Kursağımdaki düğümü gıdıklıyor soluğum ve gönlümü sivri dilli bir bıçak dürtmekte. Şimdi kanarsam adı cinayet olur, kusarsam büyük rezalet. Gülsem deliliğimden, ağlasam hüküm yalnızlıktan yana vurulur. Böyle bir çıkmazı yalnız sen anlarsın, sevgilim.
Sahi, kendi mezarını eşeleyen cesetlerin de arada sırada başını okşamak gerek*

















