seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from China
seen from China
seen from Azerbaijan
seen from China

seen from Türkiye
seen from Armenia

seen from New Zealand

seen from France
seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from Netherlands
seen from Norway
seen from Netherlands
seen from United States
seen from United States
seen from Netherlands

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
ARKADAŞLAR NE ŞU OLAYLAR BİTER, NE KAR GELİNCE YAR GELİR, NE DE SİZİ LOVE BULUR.. GİDİN DERS ÇALIŞIN DERSSS.
Doğru Olanı Yap
Bu geçen zaman içinde hayatın zor ve aynı şekilde kolay olabildiğini görebiliyoruz. Nasıl olursa olsun hayat sizi oradan buraya sürüklerken sizin neler yaptığınız önemli. Kararlarınızı nasıl alıyorsunuz? Seçimlerinizi kendinize göre mi yapıyorsunuz? Hayatın bize sunduğu o kadar seçenek arasından yanlış olanı seçmek bazen normaldir. Yanlış insan, iş veya evinizde bulunan lüzumsuz eşyalar gibi. Uzun zamandır giymediğimiz giysiler ya da artık bedeni olmadığı için odanın eğer varsa deponun, bodrum katının köşesinde çöp gibi duran giysiler. Neden oradalar? Mutfağın çekmecelerinde bulunan gereksiz mutfak araç gereçleri, evin köşesinde bulunan gereksiz şeyler gibi aklımızın köşesinde duran, güne başladığımızda olsun, gece yastığa başımızı koyduğumuz an olsun, o bunaltıcı düşünceler. Neden oradalar?
Kalp çok kez kırıldığında oradaki kırıntılar birikir; insanın kalbi sallandığında sanki tekrar kırılacakmış gibi içi sız eder. Bu endişe verici. Gözler aynı görüntüleri izler; haksızlığın çirkin renklerine bakarken yakalandığımızda aslında kirlenen gözlerimiz olmaz; bizim saf inancımız, umudumuz, hayallerimiz olur. Yanlışa şahit olurken ister kendimiz olalım, ister başkası; bize tek seçenek bırakır. Doğru olanı yapmak.
Zamanın içinde kaybolmak vardır. Bu zaman iyiyse kaybolmak güzeldir; sevdiğimiz insanlar yanımızdaysa; o bile değil hayatımızda seven, değer veren bir kişi bile varsa bu iyi zamanın parlayan ışıltının bir parçasıdır. Kötü zaman ise ne kadar ışıltı olursa olsun; gözler karanlığa çekilmiş vaziyette olanları öylece izler. İnsan zamanın içinde kaybolur gider, çünkü elinden bir şey gelmediğini görür. Küçüklüğümde bir hayalim vardı; dünyadaki tüm kötülüğü birkaç kitap yazarak bitirmeyi düşünüyordum bu yaşım arttıkça dibi görünmeyen bir kuyuya bakmaya dönüştü. Tüm dillerde, tüm dünyadaki insanlara tüm doğruları söylesek bile; bir doğrunun ona ne kadar doğru olduğunu bilmek onun yaşadıklarına yetmeyebilir. Yanan bir ateşe değilde artık küllere dönüşmüş bir aleve su dökmeye benzer bu. O yüzden insan doğruyu yapmaya çalıştığında doğru zamana da gereksinim duyar; insanın burada anlaması gereken ise bir yolda kaybolduğumuzda nasıl çok yönlerimiz oluyorsa; kaybolduğumuz bir zamanda doğru yeri ve zamanı bulmanında çok seçenekleri var.
Mutsuz olduğunda; esen rüzgar dallarını kırdığı an, insanların ya da herhangi bir şeyin seni kırdığında, çocukluğunda düştüğün an gibi düştüğün yerden nasıl kalktıysan, hep bir yolunu buldun. Bazı yollar düz ve geniş iken, bazı zamanlar yolların dar ve çukurluydu; o yollardan sadece sen yürüdün; buradaki ilgiyi sürekli kendine vermelisin. Seninle aynı yolda yürüyen insanlar her zaman kendinden sorumludur. Yolun sonunda herkes kendi yerine ulaşır.
Düşündüğümde doğru olan tek şey; biz kendimiz olmaya çalışıyoruz. Bizi biz yapan insanlara, eşyalara, varlıklara daha çok önem veriyoruz; bizi değiştiren şey de bu. İyi hissetmemize sebep olan tüm o güce yöneliyoruz ve bazen bunu kontrol ediyoruz, bazen de o güce yutuluyoruz, kontrolü kaybediyoruz. Bunun en basit örneği aşk olabilir. Birisini severken aslında biz kendimizi sevmeye çalışıyoruz; davranışlarımız o yöne kayıyor, bizi anlamasından çok biz kendimizi anlamaya çalışıyoruz. Gerçekten bu konuda iyi miyim? Ben birisini sevebiliyor muyum? Konu hisler olduğunda; doğru olan o hisleri anlamak ve anlatmaktır. Bu işi gerçekten istiyor musun? Bu dersler neden sıkıcı bu kadar? Ailem ve arkadaşlarım neden beni anlamıyorlar? Sorular aslında şöyle olmalı; ben kendimi iyice ifade edebiliyor muyum? Onların ne hissettiklerini anlıyor muyum? Anlamak, anlatmanın ilk adımıdır.
İşte bazen denizdeki dibe çökmüş kumlar gibi; çok olağan ve sıradan bir ruh haline bürünüyorum; doğru olanı yapmak gerekiyor her zaman. Olayları akışına bırakmak, sessiz kalmak, sustukça öğrenmek, öğrendikçe uygulamak gerekiyor. Anlamak gerekiyor insanları, dünyayı, hayatı bu olan biten her şeyi çok iyi okumak ve yazmak gerekiyor. Eğer birinden biri eksik ise eksilen; kalbin içinde açamamış bir çiçek, benliğin içinde yeşerememiş bir tohum, aklın içinde yağamamış kara bulutlar oluşuyor. Sinsice güneşi arzuluyoruz; o kişinin gözlerinde, gülüşünde, gölgesinde güneşlenmek istiyoruz, kendimiz birer güneş iken.
24 Mayıs 2020
“Emma, olayların ayrı yerlerde aynı biçimde olabileceğine inanmıyordu; mademki hayatının geçen kısmı fena olmuştu, bundan sonrakinin daha iyi olacağından kuşkusu yoktu.”
Madame Bovary, Gustave Flaubert

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Neyi feda edersen, o sana ihsan edilir. Neye kıyamazsan, onunla sınanırsın.
Sabır seansları
Beni olaylar, durumlar, sebepler değil insanlar yoruyor. Başa gelen her olay, negatif bile sonuçlansa yaşadığım her vakaya Allah'tan geldi, her şerde bir hayır vardır, diyorum teslim oluyorum. Fakat insanlar! Ah şu başımıza gelen insanlar! Resmen imtihan oluyorlar.