Gazze’ye uygulanan gıda ambargosunun nihai hedefi, insanları açlıktan öldürmek değil. Zira öldürmek istediklerinde bunu gayet sistemli, pervasız ve bedelsiz bir şekilde yapabileceklerini zaten defalarca gösterdiler. Mesele yalnızca fiziksel imha değil; asıl hedef, bu onurlu halkın izzetini kırmak, direniş iradesini köreltmek ve toplumsal dokusunu ruhsal olarak çökerterek küçük düşürmektir. Direnişleri ile tüm dünyaya ispatladıkları o izzet payesini onlardan geri almaktır.
Amaç; onları aşağılamak, insani kırılganlıklarını teşhir etmek ve onurlarını ayaklar altına almaktır. Arada bir göstermelik yardım dağıtımlarına izin verilmeleri bile bu stratejinin bir parçasıdır. Bir avuç un için birbirine omuz atan, çamurun içinden kırıntı toplayan, açlığa karşı verdiği mücadele ile dünyanın vicdanına seslenen bu halkı, sahnelenmiş çaresizlik görüntüleriyle küçük düşürmek temel motivasyonları.
Bu, bir halkın fiziki değil, manevi direncine yönelmiş sistematik bir yıkım projesidir. Ve bu utanç, sadece zalimlerin değil; sessiz kalan, görüp de susan tüm dünyanın yüzüne kazınmış bir insanlık lekesidir.















