Kavun aklımı almıştı. O neydi öyle… Minicik, masum dondurma arabasından da bu beklenirdi. Sonra adalı arkadaşıma anlattırdım hikayesini o dondurmanın. 🍦 Dondurmacı Ali Osman, 1950’lerin son zamanlarında Büyükada’da dondurmacılık yapmaya başlamış. Ali Osman’ın hasır şapkası ve beyaz önlüğü, gömleğinde ise siyah minik bir gül işlemesi… Dondurması kadar belli edermiş kendini. 🍦 Tek başına, İskele’den Nizam Camii’ne kadar olan yolda; Kulüp, Seferoğlu, Değirmen Plajı, Nizam Köprü duraklarında durup dondurmasını satarmış. Nizam’a geldiğinde dondurmasını bitirmiş olurmuş. Dondurmayı tuzlu ve buzlu su ile korurmuş. Nizam’a geldiğinde, dondurması da bittiğinden, suyu döker ve dönermiş. Bu bir ritüel halini almış. Her gün aynı. Kaymak, çikolata, vişne, kavun, limon, şeftali. 🍦 Çocuklara veresiye dondurma verir, yaz sonu geldi mi ailelerini bu liste ile ziyaret edermiş. Çocuklar için Ali Osman’ın evlerini ziyaret etmeleri, yazın da bittiğinin göstergesiymiş. 🍦 Dondurmacı Ali Osman ölünce yerine iki oğlu geçmiş. Dondurma tezgahlarını boş bırakmamışlar. Oğullarından biri Burgazada’da, diğer ise Büyükada’da. Fotoğraftaki; Ali Osman’ın torunu”, 3. nesil. Dondurmamı gül şeklinde yaptı verdi, peçetesiyle… // the story of a scoop of the delicious icecream. #büyükada #dondurmacıaliosman #icecream #foodstory #istanbul #3rdgeneration #nesildennesile #şehirmasalcısı (at Büyükada, Istanbul, Turkey) https://www.instagram.com/p/B2efg8TgJX5/?igshid=woibig91dz4q















