seen from Australia
seen from Costa Rica
seen from Australia

seen from Czechia
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from China

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from China

seen from Russia
seen from Malaysia

seen from Finland

seen from United States

seen from Netherlands

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Erkekle kadın arasında sevap müşterektir
Eshabın büyüklerinden kadın sahabi Hz. Esma (r.a.) Peygamberimizin huzuruna çıkarak şunları söyledi.
-Ya Resûlallah! anam babam sana feda olsun. Ben müslüman kadınlarını temsilen huzurunuza geldim. Hak Teâla sizi erkek ve kadınlara peygamber olarak göndermiştir. Biz artık sizin yolunuzdayız, size inandık, iman ettik… Biz evimizin dört duvarı arasındayız, dışarı çok az çıkabiliyoruz. Erkekler ise Cuma namazı, cenaze namazı, bayram namazı kılarlar. En büyük ibadet olan cihat ederle. Biz ise bunlardan mahrumuz. Biz hep evde çocuklarımızla meşgul olur, kocalarımızın elbiselerini dikeriz, yemek yapar, evin temizliği ile uğraşır onların rahat etmesi için elimizden geleni yapmaya çalışırız. Kocalarımızın yaptığı ibadetten bize de bir hisse var mı? Yoksa biz onların kazandıkları sevaptan mahrum mu oluyoruz? dedi.
Efendimiz memnun olmuşlardı… Orada bulunan eshaba dönerek:
-Siz bu zamana kadar din hususunda bir kadının böyle konuştuğunu duydunuzmu? diye sordular…
Eshab:
-Ya Resûlallah, bizim aklımızdan bile geçmiyordu ki bir kadın gelsin de böyle güzel şeylerden sual etsin, dediler.
Efendimiz (s.a.s) Hazreti Esma (r.a.)’ya dönerek:
-Ey Esma! Eğer bir kadın kocasını razı ederek onun gönlünü hoş tutar, kadınlık vazifelerini yerine getirirse, işte o kadın kocasının her kazandığı sevaba ortak, buyurdular.
O büyüklerin her hali bizlere bir ikaz mahiyetini taşır. Ne mutlu o kadına ki, kocasını razı etmiş ve onun yaptığı sevaplara ortak olma bahtiyarlığına erişmiş..
Tasadduk etmekle ilgili çok güzel bir hadîs-i şerîf..
"Bir kişi dinarından sadaka versin, dirheminden sadaka versin, elbisesinden sadaka versin, bir ölçek hurmasından sadaka versin… hatta yarım hurma bile olsa."
Râvi anlatıyor:
“Ensardan bir adam geldi. Elinde bir kese vardı, onu taşımakta neredeyse zorlanıyordu. Sonra insanlar peş peşe sadaka getirmeye başladılar. Öyle ki iki yığın yiyecek ve elbise gördüm. Ben Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yüzünü gördüm, adeta parlıyordu.”
Sadaka verdiğimizde Efendimiz aleyhisselâtu vesselâm'ın yüzünün parladığını hayal edelim..
Biz insanlara yardım ettikçe Efendimiz aleyhisselâtu vesselâm'ın yüzünün parlamasına vesile oluyoruz.. O kadar güzel ki.. Yüzünün parlamasına sebep olmak.. Subhanallah.. 🥹
Hadîs-i şerîfin başında bir adam geliyor muhtaç bir görünümünde. Yardım istemiyor ama. Efendimiz onu öyle görünce sahâbesini teşvik ediyor. 🌷
Zeyd bin Eslem’in, babasından naklettiğine göre; Ömer (radıyallâhu anh) bir gün dostları ile otururken aralarında şöyle bir konuşma geçmişti.
Ömer (radıyallâhu anh) yanındaki dostlarına:
“Allah’ın kabul edeceği tek bir dileğiniz olsa, ne isterdiniz?” diye bir soru sormuştu.
Oradakilerden biri:
“Ben, şu oda dolusu gümüşüm olsun da onu Allah yolunda harcamak isterdim!” dedi.
Bir başkası:
“Şu oda dolusu altınım olsun da onu Allah yolunda harcayayım isterim!” dedi.
Bir diğeri:
“Bu oda dolusu mücevherim olsa da Allah yolunda harcasam…” dedi.
Herkes dileğini söyledikten sonra oradakiler:
“-Ey Ömer, peki sen ne isterdin?” diye sordular.
Ömer (radıyallâhu anh) ;
“Ben de, Ebû Ubeyde bin Cerrah, Muâz bin Cebel ve Huzeyfetu’l-Yemân gibi bir oda dolusu adam isterim ki, onları, Allah yolunda görevlendireyim.”
|| Muhammed bin İsmail el-Buhari, Tarihu’s-Sağir, 1/54
⚘️⚘️⚘️
Ebü Hüreyre radıyallâhu anh şöyle buyurmuştur:
"(Ashâb-ı kirâm arasında şu hakikati) duyardık:
Kıyâmet gününde bir kişinin yakasına, hiç tanımadığı biri gelip yapışır. Adam şaşırarak:
«—-Benden ne istiyorsun? Ben seni hiç tanımıyorum ki!» der.
Yakasına yapışan kişi ise: «-Dünyada iken beni hatâ ve çirkin
işler üzerinde görürdün de ikaz etmez, beni o kötülüklerden
alıkoymazdın.» diyerek ondan dâvâcı olur.”
İşte bu tür hakikatler her bir Müslümanı, âdeta dünyanın akışından kendini mes'ül hissetmeye ve İslâm'ın gayretli bir hizmetkârı olmaya davet eder.
Nitekim âyet-i kerimede mü'minlerin bu vasfı şöyle beyân edilmektedir: “Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allâh'a inanırsınız..” (Âl-i İmrân, 110)

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Âişe radıyallahu anhâ bir yoksula yardım ettiği zaman,yoksulun hayır duâsına karşılık aynı duâ ile mukâbelede bulunurdu. Kendisine: "Hem mal veriyorsun hem de duâ ediyorsun, bu nasıl oluyor?" diye sorulduğunda şu cevabı vermiştir: "Onun yaptığı duânın, benim sadakamın karşılığı olmasından korkuyorum. Bana yaptığı duânın aynısını ona yapıyorum ki, sadakam hâlis olsun, böylece infâkımın mükâfatını sadece Allah'tan beklemiş olayım."
(365 Sahabe Ölçüsü, Mehmet köprülü)
Resûlullah’ın ﷺ hakkında “O tek bir ümmet olarak diriltilecektir” buyurduğu Zeyd bin Amr, cahiliye devrinde Kureyş’in putlarından teberri etmiş “Ey İbrahim’in ilahı! Benim dinim İbrahim’in dinidir” diyerek Haniflerden olmuştur. [Nesai, Menakıb 13]
Kendisinin Mekke’ye girişi yasaklandığı için Hira’da kalır, zaman zaman gizlice şehre girerek insanları uyarır ve “Ben sizin aranızda kendimden başka İbrahim’in (a.s) dini üzere olan birini görmüyorum” derdi. [Buhâri]
Allah’a nasıl ibadet edileceğini bilmediği için Kâbe’ye döner, elleri üzere yere kapanır ve “Allah’ım! Sana nasıl ibadet edeceğimi bilmiyorum, bilsem öylece ibadet ederdim” derdi. [İbn Hacer, el-İşabe 1, 569]
Nübüvvetten sonra Zeyd’in oğlu Said (r.a) Resûlullah’ın ﷺ yanına gelerek “Babam size erişebilse iman ederdi, onun için istiğfar eder misiniz?” dedi. Bunun üzerine Allah Resûlü ﷺ şöyle buyurdu: “Onun için istiğfar edeceğim, o tek başına bir ümmet olarak haşredilecektir.” [Müsned 1, 189]
Resûlullah’ın ﷺ hakkında “O tek bir ümmet olarak diriltilecektir” buyurduğu Zeyd bin Amr, cahiliye devrinde Kureyş’in putlarından teberri etmiş “Ey İbrahim’in ilahı! Benim dinim İbrahim’in dinidir” diyerek Haniflerden olmuştur. [Nesai, Menakıb 13]
Kendisinin Mekke’ye girişi yasaklandığı için Hira’da kalır, zaman zaman gizlice şehre girerek insanları uyarır ve “Ben sizin aranızda kendimden başka İbrahim’in (a.s) dini üzere olan birini görmüyorum” derdi. [Buhâri]
Allah’a nasıl ibadet edileceğini bilmediği için Kâbe’ye döner, elleri üzere yere kapanır ve “Allah’ım! Sana nasıl ibadet edeceğimi bilmiyorum, bilsem öylece ibadet ederdim” derdi. [İbn Hacer, el-İşabe 1, 569]
Nübüvvetten sonra Zeyd’in oğlu Said (r.a) Resûlullah’ın ﷺ yanına gelerek “Babam size erişebilse iman ederdi, onun için istiğfar eder misiniz?” dedi. Bunun üzerine Allah Resûlü ﷺ şöyle buyurdu: “Onun için istiğfar edeceğim, o tek başına bir ümmet olarak haşredilecektir.” [Müsned 1, 189]