"Nasılsa anlamıyor kimse kimseyi, öyleyse uzun uzun susalım."
| Cahit Zarifoğlu
seen from China
seen from China

seen from Switzerland
seen from Venezuela
seen from Morocco

seen from Australia
seen from China

seen from Belgium

seen from Germany

seen from United States
seen from Russia

seen from United States
seen from China
seen from Morocco
seen from China

seen from Ecuador
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Germany

seen from Malaysia
"Nasılsa anlamıyor kimse kimseyi, öyleyse uzun uzun susalım."
| Cahit Zarifoğlu

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Düşünceler, insanın en sessiz itiraflarıdır. Kimse duymasa da hayat duyar. İçinde büyüttüğün her korku, her karanlık ihtimal, usul usul yolunu bulur sana. Belki bugün, belki aylar sonra… Ama insan, en çok zihninde kurduğu savaşlarda yaralanır.İşte bu yüzden, bir gün kötü düşünceleri kapının dışında bırakmaya karar verdiğinde her şey değişmeye başlar. Bir anda değil elbette. Hiçbir bahar tek bir gecede gelmez. Önce içinde küçücük bir umut yeşerir. Sonra her sabah biraz daha hafif uyanırsın. Her gün, dünkünden biraz daha fazla kendine yaklaşırsın. Ve bir gün aynanın karşısına geçtiğinde, yüzünde aynı çizgiler olsa bile bambaşka birini görürsün. Çünkü değişen yüzün değil, ruhundur.Hata yapmak seni kötü biri yapmaz. Aksine, düştüğün her yer ayağa kalkmayı öğretir sana. Her yanlışın, doğrularına açılan gizli bir kapıdır. Her kırılışın, biraz daha olgunlaştırır kalbini. Acılar insanı eksiltmez; doğru yaşanırsa derinleştirir. Gün gelir, bütün o yaraların seni sen yapan en kıymetli izler olduğunu anlarsın.Bırak seni anlamayanlar olsun. Bırak seni yanlış tanısınlar. Bırak eskisi kadar güzel olmadığını söylesinler, eskiden daha bakımlıydın desinler. Varsın seni eksik sansınlar. Çünkü insanın dışını herkes görür; içindeki savaşları ise yalnızca kendisi bilir.Sen, gecelerce kimseye belli etmeden ağladığın anları biliyorsun. Kalbinin nasıl sessizce parçalandığını, sonra o parçaları tek tek nasıl topladığını da… Vücudundaki her iz, ruhundaki her çatlak, geçmişten kalan sessiz bir yankıdır. Onlardan utanma. Onları sev. Çünkü onlar, hayatta kalabildiğinin kanıtıdır.Eğer o acıları yaşamamış olsaydın, bugün olduğun insan olamazdın. Her dönüşümün bir bedeli vardır. Sen o bedeli gözyaşlarınla, sabrınla, yalnızlığınla çoktan ödedin. Şimdi geriye yalnızca kendinle gurur duymak kalıyor.Seni gerçekten seven biri; en güzel hâlini değil, en gerçek hâlini sever. Bazen yorgun yüzünü, bazen uykusuz gözlerini, bazen de konuşmadan anlattığın sessizliğini… Çünkü sevgi, kusursuzluğu değil, hakikati seçer.İnsanların gölgesinde yaşamaya çalışma. Seni tamamlayacak bir gölgeye de, seni var edecek başka bir varlığa da ihtiyacın yok. Çünkü insan, kendini bulduğu gün eksik olmaktan vazgeçer.Unutma… En uzun yolculuk, kendine doğru attığın ilk adımla başlar. Ve o yolu yürüyebilen insan, sonunda şunu öğrenir: Dünyada en güvenli sığınak, yine kendi kalbidir..
Birçok insan yolu kaybetmiş gibi hisseder, oysa bazen kaybolmak, doğru yeri bulmanın başlangıcıdır.
Kendimi hep kendi kendime bir şeyler anlatırken buluyorum... ve sorun şu kendimi bile anlamıyorum...
Kalp, ibadet suyuyla sulanan bir ağaç, meyveleri ise sezgi ve idraktir.
Gözün meyvesi ise, olup biteni değerlendirip ibret almadır. Kulağın meyvesi, Kur'ân'ı dinlemektir.Dilin meyvesi, Allah'a zikretmek.El ve ayakların meyveleri de hayrı yapmaya yönelmektir.
Kalp susuz kalıp kurursa, meyveleri yok olur...
Hayırlı cumalar 🤲🏻

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kendine yetmeyi öğrendiğin zaman hiç kimse seni eskiltemez.
Neden hiç bilmiyorum ama zaman zaman kendim olamadığımı fark ediyorum. Her zaman kendimi dinlediğimi iddia ediyorum ama hayır. Çoğu zaman söz hakkı vermiyorum kendime. O kadar kapılıyorum ki insanlara ve onların benimsediği yaşam felsefesine. Bana ait olmayan hayatlara özeniyor, bana benzemeyen insanlara benzemeye çalışıyorum. Her gün kendimi hırpalayıp sonra da depresifim, melankoliğim, neden hiç mutlu olamıyorum diye günlerimi ve en güzel yaşlarımı heba ediyorum. Günlerce , aylarca bunalıma girip, kendimi ve hayatımı sorgulayıp sadece elimdeki yaşam şartlarından ve bulunduğum durumdan şikayet edip duruyorum. Tam diyorum hah ben kendim olacağım kendi çizgimden çıkmayacağım bu seferde insanların hesap kitapları, çıkarları, kötü niyetleri giriyor araya.
Bi bakmışsın kimseye güvenemiyorsun, herkese şüpheyle yaklaşıyorsun. Bu sefer göze batmamak ve kimsenin hedefi haline gelmemek için daha çok sıradanlaştırıyorsun kendini. İlk diyorsun tamam kontrol bende, kendi özümü kaybetmeden ayak uydurabilirim onlara. Çünkü sana empoze edilen ve yapman gerektiği söylenilen bu. Fakat bi bakıyorsun eski sen senden şiddetli bir hızla uzaklaşmaya başlamış. Ne eski neşen kalıyor ne de pozitifliğin. Merakında kalmıyor heyecanında. Endişe ettiğin tek şey insanların senin hakkında ne düşündüğü oluyor. Ve sırf senin hakkında iyi düşünsünler, seni sevip ,saygı duysunlar diye kendi çizginden çıkıyorsun , bambaşka bir karakter çıkarıyorsun ortaya. Sonra da işler yolunda gitmediğin de, sevmediğin ortamlarda bulunup, hoşlanmadığın muhabbetleri yapmaya başladığın da ve gece yastığına başını koyduğun da kalbine oturan ağırlıktan anlıyorsun çok yanlış yollara girdiğini.
Oysa bu eziyet o kadar gereksiz ki. Tek yapmam gereken kendime şu soruyu sormak; ben bunu yapmayı seviyor muyum, sevmiyor muyum? İstiyor muyum istemiyor muyum? Bu soruyu kendime sorduktan sonra hayatımda yaptığım ve yapmaya çabaladığım bir sürü şeyi aslında sevmediğimi fark ettim. Ben kendim istediğim ve sevdiğim için değil başkaları sevdiği için yapıyordum onları. Kendime yaptığım şey sadece kendimi sevmeye zorlamaktı. Ne kadarda kötü bir insanmışım ki kendime bu acımasızlığı yapıyormuşum.
Oysa ben gerçekten parıl parıl parlayan bir elmasım. Kendi potansiyelimi, enerjimi, gücümü biliyorum ve hiç bir zaman bunları ortaya çıkarmaktan utanmamalıyım.
Kendime bu eziyeti yaptığım için kendimden gerçekten çok özür dilerim. Bu kötülüğü bir daha yapmayacağım kendime. Söz.
Her günü sadece size özgü duygularla dolu dolu geçirmeniz dileğiyle.
İyi geceler herkese...