıştım. Karım kem küm etmeye başlayınca, “Hadi söyle, kızmayacağım, kim sikti senin bu amını, orospu?” dedim. Karım biraz cesaretlenmişti, “Bak canım seni aldatmak için yapmadım valla, nasıl sen ara sıra başka amcık istiyorsan, ben de başka yarak istiyorum. Hem senin annemi ve kızkardeşimi siktiğini bildiğim halde hiç sesimi çıkartmadım. Ama şimdi sana kendimi kime siktirdiğimi söyleyemem!” dedi. “Tamam lan orospu, madem öyle, sana yarak bulacağım, benim karşımda sikişeceksin, ben de seyredeceğim! Eğer bu teklifime evet dersen, bundan sonra istediğin kişi ile sikiş, söz veriyorum karışmayacağım!” dedim. “Ciddi misin?” dedi. “Evet, hemde çok!” dedim. “Pek ala, kime siktirmemi istiyorsun?” dedi. Ben de, “Cuma günü kime siktirdiysen ona, yani Recebe!” dedim. Karım yüzüme şaşkınlıkla bakıp, “Sen nerden biliyorsun?” dedi. “Sen Recep ile sikişirken, ben de Ayçayı sikiyordum! Recep biliyor! Hatta grup yapalım diye o teklif etti!” dedim. “Ya Ayça? Onun da gruptan haberi var mı?” dedi. “Yok, onu sen ayarlayacaksın! Recep karısını sikilirken izlemek istiyormuş, ama Ayçaya açılamıyormuş!” dedim. Karım şöyle bir iki saniye düşündükten sonra, “Tamam, Ayçayı ben hallederim!” dedi. Sonra karımla deliler gibi sikiştik. Karımla bu konuşmamızın üzerinden 2 gün geçmişti ki, karım müjdeyi verdi, “Ayça tamam, ayarladım!” dedi. “Nasıl ayarladın?” dediğimde, “O da istiyormuş, ama kocasına söyleyememiş!” dedi. Haftasonunu iple çekiyorduk. Haftasonu gelince, çocukları o gece orda kalmaları için Receplerin eve gönderdik. Receple Aysu gelince kapıları kilitledik, DVD’ye bir grup pornosu koyup, içkilerimizi yudumlamaya başladık. Ayça çok kısa bir etek ve transparan bir bluz giymişti, altında külot falan yoktu. Karım ise sırf tülden bir elbise, içine de şeffaf bir tanga giymişti. Karım Recebin yanında, Ayça da benim yanımda oturuyordu. Karımla Recep sevişmeye başladılar. Ayça ile de ben, hem öpüşüyorduk, hemde onları seyrediyorduk. Recep karımı sikmeye başladığında, ben Ayçaya, “Biz de yapalım!” dedim. Ayça, “Bekle, bitirsinler!” dedi. Yaklaşık 20 dakika sonra Recep ilk postasını boşaldı. Ve Ayça ile ben sevişmeye başladık… Ayça yarağımı yalıyor, ara sıra ağzından çıkartıp Recebe gösteriyordu. İlk başta anlam veremediğim olay, sonra Ayçanın Recebe, “Demek beni sikilirken seyretmek istiyordun? Gel buraya pezevenk, al şu yarağı amcığıma kendi elinle sok!” dediğinde, olayı anladığım halde şaşkınlık içerisindeydim. Recep itiraz etmeden yanımıza gelip, benim yarağımı eline aldı ve dik tuttu, Ayça ata biner gibi benim yarağıma otururken, Recep elindeki yarağımı Ayçanın amına sokmaya çalıştı. Ayça Recebe bağırdı, “Ulan pezevenk, yarağı ıslatsana, amımı acıttı!” dedi. Benim şaşkınlığım daha da artıyordu. Ayçanın bağırması üzerine Recep yarağımı ağzına alıp, biraz saxo çekerek ıslattıktan sonra tekrar karısının amına soktu. Ayça yarrağımın üstünde kalkıp otururken, biryandan da Recebin saçlarını asılarak, “Yala lan pezevenk!” diye bağırıp, Recebe hem amını, hemde benim yarağımı ve taşaklarımı yalattırıyordu. Karıma baktım, o da ağzı açık olanları izliyordu. Ben bu tuhaf olayın heyecanına fazla dayanamadım ve bir elimle Ayçayı belinden tutup sikime bastırıp, diğer elimle de Recebin ensesinden asılarak ağzını Ayçanın amcığına yapıştırdım ve Ayçanın amının içine patladım. Ayça da benimle aynı anda boşaldı. Recep hem Ayçanın amını, hemde benim yarağımı yalayarak temizledi. Biraz dinlendikten ve birer kadeh içtikten sonra, karım, “Haydin bakalım erkekler, beni tost yapın, uzun zamandır iki yarak ile sikilmedim, özledim!” dedi. Ayça benim yarağımı, karım da Recebin yarağını emerek kaldırdı. Karımı aramıza alıp, ben götünden, Recep te amından girdi, bir güzel siktik. Daha sonra aynısını Ayçaya da yaptık… Sabah sikimin yalanmasıyla uyandığımda, baktım ki yalayan Recep. Karım mutfakta kavaltı hazırlıyordu, Ayça da ona yardım ediyordu. “Recep lan sen bu işe kötü alıştın amına koyum, oldu olacak seni de sikmemi istermisin?” dedim. “Hayır ben siktirmiyorum, sadece ağzıma alıyorum. Bunu da karıma hazırlıyorum…” dedi. Ama öyle bir emiyordu ki, karısına gerek kalmadan Recebin ağzına boşaldım. Hepsini de yuttu! İtiraf etmeliyim ki, ibne Recep karısından daha iyi saxo çekiyor!
Kocam Olmadığında Beni Kardeşi Sikiyor
Selamlar, adım Tuğba. 19 yaşında, 1.63 boyunda, 48 kiloda, sarışın, mavi gözlü, fındık burunlu, kalın dudaklı, alımlı bir kadınım. Bundan 1 yıl önce görücü usulüyle, benimle bir boyda, 39 yaşında, şişman, kel, kaba saba ve çirkin bir adamla, sırf çok zengin olduğu için evlendirildim ve Bursa’ya gelin gittim. Kocam, cinsel anlamda tam bir felaketti. Sadece onun işi görülene kadar yataktaydık. Zaten siki de küçüktü (olsa olsa 10-12 cm kadar anca var). Evlendikten sonra orgazm nedir hiç bilemedim. Genç kızken, kız arkadaşlarımızla birbirimize, fantazilerimizi yaşamış gibi anlatır, neşelenirdik. Evlendikten sonra o günleri düşünür, arkadaşlarımın anlattıkları hikayeleri hatırlamaya çalışır ve elim amımda kendimi tatmin etmeye uğraşırdım. Ancak kocamın kıl yumağı gibi vücudu aklıma gelir ve herşey berbat olurdu. Evlilik yıldönümümüzde en seksi kıyafetlerimi giymiş ve kocamın işten gelmesini beklemeye başlamıştım. Kararlıydım, kocamı azdırıp beni sikmesini sağlayacak, en azından bu gece ben de tatmin olacaktım. Ancak kocam telefonla aradı ve gelemeyeceğini, işleri için 2 günlüğüne İzmir’de olacağını haber verdi, kaynım Serhat’ı da bana gözkulak olsun diye eve yolladığını söyleyip kapadı telefonu. Evlilik yıldönümümüzü bile unutmuştu öküz! Sağlık olsun dedim kendi kendime. Kocam telefonu kapadıktan yarım saat kadar sonra Serhat geldi. Ben buarada üzerimi değişmiş, tekrar günlük kıyafetlerimi giymiştim. Serhat’a kapıyı açtım ve toklaştık. “Merhaba yenge, naaber?” dedi. “İyiyim yengeciğim, sen nasılsın? Hoşgeldin!” diyerek karşıladım kaynımı. Serhat, 1.80 boylarında, body sporu yapan, 25 yaşında, bekar bir gençti. Kocam İzmir’den dönene kadar, ben yalnız kalmayım diye bizde kalacaktı. Saat gece 21:00 civarı Serhat’ın odasını hazırladım ve “Serhat odan hazır, istediğin zaman yatabilirsin, ben 10 dakikalığına bir komşuya uğrayacağım!” diye seslendim. Serhat kocamın bilgisayar odasındaydı. Ses gelmeyince yanına gittim. Kulağında kulaklık, bigisayardan müzik dinliyordu. Kulaklığı çıkardım ve tekrar odasının hazır olduğunu, komşuya gidip geleceğimi söyledim. “Tamam yenge, sağol!” diyerek bana göz kırptı ve gülümsedi, kulaklıkları yine taktı. Ben de komşuya gittim. 10 dakikalığına diye çıkmıştım evden, ama 2 saat kadar oturmuşum Hayriye hanımla. Saat 23:00 gibi tekrar eve geldiğimde Serhat yatmıştı. Ben de odama çekilip uyudum. Bir ara uyandım, saate baktım, gecenin 02:30’unu gösteriyordu. Açlıktan midem kıyılmıştı, mutfağa iki lokma birşeyler atıştırayım diye odamdan çıktım. Kocamın çalışma odasının kapısına yaklaştığımda bilgisayarın monitoründen ışık vuruyordu koridora. Kapıya biraz daha yaklaştım, tahmin ettiğim gibi Serhat bilgisayar başındaydı. Yarı çıplaktı, boxerla oturuyordu ve sırtı kapıya dönüktü. Hafifçe kafamı kapıya doğru uzattığımda, bilgisayarda porno izlediğini farkettim. Kulaklıkları yine takmıştı ve benim geldiğimin ve onu izlediğimin farkına bile varmamıştı. Koridorda, bilgisayara sadece 1,5 metre uzaktan, ben de onun izlediklerini izlemeye başladım. Gördüklerim beni fena etkilemişti, amım birden sırılsıklam olmuştu. Elim bacaklarımın arasında, koridor duvarına dayanmış halde amımı okşuyordum. Bir süre sonra sırtım duvara dayalı, yere oturacakmışım gibi bir vaziyette aşağı kayarak gözlerim kapandı ve titreyerek orgazm oldum… Ama tam o sırada Serhat kulaklığı çıkarmış ve orgazm olurken çıkardığım iniltileri duymuş, kapının ağzında dikilmiş, beni izliyormuş. Gözlerimi açıp Serhat’ı farkettiğimde hemen toparlandım, “Ben… ben mutfağa gidiyordum… birşeyler atıştıracağım, sen de istermisin Serhat?” diyebildim kekeleyerek. Başını hafifçe salladı, yüzünde hin bir tebessüm vardı. Mutfağa girdiğimde (Ne yapacağım ben şimdi?) diye düşünüyor, bir yandan da telaşla birşeyler hazırlamaya çalışıyordum. Ama inanın ne hazırladığımı ben de bilmiyordum. Serhat sessizce gelip arkamdan sarılınca, elimdekiler fırladı elimden ve bir çığlık attım. Serhat belimden sımsıkı tutmuştu. Kulağıma eğilip, “Korkma yenge, benim!” diye fısıldadı. “Serhat ne yapıyorsun sen? Kendine gel!” diyerek itmeye kalksam da, mümkün değildi, çok güçlüydü… Boynumu öpmeye başladığında, kalçalarım arasındaki sertliği farkettim. Çok korkuyordum, “Serhat lütfen yapma, ne yaptığını bilmiyorsun sen!” desem de faydası yoktu. “Abim seni tatmin etmiyor mu da, mastürbasyon yapıyorsun yenge?” dedi bana. Korkuyla birlikte müthiş bir heyecan dalgası kaplamıştı içimi, çünkü arkamdaki sertliğin çok büyük olduğunu hissedebiliyordum. “Beni mi sikeceksin Serhat? İstediğin bu mu?” dedim. Cevap bile vermeden beni kucakladığı gibi yatak odasına götürdü. Sırtüstü yatağa yatırdı, geceliğimin eteklerini yukarı sıyırdı, bir çırpıda külodumu çekip çıkararak, ağzını amıma gömdü. Artık itiraz edemiyor, sadece o anın tadını çıkarıyordum. Dudaklarını amımın dudaklarıyla birleştirmiş, deli gibi emiyordu. Sadece amımı yalayıp emerken 2 kez boşalmıştım. O arada geceliğimi de fora etmiştim. İlk kez kocamdan başka bir erkeğin karşısında çırılçıplaktım… Kafasını amımdan kaldırdığında, ağzı yüzü amımın sularıyla sırılsıklamdı. Bana, “Olduğun gibi kal!” diyerek yatakodamdaki banyoda ağzını yüzünü yıkayıp geldi. Ancak boxerini henüz çıkarmamıştı. “Hadi çıkar şunu!” dedim gözümle boxerini işaret ederek. Kolumdan tutup ayağa kaldırdı beni, dudaklarıma yumuldu. Harika öpüyordu. Ateş yine basmıştı vücudumu. Bana, “Sen çıkaracaksın onu!” diyerek omuzlarımdan bastırdı. Sikini ağzıma almamı istiyordu besbelli. Bunu kocam da çok isterdi, ama ben kocama bunu yapmayı sevmiyordum. Serhat'in göğsünü öpüp yalamaya başladım, ordan da aşağıya, beline kadar indim. Yarağı boxeri yırtıpta çıkacak kadar zorluyordu. Boxeri aşağı sıyırdığımda, kocaman birşey yüzüme çarpmıştı. Gözlerim yuvalarından çıkacaktı. Belki vücuduna oranla sikinin boyu çok büyük değildi, ama ben böyle birşeyi daha önce canlı canlı hiç görmemiştim… Serhat kafamı sikine doğru bastırdı, “Ağzına al yenge!” dedi. Ağzımı açabildiğim kadar açtım, ama yarısı ancak girmişti ağzıma, onu aldığımda da öğürmeye başlamıştım. Ağzımdan çıkarıp, “Serhat bu çok büyük, alamıyorum!” dediğimde, “Alırsın yenge, alırsın!” diyerek tekrar başımı sikine doğru bastırdı. Alabildiğim kadarını ağzıma almış, biraz da alıştıktan sonra emmeye başlamıştım. Hiç sesi soluğu çıkmadan ağzımdayken boşaldı hınzır. Ben kalkıp banyoya fırladım ve kusmaya başladım. Serhat ise beni izliyor ve kahkahalarla gülüyordu. Geri döndüm, “Serhat, bak bu yaptıklarımız ilk ve sondu! Sakın bir yerlerde anlatma, rezil oluruz valla!” dedim ve giymek için külodumu aldım yerden. Ama Serhat külodumu elimden alıp kenara fırlattı ve “Daha işimiz bitmedi yenge! Abimle evlendiğinizden beri onun seni doyuramadığını biliyorum. Seni abimin hiç sikmediği gibi sikeceğim!” deyip beni kendine çekti, dudaklarıma yumuldu… Dudaklarımı koparacakmış gibi öperken nefesimi kesmişti. Bir eliyle belimden çekerek beni kendine yapıştırmış, diğer eli de götümün yanaklarını avuçluyor, yoğuruyordu. Artık ben kendimi salmıştım ve karşılık veriyordum. Ayakta çılgınca öpüşmeye başladık. Serhat'ın güçlü kollarında sıcakta eriyen tereyağı gibiydim. Vücutlarımız ter içinde kalana dek öpüşüp seviştik. Bu arada tüm korkularımı ve kaygılarımı unutmuş, açılmaya başlamıştım yavaş yavaş. Yatağa uzandım ve “Hadi aslanım, söndür yengenin ateşini, yanıyorum!” dedim, iniltilerle Serhat’ı kolundan tutarak yatağa çektim… Serhat yine dudaklarıma yapıştı. Kalın etli dudaklarım onu çok çekiyordu. “Dudaklarına dünyaları veririm yenge!” diye mırıldandı. Sonra boynuma, ordan da göbeğime indi. Bu arada elleri boş durmuyor, kocamın nerdeyse hiç dokunmadığı göğüslerimi mıncıklıyordu. Avuçlarında kaybolup gidiyordu göğüslerim. Amıma indiğinde, ben bir kez boşalmıştım bile. Diliyle amımı sırılsıklam edene dek yaladı ve amımı emmeye başladı. Bir ara dudaklarını amıma dayadı, resmen amımla öpüşüyordu. Müthiş zevk alıyor ve inim inim inliyordum. Doğrulup bacaklarımı iki yana araladı. Bu defa yarağını ağzıma hiç almamıştım, ama yarağından zevk suları gelmeye başlamıştı. Yarağının başını amıma dayadığında sanki amımda bir yumruk var gibi geldi. Ben daha, “Lütfen yavaş sok Serhat, abinin siki bamya kadar bile değil…” diyene kadar, amıma soktu yarağını. İlk girdiğinde sadece, “Iıııhhh!” diye bir ses çıktı benden. Her yanım uyuşmuştu. Bu da yetmezmiş gibi, hemen gidip gelmeye başlamıştı… Ben, “Yavaş hayvan!” diye bağırdıkça, Serhat pis pis sırıtarak ve hiç istifini bozmadan köklüyordu amıma. Acı ve zevk karışıp gitti birbirine. Kısık kısık çığlıklar atıyordum. Taşakları o kadar büyüktü ki, götüme vurduğunu, o kadar büyük bir yarağa rağmen hissedebiliyordum. “Yavaş sik orospu çocuğu, amımı dağıttın, senin gibi bir piç daha varmı bu dünyada!” diye yırtınıyordum altında. Bir süre beni bu pozisyonda sikti. Amım yarağının kalınlığına alışmıştı, ama uzunluğu başıma dertti. Her köklediğinde geri kaçmaya çalışıyordum. Derken mım çıktı ve “Domal bakalım yenge!” diye emretti adeta. Ben önünde domaldım ve omuzlarımı çökerttim. Amım kabak gibi karşısındaydı. Kalçalarımdan kavradı ve yarağını tekrar amıma soktu. Kasıklarını kalçalarımda hissettiğimde ölüyorum sandım. Demek ki bu pozisyonda yarağı daha derine iniyordu. Benim acı içinde inlemem ve bağırmam delirtmişti onu, sert sert köklerken, “Bağır orospu, bağır! Senden ala orospu çocuğu mu olur lan, baksana kaynına veriyorsun!” diye söyleniyordu. Ben sadece, “Aaaayy, aman, off!” diye inleyebiliyordum. Canım gerçekten çok yanıyordu. Çok geçmeden bu pozisyona da alışmıştım. Bu defa tatlı tatlı inlemeye başladım, “Serhat’ım, sik beni erkeğim, sikin ne kadar tatlı, ne kadar güzel sikiyorsun yengeni!” dedikçe, Serhat’ın hırıltıları daha da yükseliyor, ama bir türlü boşalmıyordu. Birden içimden çıktı ve yine sırtüstü yatırdı beni. Aslında bu pozisyonu çok seviyordum. Şimdiye kadar, şişko, kel ve şekilsiz, öküz kocamın yüzüne tahammül etmiştim. Oysa Serhat oldukça yakışıklıydı ve boğum boğum kasları olan bir erkeğin beni eze eze sikmesi müthiş bir zevkti. Bacaklarımı omuzuna aldı ve eliyle yarağından tutarak amıma dayadı. Yine birden bire köküne kadar sokmuştu. “Aayyyy!” diye çığlık attım yine. En derine girmişti yarağı. “Lan piç, her seferinde bağırtma beni, tatlı tatlı sikeceksen sik işte!” diye söylenirken, Serhat amıma kocaman yarağını pompalamaya devam ediyordu… Bir elini yatağa dayamış, diğer eliyle boynumdan yakaladığı gibi üzerime abandı ve dudaklarımı öpmeye başladı. Anestezi etkisi yapmıştı bu ateşli öpücük. Çok geçmeden Serhat adeta yaralı bir hayvan gibi böğürerek, içimde volkan gibi patlamıştı. “Eyvaah, Serhat naaptın sen yaa? Korunmuyorum!” diye hayıflanarak söylenmeye başladım. O ise yüzünde mutluluktan uçar bir tebessümle, “Abimle bu aralar bir sikişsen hiç fena olmaz yenge!” diyerek üzerimden kalktı. Kocaman yarağının ucundan dölleri sarkıyordu. Yarağını ağzıma dayadı. Ben de yine alabildiğim kadarını ağzıma alarak, yarağında kalan tüm dölleri emdim. Sonra birlikte duş aldık, tekrar yatağa girdik, sabaha kadar sevişip sikiştik ve birbirimize sarılarak uyuduk. Sabah kahvaltıdan sonra Serhat, “Yenge ben çıkıyorum, akşama istediğin birşey varmı?” diye seslendi. Akşama geç kalmamasını rica ettim ve uğurladım. Akşam saat 20:00 sularında Serhat geldiğinde, ben henüz dinlenememiştim. “Ne o yenge, çok bitkin görünüyorsun?” deyince, “O yarağı sen yesen, sen de bitkin görünürdün!” diye cevap verdim. Akşam yemeğine oturduğumuzda, yemeğini çabuk çabuk yemeye başladı. “Yavaş yesene, acelen ne?” dedim. Serhat yine pis pis sırıtarak, “Yemekten sonra tatlı olarak seni istiyorum yenge!” dedi. “Aaaa, hayır Serhat yaaa, lütfen ama, bana da acı, ben de insanım, sabaha kadar siktiğin yetmedi mi?” dedim. Ama o sırada bacaklarımın arasında birşey hissettim. Eğilip baktığımda, ayağıyla amımı okşamaya çalıştığını gördüm. “Deli oğlan!” diyerek gülümsedim ve ekledim, “Ama bu akşam hiç heveslenme, amım dağıldı, sikişemeyiz!” dedim. Serhat yemeği bırakıp, ayağa kalktığı gibi beni kucakladı ve yine yatak odasına götürdü… Ona yalvarırcasına, “Nolur bu akşam sikme, sonra yine sikersin, çok yorgunum!” dedikçe, o başını hayır der gibi iki yana sallıyordu. Yatağa yatırdı ve “Merak etme yenge, çok uzun sürmeyecek!” dedi. Çırılçıplak kalana dek soyundu. Yarağı henüz kalkmamıştı, ama bu haliyle bile kocamım sikinden çok büyüktü. Ben yarağına bakarken, “Soyunsana amına koduğum orospusu!” diyerek yüzüme hafif bir tokat attı. Sanki robot gibiydim, tokadı yer yemez soyunmaya başladım ve bir çırpıda çırılçıplak kaldım. Bir an önce ne olacaksa olsun istiyordum. Ağzıma almamı istediği yarağını bu haliyle zorda olsa hepsini ağzıma almış, emmeye başlamıştım. Birkaç saniyede yine o ihtişamına kavuşmuştu. Domalmamı istedi, ben de domaldım. Götüme parmağını soktuğunda canım çok yandı. “Aaaaahhh! Naapıyorsun lan?” diye bağırdım ve arkama dönüp baktığımda parmağını götümden çıkardı. “Bana zorluk çıkarırsan canın çok yanar yenge, madem amın dağıldı, bu gece de götünü sikeceğim!” deyince, ben ayağa kalkmaya çalıştım, ama Serhat'a gücümün yetmesi mümkün değildi. Çaresiz olacakları beklemeye başladım. Götümün deliğini sırılsıklam yapana kadar yaladı ve tükürükledi. Ben az önce parmağının verdiği acıyla yarağının götüme nasıl gireceğini düşünürken, o yarağının kafasını götüme dayamıştı bile. “Bağırma sakın!” dedi ve birden yüklendi. Beynim karıncalanmış, gözlerimde şimşekler çaktı. “Ooouufff!” diye bir ses çıktı benden, ardından, “Orospu çocuğu yırttın götümü!” diye bağırdım. Serhat kaçamayım diye kasıklarımdan tutmuş, kıpırdamadan bekliyordu. Ben götten sikilmek çok ta kötü değilmiş diye düşünürken, içimi adeta parçalarcasına sokmaya devam etti. Meğer daha yarısı girmemiş. “Serhat noolur yapmaaa, çok canım acıyoor!” diye ağlamaya başladım. “Sus amına koduğumun orospusu, sidikli kızlar gibi ağlamyı kes!” diye azarladı ve götüme pompalamaya başladı. Benden çıkan acı dolu sesler onu çıldırtmıştı adeta, daha hızlı gidip geliyor, götüm cayır cayır yanıyordu. Çok geçmeden boşaldı götümün içine. Halen iki gözüm iki çeşme ağlıyordum. Yarağını götümden çıkardığında, gazoz şişeleriyle parmağımızla oynarken çıkan sese benzer bir ses çıktı. Göt deliğimin kapanmadığını hissediyordum. Yanıma uzandı ve “Bebişiim, tatlı yengem benim, hadi ağlama artık, bak bitti işte! Bundan sonra seni yaraksız bırakmayacağım!” diye teselli ediyor, nazikçe dudaklarımı öpüyor, göğüslerimi okşuyordu. Yarım saat kadar yattıktan sonra kalktık ve duş alıp, kalan yemeğimize devam ettik.
Kocamın Önünde İnlete İnlete Sikerek Hamile Bıraktı
Ben Franda’dan Nilay. Uzun boylu 25 yaşında bir kadınım. Kocam Çetinle yaklaşık 3 yıllık evliyiz. Kocam da benden 2 yaş büyüktür. Ancak bizim kocamla bir sorunumuz var. 3 yıldır uğraşmamıza rağmen çocuğumuz olmuyor. Bir sürü doktora gittik ama sorunun kocamda olduğunu ve bunun da bir çözümünün olmadığını söylediler. Yani anlayacağınız benim hamile kalmam sadece sperm bankasına bağlı olan bir şeydi. Bir gun kocamla sex videosu bakarken ikimizde fantazilere daldık. O bana fantazisini anlatiyor bende ona anlatiyordum, birden kocamdan beklemedigim bir teklif geldi bana,dediki nasilsa cocugumuz olmuyor isdersen bu fantazimizi gerceklesdirelim hem cocugumuz olur hemde zevkimizi almis oluruz dedi, bende tamam ama nasil olacakbu is dedim sen bana birak dedive benim boydan asagi ciplak fotolarimi,celiyor, sex arkadasi ariyorum sitelerine gonderiyor mail adresemiziveriyordu.hergun mailimize onlarca mail geliyordu ama hepsi yabanciydi, bizimisdedigimiz ise turk olmalariydi bir gun almanyada yasamakda olan Nilsun ve Çetinisimli turk ailesinden mail geldi ve bizde ona karsilik verdik.o gundensonra devali msn de yazisiyor kamera aciyorduk. Nilsu 30 yasinda olmasina ragmen alimli cok guzel vucudu olan bir bayandi kocasi Veysel ise yakisikli denecekkadar vardionlarda bizim gibi ayni fantasi icinde ve onlarda ilk kez boylebir sey yapacaklardi.birbirlerimizi tanimak icin 1 ay kadar bir surechatlesdik ve olay artik birbirimize ciplak kamera acmaya kadar gelmisdi. Artık birbirlerimizden utanmiyorduk ve aramizda konusup bir gun ayarladik onlarhollandaya gelecek bizde burdan otel ayarlayacakdik ve konusdugumuz gibide oldu,ve bekledigimiz gun gelmisdi bir yerde bulustuk, Nilsu gercekden cok guzel Veysel’de yakisikliydi , biraz oturup konusdukdan sonra direk otele gecdik ikitarafda halen daha utangaclik icindeydik odaya geldigimizde oglenden aksamakadar konusdugumuz konu sex di ve onlara cocugumuzun olmadigini acikca kocamsoyledi ve Veysele karimi dollemeni isdiyorum dedi ,oda zaten amacimiz budegilmi diyerek gulerek cevap verdi artik dayanamiyordum amim su icinde kalmisdiaksam oldugunda yavas yavas konuya girilmeye baslandi ve porno filmleri konulduNilsu kocamin yaninda ben ise onun kocasinin yaninda oturmusduk altimda kisadenecek kadar bie etek ve icinde ince bir corap ve sexy mavi bir ic camasiri giymisdim. Birden Veyselin ellerinin bacaklarimin uzerinde gezdigini hissettimve hedefe dogru ilerliyordu. Veyselin siki sanki pantolonu yirtacakmis gibisinekalkmisdi kocamda ayni sekilde yavas yavas ilerliyordu birden Veyselinparmaklarini amimda hissettim .Veysel kocama donerek seni kari kivamina gelmisdedi ve kocamda ona gulumseyerek senin karida oyle dedi ama bu tarz konusmalaribeni artik cileden cikarmisdi hemen Veyselin pantoloninu indirdim ve sikiniazima, aldim kocaminken bayagi buyukdu siki ve isdahlica emmeye basladim kocamise Nilsunun gogusleri arasinda gidip geliyordu Veysel kocama donerek Çetin bakben senin kariyi sikerken sen bak bende sen benim kariyi sikerken bakim dedi odatamam dedi ve onlar oturdular bizi seyrediyor arasirada opusup yalasiyorlardi Veysel bana kocana dogru domal dedi ve bende dedigi gibi domaldim kocamla Nilsudaheyecanla izliyordu.
Veysel amimda sikini gezdiriyor sokacak gibi oluyor sokmuyor adeta beni cileden cikariyor du birden hadi Veysel dolle artik benidememle beraber arkamdan amima bir hamle yapip kafasini icime koyup yavas yavasilerliyordu sanki icim parcalaniyor sandim ve belimden tutup kendine dogrucekiyor ben ise cigliklara boguluyordum ayri bir zevk verende kocam bakarken birbaska erkegin amimda gidip gelmesi beni azdiriyordu . Veysel belimden cekipsanki tasaklarinida icime sokacakmis gibicesine amima yukleniyor ve ben arkaarkaya orgazm oluyordumbirden Veysel bak Çetinnnnnn karinin amina iyi bakdiyerek kukredi ve icimde ani bir volkan patladi sanki icimi doldurdukcadolduruyordu halen bosaliyordu ama bacagimda sanki ilimli bir akinti hissettimve zevkle karisik sesle Çetin bakarmisin bacagimdan ilik bir sey akiyor yoksaamimi mi kanatti dedigimde hayir hayatim icin spermle doldugu icin kalansipermleri amindan tasiyor diye cevap aldimve Veysel hadi sizde sira diyerekkocama benide yanina oturttu ve birazda biz izliyelim dedi kocam sikini Nilsununazina dayadi ve yalatmaya basladi sanki Nilsu koparacakdi kocamin siki demekki okadar azmis olmalilar derken Nilsu sirt usdu yatirdi ve amina aniden gomdu hememini sikiyor hemde memelerini yaliyordu ,,, gercekden bakmak o kadar zevklioluyormuski onlarin azginligini anliya biliyordum:).kocaminki iyice sismispatlama anina gelmisdi birden kocacagim o guzel sikini cikarip Nilsununbacaklarinin arasindan tutarak fiseklemeye basladi ilk fisek Nilsunun suratinaisabet etmis ve geri kalanida goguskima , sanki vucudu spermlekaplanmisdi. Eniste sex hikayeleri Nilsu ile kocam bitmislerdi ve koltuga yigildilar. kocam Veyseledonup isderseniz yapabilirsiniz dedi , hem karimi birdaha dollemis olursun isigarantiye aliriz dedi Veyselde bu sefer Çetin karini gotten sikecem ama meraketme bosalacagimda amina bosalirim deyip sikini azima uzatti bende yalamayabasladim yaladikca siki sisiyor azima sigmaz oluyordu ama ben bir yandanda okoca siki nasil gotume alacagimi dusunurken Veysel yan yat dedi bende yattim ilkonce amima girdi iyi ce yaglansin daha kolay olur dedi ve cikarip got deligimeyerlesdirdi kucuk hamlelerle iceri girmeye calisiyordu ben ise ciglik atiyoryasdigi disliyordum birden gotumun acildigini hissettim ve icime o muhtesemsikin kafasini almisdim ve yavas yavasda ilerliyordu tasaklarini amimdahissettigimde inanamamisdim o buyuk yaragi icime aldigima Veysel ise cok rahatomuzumdan tutup kendine dogru cekiyor sanki gotumu parcalayiyordu derken gotumdeVeyselin sikinin sisdigini hissettim ve birden Veysel hazir ol diye bagiripgotumden siki cekmesiyle amima dalmasi bir olmus ve atlamaya baslamisdi sankiamima hortum sokmuslarda su fiskirtiyorlarmis gini hissdiyordum cunku Veysel cokkalin sperm fiskirttigi belliydi sonra ayaga kalktigimizda kocami Nilsunun azinabosalirken yakaladik ve Veyselde saka amacli Çetin ne oluyor o ağzı bizde öpüyoruz dedi. Hadi görüşmek üzere…
Kocamı Aldatmak
İster miyim bilemem ama, kocam götüme soktuğu gibi boşaldığından, bu tür ilişki hoşuma gitmiyordu. Üstelik Nazmi’nin kolay kolay boşalacağını düşünmüyordum. -“Domal aşkım, biraz krem süreyim, senin için de iyi olur!” dediğinde, ben de dörtayak olup dediğini yaptım. Parmaklarına sürdüğü kremi götümün deliğine yediriyordu. Gerçekten de krem çok kaygandı ve bolca sürmüştü. Yarrağına da bolca sürdükten sonra, bacaklarımı açtı, belimi aşağı bastırıp kalçalarımı da geriye çıkardı. Beklenen o an gelmişti. İyice sertleşmiş yarrağı, sağ eliyle tutarak götümün deliğine ayarladı. Sağa sola kayan yarrak bir türlü girmiyordu. Biraz da benden kaynaklanıyordu, çekindiğim için kendimi sıkıyor ve kasıyordum. -“Rahat bırak kendini aşkım, gevşemeye bak!” diyordu. Deliğime yaptığı baskılar sonucu gevşeyen delik az da olsa açılmıştı. Nazmi’nin işi daha da kolaylaşmaya başlamıştı. Yarrağını yavaş yavaş ileri geri hareket ettirince iyice gevşemiştim. İstese bir anda sokabilirdi, ama sokmuyordu. Kremin verdiği kayganlık acımasını engelliyordu… Birden, “Ahhhhhh!” diye bağırdım. O an yarrağının kafası deliğe girmişti. Arkamda dayanılmaz bir gerilme vardı. Yarrağını öyle sıkıştırmıştım ki, sanki boğacaktım. Birkaç saniye bekledikten sonra kaçmamı engellercesine belimden tutmuş, yavaş yavaş ve de alıştıra alıştıra, ileri geri hareket ederek, santim santim sokuyordu. Yarrak içeri doğru girmeye başlamıştı. Zorlanıyordum, ama sesimi de çıkarmıyordum. Gövdesinin yarısı içimdeydi artık, -“Aahhh! Aahhh! Yavaş lütfeeenn!” diye, acıyla karışık inliyordum. Dakikalardır devam ediyordu. Devam eden bu durum karşısında daha rahat hareket etmeye başlamıştı. Nihayet sonuna kadar sokmuş ve gidip gelmeye başlamıştı. Artık resmen götümden sikiliyordum… Onun bu yaptığı beni daha da azdırırken, ben de onun yarrağını hızla ağzıma sokup sokup çıkarıyordum. Her an boşalabilirdim. Nazmi bunu anlamış olacak ki, geri çekilerek domalmamı söyledi… Bir an irkildim. Kocam ne zaman domal dediyse götümden sikmişti. İtiraz bile etmedim, dediğini yapıp domaldım. Avucuna tükürüp önce yarrağın ucuna, sonrada amımın ağız kısmına sürdüğünde rahatlamıştım. Yarrağının kafasını amımın dudakların arasına birkaç kez sürttükten sonra, amımın deliğine ayarladı. Belimden tutup kendine doğru çektiğinde yavaş yavaş içime doğru girmeye başladı. Zorlanmaya başlamıştım ki, elimde olmadan böğürdüm. Dibine kadar soktuğunda ise amımdaki boşluk tamamen dolmuştu. Amımın dudakları gerilmiş, yarrağını sımsıkı sarmıştı. Zorlanmama rağmen içimin kayganlığı beni rahatlatıyordu. Biraz bekledikten sonra yarağını ileri geri hareket ettirmeye başladı. İleri sokunca, “Ahhh!”, geri çekince de, “Ohhhh!” diye bağırıyordum. İnanın dayanılır gibi değildi, ama büyük zevk alıyordum… Az sonra öyle hızlanmıştı ki, -“Ahhhh! Ohhhh! Çok güzeeel! Harikasın aşkımmm! Ahhh yavaşşşşş! Sert vurma aşkım, karnımı deleceksin!” diye inliyordum. O anda kocam bile gelse umrumda değildi, beni bu sikişten kimse alıkoyamazdı. Nazmi de hırlamaya ve argo argo konuşmaya başlamıştı. -“Demek kocanın siki küçük haaa! Al bakalım orospu büyük yarrağı! Seni öyle sikeceğim ki, amın yarrağa doyacak, parçalayacam amını!” demesi beni biraz endişelendirmişti, fakat argo sözleri beni daha da tahrik ediyordu. Ben de ona uydum ve -“Kocamın sikemediği amımı parçala, darmadağın et! Sik beni, doyur amımı, doyuuurrr! Ahhh! Ohhhh! Haarikaaa!” diye bağırıyordum. Yaklaşık on dakikadır bu şekilde sikişmeye devam ediyorduk. Nazmi’nin boşalmaya, benim de bu pozisyondan ayrılmaya niyetim yoktu. Adam gibi sikilmek dedikleri bu olmalıydı. Bu yaşadıklarımı bir gün önce hayal bile edemezdim. Gerçek sikilmek böyle bir şeymiş… Bir müddet gittikten sonra bir sokağa girdi. Birkaç dakika sonra lüks bir binanın önünde durdu. Adım adım sikilmeye gidiyordum. Arabadan indikten sonra koluna girmemi söyledi, dikkat çekmememiz için öyle gerekiyormuş. Asansöre bindik ve 3. katta indik. Dairenin kapısını açıp içeri girdik. Artık geri dönüş yoktu, webcamda gördüğüm o kocaman sikini yemeden buradan çıkış olmayacaktı. Bunu kendim istemiştim. Belimden tutarak ilerletti, lüks döşenmiş bir salona geçtik. Gerçekten mükemmel, zevk sahibi biri tarafından seçilmişti her şey, tüm eşyalar…Ben salonu incelerken, Nazmi’nin boş durmaya niyeti yoktu, belimden tutarak dudaklarıma yapıştı. Çekingenliğimi atmış, karşılık veriyordum. Zaten oraya bunun için gitmemiş miydim? Bir orospu gibi, yabancı bir erkeğin peşine takılıp bu garsoniyer kılıklı lüks dairede onunla yalnız kalmayı bunun için, şehevi zevklerim, günahkar arzularım için istememiş miydim? Öpüştükçe öpüşüyorduk. Elleri rahat durmuyordu, göğüslerimi, kalçalarımı, bacaklarımı, hemen hemen her yerimi okşuyordu. Sulanmaya başlamıştım. Her şey o kadar hızlı gelişiyordu ki. Önce badiyi çıkardı, sonra da eteğimi indirdi alışkın hareketlerle ve “Ohhh, harikasın aşkım!” dedi. Şeffaf külotum çok hoşuna gitmişti. Sütyenin üzerinden, göğüslerimi dişliyor ve sıkıyordu. Diğer eliyle amımı avuçlamış, bacaklarımın arasını okşuyordu. Ayn anda her yerimde dolaşıyordu yaramaz, fakat işinde usta elleri… Şaşkına çeviriyor, delirtiyordu.Hafif balık etli, bembeyaz teni olan, siyah saçlı, siyah gözlü, ayıp söylemesi, mükemmel diyebileceğim vücudu olan bir bayanım. Kocamla 8 yıldır evliyiz. İlk yıllarımızda da kocamla harika günler geçirdik. Son birkaç yıldır cinsel yönden biraz duraklama dönemine girdik. Kocamın işi nedeniyle yorgun olması, üstüne de hayat şartları eklenince, kocamla ilişkiye giremez olmuştuk.
İşi pazarlama üzerine olduğundan evde beni yalnız bırakıp gidiyor, günlerce haftalar boyu yalnız kalıyordum. Yalnız kaldığım gecelerden, telefonda konuşmanın yetmediğinden şikayet etmeye başlayınca biz de webcamla, görüntülü sohbetle tanışmış olduk. Derken günler haftaları, haftalar ayları kovaladı. Vakit öldürme adına internette okey oynamasını kocamdan öğrendim. İşte ne olduysa o okey yüzünden oldu… Nazmi ile okey oynarken tanışmıştım. Oyun esnasında o kadar şakacı ve espriliydi ki, her internete girdiğimde gözüm onu arıyor, onunla oyun oynamadan duramıyordum. Birkaç hafta boyunca hemen hemen her gün oynuyorduk. Bir gün benden MSN adresimi istedi. Ben de ilk önce çekinerek olmadığını söyledim. Gerçekten o ana kadar aklımdan bile geçmemişti. Bir yabancıyla, hele başka bir erkekle görüşmeme kocamın tepkisi ne olurdu bilemiyordum, ama eminim çok kızardı. Nazmi ise ısrarla webcamda beni görmek istiyordu. Doğrusu yalan söyleyemem, ben de onu merak ediyordum.
Sonra MSN adresim olduğunu, fakat kocamdan çekindiğimi kendisine yazdım. Nasıl yapacağımı bile bilmiyordum ki… Bana MSN’e girmemi, sonra yapmam gerekenleri söyledi. Dediklerini aynen yerine getirdim. İlk kez birine webcam açıyordum. İlk kez ekranda onu gördüğümde biraz yadırgadım. Sonra günler geçtikçe ona alışmaya başladım. Bu benim için bir ilkti. Kocamdan sonra, sanal da olsa, bu kadar içli dışlı, samimi konuştuğum ilk kişiydi. Webcamda her birbirimizi gördüğümüzde çok güzel olduğumu söyleyip, iltifat üzerine iltifatlar ediyor, o böyle yazıp konuştukça içim bir hoş oluyordu. Kaşlarımı gözlerimi saçlarımı çok beğeniyormuş, dudaklarım etli, tam istediği gibiymiş, vücudum çok orantılı ve harikaymış falan filan… Nazmi’yle ilişkimiz gittikçe değişik bir hal alıyordu. Gittikçe samimiyetimiz ilerlemişti. Şakayla karışık bana erotik fıkralar, hikayeler anlatmasını bile yadırgamaz hale gelmiştim. O anlatırken altımın ıslandığını hissediyordum.
Evet, sonunda ne yapıp etmiş, konuyu cinselliğe kadar getirmişti. Benim için ilk olan bu tür konuşmalar beni heyecanlandırıyor ve kalbimin hızlı bir şekilde küt küt atmasına sebep oluyordu. Yine de kocamı aldatmış saymıyordum kendimi… Gerçek değildi ki bunlar… İkimiz de bilgisayarın arkasındaydık, eli elime değmiyordu ki… Ne günah işliyorduk, ne de zina yapıyorduk.
Şimdi düşünüyorum da… Aslında bunlar Nazmi’nin bana empoze ettiği, benim de ayıla bayıla katıldığım, yalnız yaşadığım susuz çölde bir vaha bulmuş gibi üstüne atladığım, alttan alta beni kemiren suçluluk hissini yok eden, rahatlatan düşüncelerdi.
Bir gün yine yalnızdım. Gündüz vakti webcamda tekrar sohbet etmeye başlamıştık. Benim güzelliğimin kendisini çok etkilediğini söylerken ne demek istediğini, neresinin etkilendiğini elbette anlıyordum, ama bunu kendisine belli etmiyordum. Benim de ondan kalır yanım yoktu aslında… Ben de ondan etkilenmiştim. Yakışıklı, geniş omuzlu, kaslı, harika bir erkekti karşımdaki… Ona baktıkça aklımdan ayıp ayıp düşünceler, olmadık şeyler geçiyordu hep…
Beni yine iltifatlarla bir güzel yumuşatıp ıslanmama sebep olduktan sonra ayağa kalkmamı, boyumu görmek istediğini söyledi. Ben onun gazına kapılmış, dediklerini yapmaya başlamıştım. Aslında onunla sohbet ederken en güzel elbiselerimi giyiniyordum. O gün üzerimde üstten beyaz bir gömlek, alttan ise dizlerime kadar uzanan siyah renkli bolca bir etek giymiştim. Dar kesimli gömleğin altındaki göğüslerim sütyeni yırtacakmış gibi duruyordu.
Nazmi’nin sadece başı görünüyordu, ama yerinde duramadığını fark edebiliyordum. Belime göre kalçalarım büyüktü, ama bu Nazmi'nin çok hoşuna gitmiş olmalı ki, yalvarırcasına elbisenin altındaki o harika vücudumu görmek için dünyaları feda edebileceğini yazarken iltifat üstüne iltifat ediyordu. Yazdıklarını okurken amım resmen ıslanmıştı. Israrla göğüslerimi görmek istiyordu. Her ne kadar olmaz desem de, sonunda onu kıramamıştım. Bir kaç düğme açıp dekoltemi genişlettim. Yetmedi. Daha da istiyordu. Daha… Daha… Biraz daha…
Ben de iyice azmıştım artık… Ne olursa olsun diyerek heyecandan titreyen parmaklarımla kalan düğmelerimi de açtım olduğu gibi, gömleğimi çıkardım. Sütyenimle kaldım. Sağa sola döndüm, yandan, önden sütyeni zorlayan göğüslerimi izlemesine izin verdim. Yine ısrar kıyamet başladı… Yine dayanamadım, sütyenimi indirip içinde sıkışmış iri memelerimi rahatlatıp ona sunmaya başladım.
Kendime, yaptıklarıma inanamıyordum. Kendini sergileyen bir orospu gibiydim kameranın karşısında… Kocamdan sonra ilk kez bir erkeğe çıplaklığımı gösteriyordum. Kocamdan sonra göğüslerimi gören ilk erkekti. Kocamın emmeyi pek sevdiği iri meme uçlarımı bir başka erkek görüyordu. O erkeğin aç bakışlarının etkisiyle yine kabarmışlar, parmak gibi olmuşlardı. Kekeledim, ellerimi göğüslerime götürerek,
-”Bakma bana öyle… Utanıyorum…” dedim fısıltıyla, duyulur duyulmaz…
-”Nasıl bakmam Gül?” diye inlercesine cevap verdi. “Öyle güzelsin ki… Öyle güzel göğüslerin var ki… Harikasın… Sana tapıyorum bebeğim… Hadi aç şunları, kapatma, doya doya bakmak istiyorum memelerine sevgilim…”
Artık onun esiri olmuş gibiydim, ne istese yapıyordum. Nazmi artık yerinde duramıyordu. Bana göğüslerimi avuçlayıp okşamamı, uçlarını parmaklarımın arasına alıp ezmemi söylüyordu. Bir yandan dediklerini yapıyor, bir yandan da ona belli etmemeye çalışarak istekle kabaran, kaşınan amımı okşuyordum. Bir müddet göğüslerimle ilgilendikten sonra, kamerayı bacaklarıma doğru döndürmemi isteyince,
-“Lütfen, bu kadar yeter… Daha ileri gitmeyelim!” diye ricada bulundum. Bu yaptıklarım çok yanlıştı. Evli bir kadındım ve çok korkuyordum. Ama ben ne söylesem de fayda etmiyordu. Yine ısrarına dayanamadım. Gözümü büyük bir açlık ve merakla beni seyreden erkekten ayırmadan, ayakta olduğum halde eteğimi yavaş yavaş yukarıya sıyırdım, külotuma kadar çektim. Süt beyaz bacaklarım tamamen açılmıştı. Bu kadarla yetineceğini düşünürken,
-“Hadi aşkım, külotunu da görmek istiyorum, lütfeeenn!” dedi. Nazmi’nin bana ‘Aşkım’ demesi beni acaip şekilde etkilemişti. İlk kez o gün giydiğim pembe külotumu ona gösterirken,
-“Aşkım, sen sulanmışsın, külodun ıslak!” deyince utancımdan hemen eteğimi indiriverdim. Gerçekten amım öyle sulanmıştı ki, külotumun ağı sırılsıklamdı. Nazmi, “Aşkım, bu normal bir şey… Ayrıca bu senin sağlıklı olduğunu gösterir!” dedi. Bir müddet kendime gelememiştim. Daha sonra bana,
-“Aşkım, benimkini görmek ister misin?” dediğinde heyecandan ne yapacağımı şaşırmıştım.
Çünkü daha önce kocamın sikinden başka sik görmemiştim. Her ne kadar ben olmaz desem de, o çoktan kamerayı aşağı indirmişti. Birden boğazım düğümlendi. Oturduğum koltuktan kaçar gibi kalktım, kameranın görüş açısından çıktım. Gördüğüm şey inanılır gibi değildi. Kocaman bir siki vardı, üstelik çok da uzundu. Nazmi beni görmüyordu, oysa ben kenardan ekrana, ona bakıyordum. Böyle bir siki rüyamda görsem inanmazdım. Kendimi direğe oturmuş gibi hissederdim. O kadar kalındı ki, o kocaman parmaklarıyla bile zor sarıyordu. Nazmi,
-“Aşkııım… Nerdesinnn?” diye yazarken, öyle azmıştım ki, o kocaman yarrağın amıma girmesi arzulamaya başladım.
Doğrusunu isterseniz bunca yıl evlilikten sonra amımın deliği genişlemişti sanki ve kocamın siki içini doldurmamaya başlamıştı. Kocam beni sikerken bile girip girmediğini fazla hissetmiyordum. Bir süredir amımdan çok arkamdan anal ilişkiye giriyorduk. İlk zamanlar bu ters ilişkiden acıdan başka bir şey hissetmezdim, ama daha sonra alışmak zorunda kaldım.
Bu ise durumu daha da kötüleştirmişti. Daracık göt deliğimde çabucak boşalan ve rahatlayan kocam bana götünü dönüyor, benimle ilgilenmiyordu. Ben de kendimi tatmin etmek zorunda kalıyordum bazen… Nazmi kocaman yarrağını okşarken, bir taraftan da,
-“Aşkııımm! Nerdesin? Ben de seninkini görmek istiyorum! Lütfeeennn!” diye yalvarıyordu.
Bunu ben de istiyordum, ama amımı beğenmez diye korkuyordum. Bu kadar etkileneceğimi rüyamda görsem inanmazdım. Cesaretimi toparlayıp yüzüm görünmeyecek şekilde karşısına oturdum. Sonra eteğimi yavaşça yukarı çektim, ardından külotumu indirdim. Heyecanımı yenmek için biraz beklediğimde,
-“Hadi aşkım, amını göster bana! Yalamak istiyorum onuuuu!” diyordu. Daha fazla dayanamadım, yavaş yavaş bacaklarımı araladım. O an kendime inanamıyordum, sadece adını bildiğim birine webcamda amımı gösteriyordum. Amımın görüntüsü ekranda hiç de fena değildi. -“Ohhh! Çok güzelmiş aşkım! Daha önce seninki gibi harika, güzel bir am görmedim. Sanki kız amcığı gibi… Yerim ben onuuu!” diye iltifat ediyordu. Amım sulanmış yanıyordu. Çeşit çeşit iltifatlarla beni daha da tahrik ederken, o kocaman yarrağından gözümü alamıyordum. O kocaman yarrağın amıma girmesini öyle istiyordum ki, bu nasıl olacaktı bir türlü kestiremiyordum. -“Aşkım! amının dudaklarını aç, içine girmek istiyorum, aç hadi, aaaç! Yarrağımı amına sokacağım!” diye yazdığında, bende zevk ve heyecan birbirine karışmıştı. Kalbim küt küt atıyordu, nefes alamaz hale gelmiştim. Kölesi gibiydim, ne isterse yapıyordum ve bütün bu olanlara inanamıyordum. Hayatımda kocamdan başkası olmamıştı. Oysa şimdi kocamdan sonra yabancı biri beni çok daha fazla etkiliyordu. Yaklaşık üç saattır sanal seks yapıyorduk. Başıma bir iş gelmeden bitirmek istiyordum, çünkü biri eve gelecek olsa bu durumda zor toparlanacaktım. Ama Nazmi yazdıklarıyla beni öyle tahrik ediyordu ki, amımın içinden akan beyaz kaygan sıvılar deliğimin ağzını doldurmuştu. Nazmi’ye, -“Hadi boşal artık! Biri gelecek! Bu vaziyette yakalanmak istemiyorum…” dediğimde, -“Hadi sen de amını okşa da, beraber boşalalım aşkım!” dedi. Karşılıklı masturbasyon yapıyorduk. Birkaç dakika sonra büyük bir zevk dalgasının kasıklarımı sıkıştırdığını hissettiğim anda, Nazmi de boşalmaya başlamıştı. Ama ne boşalma! Boşalma anını daha iyi görebilmem için webcamı öyle bir ayarlamıştı ki, sikinin damarları iyice gerilmiş, fışkırtmasını görebiliyordum. O anda ben de orgazm olup boşaldım. Daha önce böylesine şiddetli boşalma yaşadığımı hatırlamıyordum. Ben saniyelerce orgazm olurken, Nazmi’nin yarrağından akan döller bir kahve fincanını dolduracak kadar çoktu. Üstelik ileri doğru fışkırıyordu. Onun o kocaman sikinden akan döllerin amıma fışkırmasını öylesine arzu ediyordum ki… Offf, off! inanamıyorum yaa, bu gerçekleşecek miydi? Bugün ilklerle tanışıyordum. Yaptığım her olay bir ilkti. İlk olan bir şey daha vardı, aynı saat içinde ikinci kez boşalmıştım. Daha önce peş peşe iki kez boşaldığım hiç olmamıştı. Üzerimde tatlı bir yorgunluk oluşmuştu. Nazmi üstünü başını düzeltirken, ben de külotumu yukarı çekip, eteğimi indirdim. Nazmi, -“Aşkım, pişman mısın?” dedi. -“Hayır, asla… Pişman değilim! İlk kez yaşıyorum bunu ve çok hoşuma gitti…” dedim. Sonra yazmaya devam etti. Yazdıklarını okudukça içimi korkuyla birlikte heyecan dalgası sarmaya başlamıştı, benimle buluşmak istediğini söylüyordu! Aman Tanrım, bu nasıl olacaktı? Çevremde beni tanıyan herkes, mütevaziliğimin yanında, namusuna düşkün, tam bir aile kadını olarak biliyorlardı. Komşular benim yabancı bir erkekle ilişkimi duysalar eminim inanmazlardı. Oysa Nazmi, sanal seksle yetinmiyor, benimle buluşmak istiyordu. Birçok senaryo yazdı. Bunlardan bir tanesi kafama yatmıştı, bizim burda semt pazarı Salı günü kurulduğundan, o gün buluşmamız çok daha kolay olacaktı. Zaten Nazmi’yle aramızda taksiyle yarım saatlik yol vardı. -“Aşkım, bu planı daha sonra detaylı olarak kararlaştırırız, tamam mı?” diye yazdığında, ben de ilk kez, -“Tamam aşkım!” dedim. Ona ‘Aşkım’ demiştim. -“Öpüyorum aşkım! Sonra görüşürüz!” dedi. Aynı şekilde ben de karşılık verdikten sonra netten çıktık. Bütün bu olaylar anlaşılmasın diye, Nazmi’nin öğrettiği gibi, bilgisayardan konuşma geçmişlerini sildim. Nazmi ile buluşup sikişmek için içimde karşı konulmaz bir arzu ve istek vardı. Acaba yaptığımız plan işe yarayacak mıydı?
Nazmi’yle webcamda sanal yaşadığım o anlar aklımdan bir türlü çıkmıyordu. Aklım hep bacaklarımın arasındaydı. Amım sik istiyordu, ama kocam her defasında götten yapmayı tercih ediyordu. Zaten, kocamın siki götümün o dar deliğini anca doldurabiliyordu. O gece çok istekli olmama rağmen, kocam götüme boşaldıktan sonra arkasını dönüp uyumuştu. Bu hareketi beni her zaman sinirlendirmiştir. Aldatılmayı hak ediyordu bu öküz… Karmakarışık düşünceler içersinde, Nazmi’yi düşünerek uykuya daldım. Fırsat buldukça Nazmi ile sanal seks yapıyorduk. Her seferinde bana, “Aşkım, ne zaman buluşuyoruz?” diye soruyordu. Bir gün nete girdiğimde, Nazmi her zamanki gibi sanki beni bekliyordu.
-“Aşkıım, nerdesin ya? Sen beni hasretinden öldürmek mi istiyorsun?” dedi. Yazışmamız uzadıkça uzadı ve iş yine aynı noktaya geldi, “Aşkım, ne zaman buluşuyoruz? Hem yarın sizin semtin pazarı değil mi? dedi.
-“Evet!” dediğimde,
-“Tamam işte… Yarın buluşuyor muyuz aşkım?” dediğinde, vücudumu tarif edemeyeceğim bir sıcaklık basmıştı. Heyecandan resmen titriyordum. Bir anda amım sulanmıştı. Nazmi’ye,
-“Bak aşkım, ben de buluşmak istiyorum, ama bu nasıl olacak ki? Ya görürlerse? Rezil olurum, biterim ben… Kocam beni öldürür…” dediğimde,
-“Aşkım, pazarın ters istikametinde bir yere park edeceğim, sen de kendi arabanmış gibi gelip bineceksin, hepsi bu…” dedi. Plan hoşuma gitmişti,
-“Peki ya sonra?” dediğimde, her şeyi detayına kadar anlattı… Bir arkadaşının sahilde dairesi varmış, arkadaşı tatilde olduğu için anahtarı da kendisine bırakmış.
-“İşte orası bizim aşk yuvamız olacak aşkım! Ne diyorsun?” dedi. Başımı tamam anlamında salladım. Nazmi, “Bol bol zamanımız var. İnan bana bu zaman zarfında sana öyle zevkler tattıracağım ki, bulutların üzerinde uçacaksın!” dedi. Yarı merak, yarı endişeyle,
-“Neee? Bütün gün beni mi sikeceksin? Manyaksın sen yaa! O kadar saat sevişmek mi olur!” diyerek alay ediyordum.
-“Evet saatlerce sikeceğim seni!” dedi. Deli ediyordu bu adam beni… Hiç çekinmeden, utanmadan beni sikmekten bahsetmesi, amlı götlü konuşması… Bir anda tahrik oluyordum bir sözüyle…
-“Ufak at, civcivler de yesin!” diye takıldım. Nazmi,
-“Öyle olsun! Yarın görürsün!” dedi. “Evire çevire sikicem seni yavrum”
Artık kararı vermiştim, ertesi gün Nazmi ile buluşacaktım. Heyecandan sabaha kadar doğru düzgün uyuyamamıştım. Sabah yine iş için yola gidecek olan kocama kahvaltı hazırlarken heyecandan titriyordum. Bir ara kocam,
-“Hayrola Gül, hasta mısın? Yüzün kızarmış, ellerin titriyor?” dedi.
-“Bir şeyim yok, iyiyim…” dedim. Bilmiş bilmiş başını sallayıp,
-“Haa, anladım!” dedi. Öküz kocam bana yaklaşmasın diye adet gördüğümü söylediğim için ona yorumlamıştı. Kendimi sadece Nazmi için hazırlıyordum. Arzular biriktiriyordum erkeğime… Kocamın mıymıntı sevişmelerine, ufarak sikinin amıma, götüme girip çıkışına katlanamazdım. Kapıda dudaklarından öpüp,
-“Hayırlı işler kocacığım. Çok kalma bu sefer, erken gel..” diyerek yolcu ederken kekeliyordum. Kapıyı kapatıp sokakta kaybolana kadar pencereden onu izledim. Kocam gidince ilk işim banyoya girmek olmuştu. Bir gün önce ağda ettiğim yerler pürüzsüz ve tertemizdi. Aynanın karşısında vücuduma bakıyordum.
İnce belim, geniş kalçalarım, küçük yuvarlak memelerim, eminim Nazmi’nin hoşuna gidecekti. Derin bir çizgiyle ortadan bölünmüş amım patates gibi duruyordu. Gerdek gecesi bile bu kadar heyecanlı değildim. Komidinin çekmecesini açtım, bir müddet iç çamaşırlarıma baktım. Ten rengi, şeffaf iç çamaşırı takımında karar kıldım. Şeffaf olduğundan meme uçları ve amımın çizgisi anlaşılıyordu. Tam o sırada telefonum çaldı. Kalbim hızla atmaya başladı. Arayan Nazmi idi.
-“Aşkım, seni bekliyorum, hala çıkmadın mı?” dedi. Dilim tutulmuş, kekeliyordum. “Tamam aşkım, yalnız biraz acele et! Seni çok özledim!” dedi. Cevap veremedim, telefonu kapadım. İç çamaşırlarımı giydikten sonra üzerine kollu bir badi ve siyah bir etek giydim. Biraz da renksiz bir ruj, hafif bir allık, az da fondöten. Hafif bir makyaj yapmıştım. Evden çıkarken dikkat çekmemem lazımdı. Gerçi makyaj yapmama gerek yoktu. Siyah parlak gözlerim, kırmızı dolgun dudaklarımın yanında pürüzsüz bir yüzüm vardı.
Dedim ya, dikkat çekmemem gerekiyordu. Son olarak alçak topuklu ayakkabılarımı ayağıma taktım. Evden çıkmadan Nazmi’ye çağrı attım. Aradı, beklediği yeri tarif edip arabasının plakasını falan verdi. Evin kapısını kilitleyip aşağıya indim. Saat daha erken olduğundan dışarda kimseler yoktu. Hızlı adımlarla sokaktan uzaklaştım. Evle buluşma yeri arasındaki uzaklık sadece beş altı dakikaydı. Yol ağzına geldiğimde arabanın içindeki Nazmi’yi tanıdım. Etrafı kontrol ettikten sonra kapıyı açtım. Hızla öne oturdum ve
-“Bir gören olmadan gidelim hemen!” dedim.
Birkaç dakika içinde sahil yoluna çıktık. Araba çok lükstü ve harika kokuyordu. O ana kadar tek kelime etmemiştik. Yavaşlamaya başladı. Elini elimin üzerine koymuş, yavaş yavaş okşuyordu. Bakire kızlar gibi heyecandan titriyordum o elimi okşarken…
-“Eee aşkım, heyecanlı mısın?” dedi.
-“E… Evet!” dedim.
-“İlk olduğundan normaldir. Birazdan rahatlarsın. Biliyor musun aşkım? Gerçekten ekranda göründüğünden de fazlasın sen, çok güzelsin!” dedi. Teşekkürle birlikte,
-“Sen de çok yakışıklı görünüyorsun…” dedim. Profilden yola dikkat kesilmiş sert hatlı yüzüne bakıp ilave ettim, “Karizmatiksin!” Arabayı müsait tenha bir yere çekerek, bana doğru döndü ve
-“Yakından bakmak istiyorum sana aşkım!” dedi, başımı tutarak kendine doğru çekti.
Gözgöze geldik. Dudaklarım titriyordu. Bir anda dudaklarıma yapıştı. Ben de aynı şekilde onun dudaklarına yapıştım. Uzun süre birbirimizin dudaklarını sömürdük. İlk kez kocamdan başka bir erkekle öpüşüyordum. İnanamıyordum kendime…
Heyecan ve zevkten ölmek üzereydim, çok hoşuma gitmişti. Daha önce arabada hiç öpüşmemiştim. Zaten hiçbir zaman arabamız olmamıştı. Nazmi elleriyle oramı buramı ellemeye başlamıştı. Bacaklarımı okşuyor, memelerimi yoğuruyordu. Kendimden geçmek üzereyken yine de güç bela toparlanıp,
-“Dur, yapma! Burada olmaz! Birileri görebilir!” dedim nefes nefese… Boynumdan beni delirten dudaklarını, bacaklarımın arasından elini çekip yüzüme baktı,
-“Tamam aşkım… Hadi, aşk yuvamıza gidelim!” dedi. Aslında ne kadar istekli olduğumu görebiliyordu, ben de onun beni nasıl istediğini bacak arasındaki kabarıklıktan anlayabiliyordum. Mekan sorunumuz vardı sadece… Başka bir şey değil…
Kollarımı boynuna dolamış öpüşürken, göbeğime değen sertliğin büyüklüğü içimde fırtınalar koparıyor, beni tedirgin ediyordu. Bu sertliği yokladığımda kalınlığı inanılmaz haldeydi. Ben de rahat durmuyordum, kemerini çözüp pantolonu aşağı inince, işim daha da kolaylaşmıştı. Beyaz bir baksır giyiyordu, ama içinde sanki kocaman bir canavar vardı. Yoklarken gövdesini avuçlamıştım.
Aman Tanrım, inanılır gibi değildi. Parmaklarımla, ancak yarısını sarabiliyordum. Sakın korktuğumu sanmayın, benim için ilginç olan, öyle bir sikin varlığı idi. Zaten Nazmi’de böyle bir sik olduğu için onunla buluşmuştum. Kocamı aldatacaksam değmeliydi, mutlaka onu katlayan böyle bir aletle aldatmalıydım. İnlemelerimiz salonda yankılanıyordu. Daha doğrusu inleyen bendim. Harika zevk alıyordum. Sütyenimi çıkarmış, memelerimin ucunu dudaklarıyla sıkıştırmış, içine çekiyordu. Öyle çekiyordu ki, sanki uçları kopacaktı. Bir müddet böyle devam etti. Sonra yavaş yavaş göbeğimi yalarken külotumu topuklarıma indirdi.
Artık çırılçıplaktım. Kocaman elleriyle kalçalarımı okşarken, dudakları amıma inmişti. Önden bakınca çizgi gibi görünen yeri yalıyordu. Yalamanın şiddeti artınca vücudumu ağzına bastırıyordum. Boşalmak üzereydim, ama bunu ona belli etmemeye çalışıyordum. Sonunda dayanamadım, büyük bir zevkle boşalmaya başladım. “Ooh ohh!” diye saniyeler boyu istemsizce kasılırken, iliklerime kadar şehvetle sarsıldım.
Kocamın bile yalamadığı amımı başka bir erkek tiksinmeden yalıyordu. Bu harika zevki kocam bana yaşatmamıştı. Böyle bir erkeğe değil amımı, isterse götümü bile seve seve verirdim. Nazmi yalamaya devam ederken birden ayağa kalktı. Artık sikiş zamanının geldiğini anlamıştım.
Boxerini çıkardığında özgür kalan siki sağa sola yaylanarak sallanıyordu. Uzunluğu neredeyse dirseğimle bileğimin arası kadar vardı. Daha sonra kendisine sorduğumda 23 cm demişti. Kalınlığı yanında ise kolum ince kalıyordu. Kalınlığından değil de, boyundan çekiniyordum. Bir keresinde amımın derinliğini ölçmek için amıma patlıcan sokmuştum. Sonra patlıcanın işaretlediğim yerini ölçtüğümde, 19 santim vardı… Komşu kadınlar arasında sohbet ederken, kocasını aldatanlara, “Orospuluk onun içinde var, kocası ne yapsın?” diye laflarken, aynı durum benim başıma gelmişti. Birazdan Nazmi’nin orospusu olacaktım. İnanın bana bunda benim bir suçum yoktu. Her kadın güçlü bir erkek tarafından sikilmek ister. Kocamın kendini tatmin etmekten öteye gitmediği bir evlilik ortamında böyle bir ilişkiye ihtiyacım vardı benim… İkimiz de çırılçıplaktık. Nazmi’nin sikine kilitlenmiştim. Kocaman ucunun yanında, gövdesindeki şişmiş damarlar ona değişik bir hava veriyordu. Nazmi,
-“Aşkım, bir sorun mu var?” dedi. Ben de,
-“Yo yoo, insanın inanası gelmiyor. Kocamınki aklıma geliyor da, içimden gülesim geliyor!” dedim. Beni dizlerimin üzerine çökertip,
-“Hadi aşkım! Şimdi sıra sende, yala da hünerlerini göreyim!” dedi.
Doğrusunu isterseniz, daha önce hiç sik yalamamıştım ve bunu Nazmi’ye de belli etmek istemiyordum. Acemi bir şekilde ucunu öpüyordum. Ucunda biriken kaygan bir sıvı dudaklarıma yapışıyordu. Bütün bunlar olurken öyle sulanmıştım ki, am suyum baldırlarımdan aşağı süzülüyordu… -“Anladım aşkım! Sanırım daha önce kocanla böyle bir şeye kalkışmadın. Yatak odasına geçelim de, daha rahat sikişiriz aşkım!” dedi kollarımdan tutup ayağa kaldırırken…
-”Aşkım konuşma böyle, utandırıyorsun beni…” diyerek boynuna sarıldım utançla… Saçlarımdan tutup az önce sikini yalamaktan ıslanmış dudaklarıma hırsla yumuldu.
-”Az önce sikimi öptün aşkım. Yarrağımı yaladın, ağzının içinde sikimin başını emdin.. Biraz sonra sikeceğim seni… Sikilmeyi bekleyen ıslak amcığına yarrağımı sokmak istiyorum bir an önce… Deli ediyorsun beni kadınım… Çıldırıyorum senin için…”
Ayaklarımı yerden kesip kucağına aldı. Ben de bacaklarımı beline doladım. Dilini ağzımın içine sokup, dudaklarımı emerken, bir yandan yatak odasına yürüyor, yürürken siki kalçalarıma çarpıp duruyordu. Öpüşürken sırt üstü yatırdı. Beline sardığım bacaklarımı çözdükten sonra, içime girmesini beklemeye başladım. Bacaklarımı aralayıp ıslak kadınlığıma baktı hayran hayran,
-“Hazır mısın aşkım?” dedi.
-“Hazırım aşkım! Sik beni, artık dayanamıyorum!” diyebildim arzudan, şehvetten kıvranarak… “İçime gir artık… Sik beni…” Bacaklarımı iyice açtıktan sonra kendisi de uygun pozisyona geçti. Bacaklarım ayrıldığından olsa gerek amımın dudaklarının gerildiğini hissettim…
Eğilip diliyle amımı iyice ıslattıktan sonra doğruldu, sikini gövdesinden tutup, o iri başını şehvetten sulanmış amımın dudaklarına değdirdi. O anda ürperdim. Sonra o sert gövdesini birkaç kez ileri geri hareket ettirerek, sikini amımın dudaklarına sürttü. Her şeyimle hazırdım. Amım ıslanmış, kilitorisim kabarmış, meme uclarım şişmişti. Sabun gibi kaygan amımın deliğine sikinin başını ayarladı.
Alıştırmak için, belini ileri geri hareket ettiriyordu. Amımın ağız kısmı gevşerken, yavaş yavaş yüklenmeye başladı. Amımın küçük dudakları gerildi, zorlandı, ama pes etmedi. Kocaman ucunu soktu, ardından gövdesi de içeri girdiği anda, ben,
-“Oohhh!” diye inledim. Sesim odanın duvarlarında yankılanmıştı. Sadece kafası girdiği halde, “Aşkıım! Lütfeeenn, yavaş yavaş sok!” diyebilmiştim. Küçük küçük ritimlerle ileri geri belini oynatırken, her seferinde derine, daha derine giriyordu. Hayalini kurduğum sik artık içimdeydi. Amımın deliği sabunlanmış gibi kayıyordu. Bu kayganlık, sikinin daha rahat hareket etmesine sağlıyordu. Zaman geçtikçe hızlı hızlı ileri geri hareket ederek sokmaya başladı. Kalınlığı tamamen içimi doldururken inanılmaz zevk alıyordum.
-“Ohhh Nazmi, sakın durmaaa! Ahh, ohhhh, ağğğııhhh… İşte bu! Erkek dediğin kadınını böyle sikmeli!” diye ağzımdan saçma sapan sözler dökülüyordu. Kocamın siki yüzünden çok geniş sandığım amımın deliği zevkten zonkluyordu. Zaman zaman dibine çarpan uzunluğu midemi deler gibiydi. Nazmi işini harika yapıyordu. Dudaklarıma yapışmış öperken, elleriyle de göğüslerimi yoğuruyordu. Bir ara merak edip,
-“Aşkım, hepsi giriyor mu?” diye sordum.
-“Görmek istermisin?” dedi.
-“Evet!” dedim. Zorlandığımı hissettiğim sırada sikine baktım. Gerçekten de bir kaç santimi girmiyordu. Ama kalınlığı harikaydı. Nazmi hızlanmaya başlamıştı. Sürtünme nedeniyle amımın deliği yanıyordu. O anda zevkten kasılmaya başlamıştım,
-“Ohh aşkım, geliyorum, geliyorum, devam et lütfeenn!” diye yalvarırken, Nazmi daha da hızlandı.
-“Korunuyor musun aşkım? dedi.
-“Ohhh, eveeettt, eveeettt!” diye inledim. Belimi tutup, hızla kendine doğru çekerken, sert sert sikiyordu amımı. İşte tam o anda beynim uyuşmaya, kasıklarım sıkışmaya başladı. Zevk dalgasının tüm vücudumu sarmaya başladığı anda sarsıla sarsıla boşalmaya başladım. Aman Tanrım, bu ne zevkti öyle!
-“Ahh! Ohhh! Ahhh! Ohhh!” diye inlemelerim Nazmi’yi daha da çoşturmuştu. Boşalmam bittiği anda, o da kasılmaya başladı. Döllerinin sıcaklığı içimi yakıyordu. Hem sikiyor, hem boşalıyordu. Bana göre dakikalarca boşalmıştı.
Hareketleri yavaşlayınca üzerimden çekilip yanıma uzandı. İkimiz de yorgun bir halde odanın tavanına bakıyorduk. Mutlu olup olmadığımı sordu. Dudaklarından öpüp,
-“Aşkım! Ben böyle bir zevk daha önce yaşamadım!” dedim.
-“Bu alıştırma dönemi, akşama daha çok var!” dedi.
-“Ne yani, yine yapacak mıyız?” dedim.
-“Aşkım, dedim ya, bu alıştırma dönemi, önce çorbayı içtik, daha sonra ana yemek, üzerine de tatlı yiyeceğiz!” dediğinde, ikimiz de kahkahayı bastık.
-“Manyaksın sen yaa… Bu kadarı bana çok bile!” dedim.
Yorgundum, ama sike de doymuştum. Saate baktığımda saat 11’e geliyordu. Yaklaşık akşama kadar bir kaç saatimiz daha vardı. İçime boşaldığı için amım vıcık vıcıktı. Duş almak için kalktığımda, amımın içinden döller süzülmeye başladı, elimi amıma kapatarak banyoya gittim. Tuvalet kağıdıyla tampon yapıp amımdaki döllerin çıkması için banyoda, dakikalarca bekledim. Kocam bir sene biriktirse bile, bu kadar dölü amıma boşaltamazdı. Önce ben, sonra da Nazmi duşumuzu aldık. İkimiz de çırılçıplak olduğumuz halde ben mutfağa geçtim. Nazmi’yi bilmem, ama ben çok acıkmıştım. Mutfakta yiyecek olarak birşey yoktu,
-“Aşkım ben çok acıktım!” dedim. Nazmi de dolabın üzerindeki numarayı arayıp kebapçıdan siparişler verdi. Siparişlerin gelmesini beklerken Nazmi’ye, “Aşkım, seninkinin inik hali bile çok büyük! O kadar kocaman şeyi nasıl aldım inanamıyorum… Peki, sen benimkini nasıl buldun?” diye sordum. Nazmi kahkahayla,
-“Kadın milleti işte, önce almaya korkarlar, sonra da tekrar tekrar isterler. Seninkine gelince, gerçekten çok güzel amın var. Üstelik senin düşündüğün gibi geniş de değil. Bence oldukça dar!” dediğinde, bu çok hoşuma gitti. Demek ki amımı beğenmişti…
Bu ilk sikiş bana yetmişti, ama sanırım bu bugün son olmayacaktı. İlk sikilmem gerçekten mükemmel geçmişti. Komşuların dediği gibi, ben de artık tam bir orospu olmuştum. Ve eminim ki, komşularımın içinde en büyük yarrağı ben yemiştim. Benim için, hiç bir şeyden haberi olmayan biri olarak söz eden komşularım, bu yaptığımı duysalar acaba ne derlerdi?
Nazmi salona geçmiş, çok geniş bir koltukta sırtüstü çırılçıplak yatıyordu. Ben halen mutfakta dolapları karıştırıyordum, belki bisküvi falan bulurum diye. Nazmi seslendi,
-“Gel aşkım, yanıma gel. Birazdan kebaplar gelir!” dedi. Sesi hem yumuşak hem de içimi okşuyordu. Kıvırta kıvırta yanına gidip sokuldum. Memelerimi vücuduna yapıştırdım. Bir bacağımı bacaklarının arasına soktum. Bacağı bacaklarımın arasında olduğu için kılların sürtünmesi hoşuma gidiyordu. Sonra başımı göğsüne yasladım ve
-“Aşkım, amımı gerçekten beğendin mi? Sence amım nasıl? Gerçekten zevk aldın mı amımdan?” diye sordum. Nazmi tebessüm ederek,
-“İnan bana, her erkeğe zevk verecek bir amın var aşkım. Üstelik zevk vermesini ve zevk almasını biliyorsun. Anlattığına bakılırsa kocanın siki parmak kalınlığında bir şeymiş, öyle olunca da amının geniş olduğunu sanıyorsun. Bana göre çok dar amın var. Üstüne üstlük hem sulu hem de çok sıcak!” dediğinde, sevinçle dudaklarından öptüm. O güne kadar kocamla bile konuşmadığım şeyleri Nazmi ile konuşurken oldukça rahattım. Sonra aklıma bir soru daha takılmıştı,
“Aşkım, bir şeyi daha öğrenmek istiyorum…” dedim. “Her kadın senin gibi biriyle evlenmek ister. Neden evlenmedin? Bir de, etrafta bu kadar güzel ve genç kızlar varken neden benimle ilgilendin?” dedim. Nazmi,
“Evlenmedim, çünkü evlenmek beni korkutuyor. Evlenince eşimi aldatmaktan çekiniyorum. Yani ben tek kadınla yapamam. Diğer konuya gelince, benim evli kadınlara karşı zaafım var. Üstelik senin gibi korkan ve çekinenlere, hele kapalılara dayanamıyorum. Kapalı kadınların bir çoğu cinsel yönden tatminsizlik çekiyor. Onları ayarlama işi daha sorunsuz ve daha da kolay oluyor!” dedi.
-“Pekiii, kocaları duyar diye hiç korkmuyor musun?” dedim.
-“Evli ve özellikle türbanlı kadınlar daha kurnaz oluyor. Dışarda kapalı ve örtülü oldukları için kocaları kendilerini aldatmayacağını sanıyorlar. Ama onlar şeytana papucu ters giydiriyorlar!” dedi. “Yanlış anlama, bu sadece bir genelleme!” dedi. Dudaklarımdan öperek, “Sen harika birisin, bunun seninle alakası yok!” dedi. Ne demek istediğini anlamıştım, ama bunun önemi yoktu. Çünkü ben de isteyerek onun koynuna girmiştim. Doğrusunu isterseniz adam bir kadına nasıl davranacağını ve sikmesini çok iyi biliyordu. Üstelik kocaman yarrağınının yanısıra fiziksel olarak da çok güçlüydü. Anlattıklarına bakılırsa benim gibi evli bir çok kadın sikmişti. Bu beni pek de ilgilendirmiyordu. Önemli olan şu an benimle olmasıydı.
Bütün bunları konuşmak amımın sulanmasına neden olmuştu. Ayrıca o anlatırken, ben yarrağıyla oynuyordum. Onun da hoşuna gitmiş olacak ki, yarağı avucumda iyice sertleşmişti… Başımı göğsünden aşağıya doğru kaydırdım. Yarağının kocaman mantar gibi kafası gözlerimin içine bakıyordu.
Küçük küçük öpmeye, ardından dilimle etrafını yalamaya başladım. Sonra kafasının yarısını dudaklarımın arasına aldım. Öyle sıcak ve yumuşaktı ki, bunu kelimelerle anlatamam. Elimle gövdesini sıvazlarken, kocaman kafasını da ağzıma almış somuruyordum. Bu hareketim Nazmi’nin çok hoşuna gidiyordu, gözlerini kapamış, ne dediğini anlamadığım bir şeyler mırıldanıyordu. Nazmi koltuktan doğrularak,
-“Beraber yapalım!” dedi ve sırtüstü olduğu halde benim başım onun bacaklarına doğru, onun başı benim bacaklarıma doğru olacak şekilde vücudumu çevirdi. 69 olmuştuk. “Ohhhh!” diye mırıldanıp amımı yalamaya başlamıştı bile. Şişmiş olan klitorisimi dudaklarının arasına sıkıştırıp ezerken, zaman zaman da diliyle yalıyordu.
Nazmi kadar ben de terden su olmuştum. Bir ara yarrağını amımdan çıkardığında amımdan havayla karışık bir ses geldi. Sanki çocuk doğurmuştum. Bacaklarımın arası rahatlamış gibiydi. Beni koltuğun kenarına yatırıp, bacaklarımı omuzuna aldı ve tekrar amıma soktu, belimden tutup sikmeye başladı.
Sikerken gözlerinin içine bakıyordum. Amım öyle sulanmıştı ki, sikme sesleri odada yankılanıyordu. Ahlar ohlar arasında inlerken birden beynim uyuşmaya, vücudum titremeye, kasıklarım sıkışmaya başladı. Büyük bir zevk kasırgası bedenimi sarıyordu. Nefesim kesilmeye, nabzım hızlı hızlı atmaya başlamıştı.
“Hızlı! Daha hızlııı! Devam et! Devam et lütfen! Ahhh! Ohhh!” bu kelimeleri sayısızca tekrarlamıştım. Üçüncü kez boşalıyordum. Bu benim için bir rekordu. Ve çok büyük zevk almıştım… Ben boşalırken, Nazmi daha da hızlanmış, yarrağı amımı yırtacak gibiydi. Sürtünmeden amımın ağız kısmı yanıyordu. Nazmi'nin ise boşalmaya niyeti yoktu. Boşalmamın üzerinden bir kaç dakika geçmişti ki, amımın içi sanki kurumaya başlamıştı. Böyle olunca da acımaya başladı.
-“Aşkım! Boşal artık acımaya başladı!” dedim. Nazmi beni duymuyordu bile. O sikti ben bağırdım. O sikti ben bağırdım. Bir ara amımın yırtıldığını düşünmeye başlamıştım. Öylesine acıyordu ki ağlamaya başladım.
-“Lütfen Nazmiiii, çok acıyooorr! Lüütfeennn!” diye yalvarırken, boşalmasını ve içimden çıkmasını istiyordum. Nitekim benim boşalmamdan tam 20 dakika sonra böğürerek boşalmaya başladı. Hem sikiyor hem boşalıyordu.
Kuruyan amıma dölleri bile ilaç olmamıştı, aksine sıcak dölleri hırpalanan yerlerimi yakıyordu. Sonra yavaşladı ve içimden çıktı. Koltuğa bıraktı beni. Ağladığımı görünce,
-“Özür dilerim aşkım, bir daha olmayacak!” dedi. Başımı koynuna getirerek teselli etmeye çalışırken, kapı zili çalmasıyla toparlandık. Kebapçı gelmişti. Nazmi üzerine bir şeyler giyindikten sonra kapıyı yarım açıp, çocuğa para verip, “Üstü kalsın!” diyerek siparişleri aldı, kapıyı kilitledi tekrar. Yanıma gelip,
-“Kalk aşkım, duş al da soğumadan yiyelim!” dedi. Hiç konuşmadan dediğini yapıp duş aldım çıktım. Sonra kendisi de duş aldı geldi. Üzgün olduğumu görünce, “Özür diledim ya aşkım. Kendimi tutamadım işte…” diye teselli ederken, ben siparişleri hazırlamak için mutfağa gittim. Doğrusunu isterseniz öyle acıkmıştım ki, o anda amımın acısını bile unutmuştum. Amım öyle tahriş olmuştu ki, birkaç gün kolay kolay sikiş yapamazdım herhalde. Kebaplarımızı yerken hiç konuşmamıştık. Öyle acıkmıştım ki, büyük lokmalarla karnımı doyurmaya çalışıyordum. Büyük bir kutu ayranla birlikte kebabı 5 dakika içinde bitirmiştim. Karnımın doyması beni mutlu etmişti ve amımdaki sızlamalar biraz dinmiş gibiydi. Başımı bacaklarımın arasına eğerek amıma baktım, korkunç hali vardı. Amımın ağız kısmı morarmış ve sanki şişmişti. Perişan haldeydi. Daha önce pembe olan deliğim morarmış haldeydi.
“Aşkım şunun haline bak! Mahvettin amımı!” diye sitem ettiğimde, özür dileyerek beni teselli etmeye çalıştı. Ona kızmaya hakkım yoktu, onun o kocaman yarrağını ben istemiştim. Zaman o kadar hızlı akıyordu ki, saat 13:00 olmuştu. Nazmi,
-“Aşkım, istersen biraz uzanıp dinlenelim, ikimizin de buna ihtiyacı var.” dedi. Sonra kollarını belime ve bacaklarıma sararak kucağına aldı, beni yatak odasına taşıyıp, yatağa bıraktı. Bu hareketi çok hoşuma gitti. Böyle bir taşımayı kocamdan görmemiştim. Göğsüne yaslanarak dinlenmeye çekildik. Yaklaşık bir saat uyumuşum. Uyandığımda Nazmi halen uyuyordu. Onu da uyandırdım,
“Kalk aşkım, saat ikiye geliyor. Çıkmalıyım!” dedim. Nazmi ise,
-“Günaydın aşkım, iyi dinlenebildin mi?” dedi. Evet anlamında başımı salladım. Sırtüstü döndüğünde göbeğine vuran yarrağı (şlap) diye ses çıkardı… Yarrağı kalkmış, heykel gibi duruyordu. Hayretle,
-“Aşkım onun hali ne öyle?” demişim.
-“Ne olacak aşkım, seni istiyor!” dedi.
-“İnanmıyorum sana yaa… Yine mi? Üstelik sen de biliyorsun ki, amımın içi tahriş olmuş durumda, acısına dayanamam!” dedim.
-“Bak aşkım, çorbayı içtik, ana yemeği de yedik, şimdi de tatlı yeme zamanı!” dedi.
-“Tatlı derken ne demek istiyorsun, anlamadım?” dedim. Ne demek istediğini gerçekten de anlamamıştım. Bana sarılarak,
-“Yerim ben seni yavrummm! Tatlının ne olduğunu öğreteceğim sana!” dedi. Yavaş yavaş öpmeye ve okşamaya başlamıştı… Bacaklarımın arasındaki sızı hala geçmemişti. Canım sikişmek istiyordu, ama amımın içi tahriş olduğundan canım yanabilirdi. Dudaklarımız birleşmiş öpüşürken, bir eliyle göğüslerimi, diğer eliyle de kalçalarımı okşuyordu. Nazmi oldukça istekli olmasına rağmen ben tedirgindim. Kucağında olduğum halde uzun müddet öpüştük, koklaştık. Sonra beni yüzü koyun yatırarak, önce boynumu, sonra sırtımı, daha sonra da kalçalarıma kadar indi.
Güçlü elleriyle kalçalarımı sıkıp eziyor, sonra da gerip yalıyordu. Dolgun kalçalarımın arasındaki koyu kahverengi deliğim kaygan dil darbeleriyle kasılıyordu. Aman Tanrım, gerçekten çok hoş bir durumdu. Daha önce böylesini ne duymuş, ne de işitmiştim. Nazmi, resmen götümün deliğini yalıyordu.
Diliyle götümü becerirken, tarifi imkansız bir zevk alıyordum. İnlemeye başlamış, mırıldanıyordum. Bu sırada tahriş olmuş amım, iyice sulanmıştı. Nazmi'nin tatlısı bu olmalıydı. Yani, tatlı dediği şey, belli ki beni götten sikmesi olacaktı. Kocamın sikmekten zevk aldığı götümü, sanırım Nazmi de sikecekti. Elleriyle kalçalarımı iyice germiş, yalıyordu. Yumuşak kalçalarımı hamur gibi yoğuruyordu. En az on dakikadır beni delirtmeye devam ediyordu. Üzerimden çekilerek, kalkmış yarrağını ağzıma verdi. Yalamalarının verdiği arzuyla, istekli bir şekilde onun yarağını, yalıyor emiyor ve de sıvazlıyordum. Yarrak tam kıvama gelmişti ki,
-“Aşkım, şimdi tatlı yeme zamanı! Hazır mısın?” dedi.
-“Neye hazır mıyım canım?” dediğimde,
-“Götten sikmek istiyorum seni Gül!” dedi. Biraz heyecan, biraz endişe, biraz da korkuyla tedirgin olmuştum.
-“Ama been… Şeyy yani… Seninki çok kalın!” diyebilmiştim.
-“Merak etme aşkım, kayganlaştırıcı krem var. İnan bana, çok kolay olacak!” dedi.
-“Aşkım yaa… Arkamdan sikmesen olmaz mı?” dedim.
-“Gülüm, korkuyor musun yoksa? Hem bilmen gerekirdi, erkekler götten sikmeyi çok sever! Bak gör, zamanla sen de isteyeceksin!” dedi.
Bir ara götümden tamamen çıktığında, büzüğümü sıkamadığımı farkettim, kim bilir ne durumdaydı. Arkamda açık kalmış kocaman bir delik vardı, göremiyordum ama hissedebiliyordum. Kayganlaştırıcı kremden tekrar götüme sıktığında, rahat bir şekilde içime akmıştı.
Yarrağına da bolca sürdükten sonra, tekrar deliğe ayarladı. Bu sefer az bir bastırmayla girmişti. Kremden olsa gerek zorlanmamıştım. Şimdi çok daha rahat sikiyordu götümü… Saniyeler dakikaları kovaladıkça kovaladı. Kocaman yarrak içimde bir kayboluyor, bir çıkıyordu. Belimden tutmuş, hızla kendine çekiyordu. Her sokuşta süt beyaz kalçalarım sarsılıyordu. Daha önce kocamın yaptıklarını düşündükçe neden götten zevk almadığımı şimdi daha iyi anlıyordum. Nazmi yaklaşık 15 dakkadır sikiyordu götümü. Oysa kocam, iki üç git gelden sonra hemen boşalıyordu. Nazmi tam bir erkekti. Bana mı öyle geliyordu bilmiyordum, ama kocamı aldattığıma değmişti. Götten sikilirken bile zevk aldırıyordu. Bir ara Nazmi,
-“Götten siktiğim için kızıyor musun bana aşkım?” diye sorduğunda,
-“Ohhhh Nazmiii! İnanamıyorum yaa, götten zevk alabileceğimi rüyamda yaşasam inanmazdım. Ben seninle kadınlığımı yaşıyorum. Beni bu zevklerden mahrum bırakma yeter!” diyebildim.
Gerçekten de zevkten inlemeye başlamıştım. Götten sikilirken, amımın dere tepe taştığını hissediyordum. Amım tahriş olmasına rağmen bir elim ordaydı. Nazmi götümü sikerken, ben klitorisimi okşuyordum. Yirmi dakikadır götümü sikiyordu, boşalmaya da niyeti yoktu. Durum öyle bir hal almıştı ki, yarrağının tamamı amcığıma girmezken, şimdi tamamı götüme giriyordu. Ahlar ohlar arasında sert sert sokuyordu. Odanın içi, ‘şak şuk, şak şuk’ sesleriyle yankılanıyordu. Öyle abanıyordu ki, taşaklarını da götüme sokmaya çalışır gibiydi. Sonra beni sırtüstü yatırıp sikmeye başladı. Sırtüstü olduğum halde götten sikerken, göğüslerimi emip, daha sonra da dudaklarıma yapışmıştı. Bu pozisyonda götümü sikerken, vücudunun amıma sürtünmesiyle kasılmaya başladım. Tanrım! Müthiş zevk alıyordum. Büzüğüm dolu olduğu için kasılırken sıkamıyordum. Zevkten inliyor, böğürüyordum ve orgazm oluyordum. Bu boşalmayı 4. kez yaşıyordum ve rekor üstüne rekor kırıyordum.
Nazmi halen bitmemişti, yeniden pozisyon değiştirdik. Bu sefer o sırtüstü yatmış, ben de kocaman yarrağı kendi ellerimle götüme sokup üzerine oturmuştum. Ata biner gibi üzerine oturup kalktım. Birkaç dakika böyle devam ettik, sonra beni sağ omuzumun üzerine yatırıp, yandan sikmeye başladı götümü… Finalde, bacaklarımı omuzuna alıp götüme soktu, tüm ağırlığıyla yüklenerek. Birkaç dakika boyunca, deliler gibi bağırıp çağırarak, küfürler ederek götümü parçalarcasına sikerken, aniden böğürmeye başladı. Ben paramparça olmuş haldeydim ve Nazmi ise götümün en derinlerine boşalırken çıldırmış gibiydi. O sırada bağırtılarım dairenin içinde yankılanıyordu. Saniyelerce boşaldı, boşaldı, boşaldı… Sonra da yana düşerek yatağa uzandı.
İçimden bir şeylerin koptuğunu hissettim. Koşarak tuvalete gittim, klozete oturdum. İçimdeki döller tamamen çıkmıştı. Tahret alırken büzüğümün hali beni oldukça korkutmuştu. Ağız kısmı öylesine açılmıştı ki, kolumu soksam girebilirdi. Zaten Nazmi’nin yarrağı kolumdan kalın sayılırdı. Saat epey ilerlemişti, eve gitmem gerekiyordu. Banyoya geçip duşumu aldıktan sonra üzerimi giyindim. Nazmi salondaki koltuktaydı, dal taşak oturuyordu. Yanına oturup, dudaklarından öperek,
-“Aşkım ben gidiyorum!” dedim.
-“Görüşürüz aşkım!” dedi. “Benim kalıp ortalığı toparlamam lazım. Sana bir taksi çağırsam kızmazsın değil mi bebeğim?” diyerek öptü beni…
-”Şey… Sen telefon edince aceleyle çıktım evden… Ne çantam, ne param var yanımda aşkım…”
Yerimden kalkamıyordum, gerçekten çok yorulmuştum. Nazmi durumumu görüyordu. Telefonla taksi çağırdı ve taksiye vermem için bana 100 lira verip kapıdan uğurladı. İnanılmaz zevklerin yanında 100 lira da para almıştım. Parayı aldığım için değişik bir duyguya kapılmıştım ve kendimi orospu gibi hissettim. Çünkü o kadınlar hem sikişiyor, hem de para kazanıyorlardı. O anda benim de o orospulardan bir farkım yoktu. Yüz liraya kocamı aldatmıştım. Hem de ne aldatma! Evin bir alt sokağında taksiden indim. Doğru dürüst yürüyemiyordum. Bacaklarım birbirine dolanıyordu. Yürürken kalçalarımı kontrol edemiyordum. Komşular anlayacak diye ödüm kopuyordu. Sorun yaşamadan kendimi eve attım. Yarım saat sonra yatakta ölü gibi yatıyordum. Kocama da geldikten sonra bir hafta boyunca yanaşmadım. Çünkü götümün deliği öylesine gevşemişti ki, sikildiğimi anlamamasına imkan yoktu. O gün Nazmi’yle yaşadıklarım sadece bir başlangıç oldu ve beni aklımın ucundan geçmeyen çeşitli maceralara sürükledi…
Herşey Porno Filmle Başladı
Bizim hikayemiz iki yıllık evlilikten sonra kocamın porno koleksiyonunu keşfetmemle başladı. Her yeni evli çift gibi normal bir seks yaşantımız vardı. İkimiz de genciz, hormonlarımız tavan yapmış, durmadan sevişiyoruz. Ben o ilk gece, gerdek gecesi sıkıntısını atlattıktan sonra hiçbir çekincem, korkum kalmamış vaziyette, kocamın biraz aşırı isteklerine yetişmeye çalışıyordum. Kocamın her sevişme talebinde, biraz mırın kırın ettikten sonra okşamalarına, sırnaşmalarına dayanamıyor, arkasından gelecek zevkleri bildiğimden fazla itiraz etmeden bacaklarımı aralayıveriyordum.
İlk aylar günde iki, günde bir derken iki günde bire, üç günde bire düşen sevişmelerimiz yine de zevk veriyordu bana, kocam zevkten bayıltıyordu her seferinde beni… İki yılın sonunda artık sevişmek için hafta sonlarını bekler olmuştuk kendiliğinden… Kocama sorduğumda yorgunum, stres, şu, bu diye geçiştiriyordu. Ben de kabullenmiştim bu durumumuzu…
Bir gün büyük temizlik yaparken gardrobun üzerine toz almak için çıktım. Kocamın kullandığı bölümde, kullanılmayan kışlık giysilerin arkasına gizlenmiş gibi duran bir kutu dikkatimi çekti, indirip baktım. Bir sürü CD vardı kutunun içinde… Merakla rastgele birini aldım, dizüstü bilgisayara takıp baktığımda film olduğunu gördüm. İngilizce filmin başında masum ev kadını olan başroldeki kadın kahraman, filmin sonlarında grup sekse dalıyor, çırılçıplak koca koca penisli erkeklerle sevişiyordu durmadan… Önceden haberi olmayan kocası da tesadüfen durumu öğrenince aralarına katılıyordu.
Önce kocamın bunları izlediğini öğrenmenin şaşkınlığı, sonra da “yoksa evlendiğim adam bir seks sapığı mı” diye endişeler içerisinde, şaşkınlıkla filmi izlerken giderek tahrik olduğumu, ıslandığımı, önünü alamadığım bir şehvete kapıldığımı fark ettim. Yatağın üzerinde uzanmış ekrandaki sahnelerden gözümü alamıyordum. Elim eteğimin altından önüme gitti istemsizce… Külodumun üzerinden amımı okşarken az sonra parmaklarım içime daldı. Filmdeki kadın iki erkeğin arasında tost yapılırken ben de kendimle oynamaya başladım. Kadın feryat figan boşalırken ben de nefes nefese orgazm oldum.
İşim bitince ıslak parmaklarımı çıkarıp eteğime kuruladım. Kutudaki diğer CD'lere baktım, hepsinin de aynı şekilde porno olduğunu gördüm. Hepsi seçmece erkekler, kadınlar birbirlerine veryansın ediyorlar her filmde, kıyasıya sevişiyorlardı.
Tamam, kocamdan öğrendiğim, bana yapmasını, zevk almasını öğrettiği şeyler elbette var ama, bu filmlerde gördüklerim aklımı başımdan aldı. Ağzım açık kalıyordu her filmi seyrettiğimde… Sapık kocamın hayli geniş bir beğeni yelpazesi vardı. Zencisi, beyazı, genci, orta yaşlısı, her türlü kadın, her türlü erkek rol alıyordu filmlerde… İkili, üçlü, kalabalık gruplar, masturbasyon sahneleri, sado mazo öyküler, fetişler…
Ben birini takıp diğerini çıkarırken akşam olmuş, kocam işten gelmişti. Bana seslendiğinde yatak odasına gelmesini söyledim. Meraklı bakışlarla kapıdan içeriye girdiğinde ben yatağın ortasında çırılçıplak, yarı uzanmış vaziyette oturuyordum. Etrafımda yatağın üzerine saçılmış CD’ler, laptopun ekranında oynayan bir porno film… Gördüğü manzara buydu. Tepkimi ölçmek ister gibi yüzüme baktı. Ben de ifadesiz bir yüzle ona baktım.
“Sonunda buldun mu hazineyi?” dedi kısaca… Ekranda oynayan filmin sesini kıstım biraz, inlemeler, çığlıklar azaldı.
“Buldum. Ama neden tin tin gardroplara gizlediğini, sakladığını anlayamadım. Gerçekten, neden sakladın bunları benden?” Yatağın üzerine oturup bana baktı,
“Ne bileyim, bana kızmandan,beni sapık diye yaftalamandan korktum işte… Kızmadın mı peki?”
“Önce kızmıştım evet… Ama birkaç tanesini izleyince fikrim değişti.” Eğilip dudaklarıma bir öpücük kondurdu kocam,
“Demek fikrin değişti? Hoşuna gitti mi peki?”
Ben de onun öpücüklerine karşılık vermeye başladım. Dudaklarına yumuldum, kucağına uzanıverdim hemen… Üzerime eğilip öpmeye başladı beni… Hala filmden gelen sesler duyulabiliyordu odanın içinde… Elini bacaklarımın arasına atıp zevkten kabarmış amımı avuçladı. İnledim.
“Amın ıslanmış, su içinde kalmışsın karıcım…” dedi dudaklarımı yerken…
“Evet… Saatlerdir senin sapık filmlerini izliyorum… Senin yüzünden azdım. Senin bu adi porno filmlerin yüzünden… Deli ettin beni… Gelişini iple çektim.” diye yanıtlarken elimi kalkmış sikine attım, pantolonun üzerinden sıkıp okşadım. Kocam,
“Benim adi pornolarıma bayılmış gibisin aşkım…” derken ben elimi çoktan fermuarının içine sokmuş, sertleşmiş sikini dışarıya almıştım bile… Başımı kucağına eğip başını ağzıma aldım, yalamaya, emmeye başladım.
“Evet pis sapık… Senin adi pornolarına bayıldım. Hadi onlar gibi yap sen de… Sik beni… O kadınların dediği gibi… Fuck me…” dedim bir yandan yalamaya devam ederken…
Orada film koptu. Ne zaman soyundu kocam, ne zaman birbirimize daldık, hatırlamıyorum. Bilgisayardaki filmde sikişenleri seyrede seyrede biz de sikiştik. Evire çevire sikti kocam… Filmde ne yapıyorlarsa bana aynısını uyguladı, filmden kopya çekti beni sikerken… Öyle bir gece yaşadık ki, ilk balayı aylarımızda bile yaşamamıştık böylesini…
***
Karım porno filmlerimi bulmasın diye saklamıştım gerçekten de… Fakat bulup da kızmadığını görünce bayram yaptım. Ona da bayram yaptırdım tabi… Harika, seksi karım, o gece filmlerdeki porno yıldızlarına taş çıkartır bir performans sergiledi bana… Ne emmesi kaldı, ne gömmesi… Önden arkadan ağızdan sikmediğim yerini bırakmadım.
O günden sonra da pornolar sevişmelerimizin ana aksesuarı oldu. Soyunup yatağa giriyor, bir süre filmi izledikten sonra biz de birbirimize giriyorduk. Filmdeki sevişenlerin görüntüleri, inlemeleri bizi alabildiğine tahrik ediyor, havaya sokuyordu.
“Neden daha önce yapmadık bunu kocacım” diyordu her sevişmeden sonra… “Öyle tahrik oluyorum ki bunları izlerken… Sanki biz sevişirken onlar da yanımızda sevişiyorlar. Grup seks yapıyor gibi hissediyorum kendimi…”
“Sen de grup seks yaptığımızı düşün karıcım… Bak şu zencinin yarağına bak… Nasıl da sokuyor kadına… Düşünsene, o yarak sana girse ne yaparsın? Nasıl bağırtır seni herif…” Ekrana bakıyordu karım,
“Aman istemem aşkım… Baksana kolum kadar var kara şey… Amıma girse yarar geçer beni bu yarak… Offf… Bu incecik kadın bu koca yarrağı nasıl alıyor amına böyle?” Karımın içinde gidip gelirken bir yandan da konuşuyordum,
“Merak etme, alırsın sen de… O kadından neyin eksik? Amcığını doldurur bu yarak… Zevkten geberirsin…” Karım bacaklarını belime dolamış sikimin zevkini çıkarırken gözünü ekrandan ayırmıyordu,
“Ohhh… Gebertir valla… Ama sen yanımda olmalısın. Zorlamaya kalktığında, canımı yaktığında engel olursun, di mi kocacım?” Hızlandım karımın amında, sikimi saplarcasına sokup çıkarırken,
“Bak sen şu terbiyesize… Elin zencisiyle sikişmek istiyorsun ha? Hem de benim yanımda?” Kikir kikir güldü karım,
“Ama ne güzel olurdu aşkım… Senin yanında yabancı erkeğin sikini yemek… Ohhh… Sikin büyüdü içimde, hissediyorum. Sen de zevk alıyorsun değil mi? Karını sikseler yanı başında… Hatta sen de bu zenciyle beraber siksen beni… Oohhhh…”
“İnanmıyorum sana ya… Ağzına alıp yalamazdın ilk evlendiğimizde… Şu haline bak… Azgın orospunun teki oldun başıma… Beni de pezevenk yaptın çıktın.”
“Evet… Evet aşkım… Azgın orospu oldum senin yüzünden… Sikişmeyi sen öğrettin bana… Orospuluğu da senin pornoların öğretti… Ohhh… Sik beni… O erkeklerle beraber sik kocacım… Pezevenk kocam… Dümbük kocam… Aranıza yatırın, beraber sikin beni… Her yerime sokun… Ohhh… Onlar siksin, sen seyret beni… Aşkımmm… Erkeğimmm… Hızlan… Hızlan… Aaahh… Geliyorummm….”
Bazen öyle azıyorduk ki, kapıdan içeri girer girmez sevişmeye başlıyorduk. Film seyretmeye bile zaman bulamadan seks yapıyorduk. İşte o anlarda birbirimizi azdırmak için olmadık şeyler söylüyor, olmadık fantezilerin hayalini kuruyorduk. Hep başkaları, etrafımızdaki başka erkekler, kadınlar vardı bu fantezilerde…
“Ev sahibi sikiyor seni karıcım…” diyordum karımı sikerken… “Hasan bey koca sikini sokuyor sana… Kirayı almayacakmış güzel sikişirsen…”
“Ohhh… Siksin kocacım… Ev sahibi siksin beni… Merak etme… Çok güzel muamele yaparım ben ona… Üste para bile verir bana… Hadi geçir sikini Hasanım… Oh, çok büyükmüş senin sikin… Kocamın sikinden daha büyükmüş. Ah ne güzel sikiyormuşsun sen… Harika… Ohhh… Sen beni sikerken, kocam da sizin evde, senin karını sikiyor… Ne güzell… Ooohhh…”
Bir başkasında işyerinde beraber çalıştığımız, evimize gidip gelen Metin abiyi alıyorduk yatağa… Bizden yaşlıydı ama kendine bakıyordu. Yakışıklıydı. Spor salonlarına gidiyordu hep, üçgen vücutlu, sırım gibi bir şeydi… Karım altıma yatarken onun ismiyle hitap ediyordu bana,
“Hadi Metin abi… Sik arkadaşının karısını… Amına koy… Kocam senin kadar güzel sikemiyor beni… Hadi o gelmeden sik beni Metin abi… Ooohhh…”
“Ulan orospu… Ulan kahpe… Demek Metin abi ha? Al ulan sana Metin abinin yarağı…”
“Evet o kocacım… Yakışıklı arkadaşın senin… Sporcu arkadaşın… Yakışıklı Metin abin… O siksin beni… Söyle ona… Sikini geçirsin bana… Çok güzelmiş siki… Harikaymış… Ohhhh…”
Kökleye kökleye, bağırta bağırta, vurdurarak sokuyordum amına sikimi… Bir yandan da hınçla bağırıyordum.
“Ohh… Al bakalım yarak nasıl olurmuş gör… Sikilmek ne demekmiş anla… Kocan böyle sikemez seni yavrum benim… Bebeğimm…” diye diye sikiyordum karımı… Çılgınlar gibi boşalıyorduk.
***
Kocamla bambaşka bir seks yaşantımız olmuştu o pornolar sayesinde… Doymaz, bıkmaz olmuştuk seks yapmaktan… Orgazmdan orgazma sürüklenmeye bayılıyordum. Müptelası olmuştum.
Bir Pazar günü AVM alışverişinden dönmüştük. Her zaman olduğu gibi mini etekle dekoltelerle mağazaları dolaşmıştım bütün gün… Erkeklerin bana sikecek gibi bakmalarına deli oluyordu kocam… Utanmazlar, ben ne kadar mini eteğimi çekiştirsem, kapamaya çalışsam da, gözlerini degajemden, mini eteğimin açıkta bıraktığı ince çoraplı bacaklarımdan ayırmıyorlardı kocam yanımda olduğu halde…
Kocam da özellikle biraz aramızda mesafe bırakıyordu. Ben yalnız başıma gezinirken, mağazalardaki rafların arasında erkeklerin yiyecek gibi bana bakışlarını birebir izliyordu uzaktan…
Öyle ki, eve geldiğimizde ikimiz de dolmuş vaziyetteydik. Elimizdeki poşetleri olduğu gibi yere bırakıp birbirimize sarıldık. Çılgınca öpüşüyorduk. Kocamın elleri mini eteğimin altına dalmış, külodumu, amcığımı mıncıklayıp duruyor, dudaklarımı öpüp ısırırken,
“Azgın karı… Elin adamlarına göstermediğin yerin kalmadı. Teşhirci fahişe… Hem onların sikini kaldırdın, hem benim… Şu amcığına bak, nasıl sulanmış… Şimdi bir güzel yatırıp sikeyim seni de gör gününü orospu…” diye inleyip duruyordu.
“Ohhh… Sik… Hadi sik beni aşkım… Nasıl da bakıyorlardı karına? Sikecek gibi bakıyorlardı… Oohhh… Yaraklarını kaldırdım di mi kocacım? Beni sikmek için kalktı o yaraklar… Bana geçirmek için… Hadi onların yerine sen geçir bana… Yatır beni… Sik beni…”
Tam kendimi yere bırakıp kocamı üstüme çekmek üzereydim ki telefonu çaldı. Açmak istemedi önce… Kırmızı görmüş boğa gibi bana saldırmakla meşguldü. Fakat çalmaya devam edince küfürler savurarak elini cebine atıp telefonunu çıkardı. Ben aldırmadan önünde diz çökmüş, fermuarını açıp taş gibi sikini dışarıya çıkarmış, yalamaya başlamıştım bile…
“Efendim Metin abi?” deyince işyerindeki arkadaşının aradığını anladım. Ara sıra uğrar, bir iki sohbet ederdik, bazen yemeğe kalırdı Metin abisi…
Kocamın eli saçlarımın arasında gezinirken başımı kasıklarına çekiyor, sikini ağzıma sokmaya çalışıyor, bir yandan da telefonda cevap yetiştiriyordu. Zevkten inlemelerini Metin abisi duymasın diye de çabalıyordu zavallı… Sikini ağzımdan çıkarıp fısıltıyla,
“Gelmesin aşkım… Bahane uydur şuna… İşimiz var bizim… Sevişmek istiyorum ben…” dedim. Sanki ben bunu söylememişim gibi devam ediyordu konuşma,
“Tamam abi… Müsaitiz abi… Ne demek canım? Biz de dışarıdan geldik şimdi… Hemen mi? Gel tabi canım… Bekliyoruz… Biraları almayı unutma gelirken abi…”
Telefonu kapatıp beni ayağa kaldırdı. Sarılarak elini önüme daldırdı tekrar… Külotlu çorabın üzerinden amımı yoğurmaya başladı. Huysuz çocuklar gibi çemkirdim kocama… Dudaklarımı büzerek sinirle fırça attım,
“Bırak allasen… Ben gelmesin, işimiz var diyorum, sen davet ediyorsun adamı… Tam azmışım, sevişelim diye deli oluyorum, senin yaptığına bak…” Büzdüğüm dudaklarıma yumuldu kocam,
“Kızma hemen karıcım… Yakınlardaymış. Hemen gelmeyecek olsa bir posta atardım sana ama… Neyse… Geceye bırakırız biz de sikişmeyi…” Kollarından kurtulmaya çalıştım.
“Rüyanda görürsün sen…” dedim. “Bana koca lazım, o da şimdi lazım… Ateşimi söndürecektik ne güzel… Gece falan istemiyorum işte… Sen git Metin abinle seviş…” Memelerimi avuçlarken,
“Deli karı… Azgın şey… Ben niye sikişeyim Metin abiyle… Sen sikiş… Ateşini o söndürsün senin… Hazır senin kızgınlığın üstündeyken, amcığın yarak diye yanarken siksin seni… Hep sevişirken hayalini kuruyorduk ya, fırsat bu fırsat işte… Gelir gelmez sikiş onunla… Benim yanımda… Ben varken…”
Pantolonun önünden çıkardığım siki şimdi çoraplı bacaklarıma sürtünüyordu. Taş gibi sertliğini hissedebiliyordum.
“Manyak şey… Sapık… Onlar fanteziydi. Gerçek değildi ki…” dedim.
“Neden olmasın… Hadi sikiş onunla… Tam filmlerdeki gibi… Benim yanımda siksin seni… Ohhh… Sikini geçirsin güzel amcığına senin… Hadi karıcım, olmaz deme hemen…”
“Bırak dedim sana… Ne geniş adamsın sen yaa… Pezevenk koca… Sen hayal kurmaya devam et… Bırak beni de bir iki meze falan hazırlayayım. Madem sikmiyorsun beni…”
Zorla elinden kurtuldum. Gerçi Metin abinin hemen gelecek olması yüzünden bırakmıştı kocam ama perişan vaziyetteydi. Önünden çıkmış, havaya dikilmiş sikini eliyle tutup içeri sokmaya çalışıyordu homurdanarak… Ben mutfağa giderken kapı çalınıyordu zaten… Metin abi gelmişti.
***
Karım mutfağa giderken ben de derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalıştım. Sonra da kapıyı açtım, Metin abiyi karşıladım. Ellerindeki poşetlerin bir kısmını aldım. Her zamanki gibi eli kolu dolu gelmişti. Buz gibi biralar, cipsler, çikolatalar, karım için kaliteli bir kırmızı şarap… Beraber mutfağa yürürken,
“Abi ne zahmet ettin yaa… Hep böyle yapıyorsun. Bir sürü şey almışsın yine…” dedim.
“Ne zahmeti canım? Benim de canım sıkıldı, size uğrayayım dedim. Rahatsız ederim diye korkuyordum ama, sen ille de gel deyince…”
Karımı görünce şöyle bir duraladı. Baktım, az önceki yaramazlığımız yüzünden karım biraz dağınık görünüyordu. Beyaz ince bluzunun üstten iki düğmesi açılmış, içindeki kırmızı sütyenin dantelleri, irice göğüslerinin çatalı görünüyordu. Açılmış bluzuyla, altındaki mini eteği, siyah çorapları, yüksek topuklu lame terlikleriyle öyle seksi bir hali vardı ki…
Eh, az önce tüm ateşimize rağmen yarım kalan seks oyunumuzla yataktan yeni çıkmış, yeni sikilmiş gibi görünüyordu güzel karım… Öpüşmekten dudakları şişip kızarmış, saçı başı dağılmış… O da elini uzatıp bira poşetini alırken,
“Hoş geldin Metin abi…” diye seslendi cilveli bir tavırla… “Ben de bir iki yiyecek şey hazırlayayım demiştim. Şu biraları dolaba koyayım, kalanlar ısınmasın” diyerek döndü, buzdolabının kapağını açtı.
Elindeki bira şişelerini buzdolabına yerleştirmeye başladı. Alt raflara şişe koymak için eğildiğinde diri kalçalarını geren mini eteği biraz daha yukarıya sıyrılmış, daha da mini hale gelmişti. Bacakları neredeyse baldırlarına kadar görünür olmuştu. Kıpırdanıp hareket ettikçe o muhteşem kalçaları sanki yatakta sevişir gibi görünüyordu gözüme…
Yutkundum. Gözlerimi karımın dolaba domalmış, uzun bacaklarını ortaya koymuş görüntüsünden ayıramıyordum. Sanki bilerek yapıyor, az önce yarım bıraktığım zevki yüzünden intikam alır gibi davranıyordu orospu karım… Silkinip kendime gelmeye çalıştım. Baktım, Metin abi de benden farksız vaziyetteydi. O da hareketsiz kalmış, vurulmuş tavşan gibi karıma bakıyordu. Ben öksürünce kendini topladı, bana baktı,
“Gel Metin abi, biz içeriye geçelim. Gül bir şeyler hazırlar getirir.”
Salona gidip oturduk. Televizyonda spor programı vardı, onu açtık. İzlemeye başladık. Karım mutfakla salon arasında gidip geliyor, bira, çerez, meyve falan getiriyordu. Önümüzdeki sehpayı donattı. Bizim ısrarımızla o da oturup kendine şarap doldurdu. Hep beraber yemeye, içmeye başladık.
Sık sık karımla göz göze geliyorduk. Koltukta oturduğu yerde eteklerini toplamaya, frikik vermemeye çalışıyordu her normal kadın gibi… Bacaklarını bitiştiriyor, yan oturuyor, eteğini çekiştiriyordu. Biz iki bira, karım iki kadeh şarap içtikten sonra ortam iyice ısındı. Muhabbet koyulaştı. Karımın kahkahalarının dozu arttı. Metin abi sürekli fıkralar anlatıyor, hepimizi güldürüyordu.
Biralarımız bitince karım mutfaktan bira getirmek için gittiğinde ben de yardım edeyim diyerek arkasından gittim. Buzdolabına eğilip bira alırken arkasından pantolonumun önünü şişirmiş, sertleşmiş sikimi dayadım karımın götüne…
“Ne yapıyorsun, bırak…” dedi karım dolabı kapatırken… Ben boynunu öpücüklere boğarken huylanıp kaçınmaya çalıştı karım,
“Asıl sen ne yapıyorsun karıcım? Eteğini kapatıp duruyorsun. Madem mini etek giydin, bırak kendi haline, eteğin açılıversin. Adamcağız bacak görsün biraz… Külot görsün. Güzellik görsün. Kaç senedir dul zavallı adam… Özlemiştir ev ortamında çıplak kadın görmeyi, göt bacak dikizlemeyi… Göstersene biraz adama, sevaptır…”
“Manyak sapık… Aptal… Olur mu öyle şey? Bırak beni, huylandırıp durma… Azdıracaksın beni de kendin gibi…”
“Az öyleyse… Adam yanı başımızda işte… Her sikiştiğimizde bunun hayalini kurmadık mı?… Biraz açılıp saçılıver, biraz gösteriver, ne olur? Karımın güzelliklerini görsün Metin abimiz… Bütün gün elin adamlarına gösterip durdun, abime de göster… Yabancı değil ya…” Kulak memelerini yalıyor, dişlerimin arasında ısırıyordum hafif hafif…
“Sonra da siksin beni öyle mi? Bırak beni pezevenk… Asıl yabancı olmadığı için gösteremem ona… Yüz yüze bakıcaz onunla… Hep sikmek ister sonra… Bırak…”
Zorla, balık gibi kıvranıp kollarımın cenderesinden sıyırdı, kurtuldu elimden, içeriye gitti. Ben de biraz bekleyip olayın heyecanıyla taş gibi olmuş sikimin sertliğinin inmesini bekledim.
***
Şu pezevenk kocam delirtecekti beni… Neler söylüyordu böyle? Tövbe tövbe… Tamam fantezi yapıyorduk ama, şimdiye kadar hep yatakta kalmıştı kurguladıklarımız… Sikişmemiz bittikten sonra anmıyorduk bile… Bu gece nedense işi iyice ilerletmeye çalışıyordu adam… Azgınlık başına vurmuştu herhalde…
Yalnız laf aramızda, ben de etkilenmiyor değildim olaydan… Zaten yarım kalan sevişmemiz yüzünden ateşim başıma vurmuş vaziyetteydi. Bir de içtiğim şarap yüzünden olmalı, başım dönmeye, içim yanmaya başlamıştı. Kasıklarımda karıncalar yürüyordu sanki… Alevden bir lav eriyik halinde damarlarımda geziniyor, aç bedenimi ateşe atıyordu.
Salona gittiğimde Metin abi kalkıp elimden bira şişelerini aldı. Alırken parmaklarımız birbirine temas etti bir an, ürperdim. Neden böyle olduğunu anlayamıyordum. İçerde kocam götüme sikini dayadığında böyle bir şey hissetmemiştim oysa… Şimdi yabancı bir erkeğin eli elime temas etti diye hazla ürperiyordum, içim eriyordu zevkten…
Yerimize oturup devam ettik. Ben biraz tedirgindim. Fakat şarap kadehini dolduran Metin abinin uzattığı bardağı onunla beraber fondip yapınca neşem yerine geldi tekrar… Kocam da gelip bize katıldı. Muhabbet kaldığı yerden aynı şekilde sürüyordu.
Artık kendimi kasmayı bırakmıştım. Tam kocamın istediği gibi rahatlamış, gülüyor, konuşuyor, bacaklarımı gözlerden saklamaya çalışmıyordum. Eteğim iyice sıyrılmıştı. Ara ara Metin abinin bakışlarını yakalıyordum. Dikkatsizce sıyrılan eteğimde, bacaklarımda dolaşıyordu o bildik, sikici erkek bakışları…
İçim bir hoş olmaya başlamıştı. Sıcak basmıştı. Bluzumun düğmeleri zaten açıktı, birini daha açtım parmaklarımla oynarken… Sütyenim iyice açığa çıktı. Metin abinin bakışları mıknatıs gibi oraya döndü konuşmanın ortasında…
Ben iyice tahrik oldum, mayıştım. Yayıldım. Kocamın gözleri de aynı şekilde açılıp saçılan karısının üzerinde dolaşıyordu istekle, şehvetle… Onun “güzelliklerini gösteriver” diyen sesi kulaklarımda çınladıkça ben biraz daha açıyordum kendimi… İki erkeği hayran hayran kendime baktırmak hoşuma gidiyordu. Sadistçe oynuyordum onlarla…
Sonunda yere oturup kağıt oynayalım dedik. Sehpanın üzeri dolmuş, oynayacak yer kalmamıştı çünkü… Ben kağıt destesini getirdim. İki erkeğin yanına oturup kartları dağıttım, kağıt oynamaya başladık.
Gırgır şamata oyun sürerken ben artık iyice dikkatsiz olmuştum. Bacaklarımı ayırıyor, şarap kadehine uzanırken memelerimi açıyor, iki erkeği delirtmek için elimden ne gelirse yapıyordum. Sanırım külotlu çorabın üzerinden kırmızı külodumu bile görüyordu adamlar…
Metin abi de, kocam da gözlerini benden ayıramıyorlardı. Çoğu kez bana bakmaktan hata yapıyorlar, ellerindeki kağıtları şaşırıyorlar, kahkahalar patlıyordu bir anda… Sonunda iyice yoruldum. Ayağa kalktım. İki erkek oturdukları yerden bana bakıyorlardı. Elimi alnıma götürdüm,
“Beyler, müsaadenizle… Ben biraz çarpıldım galiba… Siz devam edin, ben şu koltuğa uzanayım biraz… Sen yabancı değilsin Metin abi…” diyerek üçlü koltuğa gittim, sırt üstü uzandım.
Gerçekten başım dönüyordu. Bacaklarımı uzatıp gözlerimi kapattım. Altımda mini eteğim olması önemli değildi, zaten görecekleri kadar görmüşlerdi ne varsa…
***
Karım koltuğa uzandığında bacakları iyice açılmıştı. Harika görünüyordu. Nefes alıp verirken inip kalkan göğüsleri, düğmeleri sütyene kadar açılmış bluzuyla, sıyrılan mini eteğiyle, uzun, çoraplı bacaklarıyla ölümüne seksi görünüyordu karıcığım…
Baktım, Metin abi benden çekiniyor bir yandan, hemen önündeki seksi manzarayı kaçırmak istemiyor bir yandan… Oturduğu yerde elini önüne bastırıp kıpırdanıp duruyor, yan yan kaçamak bakışlarla sereserpe yatan karımı dikizlemeye çalışıyor… Adeta işkence gibi… Onu biraz rahatlatmaya karar verdim. Ayağa kalktım,
“Bu biralar çişimi getirdi yaa… Ben gidip bir rahatlayayım Metin abi, sen devam et…” diyerek yalpalaya yalpalaya çıktım salondan… Ben yokken olacakları fena merak ediyordum. Banyoya gidip musluğu açtım. Hemen geriye dönüp salon kapısının yanında mevzilendim.
Metin abi sırtı kapıya dönük, gözü karımda, çarpılmış vaziyetteydi. Bir ara kapıya dönüp baktı, suyun sesini duyunca işediğimi düşünüp rahatladı, tekrar karıma döndü… Eli sikinin üstünde, kalkan sertliğini oğuşturup duruyordu. Yavaşça ayağa kalktı, karımın uzandığı koltuğun yanına gitti. Fısıltıyla karıma seslendi,
“Gül… Gül…” diye, eliyle omzundan tuttu. Karımdan ses çıkmadı. Gözleri kapalıydı hala… “Gülüm… Canım… Aşkımm…”
Metin abi elini karımın bacağına götürdü, tüy gibi, hafifçe bacaklarında dolaştırdı elini… Uzandığı yerde arkasını dönen karımın kalçaları olduğu gibi Metin abinin gözlerinin önündeydi şimdi… Uzun uzun okşadı karımın bacaklarını… Elini eteğinin üzerinde, kalçalarında, incecik belinde, omuzlarında dolaştırdı. Karım uykusunda hoşnutlukla, inler gibi sesler çıkarıyordu her yeri okşandıkça… Zevk alıyordu.
Baktım, normal işeme süresini geçiriyorum, gidip suyu kapattım. Banyodan geldiğimi haber veren ayak sesleriyle yürüdüm, salona girdim. Metin abi benim sesimi duyunca hemen karımı okşamayı bırakmış, yere oturuvermişti. Yüzünün kızarıklığı, önünün kabarıklığı geçmemişti ama… Sanırım adrenalin tavan yapmıştı Metin abide…
Biraz daha sohbet ettik. Biz konuşurken karım uykusunda döndü, sırtüstü uzandı. Bacağının biri dizden yukarıya kıvrılmış, diğerini uzatmıştı. Mini eteği kasıklarına kadar sıvanmıştı bu durumda… Külotlu çorabın danteli, içindeki kırmızı tangası görünüyordu incecik siyah çoraptan…
Yutkundum. Öyle güzeldi ki karımın görüntüsü… Üstelik bunu sadece ben değil, yanımda yabancı bir erkek de benimle beraber izliyordu. Görmezden geldim. Uzun bir süre Metin abinin de manzarayı izleyip sindirmesine, adamın iyice azmasına izin verdim. Sonra kalkıp,
“Hay Allah, şarap çarptı galiba Gülümü… Ben şunu kaldırıp yatırayım Metin abi…” diyerek karımı kaldırdım. “Hadi aşkım, burada uyuma, yatağımıza gidelim…” dedim.
Mırıldanarak kalkan karımın eteği beline çıkmış, kırmızı tanga külodu bile görünüyordu ayaktayken… Metin abinin istekli bakışları üzerimizdeyken çekiştirip düzeltmeye çalıştım becerebildiğim kadarıyla, sonra da koluna girip yatak odasına götürdüm. Bluz, etek, külotlu çorap, tanga ne varsa üzerindekileri çıkardım. Çırılçıplak vücuduna şeffaf minicik fantezi geceliklerinden birini geçirip yatağa uzattım.
Doğrulup peri kızı gibi yatakta yatan karıma baktım bir an… Bembeyaz, çıplak vücudunu örten minik tül gecelikle öyle güzel, öyle seksi görünüyordu ki… Dayanamadım. Eğilip bacaklarını araladım, karıcığımın kaymak gibi, kutu gibi amını yalamaya başladım.
Ben amının dudaklarını somurdukça, sertleşen klitorisini emdikçe karım sesli sesli inlemeye başladı. Zevk alıyordu karım… Göz kapakları yarım açılıp bana baktı şehvetle… Aldığı zevk nedeniyle uykusu biraz açılmış gibiydi… Bacaklarının arasına girdim. Sikimi pantolondan çıkarıp iyice ıslanmış, su içinde kalmış amına sürtmeye başladım. Elini uzatıp sikimi okşadı.
“İstiyor musun?” dedim fısıltıyla… “Yarağımı geçireyim mi amcığına?” Kedi gibi gerindi karım,
“Evet… İstiyorum… Çok istiyorum hem de… Hadi sok onu bana…” dedi inleyerek…
“Hadi gel aşkım…. Kalk, içeriye gidelim… Metin abiyi de delirt bu kılığınla… Üçlü seks yapalım… İkimiz aramıza alıp sikelim seni… Zevk verelim sana…” Sikimi yavaş yavaş sokuyordum amına… Zevkle inledi,
“Hayır…” dedi. “Sapık şey… Sadece sen… Sen sik beni…”
Hayır demesine rağmen amı su içindeydi, zevk suları amından taşmaya, götüne süzülmeye başlamıştı. İyice içine girdim, bir iki gidip geldikten sonra çıkardım sikimi… Zevkle inleyen karımı öylece, bacakları ikiye ayrık, kıvranırken bıraktım. Sikimi pantolondan içeri sokup salona döndüm.
Beni bekleyen Metin abiyle içmeye devam ettim. Arada kalkıp içeriye gidiyor, karımın amını yalayıp geri dönüyordum. Bir sonraki gidişimde yine sikimi çıkarıp amına sokuyor, tekrar çıkarıyor, aynı şekilde karımdan içeriye gelmesini istiyordum.
“Hayır, hayır, hayır…” diye inliyordu ben üstünde tüm ağırlığımla çıplak bedenini ezerken… Bacaklarını belime dolamaya, benim çıkmama izin vermemeye çalıştı ama başaramadı.
“Madem benim istediğimi yapmıyorsun, ben de seni sikmicem… Kal öyle sulu amcığınla… Yarak diye kıvran…” Yine kalkıp çıktım, içeriye gittim.
Metin abi merakla bana bakıyordu. Önümdeki kabarıklık saklanamaz haldeydi. Sanki ne yaptığımı anlamış gibi gülümseyerek bakıyordu bana…
“Hayrola? Gül uyumamış galiba arkadaşım…” dedi önümü işaret ederek… "Ah siz gençler… Aklınız fikriniz sekste… Hiç fırsat kaçırmıyorsunuz. Ne mutlu size…“
Önce pantolonun önüne baktım, ıslanmıştı. Sonra Metin abinin yüzüne baktım düşünceli bir tavırla… Bir kısa an kararsızca bocaladım. Sonra,
“Metin abi… Gel bak, sana ne göstericem…” diyerek içeriye çağırdım adamı…
Yatak odamıza doğru giderken Metin abi merakla peşimden geliyordu. Ben kapıda durunca o da durdu. İçeriyi gösterdim başımla… Uzanıp baktı.
Karım yatakta sereserpe uzanmış, kırmızı gece lambasının ışığında, üzerinde tül mini gecelikle yatıyordu. Bacakları aralıktı. Az önce sikimi çıkarıp kalktığım şekilde kalmıştı. Memeleri inip kalkıyordu derin nefeslerle… Bir eli memesini avuçlamış, kabarık ucunu parmaklarıyla kavramıştı. Diğer elinin parmakları da önünde, amcığının üzerindeydi. Fısıldadım,
"Nasıl? Güzel değil mi?” dedim adama… Offf… Çırılçıplak karımı yabancı bir erkeğe gösteriyor, fikrini soruyordum. Heyecandan ölmek üzereydim. Metin abi yutkundu, konuşabilmek için bir nefes aldı,
“Deli misin? Böyle güzel, böyle seksi kadın görmedim ben… Senin karın bir harika arkadaşım… Çok şanslı köpeksin sen…”
“Evet Metin abi… Çok şanslıyım. Böyle güzel, seksi, hep yarak isteyen, istekli bir karım var benim… Sen de görüyorsun işte…” Durdum, heyecanla karımın güzelliklerini seyreden adama baktım, “Sen de onu istiyorsun değil mi? Sikmek istiyorsun karımı…” Bana dönüp bir şeyler söyleyecekti, engel oldum “Ben yokken karımın bacaklarını, her yerini okşadın salonda, gördüm. Her zaman gözün benim karımın üstünde… Benim için problem değil abi, aksine heyecan verici, tahrik edici… Aslında karım da içten içe seni istiyor, ama bunu kabul etmiyor bir türlü…"
"Deme ya… Ulan arkadaş, hastayım senin karına… Ne otuzbir çektim senin karın için bilemezsin. Ah, bir sikebilsem senin gösterip de vermeyen orospu karını… Dünyalar benim olurdu. Nasıl yapalım peki? Karını nasıl razı edeceksin? Yoksa tecavüzü düşünmeye başladım ben…”
“Sen burada sessizce, hazır kıta bekle… Hiç sesini çıkarma… Ta ki ben seslenene kadar…” diyerek içeriye girdim.
Yatağın yanında durup karıma baktım. Bakarken üzerimde ne varsa çıkarıp attım, çırılçıplak kaldım. Karımın üzerine eğilip her yerini öpüp yalamaya başladım. Karım yine inlemeye başlamıştı gözleri kapalı… Huşu içinde, tüm bedeninde dolaşan ellerimin verdiği zevkin tadına bakıyordu.
Ellerimle karımın her yerini dolaştım. Sonunda dudaklarımı kasıklarına gömüp amını yalamaya başladım. Ellerini saçlarımın arasında dolaştırıyor, beni kendine çekiyordu. Ben de ağzımı kocaman açmış, kutu gibi amcığının dudaklarını ağzımın içine doldurmaya, emmeye çalışıyordum. Dilimle sikiyordum karımı… Karım zevkten kalçalarını indirip kaldırıyor, yatağı dövüyordu kalçalarıyla… İncecik geceliği yırtıp attım, çırılçıplak bıraktım karımı…
Başımı kapıya çevirdiğimde Metin abi de soyunmuş, adem baba vaziyetinde sikini eliyle sıvazlayarak bizi izliyordu. Loş kırmızı ışıkta, elinde benimkinden uzun, koca sikiyle bir şeytan gibi göründü gözüme… Karımı sikmeye hazırlanan bir şeytan… Onun deli gibi bakan gözlerinin önünde karımın bacaklarını araladım, sertleşmiş sikimi karımın amına soktum bir hamlede…
“Aahhh…” diye inleyerek sarıldı bana karım… Birkaç kez gidip geldim. Karım altımda kendini kaybetmiş gibiydi. Yarağımı yedikçe kıvranıyor, inliyor, bağırıyordu,
“Ohhh… Çok güzel… Sik beni kocacım… Geçir amıma… Sik… Sik… Doyur beni…”
İyice zevke gelmiş, geri dönülemez noktalara ulaşmıştı karım… Bir anda çıktım içinden, kalktım. Metin abiye elimle gelmesini işaret ettim. Karım amcığı bir anda boş kalınca hoşnutsuzlukla homurdanmış, gözlerini açmıştı nedenini öğrenmek için…
Önce bana baktı, sonra çırılçıplak yanımda dikilen Metin abiye… İkimiz de önümüzdeki dimdik erkeklik organlarımızla ona bakıyoruz, heyecan içinde… Ellerini kasıklarına götürüp ıslak amını, bacaklarının içlerini okşarken hırsla homurdandı,
“İlle de siktireceksin beni ha? Peki… İstediğin gibi olsun benim pezevenk kocacım… Gel Metin abi… Sik şu pezevengin karısını… Amına koy karısının… Çok istiyor sikilmemi… Ben de… Ben de istiyorum. Dayanamıyorum artık… Biriniz gelip sikin beni… Bekletmeyin…“
Metin abi benim yer vermemle, karımın yalvarırcasına istemesine dayanamamış, bir anda karımın üstüne atlamıştı… Kolay mı? Yarı yaşında, kızı yaşında, piliç gibi, güzel, gencecik bir kadın… Metin abi 45 yaşında, karım 23… Çırılçıplak… Bacakları aralanmış, içine yarak girsin diye bekliyor yatakta… Amı su içinde, pırıl pırıl parlıyor ışıkta… Eğilip önce o sulu amcığı hırsla, hırpalayarak yalamaya başladı. Ben de yanlarında izliyorum elim sikimde… Bir yandan yalıyor, bir yandan homurdanıyordu sürekli… Söyledikleri beni iyice azdırıyordu,
"Oh güzel amcıklım benim… Oh azgın fahişem… Ne tatlı amcığın varmış senin… Deli ettin beni be kadın… Öldürdün sen beni… Yavrum benim… Amcığının sularını içerim senin… Amına koyarım ben senin aşkım… Demek Metin abini istiyorsun ha… Seni sikmemi istiyorsun ha… Merak etme yavru kuşum… Metin abin seni şimdi sikicek… Bu güzel amcığına koyacak senin… Hem de kocanın yanında… Kocanla beraber, kocanın yatağında sikicem seni… Ohhh… Bebeğim benim… Taşbebeğim…”
Somura somura karımın amcığını yalayan Metin abi en sonunda doğrulup taş kesilmiş koca yarağını karımın sırılsıklam amına geçiriverdi. Karım benim boşalttığım amcığına giren kalın yabancı erkek yarağının verdiği zevkle sımsıkı sarılmıştı Metin abiye… İyice ikiye ayırdığı bacaklarını erkeğin belinde kavuşturmuş, amındaki sikin daha da girmesini istercesine kendine çekiyordu.
Zevkle sikişiyorlardı ikisi… Ben de yanlarına yaklaşıp karımı okşamaya, memelerini sıkıştırmaya başladım. Metin abi pozisyon değiştirmek için sikini karımın amından çıkarınca bu kez ben karımı üstüme çektim. Bir anda sikimi içine alan karım sikimin üstünde deli gibi inip kalkmaya başlamıştı.
Karım memelerini benim göğsüme sürtüne sürtüne sikimi alırken Metin abi de arkasından yaklaşmış, karımın kalçalarını ısırıyor, minik deliğini yalıyordu. Bugüne kadar benim delemediğim incisini, göt deliğini… Karım amının içinde bir yarak, göt deliğinde yabancı erkeğin dili, çıldırmaya başlamıştı.
Biliyordum ki o yalanan göt deliği az sonra Metin abinin sikini alacaktı içine, mecburdu buna… Nitekim beklediğim gibi, yalaya yalaya göt deliğini su gibi tükürük içinde bırakan Metin abi doğruldu. Karımın belini tutup sikini o emilmiş, ıslanmış, kaygan göt deliğine dayadı. Yukarıdan bir tükürük bırakıp sikini de ıslattıktan sonra zorlamaya başladı.
Karım ilk anlarda acıyla bağırdı bir süre… Fakat aldığı zevkin de etkisiyle, benim alttan karıcığımın kalçalarını ikiye ayırmamın da yardımıyla kalın siki santim santim arkasına aldı. Karımın acı çığlıkları zevk çığlıklarına dönüştü.
İki erkek önden arkadan pompalıyorduk karımı… Ben sokuyordum, Metin abi çıkarıyordu. O sikini sokarken ben çıkarıyordum. Senkronize bir şekilde sikiyorduk Gül’ü… Sonunda hepimiz zevkle boşaldık.
Yatağa uzanıp kaldık. Karım ortamızdaydı. İlk defa grup seks olayı yaşamıştık. İnanılmaz bir zevk almıştım. Diğerlerine baktığımda onların da benden farksız olduğunu gördüm. Sarsılmış, yıpranmış, yorgun bedenlerimizle bir süre dinlendik. Karım iki elini iki yana uzatıp sikimizi tuttu,
“Delisiniz siz…“ dedi gülümseyerek… "Beni de delirttiniz. Zevkten öldürdünüz iki yandan… ”
Okşaya okşaya kaldırdı ikimizinkini de… Tekrar giriştik. Sabaha kadar sürdü sevişmelerimiz…
Artık karım ikinci bir erkeğe hayır demeyi, karşı çıkmayı bıraktı. Zevkini aldı çünkü… Çok seviyor grup seksi… Her canımız çektiğinde Metin abiyi çağırıyoruz evimize, iki erkek karımı doyasıya sikiyoruz, sike doyuruyoruz.
Hayatımızdan memnunuz. Tek sorunumuz kaldı, Metin abiye karım gibi seksi, ateşli bir kadın bulup evlendirmek… O zaman dörtlü grup zevkini tadabiliriz. Bekliyoruz, arıyoruz.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kocamın Yanına Giderken Sanayide Sikildim
Sıcak bir temmuzdu. Asker olan kocamı ziyarete gidiyordum otobüsle… Üzerimde askılı beyaz bir body, altımda tanga üzerine diz üstü bir etek vardı. Sevişmeyeli tam iki ay olmuştu. Çok azgındım. Evlenmeden önce de birkaç erkekle uzun süreli ilişkim olmuştu ve bakire gitmemiştim kocama. Ama o kabul etmişti.
Yola çıktım çıkalı içim bir hoştu… Birileri ile yatma isteği vardı içimde… İlk defa kaynana baskısından uzaktım ve özgürdüm. Nereye gittiğimi, ne yaptığımı sorgulayan o zebellah kadının baskısından kurtulmuştum bu yolculukta… Ama bir yandan da kendimi benim gibi aç olan kocama saklamak isteği vardı içimde… Deli gibi sevişmeyi planlıyordum kocamla ve kendimi ellemekten bile kaçınıyordum.
Hava kararmış çoğu yolcular uyumuştu. Muavin ve bazı yolcular sık sık yanımdan geçiyor, badimden rahatlıkla görünen memelerime ve toplanmış eteğimin altındaki uzun bacaklarıma bakıyorlardı. Bu durum beni tahrik ediyor, onlar geçerken daha çok eğiliyor memelerimi gösteriyordum.
Otobüstekilerin hemen hepsi kaba saba, aç bakışlı tiplerdi, yanlarındaki kadınlar da çoğu kapalı, biçimsiz, şişman bedenleriyle onlara yakışır vaziyettelerdi. Yani içlerinde bir tek ben vardım bakımlı, parfüm sıkmış ve onlara göre çok cesur giyinmiş olan. Tabii bir de 21 yaşında olmanın körpeliğini de unutmayalım.
Uzun ve sıkıcı yol böyle geçti. Akşamın ilerleyen saatlerinde otobüs mola verince önce tuvalete gidip makyaj tazeledim. Parfüm sıktım bolca ve mola yerinin bahçesinde elimdeki kolayı içerek gezinmeye başladım. Bir sürü aç herifin ortasında tek güzel kadın olmak heyecanlandırdığı kadar korkutuyordu beni… Bir anda arkamda birini hissettim, karanlıktı biraz da… Yanıma yaklaştı ve fütursuz bir tavırla,
”Ulan orospu, deli ettin milleti… Senin anan baban kocan yok mu?” dedi. Dondum kaldım. Terslesem işler karışabilirdi.
”Kocamın yanına gidiyorum…” dedim sanki hakaret etmemiş de, normal bir konu açmış gibi yanıtladım adamı… Bir yandan da kullandığı orospu lafı azdırmıştı beni. Adam benim tepkisiz, gayet normal konuştuğumu görünce yumuşayıverdi. Eliyle bahçenin tenha köşesini gösterip,
“Gel konuşalım biraz… Sıkılmışsındır saatlerdir tek başına koltuğun tepesinde…“ dedi. Beraber gezinip sohbet ediyorduk. Gerçekten canım sıkılmıştı. İki laf edecek insan arıyordum. Öyle ki kısa zamanda kocamın asker olduğunu, iki üç aydır ayrı olduğumuzu, her şeyi öğrenivermişti. İlgiyle dinliyordu beni, arada sırada konuyu açıcı detay sorular soruyor, ben de anlattıkça anlatıyordum.
”Yaşadı asker ağa, üç gün kalkmaz üstünden…” falan dedi. Ben cevap vermedim. Sürekli gülümsüyordum.
”Yanıyosundur kız sen şimdi…” dedi.
Cevap vermedim. Mola bitti. Otobüse bindik. O adamın beni bir önümdeki koltuğun yanında oturduğunu fark ettim. Korktum biraz. Bana orospu demiş ve ben de onunla muhabbet etmiştim. Kesin sarkar dedim kendi kendime. Öyle de oldu.
Sık sık benim üst tarafımdaki çantalarla oynuyor güya düşmesin diye düzeltiyordu. Biraz dikkat edince aletinin sertleşmiş olduğunu gördüm. Resmen bana fark ettirmeye çalışıyor benim de gözüm ister istemez takılıyordu önüne. O da pis pis sırıtıyordu. 35-40 yaşlarında esmer bir tipi vardı. Bana orospu deyişi kulaklarımda çınlıyordu. Bir ara yanında karısı olduğunu fark ettim. Rahat 90 kilo kapalı çirkin bir kadındı.
Kocamın askerlik yaptığı ile geldik. Valizim olmadığı için hemen inebilmiştim otobüsten. Hava yeni aydınlanmıştı. Bir kahvaltı etmek istiyordum. Sağa sola bakınırken o adam yanımdan geçti. Geçerken de
”Bekle, bir yere gitme, geliyorum…” dedi ve gitti.
Şaşırmıştım. Hemen oradan ayrılmam gerektiğini biliyordum ama nedense yapamıyordum. Adam biraz ilerde karısı ile başka bir kadını bir taksiye bindirdi. Taksi gidince de bana doğru gelmeye başladı. Yine pis pis sırıtıyordu. Onun gelmesini beklediğime inanamıyordum. Yanıma geldi,
”Hadi gidelim bebek…” dedi. Koluma girdi yürümeye başladık.
”Karnım aç…” dedim. Sanki bu adamla yürüyüp gitmem değildi problem olan, karnımın açlığıydı sadece…
”Hallederiz” deyip beni yürütmeye devam etti.
Bir müddet sonra hemen yakındaki sanayide bir lokantaya girdik. Çay ve tost söyledi. Herkes tanıyordu onu… Benimkiyle kendi aralarında konuşup duruyorlardı. Sadece orospu kelimesini anlıyordum. Ordaki adamlar bana bakıp sırıtıyorlardı. O sırada kocam aradı geldin mi diye. Geldim dedim. Bana birliği tarif etti.
”Çok özledim seni… Ama hemen gelme. Eğitim ve spordayız, öğlenden sonra gel” dedi.
Ben kocamla konuşurken adam elini dizime koyup okşamaya başladı. Çok heyecanlanmıştım. Kocam,
”Yüz verme sarkarlar, efendi gibi bir pastanede otur” dediği sırada biri sarkmakla kalmamış, ben kocamla konuşurken bacağımı okşuyordu.
”Tamam merek etme…” diyebildim zorla ve kapadım telefonu.
”Doyduysan gidelim…” dedi.
Kendime hayret ediyordum ama içimi yakıp kavuran seks açlığı beni bir çıkmaza sokmuştu. Tek kelime ters laf edemediğim gibi ne isterse yapıyordum.
”Olur” dedim. Bir taksi çağırdı. Lokantadan çıkarken başka bir adam,
”İyi düşürmüşsün malı… Çok tazeymiş, işin bitince bize de yolla” demez mi.
Adam sırıttı bişey demedi. Ama ben deli gibi tahrik olmuş, ıslanmıştım. Beni beş paralık bir orospu sanmışlardı. Neyse taksiye bindik şoföre bir şeyler söyledi. Az sonra şehre gelmiştik. Adam sürekli dizimi okşuyordu. Dar sokaklara girdik ve harap bir evin önünde durduk.
”İniyoz” dedi.
Peşinden kuzu kuzu indim. Taksiciyle bir şeyler daha konuşup yolladı. Anahtarla kapıyı açtı.
”Gir” dedi.
Ya hayret ediyordum adam beni resmen eve atıyordu. Onun rüyasında bile göremeyeceği kadar genç ve güzeldim. Ama nutkum tutulmuştu ve birazdan beni becereceğini bile bile peşinden girdim eve.
İçerisi darmadağınıktı ve çok havasızdı, korkunç da sıcaktı. Odada sadece açılmış ve üzerinde buruşuk çarşafların olduğu bir çekyat vardı. Oraya oturdu ve bana mutfağı gösterip
”Bir çay koy bakalım orospu…” dedi.
Gülümsedim. Mutfakta çaydanlığı ve çayı bulup küçük tüpe koydum çakmak yoktu. İçeri yanına gidip
”Çakmak lazım” dedim.
Cebinden bir kibrit çıkarıp uzattı. Yaklaştım alırken elimi okşadı. Tam gidiyordum ki
”Dur” dedi.
Durdum öylece arkam ona dönük şekilde. Kalktı belime sarıldı. Boynumu öpüp yaladı. Tahrik olmuştum kıpırdayamıyordum.
”Şu üstündekini çıkar da öyle demle çayı” dedi. Bir an öylece kaldım. Sinirlendi,
”Hadisene orospu…” dedi.
Hemen çıkardım bodymi ve sütyen kullanmadığım için armut biçimli uçları yukarı bakan memelerim açıkta kalmıştı. Neden bilmiyorum ama
”Eteği de çıkarayım mı?” diye soruverdim. Hala şaşıyorum buna.
”Çıkar” dedi. Çıkardım. Hiç tanımadığım kronun önünde tek tangamla kalmıştım.
”Hadi çayı demle şimdi…” dedi.
Sırılsıklam bir şekilde çayı koydum. Gelir sandım ama gelmedi. Su kaynayana kadar ne yapacağımı bilmiyordum. Mutfakta mı beklesem yanına mı gitsem diye düşünürken yine cebim çalmaya başladı. Kesin kocamdı. Koşarak içeri gittim açar maçar diye. Adam çekyata uzanmıştı çantam hemen yanındaydı. Teli açtım, kocamdı.
”Ne yaptın?” dedi.
”Bir pastanede oturuyorum. Buluşacağımız saati bekliyorum aşkım…” dedim.
Tüm bunları çırılçıplak, üzerimde sadece tangayla tanımadığım bir kronun önünde söylemek iyice tahrik etmişti beni… Oradan buradan konuşurken adam eli ile yanını gösterip oturmamı istedi. Sesini çıkarmasın, kocam duymasın diye hemen yanına oturdum.
Belim çekyatta yanlamasına uzanmış olan adamın dizlerine temas ediyordu. Ben kocamla konuşurken o da sırtımı okşamaya başladı. Kocam spordan kaytarmış, beni aramıştı. Zaman geçirmem için konuşuyor, beni, benimle sevişmeyi ne kadar çok özlediğini anlatıp duruyordu. Ben de ona karşılık veriyordum tabii ama, tanga külot haricinde çırılçıplaktım ve yabancı bir adam bedenimi okşuyordu bu arada… Ne kadar aşağılıktım. Ama bu durum hoşuma gidiyodu.
Adam işi ilerletmiş mememi avuçlamıştı. 85 beden memem avucunda kaybolmuştu. Zevk alıyordum. Şehvet duygusu her yanımı sarmıştı. Nefesim sıklaşmış, konuşmakta zorlanıyordum ama kocam anlamıyordu çok şükür. Müthiş bir heyecandı. Sırtım öpülüyor iki memem de avuçlanıyordu.
Beni kendisine çekerek yanına yatırdı. Bir eli ile memelerimi okşarken diğeri ile popomu mıncıklıyor, boynumu yalıyordu. Bense bir taraftan kocamla konuşuyor, bir yandan da yabancının vücudumun her bir köşesinde yaktığı alevlerin arasında zevkten kıvranıyordum.
Sonunda kocam tekrar spora gitmek için telefonu kapatınca rahatlayabildim. Adama doğru döndüm ve
”Neler yapıyorsun bana? Kocam anlayacak diye ödüm koptu” dedim.
Cevap vermeye bile tenezzül etmeden dudaklarıma yumuldu. Bıyıkları batıyordu. Ben de karşılık verdim ve onun dudaklarını emmeye başladım. Sarıldım. Hala giyinikti. Elimi gömleğinin altından sokup kıllı göğsünü okşamaya başladım.
Popomu mıncıklıyor, beni deli gibi kendine çekiyordu. Dudaklarımız ayrıldı ve memelerimi emmeye başladı. Bitmiştim resmen. Mememin tekini koca ağzına alıyor, şapırdata şapırdata emiyor, doyunca ötekine geçiyordu.
”Çok tatlısın orospu” diyordu.
Gülümsedim. O orospu dedikçe omuzlarını emiyor, dişliyordum. Biraz serbest bırakınca ben de onun kıllı ter kokan göğsünü emip öpmeye başladım. Saçlarını okşuyor memelerimi göğsüne bastırıyordum. Adam doğrulunca beni altına alacak ve ben isteğime kavuşacağım sandım. Ama adi herif beni öylece bırakıp tekrar oturdu ve
”Çay ne oldu?” dedi. Deli olmuştum sinirden…
”Boşver çayı…” deyip boynunu emmeye başladım. Memelerimi ağzına vermek için biraz doğrulunca adam beni itekledi ve
”Çay içecez kaltak kızdırma beni” diye bağırdı.
Korkmuştum. Kalktım, mutfağa gidip çayı demledim. Ne yapmalıydım bilmiyordum. Beni o azdırmıştı. Bunca aylık açlıktan sonra kocamla sevişmeyi bekleyemeden kollarına atılmamı sağlamıştı. Delirtmiş, kudurtmuştu. Şimdi ise bir an önce yatırıp sikmesini beklerken, beni çay demlemeye gönderiyordu. Deli mi ne?
Ben kara kara bunları düşünürken o da yanıma geldi. Sevindirik oldum gelmesiyle… Her şeyi unuttum ve içimdeki açlığı bastırmak için kollarımı boynuna dolayıp bıyıklı dudaklarına yapıştım.
”Ne azgın kaltaksın sen be, amına kodumun orospusu…” dedi.
Gülümsedim. Düğmeleri açık gömleğinden terli vücudunu yalamaya başladım. Kötü azmıştım. Beni yine itti. Çay hazırdı. Bardakların, şekerin yerini gösterip içeri gitti. Ben de acele acele iki bardak çay doldurup yanına gittim.
”Otur içelim” dedi. Tepsi ortamızda oturduk çaylarımızı içerken bana bakıp bakıp orospu diyordu. Gülümsüyordum. Saçlarımı okşuyor enseme dokunuyordu. Çayı bitince,
”Doldur bakalım…” dedi.
”Yeter artık… Çay istedin, içtin işte…” diye yanıtladım. Tepsiyi kenara koyup yine kıllı göğsünü öpmeye başladım. Bir süre yaladıktan sonra beni yine itekleyip
”Çay koy orospu, doymadım…” dedi. Doldurdum yine ve getirdim önünde tepsiyi koymak için eğildiğimde memelerimi okşamaya başladı. Ne mutlu ki başka çay istememiş
”Gel bakalım yanıma orospu.” dedi. Hemen dizine oturdum ve memelerimi emmeye başladı. O sırada bu sefer onun cebi çaldı. Konuşuyordu ve o konuşurken ben omuzlarını emiyordum. Kapadı.
”Çıkar şu donunu…” deyip kaldırdı beni.
Tangamı çıkardım artık önünde 21 yaşın körpeliği ile çırılçıplaktım. Elini tutup kaldırdım onu ve önce gömleğini, pantolonunu ve donunu çıkardım.
Bu esnada sürekli bana küfür ediyordu. Aleti kıllıydı. Uzun ve kalındı. Daha ilginci uçtan dibe doğru daha da kalınlaşıyordu. Hoşuma gitmişti siki. Sertleşmiş ve karnına yapışmıştı resmen.
Önüne diz çöktürdü ve ellerimi sikinin üstüne koydu. Önce yavaş yavaş boydan boya okşadım. Sonra kavrayıp kendime çekmek istedim ama o kadar sertti ki karnından ayırıp kendime çekemiyordum. Başımı tutup taşaklarına doğru çekti.
Çok kıllıydı, hoşlanmazdım bundan ama çok azmıştım. Kıllı taşaklarını önce öptüm sonra bir iki dil darbesi yapıp sonra da yalamaya başladım. Bir süre yaladıktan sonra sikine çıkıp yalamaya başladım. Yanağımı karnına yaslayım sonunda ağzıma aldım başını. İnlemeye başladı. Ağzımın içinde döndürüp emiyor, sıkıyordum. Tadı hoştu. İnlemeleri gelince
”Boşalacak mısın?” dedim.
”Bir mahzuru mu var orospu?” dedi.
”Yoo…” dedim.
Devam ettirdi. Bir süre sonra beni yavaş yavaş kaldırmaya başladı ben de kalkarken vücudunu yalıyordum. Hiç duymadığım ilginç bir kokusu vardı. Meme uçlarını emerken
”Hiç yarak yedin mi?” diye sordu. Hayır diye salladım başımı.
”İyiiii şimdi siftahı yapacan kaltak” dedi. Beni çekyata sırtüstü yatırdı ve dudaklarımı memelerimi karnımı dakikalarca yaladı emdi kıvranıyordum. Sıra amıma gelmişti. Deli gibi yalıyor burnunu bile gömmeye çalışıyordu.
”Lan ne tatlı amcığın var senin… Mis gibi kokuyo valla, bizim karılar camız gibi yanına yaklaşılmıyor” diyor yine emiyordu. Sesim artmaya başlamış kıvranıyordum. O da amımı yalarken konuşuyor,
”İyi ki sizin gibi orospuları kendilerine nikahlı karı yapıp buralara getiriyolar bizim gözümüz de karı görüyo yoksa sizin gibi bakımlı kaltakları nerdeee sikecez?” diyodu.
Kulaklarım uğulduyor boşalıyordum kromun altında. Kalkıp göğsüme oturdu sikini memelerimin arasına gömüp bastırıyor bana doğru ittikçe ağzıma sokuyordu. Aşağı kaydı bacaklarımı omzuna aldı ve sikini sürtmeye başladı. Delirmiş inliyordum. Sonra hızla bir anda hepsini içime sokunca çığlık atmıştım. O da
”Sus orospu” deyip dudaklarımı ağzının içine hapsedip içimdeki hayvanı ufak ufak kıpırdatıyordu. Bir yandanda
”Lan bizim karınınki folluk gibi, seninki fındık kadarmış be…” diyor, bir yandan da sokup çıkarıyodu. Bacaklarımı beline doladım kendime çekiyordum. Sırtını tırmıklıyordum.
O sırada benim cep çalmaz mı? İçimden “kahretsin. şimdi aranır mı?” dedim. Ama açmazsam da olmazdı. Üstümdeki kıro arka tarafındaki telefonumu bulup verdi
”Aç da gavat kocan kıllanmasın” dedi.
Açtım. Kocam bana sevgi sözcükleri söylerken, özlediğini. heyecanlandığını söylerken, ben de üstümdeki kıronun sikini içimde sıkıp bırakıyordum.
Harika siki dibe doğru kalınlaşıyor olduğundan, girdikçe amımı zorluyordu. Halbuki yattığım erkeklerin hemen hepsimde ya kafaları az bişi kalın sonrası ince ya da tamamı ince idi. Kocamınki ise hem ince hem kısaydı.
Neyse kıro içimde hafiften gidip geliyor memelerimi emiyor ben de onu içimde sıkarken kocamla konuşuyordum. Çok aşağılıktım çok. Hakiki orospuydum ben. Ama hoşuma gidiyordu işte ne yapayım.
Kocam nefesimin sıklaştığını hissetmişti. Ona biraz yürüdüğümü birkaç kıronun peşime takıldığını benim de koşar adımlarla pastaneye geldiğimi nefesimin ondan böyle olduğunu söyleyiverdim. İnandı garip. Bir de,
”Kırolara yaklaşma bile… Eller melerler, sen de terslersin, başın derde girer” demez mi.
Gülsem mi ağlasam mı. Ben de içimdekini iyice sıkıp beline doladığım bacaklarımla kendime doğru çekiverdim bu lafın üzerine. Neyse yine kapadık teli.
Kıro hızlanmış, hayvan gibi böğürerek sokup çıkarıyor, sert memelerimi yoğuruyor, uçlarını sıkıyor, bazen de hepsini ağzına alıp emiyor ısırıyordu. Ben de erkeğime sımsıkı sarılmış neresi denk gelirse öpüyor, omuzlarını emiyor, dudaklarını yalıyordum. Ara da bir de elimi bacak arama arkadan uzatıp amıma giren sikini ve taşaklarını okşuyordum. Kıro delirmiş ve hızlanmıştı. Çığlık çığlığa boşalıyordum sürekli. Kıro da bana
”Bağırırsın tabi orospu, sizi kocalarınız hanımefendi gibi sikiyolar, alışık değilsin böle sikilmeye… Amının darlığı deli etti, kocan hiç mi sikmedi kızım?” diyordu. Bense gülümseyerek
”İşine bak, hızlı hızlı…” diye inliyordum. O da
”Merak etme şıllık, altımda kocasına seni seviyom diyen orospuya daha neler neler yapacam” diyodu.
Bir süre sonra tüm kıvrımlarını hissettiğim siki şişmeye başlamıştı.
”Korunuyonmu lan orospu?” dedi.
”Hayır sakın ha…” dedim zorlanarak ama hiç içimden çıksın istemiyodum da. Kıro
”Bana ne kaltak, ben bulmuşum fındık kadar amı, döllemeden bırakır mıyım?” demezmi.
Heyecandan ve korkudan kudurmuştum. Ne olur diye yalvarırken bile kıvranıp içimde sıkıyordum sikini.
”Sus amına kodumun orospusu, amın döl görsün gebe kal da gavat kocan yorulmasın” diyerek gidip geliyor memelerimi ısırıyordu. Ben hayır dedikçe daha çok yükleniyordu.
”Geliyoooommm… Orospuu… Fındık gibi amcığını döl ile dolduracaaammm…” diyerek ateş gibi döllerini narin amıma fışkırtmaya başladı. Yapacak bir şey kalmamıştı kurtulmam imkansızdı zaten istemiyordum da… Ben de kendimi kasmayı bırakıp
”Oohhh… Döllerin yaktı içimi…” dedim.
”Gebe bırakcam seni” diyerek fışkırıyordu bir yandan da sertliğini koruyan sik içimi delip duruyordu. Boşalması bittiği halde inmemişti. Ve devam ediyor, bacaklarımı bileklerimden tutup havaya kaldırıyor ve
”Döllerim amcığının dibine gitsin de benden bebe doğur kaltak…” diyordu. Ben de inleyerek sikini sıkıyor popomu kıvırıyordum.
Durdu, dinlendi, sikti beni adam… Bir amuda kaldırmadığı kaldı. Her pozisyonu denedi üstümde… Önümden arkamdan… Öğleden sonra kocama gidiş saati yaklaşana kadar sikti. O kalın sikini batırıp çıkarmadığı, zevk vermediği yerim kalmadı.
Ayının yatağından çıkıp kocamın kollarına gittiğimde sikilmekten dizlerim titriyordu. Yine de karılık vazifelerimi yerine getirdim. Kocamın incecik sikini yerken, orgazm taklidi yaparken o kadar mutlu oldu ki zavallım…
Kocam Olmadığında Beni Kardeşi Sikiyor
Selamlar, adım Tuğba. 19 yaşında, 1.63 boyunda, 48 kiloda, sarışın, mavi gözlü, fındık burunlu, kalın dudaklı, alımlı bir kadınım. Bundan 1 yıl önce görücü usulüyle, benimle bir boyda, 39 yaşında, şişman, kel, kaba saba ve çirkin bir adamla, sırf çok zengin olduğu için evlendirildim ve Bursa’ya gelin gittim. Kocam, cinsel anlamda tam bir felaketti. Sadece onun işi görülene kadar yataktaydık. Zaten siki de küçüktü (olsa olsa 10-12 cm kadar anca var). Evlendikten sonra orgazm nedir hiç bilemedim. Genç kızken, kız arkadaşlarımızla birbirimize, fantazilerimizi yaşamış gibi anlatır, neşelenirdik. Evlendikten sonra o günleri düşünür, arkadaşlarımın anlattıkları hikayeleri hatırlamaya çalışır ve elim amımda kendimi tatmin etmeye uğraşırdım. Ancak kocamın kıl yumağı gibi vücudu aklıma gelir ve herşey berbat olurdu. Evlilik yıldönümümüzde en seksi kıyafetlerimi giymiş ve kocamın işten gelmesini beklemeye başlamıştım. Kararlıydım, kocamı azdırıp beni sikmesini sağlayacak, en azından bu gece ben de tatmin olacaktım. Ancak kocam telefonla aradı ve gelemeyeceğini, işleri için 2 günlüğüne İzmir’de olacağını haber verdi, kaynım Serhat’ı da bana gözkulak olsun diye eve yolladığını söyleyip kapadı telefonu. Evlilik yıldönümümüzü bile unutmuştu öküz! Sağlık olsun dedim kendi kendime. Kocam telefonu kapadıktan yarım saat kadar sonra Serhat geldi. Ben buarada üzerimi değişmiş, tekrar günlük kıyafetlerimi giymiştim. Serhat’a kapıyı açtım ve toklaştık. “Merhaba yenge, naaber?” dedi. “İyiyim yengeciğim, sen nasılsın? Hoşgeldin!” diyerek karşıladım kaynımı. Serhat, 1.80 boylarında, body sporu yapan, 25 yaşında, bekar bir gençti. Kocam İzmir’den dönene kadar, ben yalnız kalmayım diye bizde kalacaktı. Saat gece 21:00 civarı Serhat’ın odasını hazırladım ve “Serhat odan hazır, istediğin zaman yatabilirsin, ben 10 dakikalığına bir komşuya uğrayacağım!” diye seslendim. Serhat kocamın bilgisayar odasındaydı. Ses gelmeyince yanına gittim. Kulağında kulaklık, bigisayardan müzik dinliyordu. Kulaklığı çıkardım ve tekrar odasının hazır olduğunu, komşuya gidip geleceğimi söyledim. “Tamam yenge, sağol!” diyerek bana göz kırptı ve gülümsedi, kulaklıkları yine taktı. Ben de komşuya gittim. 10 dakikalığına diye çıkmıştım evden, ama 2 saat kadar oturmuşum Hayriye hanımla. Saat 23:00 gibi tekrar eve geldiğimde Serhat yatmıştı. Ben de odama çekilip uyudum. Bir ara uyandım, saate baktım, gecenin 02:30’unu gösteriyordu. Açlıktan midem kıyılmıştı, mutfağa iki lokma birşeyler atıştırayım diye odamdan çıktım. Kocamın çalışma odasının kapısına yaklaştığımda bilgisayarın monitoründen ışık vuruyordu koridora. Kapıya biraz daha yaklaştım, tahmin ettiğim gibi Serhat bilgisayar başındaydı. Yarı çıplaktı, boxerla oturuyordu ve sırtı kapıya dönüktü. Hafifçe kafamı kapıya doğru uzattığımda, bilgisayarda porno izlediğini farkettim. Kulaklıkları yine takmıştı ve benim geldiğimin ve onu izlediğimin farkına bile varmamıştı. Koridorda, bilgisayara sadece 1,5 metre uzaktan, ben de onun izlediklerini izlemeye başladım. Gördüklerim beni fena etkilemişti, amım birden sırılsıklam olmuştu. Elim bacaklarımın arasında, koridor duvarına dayanmış halde amımı okşuyordum. Bir süre sonra sırtım duvara dayalı, yere oturacakmışım gibi bir vaziyette aşağı kayarak gözlerim kapandı ve titreyerek orgazm oldum… Ama tam o sırada Serhat kulaklığı çıkarmış ve orgazm olurken çıkardığım iniltileri duymuş, kapının ağzında dikilmiş, beni izliyormuş. Gözlerimi açıp Serhat’ı farkettiğimde hemen toparlandım, “Ben… ben mutfağa gidiyordum… birşeyler atıştıracağım, sen de istermisin Serhat?” diyebildim kekeleyerek. Başını hafifçe salladı, yüzünde hin bir tebessüm vardı. Mutfağa girdiğimde (Ne yapacağım ben şimdi?) diye düşünüyor, bir yandan da telaşla birşeyler hazırlamaya çalışıyordum. Ama inanın ne hazırladığımı ben de bilmiyordum. Serhat sessizce gelip arkamdan sarılınca, elimdekiler fırladı elimden ve bir çığlık attım. Serhat belimden sımsıkı tutmuştu. Kulağıma eğilip, “Korkma yenge, benim!” diye fısıldadı. “Serhat ne yapıyorsun sen? Kendine gel!” diyerek itmeye kalksam da, mümkün değildi, çok güçlüydü… Boynumu öpmeye başladığında, kalçalarım arasındaki sertliği farkettim. Çok korkuyordum, “Serhat lütfen yapma, ne yaptığını bilmiyorsun sen!” desem de faydası yoktu. “Abim seni tatmin etmiyor mu da, mastürbasyon yapıyorsun yenge?” dedi bana. Korkuyla birlikte müthiş bir heyecan dalgası kaplamıştı içimi, çünkü arkamdaki sertliğin çok büyük olduğunu hissedebiliyordum. “Beni mi sikeceksin Serhat? İstediğin bu mu?” dedim. Cevap bile vermeden beni kucakladığı gibi yatak odasına götürdü. Sırtüstü yatağa yatırdı, geceliğimin eteklerini yukarı sıyırdı, bir çırpıda külodumu çekip çıkararak, ağzını amıma gömdü. Artık itiraz edemiyor, sadece o anın tadını çıkarıyordum. Dudaklarını amımın dudaklarıyla birleştirmiş, deli gibi emiyordu. Sadece amımı yalayıp emerken 2 kez boşalmıştım. O arada geceliğimi de fora etmiştim. İlk kez kocamdan başka bir erkeğin karşısında çırılçıplaktım… Kafasını amımdan kaldırdığında, ağzı yüzü amımın sularıyla sırılsıklamdı. Bana, “Olduğun gibi kal!” diyerek yatakodamdaki banyoda ağzını yüzünü yıkayıp geldi. Ancak boxerini henüz çıkarmamıştı. “Hadi çıkar şunu!” dedim gözümle boxerini işaret ederek. Kolumdan tutup ayağa kaldırdı beni, dudaklarıma yumuldu. Harika öpüyordu. Ateş yine basmıştı vücudumu. Bana, “Sen çıkaracaksın onu!” diyerek omuzlarımdan bastırdı. Sikini ağzıma almamı istiyordu besbelli. Bunu kocam da çok isterdi, ama ben kocama bunu yapmayı sevmiyordum. Serhat'in göğsünü öpüp yalamaya başladım, ordan da aşağıya, beline kadar indim. Yarağı boxeri yırtıpta çıkacak kadar zorluyordu. Boxeri aşağı sıyırdığımda, kocaman birşey yüzüme çarpmıştı. Gözlerim yuvalarından çıkacaktı. Belki vücuduna oranla sikinin boyu çok büyük değildi, ama ben böyle birşeyi daha önce canlı canlı hiç görmemiştim… Serhat kafamı sikine doğru bastırdı, “Ağzına al yenge!” dedi. Ağzımı açabildiğim kadar açtım, ama yarısı ancak girmişti ağzıma, onu aldığımda da öğürmeye başlamıştım. Ağzımdan çıkarıp, “Serhat bu çok büyük, alamıyorum!” dediğimde, “Alırsın yenge, alırsın!” diyerek tekrar başımı sikine doğru bastırdı. Alabildiğim kadarını ağzıma almış, biraz da alıştıktan sonra emmeye başlamıştım. Hiç sesi soluğu çıkmadan ağzımdayken boşaldı hınzır. Ben kalkıp banyoya fırladım ve kusmaya başladım. Serhat ise beni izliyor ve kahkahalarla gülüyordu. Geri döndüm, “Serhat, bak bu yaptıklarımız ilk ve sondu! Sakın bir yerlerde anlatma, rezil oluruz valla!” dedim ve giymek için külodumu aldım yerden. Ama Serhat külodumu elimden alıp kenara fırlattı ve “Daha işimiz bitmedi yenge! Abimle evlendiğinizden beri onun seni doyuramadığını biliyorum. Seni abimin hiç sikmediği gibi sikeceğim!” deyip beni kendine çekti, dudaklarıma yumuldu… Dudaklarımı koparacakmış gibi öperken nefesimi kesmişti. Bir eliyle belimden çekerek beni kendine yapıştırmış, diğer eli de götümün yanaklarını avuçluyor, yoğuruyordu. Artık ben kendimi salmıştım ve karşılık veriyordum. Ayakta çılgınca öpüşmeye başladık. Serhat'ın güçlü kollarında sıcakta eriyen tereyağı gibiydim. Vücutlarımız ter içinde kalana dek öpüşüp seviştik. Bu arada tüm korkularımı ve kaygılarımı unutmuş, açılmaya başlamıştım yavaş yavaş. Yatağa uzandım ve “Hadi aslanım, söndür yengenin ateşini, yanıyorum!” dedim, iniltilerle Serhat’ı kolundan tutarak yatağa çektim… Serhat yine dudaklarıma yapıştı. Kalın etli dudaklarım onu çok çekiyordu. “Dudaklarına dünyaları veririm yenge!” diye mırıldandı. Sonra boynuma, ordan da göbeğime indi. Bu arada elleri boş durmuyor, kocamın nerdeyse hiç dokunmadığı göğüslerimi mıncıklıyordu. Avuçlarında kaybolup gidiyordu göğüslerim. Amıma indiğinde, ben bir kez boşalmıştım bile. Diliyle amımı sırılsıklam edene dek yaladı ve amımı emmeye başladı. Bir ara dudaklarını amıma dayadı, resmen amımla öpüşüyordu. Müthiş zevk alıyor ve inim inim inliyordum. Doğrulup bacaklarımı iki yana araladı. Bu defa yarağını ağzıma hiç almamıştım, ama yarağından zevk suları gelmeye başlamıştı. Yarağının başını amıma dayadığında sanki amımda bir yumruk var gibi geldi. Ben daha, “Lütfen yavaş sok Serhat, abinin siki bamya kadar bile değil…” diyene kadar, amıma soktu yarağını. İlk girdiğinde sadece, “Iıııhhh!” diye bir ses çıktı benden. Her yanım uyuşmuştu. Bu da yetmezmiş gibi, hemen gidip gelmeye başlamıştı… Ben, “Yavaş hayvan!” diye bağırdıkça, Serhat pis pis sırıtarak ve hiç istifini bozmadan köklüyordu amıma. Acı ve zevk karışıp gitti birbirine. Kısık kısık çığlıklar atıyordum. Taşakları o kadar büyüktü ki, götüme vurduğunu, o kadar büyük bir yarağa rağmen hissedebiliyordum. “Yavaş sik orospu çocuğu, amımı dağıttın, senin gibi bir piç daha varmı bu dünyada!” diye yırtınıyordum altında. Bir süre beni bu pozisyonda sikti. Amım yarağının kalınlığına alışmıştı, ama uzunluğu başıma dertti. Her köklediğinde geri kaçmaya çalışıyordum. Derken mım çıktı ve “Domal bakalım yenge!” diye emretti adeta. Ben önünde domaldım ve omuzlarımı çökerttim. Amım kabak gibi karşısındaydı. Kalçalarımdan kavradı ve yarağını tekrar amıma soktu. Kasıklarını kalçalarımda hissettiğimde ölüyorum sandım. Demek ki bu pozisyonda yarağı daha derine iniyordu. Benim acı içinde inlemem ve bağırmam delirtmişti onu, sert sert köklerken, “Bağır orospu, bağır! Senden ala orospu çocuğu mu olur lan, baksana kaynına veriyorsun!” diye söyleniyordu. Ben sadece, “Aaaayy, aman, off!” diye inleyebiliyordum. Canım gerçekten çok yanıyordu. Çok geçmeden bu pozisyona da alışmıştım. Bu defa tatlı tatlı inlemeye başladım, “Serhat’ım, sik beni erkeğim, sikin ne kadar tatlı, ne kadar güzel sikiyorsun yengeni!” dedikçe, Serhat’ın hırıltıları daha da yükseliyor, ama bir türlü boşalmıyordu. Birden içimden çıktı ve yine sırtüstü yatırdı beni. Aslında bu pozisyonu çok seviyordum. Şimdiye kadar, şişko, kel ve şekilsiz, öküz kocamın yüzüne tahammül etmiştim. Oysa Serhat oldukça yakışıklıydı ve boğum boğum kasları olan bir erkeğin beni eze eze sikmesi müthiş bir zevkti. Bacaklarımı omuzuna aldı ve eliyle yarağından tutarak amıma dayadı. Yine birden bire köküne kadar sokmuştu. “Aayyyy!” diye çığlık attım yine. En derine girmişti yarağı. “Lan piç, her seferinde bağırtma beni, tatlı tatlı sikeceksen sik işte!” diye söylenirken, Serhat amıma kocaman yarağını pompalamaya devam ediyordu… Bir elini yatağa dayamış, diğer eliyle boynumdan yakaladığı gibi üzerime abandı ve dudaklarımı öpmeye başladı. Anestezi etkisi yapmıştı bu ateşli öpücük. Çok geçmeden Serhat adeta yaralı bir hayvan gibi böğürerek, içimde volkan gibi patlamıştı. “Eyvaah, Serhat naaptın sen yaa? Korunmuyorum!” diye hayıflanarak söylenmeye başladım. O ise yüzünde mutluluktan uçar bir tebessümle, “Abimle bu aralar bir sikişsen hiç fena olmaz yenge!” diyerek üzerimden kalktı. Kocaman yarağının ucundan dölleri sarkıyordu. Yarağını ağzıma dayadı. Ben de yine alabildiğim kadarını ağzıma alarak, yarağında kalan tüm dölleri emdim. Sonra birlikte duş aldık, tekrar yatağa girdik, sabaha kadar sevişip sikiştik ve birbirimize sarılarak uyuduk. Sabah kahvaltıdan sonra Serhat, “Yenge ben çıkıyorum, akşama istediğin birşey varmı?” diye seslendi. Akşama geç kalmamasını rica ettim ve uğurladım. Akşam saat 20:00 sularında Serhat geldiğinde, ben henüz dinlenememiştim. “Ne o yenge, çok bitkin görünüyorsun?” deyince, “O yarağı sen yesen, sen de bitkin görünürdün!” diye cevap verdim. Akşam yemeğine oturduğumuzda, yemeğini çabuk çabuk yemeye başladı. “Yavaş yesene, acelen ne?” dedim. Serhat yine pis pis sırıtarak, “Yemekten sonra tatlı olarak seni istiyorum yenge!” dedi. “Aaaa, hayır Serhat yaaa, lütfen ama, bana da acı, ben de insanım, sabaha kadar siktiğin yetmedi mi?” dedim. Ama o sırada bacaklarımın arasında birşey hissettim. Eğilip baktığımda, ayağıyla amımı okşamaya çalıştığını gördüm. “Deli oğlan!” diyerek gülümsedim ve ekledim, “Ama bu akşam hiç heveslenme, amım dağıldı, sikişemeyiz!” dedim. Serhat yemeği bırakıp, ayağa kalktığı gibi beni kucakladı ve yine yatak odasına götürdü… Ona yalvarırcasına, “Nolur bu akşam sikme, sonra yine sikersin, çok yorgunum!” dedikçe, o başını hayır der gibi iki yana sallıyordu. Yatağa yatırdı ve “Merak etme yenge, çok uzun sürmeyecek!” dedi. Çırılçıplak kalana dek soyundu. Yarağı henüz kalkmamıştı, ama bu haliyle bile kocamım sikinden çok büyüktü. Ben yarağına bakarken, “Soyunsana amına koduğum orospusu!” diyerek yüzüme hafif bir tokat attı. Sanki robot gibiydim, tokadı yer yemez soyunmaya başladım ve bir çırpıda çırılçıplak kaldım. Bir an önce ne olacaksa olsun istiyordum. Ağzıma almamı istediği yarağını bu haliyle zorda olsa hepsini ağzıma almış, emmeye başlamıştım. Birkaç saniyede yine o ihtişamına kavuşmuştu. Domalmamı istedi, ben de domaldım. Götüme parmağını soktuğunda canım çok yandı. “Aaaaahhh! Naapıyorsun lan?” diye bağırdım ve arkama dönüp baktığımda parmağını götümden çıkardı. “Bana zorluk çıkarırsan canın çok yanar yenge, madem amın dağıldı, bu gece de götünü sikeceğim!” deyince, ben ayağa kalkmaya çalıştım, ama Serhat'a gücümün yetmesi mümkün değildi. Çaresiz olacakları beklemeye başladım. Götümün deliğini sırılsıklam yapana kadar yaladı ve tükürükledi. Ben az önce parmağının verdiği acıyla yarağının götüme nasıl gireceğini düşünürken, o yarağının kafasını götüme dayamıştı bile. “Bağırma sakın!” dedi ve birden yüklendi. Beynim karıncalanmış, gözlerimde şimşekler çaktı. “Ooouufff!” diye bir ses çıktı benden, ardından, “Orospu çocuğu yırttın götümü!” diye bağırdım. Serhat kaçamayım diye kasıklarımdan tutmuş, kıpırdamadan bekliyordu. Ben götten sikilmek çok ta kötü değilmiş diye düşünürken, içimi adeta parçalarcasına sokmaya devam etti. Meğer daha yarısı girmemiş. “Serhat noolur yapmaaa, çok canım acıyoor!” diye ağlamaya başladım. “Sus amına koduğumun orospusu, sidikli kızlar gibi ağlamyı kes!” diye azarladı ve götüme pompalamaya başladı. Benden çıkan acı dolu sesler onu çıldırtmıştı adeta, daha hızlı gidip geliyor, götüm cayır cayır yanıyordu. Çok geçmeden boşaldı götümün içine. Halen iki gözüm iki çeşme ağlıyordum. Yarağını götümden çıkardığında, gazoz şişeleriyle parmağımızla oynarken çıkan sese benzer bir ses çıktı. Göt deliğimin kapanmadığını hissediyordum. Yanıma uzandı ve “Bebişiim, tatlı yengem benim, hadi ağlama artık, bak bitti işte! Bundan sonra seni yaraksız bırakmayacağım!” diye teselli ediyor, nazikçe dudaklarımı öpüyor, göğüslerimi okşuyordu. Yarım saat kadar yattıktan sonra kalktık ve duş alıp, kalan yemeğimize devam ettik.
Sevgili Arkadaşlar Gerek Yaşantım Gerekse Özel Hayatım Gereği Burada Pek Online Olamıyorum ve Paylaşımlar Üzerinde Pek Duramıyorum Eğer ki Daha Fazla Hikaye Okumak İsteyen Varsa Aşağıdaki Link Üzerinden Sitemizden Okuyabilirler Ayrıca Sitemiz Hakkında Yorum ve Düşencelerinizide Buraya Yazabilirsiniz Seks Hikayeleri Okumak için Tıklayın
Kapıcı Patlıcan Gibi Yarağıyla Beni Sikti Kevgire Çevirdi
Merhaba ben Alev. 28 yaşında, dul bir bayanım. Kısaca kendimden bahsedecek olursam, 1.65 boyunda, 60 kiloda, esmer güzeli biriyim. Erkekleri tahrik etmeyi çok severim. Kocamla boşanma sebebimiz de buydu aslında. Kocamdan boşanalı 3 yıl oldu. Bir Pazar günü evde canım sıkılmıştı. Doğrusu güzel bir sikişmeye ihtiyacım vardı. Daha önceden sikiştiğim birkaç erkek arkadaşımı aradım, ama gelemeyeceklerini söylediler. Kendi kendime (Şu işe bak, kendimi siktirecem, erkekler naz yapıyor! Neyse, akşam olsun bir çaresine bakarım!) diyerek, ortalığı falan topladım. Öğleden sonra da, kapıcı Pazar günleri izinli olduğu için, kendim ekmek almaya indim. Hava sıcak olduğu için üzerimde bir şort ve penye vardı, üstelik sütyen de takmamıştım. Apartmandan çıkarken kapıcıyı gördüm ve şakadan, “Bak sen izin yapıyorsun Mevlüt abi, ben de kendim ekmek almaya gidiyorum!” dedim. Kapıcı da, “Söyleseydin ben gider alırdım bacım, seni mi kıracağız!” dedi, ama göğüslerimi süzmeyi de ihmal etmiyordu. Hemen parayı uzattım, “Hadi al gel o zaman!” dedim. “Tamam bacım!” diyerek gitti, ben de tekrar eve çıktım. Eve girince aklıma, kendimi kapıcıya siktirme fikri geldi. Ama kapıcı 50 yaşında, 95-100 kiloda, heryeri kıllı, ayı gibi bir adamdı. Biraz düşündükten sonra (Aman Alev, onun da tadını alırsın işte, fena mı olur!) dedim. Kararımı vermiştim, kendimi kapıcıya siktirecektim, ama nasıl yapacaktım onu düşünmeye başladım. Düşünürken buldum, banyodaki damlayan musluğu bahane edip içeri alacaktım. Hemen banyoya gidip, kirli sepetinde nekadar kirli sütyen külot varsa çıkarıp ortalığa attım. O arada zil çaldı. Kapıyı açtığımda, kapıcı “Buyır bacım!” diyerek ekmeği bana uzattı. Ben de, “Teşekkür ederim Mevlüt abi, ama senden bir isteğim daha var!” dedim. “Buyur bacım, nedir?” dedi. Ben de, “Banyodaki musluk damlayıp duruyor, tanıdığın bir tamirci falan varsa getirsene?” dedim. O da, “Ben bakarım, contasındandır, evden anahtarla conta alıp geleyim!” dedi. “Tamam, hadi bekliyorum!” dedim ve gitti… 10 dakika kadar sonra geri geldi. Banyoya götürdüm bunu. Daha kapıdan girerken ortalıktaki iççamaşırlarımı görünce duraksadı. “Ne oldu Mevlüt abi?” dedim. Yutkunarak, “Yok birşey…” deyip içeri girdi. Neyse, musluğu yaptıktan sonra gitmeye niyetlenmişti ki, ama ben, “Mevlüt abi, yatak odasındaki dolabın kapağı düşüp duruyor, ona da bakarmısın?” dedim. Önce gözlerime baktı, sonra da, “Bakalım!” dedi, anlamıştı birşeyler olacağını. Ben önden yatakodasına doğru giderken kırıtarak yürüyordum, kesin kalçalarımı kesiyordu. “İşte evde erkek olmazsa böyle herşey dökülür!” dedim ve dolabı gösterip geri çekildim. O arkası dönük dolapla uğraşırken, ben de odadan çıkıp, koridorda çırılçıplak soyundum ve beklemeye başladım… “Tamam bacım yaptım, başka bir isteğin varmı?” diye seslendiğinde, içeri girip, “Evet bir ricam daha var!” dedim. Beni öyle görünce dondu kaldı. “Beni sikmeni istiyorum!” dedim. Yutkunup, “Ama bacım…” dedi. Ben de, “Bırak bacıyı falan, erkek değilmisin sen?” diyerek yanına gittim ve dudaklarına yapıştım. Dudaklarını öperken burnuma çok güzel sabun kokusu geldi, demek ki yeni banyo yapmıştı, buna çok sevinmiştim. O da şaşkınlığını atıp, beni tuttuğu gibi yatağa yatırdı ve kendi de soyunmaya başladı. Gömleğini çıkardığında göğsü kıl kaplıydı. Pantolonunu çıkarıp, ardından paçalı külodunu da indirdiğinde, gözlerim faltaşı gibi açıldı ve ağzımdan, “Oha, bu ne!” diye bir laf çıktı. Bizim kapıcının yarağı yarı kalkıktı ve Patlıcan gibi birşeydi. “Ne oldu bacım, korktun mu? Bu seni sikecek olan yarrak!” dedi ve yarağını sıvazlamaya başladı. Ben de dayanamayıp, “Hadi o zaman!” dedim. Üzerime uzanıp dudaklarıma yapıştı. Resmen altında kaybolmuştum. Aradan elimi uzatıp yarağını elledim, ama elime sığmıyordu. Bir an vazgeçmeyi düşündüm, ama sonra (Olan oldu, zevkine bak!) dedim kendi kendime. O da göğüslerimden amıma inmiş ve amıma öyle dil darbeleri atmaya başlamıştı ki, ben artık yerimde duramıyordum. Birden altından kaçtım ve “Sıra bende, yat bakalım!” dedim. Sırtüstü uzandı, ben de üzerine geçip, dudaklarını, kıllı göğsünü öptüm ve yarağına indim. Yarağının biraz sağını solunu inceledim, en az kolum kadar uzun ve bileğim kadar kalındı. Ayrıca tertemizdi, bir tane kıl yoktu. “Benim için mi temizledin bunu?” dedim. O da, “Sana nasipmiş bacım!” dedi. Gülümseyerek yalamaya başladım. Biraz yaladıktan sonra 69 pozisyonuna geçip, amımı ağzına dayadım, o da amımı yalamaya başladı. Ama aldığım zevkten yarağını yalayamıyordum, hemen doğrulup yatağa yattım ve bacaklarımı havaya kaldırıp, “Hadi Mevlüt abi, sik beni artık!” dedim. “Tamam bacım!” diyerek bacaklarımı omzuna koydu, yarağını bolca tükürükleyip amıma sokmaya başladı… Başı girdiğinde çok acıdı, “Lütfen yavaş sok Mevlüt abi!” dedim. “Tamam bacım!” diyerek durdu. Ama ben anlayamadan birden bir yüklendi ki, can acısıyla çığlık attım ve “Kurbanın olayım yavaş, yırttın amımı!” diye resmen yalvarmaya başladım. “Tamam bacım, tamam! Daha yarısını soktuk, gerisini yavaş yavaş sokacam!” dedi ve yavaş yavaş içimde gidip gelmeye başladı. Her seferinde biraz daha sokuyordu. Ben bir yanda acıdan, bir yanda zevkten neye uğradığımı şaşırmıştım. En sonunda bana doğru eğilip, “Aldın bacım, hepsi amında şu an!” dedi. Ben de hemen boynuna sarılıp dudaklarından öptüm. Bacaklarımı kollarına düşürüp amıma pompalamaya başladı… Artık alışmıştım ve zevkten inliyordum, ama o git gide hızlanıyordu. Ve ilk orgazmımı o anda yaşadım, resmen kasılarak boşalmıştım. “Kalk Mevlüt abi, ben üste çıkayım!” dedim. “Tamam bacım!” diyerek kalktı, yatağa sırtüstü yattı. Hemen üstüne çıktım ve yarağının üstüne oturdum. Hem yarağa alışmıştım, hemde boşalmamın etkisiyle kayarak içime girdi. Üstünde zıplamaya başladım. O da göğüslerimi okşuyordu… Bir müddet sonra üzerinden kalktım ve yataktan indim, yatağa ellerimi dayayıp ayakta domaldım ve “Hadi Mevlüt abi, geç arkama!” dedim. “Tamam bacım!” diyerek geçti arkama, yarağını amıma kökledi ve pompalamaya başladı… Yine zevk denizinde yüzüyordum. İkinci kez orgazm olmuştum ki, onun da, “Geliyorum bacım!” demesiyle kendime geldim. Hemen önünden kaçıp yere çömeldim, yarağını elime alıp sıvazlamaya başladım, bir yandanda kafasını yalıyordum. Az sonra dölleri fışkırmaya başladı. Ben sıvazladıkça fışkırıyordu ve o kadar yoğundu ki, ağzım, yüzüm, boynum, boğazım, gçğüslerim, heryerim döl olmuştu. Son damlalarını da yaladıktan sonra bunu bıraktım ve soluk soluğa yatağa yaslanıp yere oturdum. O da yatağa sırtüstü yattı yatağa… Biraz dinlenip kendime gelince kalktım, banyoya gidip duşun altına girdim. Üzerimdeki dölleri temizledikten sonra, bornozumu giyip banyodan çıktım. Yatakodama gittiğimde halen yatıyordu ve yarağı halen yarı kalkıktı. Acaba bir posta daha sikermi ki diye düşündüm ve üzerimdeki bornozu atıp yarağını yalamaya başladım. Ben, bir posta daha siker mi ki diye düşünürken, beni 2 posta daha sikti… Sonrada duş alıp giyindi ve “Teşekkür ederim bacım!” dedi. Ben de, “Herzaman beklerim!” diyerek dudaklarından öptüm ve yolladım. Kendime hayret ediyordum, ayı gibi herife siktirmiştim kendimi ve beni 3 posta sikip kevgire çevirmişti. Aradan 1 sene geçti ve kapıcı halen beni sikmeye devam ediyor. Bilmiyorum ama, karısı birşeyler anladı herhalde, bana kötü kötü bakıyor. Olsun, bakarsa baksın, beni en sağlam siken o ayı! [Alev]
Önce Telefonda Sikti Sonra Kocamız Oldu
Merhabalar, ben İstanbul'dan Meltem, 25 yaşında, 1.65 cm boyunda, 55 kilo, kapalı bir bayanım. Hikayemin başladığında evlyidim ve evliliğim iyi gitmiyordu, hatta kocamla yataklarımızı bile ayırmıştık. Bir gün evde boş boş oturuyordum, sıkıntıdan patlamak üzereydim. Öylesine TV’de kanalları gezerken bir müzik kanalında kaldım ve o güne kadar hiç ilgimi çekmeyen kanala ismini yazan ve numaralarını bırakan kişileri okumaya başladım. Onlarca insan biraz kendinden bahsedip numaralarını yazmışlar. O sırada can sıkıntımın çözümün bulmuştum: İstanbul dışından birini arayıp, biraz makara yapacaktım. Öyle de yaptım, birine çağrı attım. Aradan 2 dakika geçmeden beni aradı ve hikayem burada başladı. Bir anda o aradığım numarayı telefonumda görünce, nedenini bilmediğim bir heyecen kapladı içimi. Açıp açmamakta kararsız kaldım, sonunda merakım ağır bastı ve açtım, “Efendim?” dedim. Karşımdaki ses, “Kiminle görüşüyorum?” deyince, ne söyleyeceğimi bilemedim ve “Yanlış oldu, kusura bakmayın!” deyip kapattım. Ama içim içimi yiyordu. Karşımdaki ses o kadar sempatikti ki, dayanamadım 3 dakika sonra tekrar çağrı attım. Tekrar beni aradığında açtım ve az önceki davranışım için özür diledim ve konuşmaya başladık. İsminin Mehmet olduğunu ve Balıkesir'de yaşadığını söyledi. 27 yaşında, 1.79 boyunda, 65 kiloda, sempatik, güler yüzlü olduğunu belirtti. Güvenlik görevlisiymiş. Nasıl bir iliski beklediğimi sordu. Ben de, “Sadece canım sıkıldığı için çağrı attım, başka bir amacım yok!” dedim. İlerleyen dakikalarda Mehmet evli olduğunu söyledi. Ben de ona karşı yalan söyleyemiyordum. Yüzünü görmediğim, hiç tanımadığım bir kişiye ufaktan ufaktan ısınmaya başlamıştım. Benim de evli olduğumu, ancak kocamla anlaşamadığım için ayrı yataklarda yattığımızı söyledim. Ve bu şekilde tanışmayla başlayan konuşmamız tam 3 saatten fazla sürdü. Zamanın nasıl geçtiğinin farkında değildik ikimiz de. Ancak telefonu kapatmak zorundaydım, akşam oluyordu ve kocam gelmek üzereydi. Müsade isteyip, bu gece fırsat bulursam çağrı atacağımı söyleyip kapattım. Yemek hazırlarken kocam geldi. Yemek yedik. Bulaşıkları yıkadım. Biraz TV seyrettik. Kocam eve herzaman yorgun geldiği için, biraz TV seyrettikten sonra yatmaya gitti. Benim de beklediğim buydu. Biraz derin uykuya dalmasını bekledim ve Mehmet'e çağrı attım. Aradı, tekrar konuşmaya başladık. Saatler ilerledikçe konu yavaş yavaş sekse gelmeye başladı. Bunun farkındaydım, ama kendimi Mehmet'e karşı frenleyemiyordum. Ne olacaksa olsun deyip, kendimi olayın akışına bıraktım ve artık telefonda sex yapmaya başladık. O kadar azdırıcı konuşuyordu ki, sanki telefonda değil de yanımdaydı. Adeta beni telefonda sikiyordu, her konuşmamızda mutlaka orgazm oluyordum. Bu şekilde günler günleri, haftalar haftaları, aylar da ayları kovaladı ve aradan 6 ay geçti. Ama içim dışım tamamen Mehmet olmuştu, her fırsatta telefonda konuşuyor ve mesjlaşıyorduk, MSN'de chat yapıyorduk. Birgün bana, artık daha fazla dayanamayacağını, yıllık izine ayrılıp, 10 günlüğüne İstanbul'a yanıma gelmek istediğini söyleyince, dünyalar benim oldu. 6 aydan beri telefonda konuşup, sadece MSN'den tanıdığım sevgilimi sonunda gerçekten görüp tanıyacaktım. Ancak onun otel odalarında kalmasına gönlüm razı olmadı. Aklıma biricik arkadaşım Serpil geldi. Serpil dul bir kadındı ve tekbaşına yaşıyordu, Mehmet onun evinde kalabilirdi. Hemen Serpil'i aradım ve durumu anlattım. Serpil direkt, “Canım benim, gelsin, istediği kadar kalabilir!” dediğinde, sevincim bin kat daha arttı. Böylelikle ev işini de halletmiştim, hemen Mehmet'i aradım ve Serpil'de istediği kadar kalabileceğini söyledim. O da bu habere çok mutlu oldu. Aradan 3 gün geçti ve sabırsızlıkla beklediğim sevgilim bu gece gelecekti. Balıkesir'den yola çıkarken beni aradı ve “4 saat sonra yanındayım aşkım, artık bu hasret bitecek ve 10 gün boyunca unutamayacağın anlar yaşatacağım sana!” diyordu. Hemem kocamı aradım ve 9-10 gün Serpil'de kalacağımı söyledim. Kocam herzamanki gibi, “Umurumda değil, istersen hiç gelme!” dedi. Bu şekilde cevap beklediğim için hiçte garipsemedim, zaten formalite icabı söylemiştim :)) Hemen birkaç parça giysi aldım yanıma ve uçar adımlarla Serpil'e koştum. Hazırlanmaya başladım, makyajımı yaptım, üzerime dizimin 4 parmak üzerine gelen siyah eteğimi ve beyaz gömleğimi giydim, türbanımı yaptım, üzerime ince bir tunik aldım. Serpil'le birlikte gidecektik Beşiktaş'a Mehmet'i karşılamaya. Serpil de hazırlandı, o da benim kadar güzel ve alımlı olmuştu. Beklenen saat geliyordu, artık aşkımı karşılamaya gidebilirdik. Serpil'le Besiktaş'a indik ve bir cafeye girdik. Mehmet gelinceye kadar bir kahve içip heyecanımı dindirmem gerekliydi. Derken telefonum çaldı, sevgilim arıyordu, açtım. “Ben indim, Barbaros meydanında deniz kenarında bekliyorum!“ dedi. Heyecanım hafiften azalmışken yine tavan yaptı, "Tamam 5 dakika içinde oradayız!” dedim ve hemen hesabı ödeyip çıktık ve Barbaros meydanına gittik. Mehmet arkası bize dönük, bankta oturmuş, bir sigara yakmış, denizi seyrediyordu. Heyecandan ölmek üzereydim, ayakta duramıyordum, Serpil bu durumu farketti ve hemen koluma girdi. Sakin adımlarla arkasından yavaşca yaklaşıp ön tarafına geçtim ve Final anı… Mehmet'i görünce nutkum tutuldu, o kadar yakışıklı ki, tarif edemem. “Merhaba ben Meltem!” der demez hemen ayağa kalktı ve birbirimize sarıldık. Sanki senelerdir tanışıyormuşuz ve uzun zaman sonra tekrar buluşmuşuz gibi birbirimizi bırakamıyorduk. Serpilin, “Piişşttt ben de burdayım, beni unuttunuz!” sözüyle ayrıldık ve Serpil'i tanıştırdım. Sonra hiç vakit kaybetmeden atladık Serpil'in arabaya, yola koyulduk. Biran önce eve gitmek için sabırsızlanıyorduk. Arabada biraz sohbet ettik. Yarım saat sonra sokağın başına geldiğimizde, bizi beraber görmemeleri için Mehmet'i indirdik. Ben Serpil'le, Mehmet de arkamızdan apartmana girdik. Hep beraber asansöre bindik ve Serpil'in daireye çıktık. İçeriye girip, Serpil kapıyı kapatır kapatmaz, hemen sevgilimin üzerine atlayıp, “Tekrar hoşgeldin aşkım!” deyip dudaklarına yapıştım. Serpil'in yanımızda oluşuna aldırmadan uzun uzun ateşli bir şekilde öpüştük. O kadar arzulu ve tatlı öpüyordu ki, beni kendimden geçirmeye yetmişti. Serpil'in götüme şaplak atmasıyla kendime geldim. Serpil, “Mehmet kendi evinde gibi rahat hisset kendini canım, geç istediğin yere otur. Müsadenizle ben üzerimi değiştireyim…” diyerek odasına gitti. Biz de salona kanepeye geçip oturduk. Gözlerimizi birbirimizden alamıyorduk. Az önceki ateşli öpüşme beni kendimden geçirmiş ve amım ıslanmıştı. Ama acelemiz yoktu, daha önümüzde tüm gece vardı. Serpil çok rahat bir kadın olduğu için, dizlerinin üzerinde bir şort ve sıfır kol bir tişörtle geldi, Mehmet'e, “Tekrar hoşgeldin!” diyerek karşımıza oturdu. Kısa bir sessizliğin ardından ben Mehmet'e, “Ya aşkım sormayı unuttum, ne içersin? Soğuk sıcak?” dedim. Bir bardak meyva suyu istedi. Hemen kalktım, mutfağa gidip hepimize birer bardak meyva suyu koydum ve salona geri geldim. Baktım Serpil ve Mehmet muhabbete başlamışlar konuşuyorlardı. Servisi yaptıktan sonra ben de katıldım muhabbete, konuşmaya devam ettik. Muhabbet koyu olduğundan vaktin nasıl geçtiğini anlamadık. Bu arada karnım acıkmaya başladı. Mehmet'e, “Aşkım sen acıkmadın mı yaa? Ben acıktım! Sen üzerini değiştir, biz Serpil'le birşeyler hazırlayalım, yiyelim!” dedim. Mehmet Serpil'e, “Bir mahsuru yoksa ben bir duş almak istiyorum, yol beni biraz yordu.” dedi. Serpil, “Aşk olsun canım yaa, kendi evin gibi rahat ol!” dedi ve biz mutfağa, sevgilim de duşa girdi. Serpil de gerçekten benimkini çok yakışıklı bulmuş ve onun da benim gibi dibi düşmüştü. Biz mutfakta uğraşırken sevgilim duşunu alıp, üzerinde bir şort ve tişörtle mutfağa yanımıza geldi, bana arkadan sarılarak, “Kolay gelsin aşkım!” diyerek boynumdan öptü. Benim oramdan çok zevk aldığımı ona daha önce telefonda söylemiştim. “Sabırsızlanma aşkım, daha önümüzde koskoca 10 gün var, biraz bekle, önce yemek yiyelim!” dedim. Oturduk yemek yedik, biraz daha sohbet ettik. Serpil, “Arkadaşlar ben yatıyorum, siz ister oturun, ister yatın!” diyerek yanımızdan ayrıldı. Ben de, “Aşkım sen salona geç, ben masayı toplayıp geliyorum!“ dedim. Masayı toparladım, salona geçtim. Serpil elinde nevresim ve bir yastıkla geldi. "Napıyorsun kız?” dedim. Serpil, “Misafiri kanepede yatıracak halim yok ya, yatak odası sizin, ben burada yatarım!” dedi. Bütün çabalarıma rağmen, “İtiraz istemiyorum!” diyerek salonda yatacağını söyledi ve “Artık siz de yatın, çok geç oldu!” dedi. Tam biz yatakodasına giderken arkamızdan, “Fazla ses çıkarmayın, gerçi uyanmam, ama uyanırsam benim de canım ister!” dedi ve kahkahayı patlattı. Biz de sevgilimle gülüşerek, sarmaş dolaş yatak odasına girdik. Kapıyı kapatır kapatmaz yine aynı şekilde ayakta öpüşmeye ve yiyişmeye başladık. Ama bu sefer ellerimiz de boş durmuyor, birbirimizin vücudunu keşfediyordu. Bir yandan öpüşüyor bir yandan birbirimizi soyuyorduk. Kısa sürede ikimiz de çırılçıplak kaldık. Yatağa geçme vakti geldi ve lambayı kapatıp, duvar dibindeki kırmızı spot ışıkları açtım. Serpil zevkine düşkün olduğu için özel yaptırmıştı bunları. İçerisi loş ışıkla tam bir fantazi odası olmuştu.
Hemen yatağa geçtik ve kaldığımız yerden öpüşmeye devam ettik. Mehmet'in üzerine çıkmıştım ve yarağını amıma sürttürüyordum. Onu dudaklarından başlayarak aşağı doğru yalaya yalaya yarağına indim ve elime alıp başladım yalamaya. Yarısını bile ağzıma almakta zorlanırken kendimi alıştıra alıştıra daha fazlasını almaya çalışıyordum. Kısa bir süre sonra 69 olduk, birbirimizi birer aç kurt gibi yalıyorduk. Amımı okadar güzel ve profesyonelce yalıyordu ki, bu işi çok iyi biliyordu. Kimbilir bu güne kadar kaç tane kadınla birlikte oldu, ama artık hiç birşey umrumda değildi. Artık beraberdik ve bu anın tadını çıkarmalıydık. Sevgilim amımı ve götümü yalarken, ben de yarağını yalıyor, biryandan da zevkten inliyordum. Daha fazla dayanamadım, kasılarak, titreyerek ve bağıra bağıra boşalmaya başladım. Sevgilim benim boşalacağımı anladığı anda amımın tamamını ağzının içine almış, içine çekiyordu. Hayatımda ilk defa bu kadar siddetli ve zevk alarak boşaldım. Gerçekten işini çok iyi biliyordu sevgilim. Bütün am sularımı temizlemiş, halen yalamaya devam ediyordu. Ben de onun yarağını yalamaya devam ediyordum, ama onun daha boşalmaya niyeti yoktu. Üstünden yavaşca doğruldum ve ona doğru döndüm. Elime yarağını alarak vıcık vıcık amıma sokmaya başladım. Amım nekadar ıslak da olsa, yarağı büyük olduğu için almam kolay olmuyordu. Alıştıra alıştıra yavaşca üzerine oturuyordum. Biraz canım yanıyordu, ama aldığım zevk acıyı biraz olsun bastırıyordu. Acı ve zevki beraber yaşamak çok güzel bir duyguydu. Artık yarısından fazlası girmiş ve kalanı halen amımın duvarlarını zorlaya zorlaya giriyordu. Biryandan içime alırken, bir yandanda ufak ufak hareketlerle oturup kalkıyordum. Zevkten ölmek üzereydim, çığlık atmamak için alt dudağımı ısırıyordum. Sonunda tamamı içimdeydi artık. Kısa bir süre hareketsiz kaldıktan sonra hafif tempoyla oturup kalkmaya devam ettim. Sonra da hızlanmaya başladım. Duyduğum acı yerini tamamen zevke bırakmış, ikimiz de bulutların üzerinde uçuyorduk. Bu pozisyonda bir süre sikiştikten sonra artık üstte durmaktan yoruldum ve sevgilimle yer değiştirdik. Ben sırtüstü yattım, sevgilim bacaklarımı omuzuna aldı ve bir seferde amıma geçirdi. Elimde olmadan öyle bir bağırdım ki, salonda yatan Serpil mutlaka duymuştur. Bu pozisyonda sevgilimin hareketleri daha sert olmaya başladı. Amımı hızlı hızlı sikerken, göğüslerimi de yoğuruyordu. Yaklaşık 15 dakika da bu şekilde siktikten sonra artık sonunda boşalacaktı. Kendini kontrol etmesini çok iyi biliyordu. Ben de gelmek üzereydim, ikimiz de inleyerek aynı anda boşaldık. Sevgilim döllerini amımın içine akıttı ve yarağı amımın içindeyken üzerime uzandı kaldı. Ter su içinde kalmıştık. Bir süre üzerimde yattıktan sonra kalktı. Ben de hemen amıma bir peçete koydum, dölleri her yere akmasın diye ve doğru banyonun yolunu tuttum. Peşimden sevgilim de geldi ve bana banyoda arkadan sarılarak teşekkür etti. Ben de ona daha bunun bir başlangıç olduğunu söyleyince, ikimiz de gülüştük. Bu arada sesimize Serpil uyanmış, uyku sersemi kalkmış, sesimize doğru gelmişti. Serpil banyoda bizi o şekilde çıplak görünce, üçümüz de afallamıştık. Serpil özür dileyerek salona döndü. Biz de temizlenip hemen tekrar yatak odasına geçtik, birbirimize sarılarak birer sigara yaktık. Tabi 6 ayın hasreti hemen öyle bir kerede bitmez. Uzun zamandan beri yarak yüzü görmüyordum zaten ve Mehmet'le tanıştığımızdan beri kendimi parmaklamaktan bıktım. Artık bu yarağın tadını çıkarmamın zamanı geldi. Sigaralarımız bitti ve yine öpüşmeye başladık. Bu sefer yine sevgilim benim üstüme çıktı ve dudaklarımdam kulak memelerime, oradan boynuma aşağı yalayarak göğüslerime indi ve göğüslerimin uçlarını dişleyerek emmeye başladı. Bu arada elleri boş durmuyor, ıslanan amıma 2 parmağını sokup çıkartıyordu. Göbeğimi yalaya yalaya amıma indi. Bacaklarımı iyice açtırdı, bir yandan klitorisimi emiyor, bir yandan da parmaklarını sert bir şekilde amıma sokuyordu. Artık inlemelerim bağırışlara dönüştü ve Serpil'in içeride oluşuna aldırış etmeden çılgınlar gibi sevişiyorduk. Bir süre daha bu şekilde parmakladıktan sonra daha fazla dayanamadım ve tekrar kasılarak boşalmaya başladım. Sevgilim durdurak bilmeden beni zevkin doruklarına çıkarıyordu. O koca yarağı busefer götümde istiyordum ve “Götümü sik aşkım, orospun yap beni!” demeye başladım. Gerçektende ağzımdan istem dışı çıkmış kelimelerdi bunlar. Mehmet benim bu şekilde konuştuğumu duyduktan sonra, sanki benden bu kelimelerin çıkmasını beklermiş gibi, o da başladı, “Sikeceğim tabi amına soktuğumun orospusu! Amını da sikeceğim götünü de! Bundan sonra benim orospum olacaksın!” gibi argo kelimeler kullanmaya başladı. Bu şekilde küfürlü konuşması okadar çok hoşuma gitti ki, aldığım zevk bir kat daha arttı. Serpil daha önce bana, çekmecede kayganlaştırıcı krem olduğunu ve kullanabileceğimi söylemişti. Çekmeceyi açtım, kayganlaştırıcı kremi aldım, Mehmet'e verdim ve önüne dörtayak domaldım. Kayganlaştırıcıyı götüme bolca sürüp, götüme başparmağını sokmaya başladı. Ben de, “Hadi aşkım yarağını sok götüme, götümden sik beni, parçala götümü!” diyerek onu gaza getiriyordum. Bir süre sonra başparmağını götümden çıkardı ve 2 parmağını soktu götüme. Derken götümdeki parmak sayısı 3 oldu. Parmaklarını götüme deli gibi sokup çıkarıyordu. Bu arada götüm de iyice kıvama gelmişti, “Yeter aşkım, yarağını götümde hissetmek istiyorum!” dedim. Mehmet daha fazla dayanamayarak yarağının kafasını da biraz yağlayıp, amımın dudakları arasından kaydırarak yavaşca götümün ağzına getirdi. Kendimi kasmamam gerektiğini, kasarsam daha çok acıyacağını söyleyerek beni motive ediyordu. Yavaş yavaş, milim milim götüme girmeye başladığında, ben zevkten kudurmak üzereydim. Kendimi ne kadar sıkmamaya çalışsam da, kocam götümü anca 3 yada 4 sefer sikmiştir ve yarağı Mehmet'in yarağından çok daha ufak olduğundan kendimi azda olsa kasıyordum. En sonunda tamamı götümdeydi. Yavaş hareketlerle gidip geliyordu. Bir zaman sonra zevk almaya başlayınca, ben de götümü yarağına bastırıyor, köküne kadar girmesine yardımcı oluyordum. Mehmet kendinden geçmiş, bana küfürler yağdırırken, ben de ona küfürlerle karşılık veriyordum. Mehmet hızlı hızlı götüme pompalarken, bir eliyle de amımı okşuyor ve orgazm olmamı sağlıyordu. Götümü yaklaşık yarım saat siktikten sonra götüme boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında hemen döndüm yarağını ağzıma aldım, yarağında kalan dölleri bir güzel emip yuttum. Biraz dinlenip, birer sigara içtikten sonra Mehmet beni kucaklayıp doğru banyoya götürdü. Birlikte duş aldık çıktık, üzerimizi giymeden yatağa girdik, birbirimize sarılıp oynaştık. Gözlerimiz kapandığında gün ağarmak üzereydi. Bir ara gözlerimi açtığımda saat öğleden sonra 5 olmuştu. Açlıktan karnım zil çalıyordu. Kalktım, sutyen ve külot giydim ve odadan çıktım. Yürümekte zorluk çekiyordum. Salondan sesler geliyordu. Baktım Serpil TV seyrediyordu. Beni görür görmez gülerek, “Tünaydın kız orospu, gece neydi öyle yaa? Hem kendiniz uyumadınız, hem beni uyutmadınız! Sabaha kadar sizin sikişmelerinizi dinledim!” dedi. Ben de, “Bundan sonra biraz daha az ses çıkartırız! Kızım ne yapayım yaa, kocaman yarağı var, almak zor oluyor!” dedim. Serpil yine gülerek, “Valla gece sizin sesinizi duyduktan sonra çok canım cekti yaa, nerdeyse yanınıza gelecektim, kendimi zor tuttum!” dedi. Ben de, “Gelseydin ya kız, grup yapardık! Madem canın çekti, neden gelmedin kızım? Valla bana uyardı!” dedim ve beraber gülmeye başladık. Serpil, “İlk gece sizi rahat bırakmak istedim, hem biz bu şekilde konuşuyoruz da, bakalım Mehmet isteyecek mi beni?” dedi. Ben de, “Orası kolay kızım yaa, sen biraz sonra şöyle bir yarım saatliğine falan dışarı çık, ben ağzını ararım, seni nasıl bulduğunu falan sorarım, ona göre ayarlarız birşeyler!” dedim. Serpil, “OK! Zaten markete gidecektim!” dedi. Ben mutfağa gidip yiyecek birşeyler hazırladım, sonra da üzerimi giyinip, Mehmet'i uyandırdım, birlikte atıştırmak için. Serpil yanımıza geldi ve “Mehmet, ben markete gidiyorum, bir ihtiyacın var mı?” diye sordu. Bizimki de, “Ya sigaram bitti, hem senin için bir mahsuru yoksa bira da alırmısın?” dedi. Serpil, “OK!” deyip çıktı. Ben de bizimkinin ağzını aramaya başladım, “Eee aşkım, Serpil'i nasıl buluyorsun? Güzel kız değil mi?” dedim. “Valla aşkım böyle bir arkadaşın olduğu için çok şanslısın! Çok iyi, temiz kalpli, gerçekten güzel ve alımlı bir kız!” dedi. Benim kıskanç olmadığımı bildiği için bu şekilde herşeyi rahat rahat konuşabiliyordu. “Biliyormusun, bütün gece sesimizden uyuyamamış!” deyince, “Hadi be, tühh yaa, desene daha ilk geceden rahatsız ettik kızı!” dedi. Ben de, “Yok aşkım yaa rahatsız olmamış da, sadece bir ara canı çok istemiş! Aşkım, mesela biz sevişirken yanımıza gelse, bizimle sevişmek istese, o anda ne yaparsın?” dedim. Bizimki, “Valla nerden bileyim aşkım, seninle telefonda 6 aydan beri konuşuyoruz, senin huyunu suyunu biliyorum, ama Serpil'i daha dün gece tanıdım. Bilmem ki nasıl olur? Ayrıca bu sana karşı yanlış bir hareket olmaz mı?” dedi. Gerçekten sevgilimin bu cevabını takdir ettim, “Valla bana uyar aşkım, eğer sen de istersen, Serpil'i de aramıza alalım!” dedim. O da, “Sen bilirsin aşkım!” diyerek topu bana attı. “Serpil gelmek üzeredir, sen salona geç, ben bulaşıkları makinaya atıp geliyorum!” dedim. Az sonra Serpil marketten döndü, biraz sebze meyve almış, birkaç tane bira, bir karton da sigara almış. Sigarayı ve biraları salonda oturan Mehmet'e verdi, sebze meyvelerle mutfağa yanıma geldi. Bana göz kırparak, “Ne oldu? Ağzını aradın mı? Ne diyor?” diye sordu. Ben de gülerek, “Hadi iyisin orospu, o iş tamam!” dedim. Serpil, “Ben ozaman üzerimi değiştireyim! Gel bana yardımcı ol kız, ne giyeyim?” dedi. Birlikte yatakodasına gittik, Serpil dolaptan iççamaşırlarını çıkardı bana gösterdi. Ben de, “Pembe tanga külot takımını giy!” dedim. Yanımda soyunup, söylediğim takımı giydi. Üzerine de kısa bir etek ve bol bir askılı giydiğinde, gerçekten çok seksi olmuştu. Götüne bir şaplak atıp, “Seni azgın orospu seni, tam sikilmelik oldun!” dedim, gülüştük. Mutfağa gidip meyve tabağı ve çerezleri ayarladık, salona geçtik. Bizimki Serpil'i görünce, “Oooo, bu ne Serpil yaa? Özel bir gün mü bugün?” dedi. Serpil de, “Yok yaa, senin için giyindim!” dedi, oturdu. Ben de üzerimi değiştirip geleceğimi söyledim. Şimdi hazırlanma sırası bendeydi. İçeri geçtim, Serpil'in iççamaşırlarından bir tane tanga takım da kendime seçtim, giydim. Üzerine de sadece çok kısa ve bol bir şort giydim, şort ve sutyenle salona çıktım. Bizimkiler biraları açmışlar içmeye başlamışlardı bile. Beni o şekil gören Serpil, “Bu ne kız, üzerini giymeyi unutmuşsun!” deyip güldü. Ben de, “Yok kızım yaa, unutmadım, hava zaten sıcak, evde de bir sevgilim, bir sen varsın, sizden mi utanacağım?” dedim ve oturdum. Hemen bir bira da bana açıp verdiler. Üçümüz birlikte hem içiyor, hem sohbet, muhabbet, gırgır yapıyorduk. Derken Serpil hafif hafif amını götünü bizimkine sergilemeye başladı. Ben Serpil'e göz kırparak, “Bu ne kızım yaa, amın götün meydanda, kıçında etek var mı yokmu belli değil, bari üzerindekileri çıkar da rahat ol!” dedim. Serpil de, “Tamam hayatım, seni mi kıracağım!” diyerek eteğini ve askılıyı çıkardı. Bizimkinin gözleri fal taşı gibi açıldı. Önüne baktım, yarrağı çoktan çadırı kurmuştu. Ben rahat dururmuyum, hemen kalktım, ben de şortumu sutyenimi çıkardım ve bizimkinin kucağına bıraktım kendimi, dudaklarına ateşli bir öpücük kondurdum ve yarağını acuçlayarak, “Yarağın taş gibi olmuş aşkım, yoksa Serpil'le sevişmek mi istiyorsun?” dedim. Mehmet de, “Sadece Serpil'le değil, ikinizle de istiyorum!” dedi ve film orda koptu. Serpil hemen geldi ve yapıştı bizimkinin dudaklarına. Bir Serpil öpüyor, bir ben, deliler gibi öpüşüyoruz. Mehmet'in de bir eli Serpil'in amında, bir eli benim amımdaydı. Oradan kalktık yatak odasına geçtik. Mehmet sırt üstü uzandı yatağa. Serpil'le birlikte üzerimizde kalanları da soyunup, Mehmetin şortunu çıkardık, birimiz yarağını birimiz taşaklarını yalıyoruz. Serpil hemen bizimkime amını döndü ve onlar 69 oldular. Mehmet Serpil'in amını yalarken beni de ihmal etmiyor, hem amımı hem götümü parmaklıyordu. 3 kişi grup daha harika oluyormuş. Birbirilerini yaladıktan sonra Serpil hemen yatağa uzandı ve bacaklarını açtı, “Hadi erkeğim gir içime!” demeye başladı. Ben de, “Hadi aşkım sik şu orospuyu da aklı başına gelsin! Amını götünü sik parçala orospunun!” dedim. Mehmet Serpil'in bacak arasında yerini aldı ve yarağını bana biraz yalattıktan sonra 3 hamlede Serpil'in amına kökledi. Serpil kaçmaya çalışıyor, ama bizimki tutmuş bir kere, bırakır mı, seri bir şekilde sikmeye başladı. Serpil çığlık üstüne çığlık atıyor, ama dinleyen kim! Kısa bir süre sonra Serpil, “Hadi aşkım, kökle, hızlı hızlı sik, parçala heryerimi, bu amım da götüm de feda olsun sana!” demeye başladı. Serpil Mehmet'e bunları söylerken, bir eli de benim bacaklarımda dolaşıyordu. Birden bacağımdan tuttu, beni kendine doğru çekip, “Gel kız, amını yalamak istiyorum senin!” dedi. Serpil'in bu isteği ilk baştan tuhaf geldi bana, daha önce hiç böyle bir yaklaşımda bulunmamıştı. Mehmet de ordan, “Yalayın birbirinizi orosular!” deyince, amım Serpil'in ağzına gelecek şekilde çıktım üstüne ve Serpil yalamaya başladı. Aman Tanrım, bu ne güzel birşeydi, daha ilk dil darbesinde beni uçurmaya yetti. Mehmet Serpil'in amından çıkıp benim götüme girmeye başladı. Dün gecekinden daha rahat ve zorlanmadan almıştım. Mehmet beni götümden sikerken, Serpil'in ve benim dudaklar birleşmiş, lezbiyenler gibi birbirimizi somurup duruyorduk. Mehmet daha fazla dayanamayıp götümün içine patladı. Yatakta uzanmış, biz sigara içerken, Serpil daha doymamış olmalı ki, Mehmet'in inik yarağını ağzına almış, kaldırmaya çalışıyordu. Tabi bu arada bir eli de benim amımdaydı. Serpil en sonunda emeline kavuştu, Mehmet'in yarağını kaldırdı ve yarağın kafasına bolca tükürüp, hemen üstüne oturdu ve zıplamaya başladı. Az önce amına ilk kez alırken bağıran Serpil, şimdi zevk çığlıkları atıyordu. Biraz sonra Mehmet bunu üstünden kaldırıp önüne domalttı. Şimdi götten sikilme sırası Serpil'deydi. Serpil götten sikileceğini anlayınca çekmeceden kaydırıcı kremi çıkartıp verdi bana, ben de kremi götüne güzelce yedire yedire sürdüm. Aşkım yarağını Serpil'in göt deliğine dayadı, hafif bastırıp çekiyor, fakat sokmuyordu. Serpil yalvarmaya başladı, “Hadi daha fazla delirtme beni, sok şunu götüme, sik parçala götümü!” diye. Aşkım da yavaşca sokmaya başladı. Soktukça Serpil inliyor, çığlıklar atıyordu. Sonunda hepsini götüne almayı başardı… Sevgilim buraya tatile gelmişti, ama onu daha çok yoruyorduk. 10 gün boyunca, üçümüz birlikte yedik içtik, dinlendik ve sikiştik. Ve ayrılık vakti geldi, aşkım memleketine geri döndü. Ama biz Serpil'le karar vermiştik, aşkımı buraya alacaktık. Burada ona bir iş ayarladık ve tekrar çağırdık. Mehmet karısından boşanıp geldi. Şu anda burada özel kişilerin koruması olarak, düzgün bir maaşla çalışıyor. Ben de kocamdan boşandım ve üçümüz Serpil'in evinde yaşamaya başladık. Mehmet en sonunda bana evlenme teklifi yaptı. Çünkü yeni kayınvalidem torun sevmek istiyormuş. Mehmet'le evlendim ve şu anda 7 aylık hamileyim. Şu günlerde ben sikişemiyorum, ama kocam, ben ve Serpil çok mutluyuz. En azından gözüm arkada kalmıyor, acaba başka kadınlara gidiyor mu diye düşünmüyorum. Nasılsa evde her daim emrine amade Serpil var. Hem başka kadınlara gidiyorsa da yarağı sağolsun, kocama tüm amlar feda olsun!

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Evlendim Ama Eski Sevgilime Sikişmeye Devam Ettim
Selam arkadaşlar, ben Boludan Cemre. Evliyim. 30 yaşındayım, 1.70 boyunda, 65 kiloda, kumral, beyaz tenli, çekici bir bayanım. Fiziğim düzgündür yani. Benim hikayem, ben başka biriyle evlendikten sonra eski sevgilimle yaşadığım sevişmelerim hakkında. Ben şimdiki kocamla evlenmeden 6 yıl önce, Murat benim sevgilimdi, gözümü onunla açmıştm, ilk gördüğüm yarrak da Muratın yarağıydı. Muratla deliler gibi sevişirdik, ama kızlığıma hiç dokunmadı. Saatlerce göğüslerimi yalardı, amımı ise öyle bir yalar ve emerdi ki, amımın dudaklarını koparırcasına. Amımı yalarkende parmağını göt deliğime sokardı ve ben sular seller gibi orgazm olurdum. Sonra dayanamaz yalvarırdım, “Sik beni aşkım, kadın yap!” diye, ama o, “Kızlığını kocana sakla!” deyip, amımdan sikmezdi. Bir seferinde ben, “Yarağını içimde istiyorum, götümden sik bari aşkım!” deyince, “Bak o olur işte!” deyip götümü sikmişti. Murata 5 yıl boyunca götümü siktirdim. Muratın siki oldukça kalındır, götümü sikerken dağıtırdı, günlerce götümün üstüne oturamazdım… Muratla evlenme planları yapmaya bile başlamıştık. Ama Muratın ailesi köyden bir akrabalarının kızıyla evlendirmek isteyince ayrıldık. Ben de ona inat olsun diye, hemen ilk kaşıma çıkan adamla (şimdiki kocamla) evlendim. Kocamla her gece sabahlara kadar sikişirdik, ama yinede mutsuzdum, Muratı hiç unutamadım. Ben evleneli 1 yıl geçmişti ve Muratla hiç görüşüp konuşmuyorduk. Bir gün ben Cafede oturuken telefonum çaldı, arayan Murat idi. Çok kızgındım ona, açmadım meşgule aldım. Hemen mesaj attı, “Aç telefonu, önemli!” diye ve birdaha aradı. Merak edip açtım busefer. Beni yolda görmüş, benimle konuşup dertleşmek istiyordu. Uzun uzun düşünüp buluşmayı kabul ettim. Belirlediğimiz yerde arabasına bindim, şehir dışına, ormana, eskiden buluştuğumuz yere gittik. Arabayı durdurdu, ama heyecandan titriyordu karşımda. Bir anda boynuma sarıldı ve “Çok pişmanım aşkım, sana haksızlık yaptım. Çok mutsuzum, eşimden nefret ediyorum!” diye. Okadar içtendi ki, dayanamadım ben de ona sarıldım ve ikimiz de ağlamaya başladık. Derken dudaklarımız buluştu, dakikalarca deli gibi öpüştük… Sonra Murat arabanın koltuğunu yatırdı, ben sırt üstü yattım. Bir çırpıda hem beni hem kendini soydu. Kafasını göğüslerime gödü ve memelerimi emmeye ısırmaya başladı. Bense daha da bastırıyordum, “Ye aşkım göğüslerimi, ye bitir!” diyordum. Bunu yapmasını ne kadar da çok özlemişim. Memelerimden göbeğime indi, ordan da amıma. Amımın dudaklarını ayırıp klitorisimi öyle bir emiyordu ki, ben anında boşaldım. Amımın içine dilini sokuyor, beni diliyle sikiyordu. Yarım saat kadar yaladı ve ben bu sürede 2 defa daha orgazm olup boşaldım ağzına. “Yalvarırım Murat sik beni! Kızken hep götümü siktin, şimdi amımı sik dağıt!” dedikçe yalvartıyordu beni… Yalvarmama dayanamayan Murat, bacaklarımı omuzuna aldı ve amıma öyle bir yüklendi ki, amımı yara yara sikinin tamamını bir anda kökledi amıma. Zevkten ölebilirdim o anda. Dudaklarımı öperekten, yavaş yavaş amımı sikmeye başladı. Çok geçmeden ben yine boşaldım. Murat en az 20 dakika siker öyle boşalırdı. Yarağını amımdan çıkarıp, amımdan akan suları iyice yalayıp yuttuktan sonra tekrar yerleştirdi ve sikmeye devam etti. Çok sert sikiyordu. Bir yandan da memelerimi avuçlayıp, uçlarını eziyordu. 15 dakika kadar hızlı hızlı gidip geldikten sonra yavaşladı. Anladım ki boşalacaktı, “Çıkarma aşkım, içime boşal!” deyince, bir anda titremeye ve tüm döllerini içime boşaltmaya başladı. Yarağını amımdan çıkarmadan üstüme uzandı, bir süre öylece kaldık, dinlendik… Ogün ormanda 3 saat daha kaldık. Bu süre içerisinde 2 defa daha amımdan ve 1 sefer de götümden sikti beni. Götümden sikmesini de çok özlemiştim, zira şimdiki kocam hiç götten sikmiyordu beni. Eski sevgilim Muratla bu gizli ilişkimiz 4 yıl daha sürdü. Kocamdan arta kalan zamanlarda kendimi hep eski sevgilime siktirdim. Ama artık görüşmüyoruz, iş için İstanbula taşındılar. Kocam olacak adam ise artık beni eskisi gibi sikemiyor, sikse de bu sikmeleri ‘Görev’ gibi geliyor ve heyecan vermiyor. Murat da yok, ben de kendimi başkalarına siktirmeyi düşünüyorum. Çünkü kocamı aldatmanın ve gizli sikişmenin heyecanı başka! Hepinizin yaraklarından öpüyor, bol sikişler diliyorum! [Cemre]
Boşandığım Kocamın Yarağından Vazgeçemedim
Merhaba ben Nihan. Doğumyerim İzmir, ama Konyada büyüdüm. Lise mezunuyum. Maddi durumu iyi bir ailenin tek kızıyım. Sade ve güzel bir hayatım vardı aslında. Lisedeyken evli birine aşık oldum ve senelerce onu sevdim, ama olmadı, kavuşamadık. Tam aşktan ümidimi kesmiştim, artık kimseyi sevemem derken, ilerde evleneceğim kişi ile tanıştım. Ben 18 yaşındaydım, o ise 24 idi. Henüz 1 senelik memurdu ve Elazığda görev yapıyordu. Hem görünüş, hemde davranış olarak tipik bir anadolu erkeğiydi. Çok fazla da kıskançtı. 2 sene flört ettik. Ailelerimiz olsun, yaşam tarzımız olsun, birbirinden çok farklı olmasına rağmen evlendik. Flört dönemimizden biliyordum, çok azgın bir erkekti. Evlenince muhteşem bir seks hayatımız vardı, her gece deli gibi her pozisyonda sikiyordu beni. Sikişirken, bana ‘Orospu, Fahişe’ demesi beni dahada azdırıyordu. Kocam işteyken ben makyajımı yapar, dar taytlar, göğüslerimi sergileyen bluzlar giyer, kocamın işten gelmesini öyle beklerdim. Kocam eve geldiğinde biraz öpüşüp koklaşır ve yarağını kaldırırdım, delirtirdim onu. Bir posta ağzımla boşaltıp, yemeğimizi öyle yer, sonrasında oynaşmaya devam ederdik. Yemekten sonrada deli gibi sikişip uyurduk. Fakat zamanla kocamın kıskançlıkları artmaya başladı, herkesten ve herşeyden beni kıskanır oldu, giyim kuşamıma sürekli karışır oldu. Daha evleneli 1 sene olmadan, kavga dövüş artmıştı. Hemen hemen hergün kavga edip, daha sonra bu kavgayı yatakta sikişerek bitiriyorduk. Kavga ederken karşılıklı bağırış içinde birden dudaklarımız birleşip, hakaretler, küfürler ateşli bir şekilde söylenmeye başlanıyordu. Kavga esnasında bana, “Birdaha o elbiseyi giymeyeceksin, orospuluk mu yapacaksın, erkeklerin yarağını kaldırmaya bayılıyormusun sen lan?” gibi laflar diyordu. Onun bu asi ve delirmiş tavrı beni çileden çıkartıyordu, ben de ona, “Aptal, ben sadece senin yarağını kaldırıp, sadece senin altına yatıyorum, sadece senin orospunum, daha ne istiyorsun?” diyordum ve başlıyorduk sikişmeye. Bir süre sonra kavgalarımızın şiddeti okadar arttı ki, artık seks bile düzeltmiyordu aramızı. Yine böyle bir kavgadan sonra ben artık dayanamdım ve bindim otobüse, doğruca Konyaya, ailemin yanına gittim. Akşam kocam eve gelip, beni göremeyince cepten aradı beni. Telefonda delirmiş gibi bağırıyordu, küfür ediyordu, “Nerdesin lan amına koduğumun orospusu?” diye. Annemlerin yanına gittiğimi söylediğimde iyice kudurdu tabi. 3 gün sonra o da geldi annemlere, beni eve götürmek amacıyla. Annem ve babam gereken konuşmayı yapsalarda düşüncelerimin değişmeyeceğini söyledim ve kocamla gitmedim. Annemlerde kaldığım 2 hafta boyunca beni hergün aradı, ama dönmedim ve boşanma dilekçesini verdim. Aslında kocamı seviyordum, sikişmelerimizi de deli gibi özlüyordum, ama yapacak birşey yoktu. Sonunda boşandık. Kocamdan ayrıldıktan sonra hamile olduğumu öğrendim ve bebeğimi doğurmaya karar verdim. Bir kızım oldu. Kocamla boşandık, ama bu duruma ikimiz de üzülüyorduk. O Elazığda görev yapıyordu, ben ise Konyada ailemin yanındaydım. Haftada 1 kere kızını görmeye geliyordu. Geldiğinde bizim evde kalsa da, o misafir odasında yatıyor, ertesi gün dönüyordu Elazığa. Boşanma, doğum derken aradan 1,5 sene geçmişti ve ben yaraksızlıktan geberiyordum. Kocamın evliyken bana aldığı vibratörlerle sürekli kendimi tatmin ediyordum ve tabi kocamla eskiden yaptığımız sikişmelerimizi hayal ediyordum. Bazen geceleri arıyor, “Kızımın agu gugu sesini duyur bana!” diyordu ve sonradan konuyu üstü kapalı bir şekilde sekse getiriyordu. Ben konuyu kapatıınca deliriyordu. Geçen hafta babam evde yoktu, iş için Mersine gitmişti. Annem, ben ve kızım vardık evde. Kapı çaldı, açtığıma karşımda eski kocamı görünce şaşırdım, hep Cumadan gelirdi kızını görmeye. Bu hafta Perşembe sabah gelmişti. Neyse, içeriye girdi, kızıyla oynadı gülüştü, derken kahvaltılık birşeyler hazırladım ve yedi. Annem de uyandı ve eski kocamla merhabalaştıktan sonra işine gitti. Annem kuaför işletiyor. Annem giderken de bana, “Kızım dikkatli ol, yaramaz birşey olursa hemen ara!” dedi. Evde ben, kızım ve eski kocam kalmıştık. Biraz babasıyla oynadıktan sonra kızımı uyuttum. Kocam ise oturdu koltuğa ve pür dikkat bana bakıyordu, ben ise görmezden geliyordum. Sonra kahve yapıp karşısına oturdum ve hafiften bacaklarımı ayırdım… İşinden gücünden konuşurken, konu birden sekse geldi ve yine tartışmaya, kavga etmeye başladık. Kavga esnasında bana, “Yaraksız duramazsın sen, söyle yattın mı birinin altına, rahatmısın benden ayrıldığına, nasıl, amcığın rahat mı şimdi kaltak?” diye bağırdı. Bana bağırmamasını ve küfür etmemesini söyledim. Delirmiştim o laflarına. Biz bağrışırken babam eve geldi. Şaşırmıştım, “Erken döndün babacığım?” dedim. “İşim erken bitti kızım.” dedi. Evde eski kocamı görünce dönüp bana (iyimisin? gibisinden) bir baktı, sonra ona, “Hoşgeldin eski damat. Hayırdır, ne oluyor, sesleriniz ta dışardan duyuluyor?” dedi. O da elini öptü babamın ve “Yok birşey baba, şakalaşıyorduk, kusura bakma, kızımı görmeye geldim…” dedi. Akşam annem de geldi, akşam yemeğini hazırladık ve yedik. O zaman zarfında eski kocamla tek kelime etmedik, ama bütün gün aklımda onun beni becerişleri vardı. Zaten bana yiyecek gibi bakıyordu, sürekli eli yarağına gidip yatıştırmaya çalışıyordu. Ben ise inadına onun en sinir olduğu ve kıskanıdğı şekilde tayt ve dapdar bir tişört giydim, sürekli azdırıcı hareketler yapıyordum. Gece oldu annem ve babam yattılar, ben de kızımı uyutup yatacaktım. Ona, “Ben yatıyorum, televizyonun sesini çok açmazsan sevinirim!” dedim ve odama geçtim. Yatağıma girdim, ama aklım fikrim onda ve yarağındaydı. Dile kolay, boşandığımızdan beri yarak yememiştim, üstelik her hafta eski kocamla aynı ortamda olmama rağmen. O da çok inattı, her geldiğinde benim duyacağım şekilde banyoda tuvalette mastürbasyon yapıyordu, ama bana ufak tefek dokunuş haricinde yanaşmıyordu… Kafama koymuştum, onu çıldırtmalıydım. O salonda TV izlerken bir iki kere odamdan çıktım ve WC’ye gittim geldim. Elinde sigara vardı ve azmış bir biçimde çekiyordu sigarayı. En son odama girdim, kapıyı tam kapatacakken, kapıyı tuttu ve açmaya çalıştı. Ben kısık bir sesle, “Napıyorsun ya, annemler duyacak şimdi, amacın ne?” dedim. “Aç şunu, sana gelmedim, kızımı öpüp yatacam!” dedi. “İyi madem, sessizce gir öp ve defol lütfen!” dedim. Odama girdi, ben yatağa uzanıp üstüme örtüyü hafif çektim. Onun ise üstünde askılı atlet ve altında eşofman vardı, o kaslı vücudu beni çıldırtıyordu, üstüne atlamamak için zor tutuyordum kendimi. Neyse, kızımı biraz sevip öptükten sonra yatağına yatırdı tekrar. Benim arkam dönüktü yatakta, bana yaklaştığını hissettiğimde kalbim duracaktı. Birden elini arkama attı ve götümü avuçlayıp sıktırmaya başladı. Dönüp, “Napıyorsun be?” dememe kalmadı, dilini ağzıma sokarak emmeye başladı, sert elleriylede götümü yoğuruyordu… Offfffff deliriyordum. “Yapma, annemler duyacak, unuttun mu biz ayrıldık, yapma, çekil, babam duyarsa rezil oluruz!” diye sayıklıyordum. “Kim duyarsa duysun! Ayrılsakta eski kocanım ben senin, bu çocuğu kendi kendine mi yaptın sen, amına koyacam artık yeter!” diyerek beni sıkıştırıyordu. Hernekadar karşı koysam da, “Bu direnişlerin beni dahada çıdırtıyor, amını sikmek istiyorum, o amcığını parçalayacam!” dediği an ben zaten bittim ve bıraktım kendimi, sadece, “Sessiz ol…” diyebildim… Anında ikimiz de çırılçıplak kaldık ve aç köpekler gibi amcığıma yumuldu. Tanrımmm, o ne muhteşem bir histi. Amımı delirmiş gibi emiyor, tükürükleyip yalıyor, parmağıyla açıyor, çıldırtıyordu beni. Birden 69 olduk. Ben de aynı şekilde, aç hayvanlar gibi onun yarağını emiyordum. İkimiz de kudurumuş gibiydik. İlk postayı ağzıma attırdı. Daha dimdikti yarağı. Beni tekrar yatırıp, amcığımı ayırdı ve kökledi o yarağını. Derin bir ‘Ohhhh!’ çektim, muhteşemdi. Çıldırmış gibi sikiyordu beni. Annemler duymasın diye kesik kesik inliyorduk. Ben ona, “Sik beni kocacığım, sik aşkımmm, sik erkeğim, özledim yarağını, deliriyorum, parçala beni, orospu de bana!” dedikçe, sert sert köklüyordu, hayvan gibi sikiyordu beni. Amıma her sokuşunda, “Al, al, al! Hoşuna gidiyor mu orospu? Al, gör erkek neymiş!” dedikçe deliriyordum. Birden onu sırtüstü yatırıp üstüne çıktım ve yarağına oturdum. Yarağında sağa sola hareket eederek başladım hızlı hızlı zıplamaya… İkimiz de zevkten çıldırmıştık, artık annemlerin duyması umrumuzda değildi ve muhtemelen duyuyorlardı. Ben zıpladıkça tırnaklarım omuzlarına geçiyor ve yarak amımın en dibine kadar giriyordu. “Senin amına korum demiştim ben sana, al işte, bu beğenmediğin, geri kafalı dediğin adamın yarağını yiyorsun, onun çocuğunu taşıyıp doğurdun, onun yarağını yemek nasılmış haa, orospu seni, kaltak, ohhh amını yediğim!” dedikçe, ben de çıldırmış gibi, “Ohhhhh yerim bu yarağı, mhmmm, daha derine geçir, ohhhh, kökle!” diyordum. Beni bir anda tekrar altına aldığı gibi geçirdi yarağını amcığıma ve pompalamaya devam etti. Bir süre siktikten sonra, “Artık dayanamıyorum, gelecem!” dediğinde, ben ikinci orgazmımı olmaya başlamıştım bile. İniltilerle karışık, “Gel erkeğimm, sen de gel!” derken içime fışkırttığını hissettim. Tanrım, ne muhteşem bir histi bu. Okadar zamandan sonra tekrar kadınlığımı yaşamıştım. Sonra yanıma uzandı ve birbirimize sarıldık, uzun uzun konuştuk. Konuşmalarımız alevlendiğinde, o gece 2 kere daha sikiştik. Ertesi sabah kahvaltıda annemlere barıştığımızı söyledik. Şaşırdılar, ama tahmin etmişlerdir :) Şimdi barışalı 6 ay oldu ve tabi yeniden nikah kıydık. Yine her gece delicesine sikiyor beni, mmmmhhh. Ne olursa olsun, kocamın yarağından vazgeçemiyorum :) [Nihan]