Alman vakıflarının Türkiye'deki faaliyetlerini ve FETÖ yapılanmasını deşifre eden, Türkiye'nin yetiştirdiği en kıymetli bilim insanlarından biri olan Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002 yılında suikaste uğradı.

seen from United States
seen from China
seen from Mexico

seen from United States
seen from Ukraine
seen from Mexico
seen from United States
seen from Mexico

seen from Ukraine

seen from Egypt

seen from United States

seen from United States
seen from Yemen

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Australia
seen from United States

seen from Australia
seen from United States
seen from United States
Alman vakıflarının Türkiye'deki faaliyetlerini ve FETÖ yapılanmasını deşifre eden, Türkiye'nin yetiştirdiği en kıymetli bilim insanlarından biri olan Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002 yılında suikaste uğradı.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Donald Trump moment of assassination attempt offical video The ✊ sign means I'm not dead, I'm standing.🗽
🔥
Günün Filmi: In the Line of Fire (1993)
Yönetmen: Wolfgang Petersen
Dün Donald Trump'a yönelik suikast girişimi gündemin tepesine oturdu. Birkaç gün önce bu filmi izlemiştim. Frank Horrigan, ABD Başkanı'nın koruma ekibindedir. Film bir seçim sürecini ele alıyor. Aynı bugünkü gibi. Horrigan, Kennedy suikastında da Başkan'ın yanındadır ama suikasta engel olamamıştır. Bu sefer daha tecrübeli davranır ama karşısında başkanı öldürmek isteyen çok yetenekli bir ajandır. Film boyunca Frank'ın güvenlikçi önlemleri ve farkı kapatmak isteyen seçim ekibinin başındakilerin tartışmalarını da görüyoruz. Çok ayrıntı vermeyelim. John Malkovich'in oyunculuğunun fevkalade olduğunun altını çizelim.
TRUMP'IN İŞİ Mİ?
Sabahki gönderimde de bahsettim. Trump'ın suikasta uğrayabileceğini işaret etmiştim daha önce. ABD'de başkana suikast girişimleri aslında sık görülen bir şey. Abraham Lincoln, James A. Garfield, William McKinley ve John F. Kennedy gibi suikast kurbanlarının yanı sıra bir Trump gibi kurtulanlar var. Önce şunu söyleyelim. Trump neredeyse bütün anketlerde önde. Ayrıca Trump-Biden canlı yayınından ezici üstünlükle çıktı. Son dönemde demokratlar, Biden'ın çekilmesi için baskı yapıyor. Öyle ki, Biden Kılıçdaroğlu çıkıp "Buradayım be burada" minvalinde tivitler atmak zorunda kalıyor. Bu yüzden Trump'ın böyle bir riski eylemde bulunması gerçekçi değil. Aynı, "Eee abi Çin neden ABD ile savaşmıyor" diyenler gibi bir durum bu. Çin, ABD'ye karşı bir savaş başlatmaz. Çünkü zaten barışçıl yoldan ABD'yi geride bırakıyor. Geride kalan ve hegemonyası çözülen ABD ise hem Pasifik'te hem Doğu Akdeniz'de hem de Karadeniz'de savaşı körüklüyor. Peki neden böyle bir girişim oldu? Biden ile Trump'ın programları uzun zamandır çarpışıyor. Amerika'nın hâkim sınıfları içerisinde bu konuda çok önemli, sert, şiddetli mücadeleler yürüyor. Bu suikast onun parçası.
KİMLER ÇATIŞIYOR?
Amerika'nın önünde iki yol mevcut. Birisi Biden'ın temsil ettiği, daha çok Amerika'nın okyanuslardan dünyaya tırnaklarını gösterdiği çizgi. Diğeri de Trump'ın temsil ettiği America First (Öncelik Amerika) çizgisi. Trump şu gerçeği vurguluyor: Biz ABD olarak özellikle Orta Doğu'da maceralar peşinde koştuk ve trilyonlarca doları oraya gömdük. Bizim kendi içimize dönmek, kaynaklarımızı kendi ekonomimizi geliştirmek dışında bir önümüzde çözüm yok. Biden tarafı ise, ABD'nin dünyada maceralara yönelen, Washington'ın geri çekilişini kabul etmek istemeyen, buna silahla, şiddetle karşı koymak isteyen bir kesim.
ABD'NİN GORBAÇOV'U
ABD inişe geçti. Dünya ekonomisi içindeki payı hızla düşüyor. Rakipleri silahlı güç konusunda denge sağladı. Amerika'nın karşısında önemli silahlı güçler var. Dolayısıyla savaş Amerika için bir çözüm değil. ABD'nin bir savaştan başarıyla çıkamayacağı bizzat Pentagon'un yaptığı savaş oyunlarında saptanıyor. Yani, saldırgan tekelci burjuvasının temsil ettiği çizginin geleceği yok. Ama burada Biden yönetiminin ısrarını anlamak da doğal. Çünkü Trump'ın çizgisi ABD'yi süper devlet konumundan çıkarmak demektir. Trump bu anlamda ABD'nin Gorbaçov'udur.
TRUMP ÖLSEYDİ YENİ TRUMP ÇIKARDI
Trump ölse ne olurdu diye düşünebiliriz. Trump'ı öldürseler yerine başka bir Trump çıkacak. Çünkü Amerika'nın içe dönmesi ve dıştaki saldırgan çizgiden vazgeçmesi kaçınılmaz. Öbür çizgi bölgesel savaşlara, dünya savaşlarına kadar uzanabilecek siyasetleri içeriyor. Ve o da Amerika için bir çözüm değil. Bazı yanlış değerlendirmeler var. Kimileri diyor ki 'ABD buna katlanmaz, tahammül etmez' dünyadaki rolünün küçülmesine tahammül etmeyip de ne yapacak? Tahammül etmek zorunda.
ABD'NİN ÇATALÇIKMAZI
Gelinen nokta şudur. ABD'nin dolar saltanatıyla kurduğu haraç sisteminin sonu gelmiştir. ABD, Biden'ın yolunu seçerse savaşarak yenilecek. Trump'ın yolunu seçerse gönüllü yenilecek. Yani hangi karar verilirse verilsin, ABD rüyasının sonu gelmiştir.
Yaşamını Atatürk devrim ve ilkelerine; çağdaşlaşma ile aydınlanma mücadelesine adayan değerli aydın, bilim insanı, eski Kültür Bakanı ve yazar Ahmet Taner Kışlalı'yı bombalı suikast ile katledilişinin 24. yılında saygıyla anıyor, kaybettiğimiz tüm aydınlarımızı bir kez daha özlemle yad ediyoruz…

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Yerebatan Sarnıcı -Batık Tarih
Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un gizemli ve büyüleyici yapılarından biri olarak tarihte kendine özgü bir yer edinmiştir. İşte bu mistik atmosferde, su altında gizlenen sütunlar arasında dolaşırken, insanı tarih ve sanatın derinliklerine çeken bir yolculuğa çıkılır. Bu antik yapı, sadece İstanbul'un değil, aynı zamanda dünya tarihinin bir parçasıdır ve ziyaretçilere binlerce yıllık geçmişiyle yüzleşme fırsatı sunar. Yerebatan Sarnıcı'nın etkileyici atmosferi, sadece mimari bir yapı olarak değil, aynı zamanda sanat ve tarih arasındaki ilişkiyi de ele almamıza olanak sağlar. Benzer şekilde, Asmund Havsteen-Mikkelsen'ın Villa Savoye modelini batırma eylemi gibi, Yerebatan Sarnıcı da modern sanatın ve düşüncenin derinliklerine inmemize neden olur. Bu antik yapı, sadece bir mekân değil, aynı zamanda insanın varoluşu ve geçmişi üzerine düşünmesine yol açan bir sembol haline gelir. Gelin, Yerebatan Sarnıcı'nın bu gizemli atmosferinde, antik ve modern arasındaki dengeyi bulmaya çalışalım. Yapı sadece tarih ve mimari açısından değil, aynı zamanda insanın kolektif belleği ve kimliği üzerine de derinlemesine bir düşünce yolculuğu sunmaktadır.
Yerebatan Sarnıcı / Dök Mimarlık Öne Çıkanlar: - Yerebatan Sarnıcı, dünyanın en büyük şehir altı su kaynağı sistemlerinden biridir. - Mimari yapısı ve benzersiz detaylarıyla Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un tarihi mirasının önemli bir parçasıdır. - Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'da turistler için popüler bir ziyaret noktasıdır ve etkileyici atmosferi ile büyüler. - İçerisinde bulunan su sistemi ve restorasyon çalışmaları, Yerebatan Sarnıcı'nın tarihini ve önemini anlamamıza yardımcı olur. - Ziyaretçiler, Yerebatan Sarnıcı'nın tarihini ve kültürel önemini keşfetmek için şaşırtıcı detayları içeren bir yolculuğa çıkabilirler.
Yerebatan Sarnıcı Özellikleri
Yerebatan Sarnıcı, İstanbul, Türkiye'deki bir Bizans yeraltı su deposudur. İngilizce'de "Basilica Cistern" olarak da bilinen Yerebatan Sarnıcı, şehrin tarihi yarımadadaki Sultanahmet Meydanı yakınında yer almaktadır. Bu antik su deposu, 6. yüzyılda Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından yaptırılmıştır. Büyüklüğü ve kompleks yapısıyla dikkat çeken Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un en önemli tarihi ve turistik mekanlarından biridir. Sarnıcın içinde 336 sütun bulunur ve bu sütunlar üzerinde birçok farklı stil ve desende başlıklar yer alır. En ünlü sütunlar, Medusa başlıklarıdır. Bu başlıkların gizemi ve etkileyici duruşu, ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.
Yerebatan Sarnıcı, sadece su deposu değil, aynı zamanda tarihin derinliklerine yolculuk yapabileceğimiz mistik bir mekandır. İhtişamlı ve büyüleyici atmosferiyle ziyaretçileri etkilemeyi başarıyor. Yerebatan Sarnıcı'nın mimarisinde dikkat çeken noktalardan biri de detaylı bir su sistemi olmasıdır. Su deposu, İstanbul'un yeraltı su kaynaklarından beslenir ve tarih boyunca şehrin su ihtiyacını karşılamıştır. Yerebatan Sarnıcı, tarih ve mimari sevenler için vazgeçilmez bir durak olduğu kadar, film ve dizi yapımcıları için de popüler bir mekandır. Birçok ünlü yapım, bu büyüleyici yapıyı çekim mekanı olarak kullanmıştır. Yerebatan Sarnıcı'nı ziyaret etmek, İstanbul'un zengin tarihini keşfetmek ve etkileyici atmosferinde kendinizi kaybetmek için muhteşem bir fırsattır. Yerebatan Sarnıcı Yapı Karnesi: - Başlıca İsim: Yerebatan Sarnıcı - Yapım Tarihi: 6. yüzyıl - Yapı Malzemeleri: Mermer, tuğla - Sütun Sayısı: 336 - Sütun Başlıkları: Medusa başlıkları
Yerebatan Sarnıcı'nın Konumu
Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un tam kalbinde bulunmaktadır. Sarayburnu'nun güneybatısında, Sultanahmet Meydanı'nın hemen altında yer almaktadır. Bu konumu, sarnıcın tarihi ve kültürel önemini daha da artırmaktadır. Yerebatan Sarnıcı, Bizans İmparatoru I. Justinianus Dönemi'nde inşa edilmiştir. İstanbul'un merkezi bir noktasında yer alması, saray ve çevresindeki su temini için stratejik bir konuma sahip olduğunu göstermektedir. Bu muhteşem yeraltı yapısı, geçmişin bu önemli dönemine büyüleyici bir yolculuk sunmaktadır. Ziyaretçiler, sarnıcın mistik atmosferinde dolaşarak, İstanbul'un tarihine bir soluk alabilirler. Yerebatan Sarnıcı'nın Konumu MesafeYer0.2 kmSultanahmet Camii0.4 kmAyasofya Müzesi0.8 kmTopkapı Sarayı1.2 kmGalata Kulesi
Yerebatan Sarnıcı'nın Tarihçesi
Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un tarihi yapılarından biridir. İnşa edildiği tarih ve bu dönemdeki önemi ile ilgili araştırmalar yapılmıştır. Biz de bu bölümde, Yerebatan Sarnıcı'nın tarihçesini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'u yöneten Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde inşa edilmiştir. İnşa tarihi olarak 6. yüzyılın başları gösterilmektedir. O dönemde su temini büyük önem taşıyordu ve sarnıç, şehri susuzluktan kurtarmak için yapılmıştır. Sarnıcın mimarı ise Aetius ve Anthemius olduğu düşünülmektedir. İnşa edilirken Roma döneminden kalan sütunlar ve payeler kullanılmıştır. Bu da sarnıcın mimari açıdan zengin bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir.
"Yerebatan Sarnıcı, Bizans İmparatorluğu döneminde İstanbul'un su temini için büyük bir öneme sahipti. İnşa edildiği dönemde İstanbul, su kaynaklarına sahip olmadığı için sıcak yaz aylarında susuzluk çekmekteydi." Yerebatan Sarnıcı, uzun yıllar boyunca unutulmuş bir şekilde yaşamıştır. Ancak 16. yüzyılda dünyaca ünlü seyyah Petrus Gyllius tarafından keşfedilmiş ve kaydedilmiştir. Bu keşifle birlikte Yerebatan Sarnıcı'nın tarihi ve mimari önemi tekrar gündeme gelmeye başlamıştır. Yerebatan Sarnıcı, günümüzde İstanbul'un turistik bölgelerinden biri haline gelmiştir. Yapının geçmişi ve mimarisi, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi görmektedir. Ayrıca sarnıcı ziyaret edenler, geçmişteki yaşamın izlerini sürme fırsatı bulmaktadır.
Yerebatan Sarnıcı'nın Mimarisi
Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un eşsiz tarihi yapılardan biri olan Bizans dönemine ait bir yeraltı su deposudur. Bu sarnıcın mimarisi, dönemin geleneksel Bizans stilini yansıtmaktadır. Mimarisi, ziyaretçileri etkileyen gizemli ve büyüleyici bir atmosfere sahiptir. Sarnıcın mimarisinde dikkat çeken en önemli özelliklerden biri, yüzlerce sütunla desteklenen devasa bir iskele sistemiyle inşa edilmiş olmasıdır. Bu sütunlar, sarnıcın tavanını desteklerken aynı zamanda da etkileyici bir görsel şölen sunmaktadır. Sarnıcın büyük bir kısmı suyla doludur ve bu görüntü, ziyaretçilere adeta sarnıcın bir su altı sarayına dönüştüğü hissini vermektedir. "Yerebatan Sarnıcı'nın mimarisi, büyüleyici atmosferi ile ziyaretçileri derin bir hayranlıkla karşılamaktadır." Sarnıcın mimari detayları da dikkat çekicidir. Sarnıcın sütunlarının üzerindeki oymalar, geometrik desenler ve bitki motifleri ile süslenmiştir. Bu detaylar, sarnıcın kadim ve mistik ruhunu yansıtmaktadır. Sarnıcın iç mekanı, yüksek tavanları, kemerli geçitleri ve ışık oyunlarıyla da benzersiz bir atmosfer yaratmaktadır. Yerebatan Sarnıcı'nın mimari yapısı, ziyaretçilere tarih ve sanatın birleştiği bir deneyim sunmaktadır. Sarnıcın gizemli atmosferi ve etkileyici mimarisi, İstanbul'un kültürel mirasının önemli bir parçasını oluşturmaktadır.
Yerebatan Sarnıcı'nın İçi
Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un en etkileyici yapılarından biri olarak ön plana çıkar. Bu bölümde, sarnıcın içine girerek keşfedilebilecek önemli detaylara odaklanacağız. 1. Su Sütunları Sarnıcın içinde dolaşırken, dikkatinizi çekecek olan şey su sütunları olacaktır. 336 adet granit sütun, sarnıcın tavanını desteklemektedir. Bu sütunlar üzerindeki oymalar ve desenler, sarnıcın estetik değerini arttırırken, ziyaretçilere büyüleyici bir atmosfer sunar. 2. Medusa Başları Sarnıcın en ilginç detaylarından biri de Medusa başlarıdır. Bazı sütunların başlarında bulunan bu taş heykeller, Bizans döneminden kalma eserlerdir. Medusa'nın yüzü, sarnıcın mimarisini süsleyen gizemli ve etkileyici bir unsurdur.
Medusa Başları / Dök Mimarlık 3. Aydınlatma Sarnıcın içinde olanca gizemini korurken, aydınlatma da önemli bir rol oynar. Tavan arasındaki yarıklardan sızan ışık, sarnıcın atmosferini daha etkileyici hale getirir. Özellikle gün ışığıyla birleştiğinde, su sütunları üzerinde yansımalar oluşur ve büyüleyici bir manzara ortaya çıkar. "Yerebatan Sarnıcı'nın içi, zamanın izlerini taşıyor ve ziyaretçileri büyülü bir yolculuğa davet ediyor."
Ali Abayoğlu'ın Denizanası adlı eseri
Ozan Ünal'ın Zambaklı Lavi adlı eseri
Ozan Ünal'ın Anksiyöz Bilgeler adlı eseri
Jennifer Steinkamp'in Mars’a Uçuş 9 adlı video yerleştirme eseri Yerebatan Sarnıcı'nın içinde keşfedilecek daha birçok detay bulunmaktadır. Sarnıcın atmosferi ve tarihi dokusu, ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim sunar. Siz de Yerebatan Sarnıcı'nı ziyaret ederek bu büyülü yapıyı keşfedebilirsiniz.
Yerebatan Sarnıcı'nın Su Sistemi
Yerebatan Sarnıcı, etkileyici su sistemiyle dikkat çeken bir yapıdır. Bu sistem, İstanbul'un su temini ve depolaması için önemli bir role sahiptir. Sarnıcın içindeki su sistemi, dönemin mühendislik ve su mimarisi becerilerini gözler önüne sermektedir. Yerebatan Sarnıcı'nın su sistemi nasıl çalışır? Yerebatan Sarnıcı'nın su sistemi bir dizi su kanalı ve sarnıçlardan oluşur. İstanbul'a su sağlayan Valens Su Kemeri'nden gelen su, bu kanallar aracılığıyla sarnıçlara ulaşır. Sarnıçların içindeki su, çeşitli tesisatlardan geçerek şehre dağıtılır. Bu sistem, döneminde şehirde su temini ve depolaması için oldukça gelişmiş bir altyapı olarak kabul edilirdi.
"Yerebatan Sarnıcı'nın su sistemi, İstanbul'un su temini ve depolaması için gelişmiş bir altyapı örneği olarak kabul edilir." Yerebatan Sarnıcı'nın su sistemi, tarihi bir başarı örneğidir. İstanbul'un su ihtiyacını karşılayan bu sistem, o dönemdeki mühendislik ve su yönetimi becerilerini yansıtır. Bu sistem, günümüzde turistlerin büyük ilgisini çeken ve İstanbul'un tarihi mirasının önemli bir parçası olan Yerebatan Sarnıcı'nı keşfetmek isteyenler için büyüleyici bir deneyim sunar.
Yerebatan Sarnıcı'nın Restorasyonu
Yerebatan Sarnıcı, tarihi ve kültürel değerlerinin korunması amacıyla birçok restorasyon sürecinden geçti. Bu restorasyon çalışmaları sayesinde, Yerebatan Sarnıcı'nın özgün yapısının korunması ve gelecek nesillere aktarılması hedeflendi. Restorasyon süreci, ilk kez 1985 yılında başladı ve büyük bir titizlikle yürütüldü. Kalıcı çözümler üretmek ve yapıyı orijinal haline en yakın şekilde restore etmek için uzmanlar ve arkeologlar iş birliği yaptı. "Yerebatan Sarnıcı'nın restorasyonu, büyük bir özen ve sorumluluk gerektiriyor. Amacımız, bu benzersiz yapıyı geleceğe taşırken, tarihin izlerini korumak ve ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunmaktır." Restorasyon sürecinde, sarnıcın yapısının sağlamlaştırılması, nem ve su problemlerinin giderilmesi, duvarların ve sütunların tamiri gibi çalışmalar gerçekleştirildi. Ayrıca, aydınlatma sistemi ve güvenlik önlemleri de yenilendi. Bu restorasyon süreçleri, Yerebatan Sarnıcı'nın özgünlüğünü korumak ve ziyaretçilere güvenli bir ortam sunmak için yönetilen uzun vadeli projelerdir. Bugün, Yerebatan Sarnıcı, restorasyon çalışmalarının bir örneği olarak ziyaretçilere açıktır ve büyüleyici atmosferiyle İstanbul'un turistik cazibe merkezlerinden biridir. Restorasyon AşamalarıYılFizibilite Çalışmaları1985-1986Restorasyon1987-1991Aydınlatma Sisteminin Yenilenmesi2004Güvenlik İyileştirmeleri2016 Yerebatan Sarnıcı'nın restorasyon çalışmaları, yapıya olan ilgiyi artırmış ve İstanbul'un önemli tarihi miraslarından biri olarak korunmasını sağlamıştır.
Yerebatan Sarnıcı'nın Ziyaretçilere Açıklığı
Yerebatan Sarnıcı, ziyaretçileri ağırlamak ve tarihi değerlerini paylaşmak için kapılarını açmaktadır. İstanbul'un en önemli turistik mekanlarından biri olan bu antik su sarnıcı, ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunmaktadır. Sahip olduğu büyüleyici atmosfer ve etkileyici mimarisiyle Yerebatan Sarnıcı, ziyaretçilerini tarihin derinliklerinde bir yolculuğa çıkarmaktadır. Büyük sütunlar ve göz alıcı kemerler, sarnıcın büyüklüğünü ve görkemini vurgulamaktadır. Sarnıcın içinde dolaşırken, suya gömülü hissiyatınızı hissedecek ve geçmişin mistik havasına kapılacaksınız. Yerebatan Sarnıcı, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Turistler ve yerli halk, burayı gezip keşfetmek için buraya akın etmektedir. Sarnıcın ziyaret saati ve giriş ücreti gibi bilgiler, ziyaretçilere kolaylık sağlamak için önceden paylaşılmaktadır.
Yerebatan Sarnıcı'nı ziyaret etmek isteyen gezginler, önceden biletlerini satın alarak sıra beklemeden içeri girebilirler. Sarnıcın içindeki sessizliği ve gizemi hissetmek için erken saatlerde gelmek tavsiye edilir. Sarnıca yapılan restorasyon çalışmaları sayesinde, ziyaretçiler mekanın tarihini ve kültürel değerini daha iyi anlamaktadır. Rehberli turlar, ziyaretçilere Sarnıca ve su sisteminin işleyişi hakkında ayrıntılı bilgi vermektedir. Ayrıca, ziyaretçilerin sarnıcın derinliklerinde geçmişe dönük bir yolculuk yaparken fotoğraf çekebilmesi için özel izinler verilmektedir. Yerebatan Sarnıcı, ziyaretçilere kapılarını açarak İstanbul'un tarihi ve kültürel mirasının önemli bir parçasını keşfetme fırsatı sunmaktadır. Bu etkileyici yapıyı ziyaret etmek, İstanbul seyahatinizin unutulmaz anılarından biri olacak. Ziyaretçi İstatistikleri: YılYıllık Ziyaretçi Sayısı2015250,0002016300,0002017350,0002018400,0002019450,0002020350,000 Yerebatan Sarnıcı'nın yıllık ziyaretçi sayısı, geçmiş yıllarda sürekli artış göstermiştir. Bu, sarnıcın popülerliğinin ve öneminin her geçen yıl daha fazla kişi tarafından fark edildiğini göstermektedir. Siz de Yerebatan Sarnıcı'nı ziyaret ederek, İstanbul'un tarihi ve kültürel dokusunu keşfedebilir ve büyüleyici atmosferin keyfini çıkarabilirsiniz.
Yerebatan Sarnıcı'nın Kültürel Önemi
Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un kültürel mirasının önemli bir parçasıdır. Sarnıç, tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve şehrin sosyo-kültürel dokusunu şekillendirmiştir. Türkiye'nin en eski su yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı, hem mimarisi hem de tarihi değeriyle ziyaretçilerini etkilemektedir. Sarnıcın kültürel önemi, İstanbul'un geçmişine ve zengin kültür mozaiğine olan vurgusunda yatmaktadır. İnsanların su kaynaklarını kullanma, depolama ve yönetme ihtiyacı, bu yapıların inşasına yol açmıştır. Yerebatan Sarnıcı da Bizans İmparatorluğu döneminde su temin etmek amacıyla inşa edilmiştir.
Sarnıcın mimarisi ve estetiği, Bizans İmparatorluğu'nun döneminin güzellik anlayışını yansıtmaktadır. İçerisinde bulunan sütunlar, başlıklar ve işlemeler, dönemin mimari özelliklerini yansıtmaktadır. Sütunlar arasında dolaşırken, tarihle iç içe olduğunuzu hissedersiniz. Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan birçok tarihi ve kültürel yapıya komşuluk yapmaktadır. Ayasofya, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii gibi önemli yapılarla aynı bölgede bulunması, buradaki kültürel turizmi canlandırmaktadır. Read the full article
The Assassination
TARİHİN İLK SUİKAST TİMİ: HASAN SABBAH VE HAŞHAŞİLER | MESELE
TARİHİN İLK SUİKAST TİMİ: HASAN SABBAH VE HAŞHAŞİLER | MESELE
Dönemin süper güçlerinden olan Büyük Selçuklu’ya bir avuç adamla kafa tutmuş ve Sultan Melikşah, Nizamülmülk gibi devlet büyüklerine yapmış olduğu suikastlarla bir döneme damga vurmuştu. Tarihin ilk suikast örgütünü kuran “Şeytani Zeka”nın sırlarla dolu hayat hikayesi: Hasan Sabbah Haşhaşiler örgütünü kuran ve ölene kadar liderliğini yapan Hasan Sabbah tarihteki ilk suikast…
View On WordPress