Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
✓ Live Streaming✓ Interactive Chat✓ Private Shows✓ HD Quality✓ Free Actions
Free to watch • No registration required • HD streaming
Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
✓ Live Streaming✓ Interactive Chat✓ Private Shows✓ HD Quality✓ Free Actions
Free to watch • No registration required • HD streaming
Hadi gelin, kişinin izni olmadan telefon numarasının tanıdığı ya da tanımadığı insanlara verilmesinin suç olduğunu ve ülkemizde bu konuda emsal bir kararın bulunduğunu konuşalım.
Evet, yanlış okumadınız. Genelde adabı muaşeret kapsamında değerlendirilen bir durum, günümüzde hukuk yoluyla da koruma altına alınmıştır. Günlük yaşamımızda hepimiz bazı şeyleri abartarak anlatırız. Ancak yaptığımız bu “reklamların” hayatımızın gerçekliğiyle örtüşmemesi, aslında burada ciddi sorunlar olduğunu gösteriyor.
Sanırım bu konudaki hassasiyetim; iletişim tasarımı okumamın ve çok değerli hocalarımın adabı muaşeret, insan olmanın gereklilikleri ve toplumsal-kültürel seviyenin artması üzerine vurguladıkları bilgilerin ne kadar doğru olduğunu görmemden kaynaklanıyor.
Çünkü bu değerlerin tam tersiyle karşılaştığımda içimde yoğun bir öfke oluşuyor ve “Bu böyle olmaz.” demek istiyorum (aslında bu kısım çok daha sert ifadeler içeriyor).
Neyse, konuya gelelim. Numaramı kimin başkalarına verdiğini bilmiyorum. Bununla birlikte, bunu kurcalamak da istemiyorum.
Birinin izni olmadan herhangi bir kişisel bilgisini kimseyle paylaşamazsınız. Bu, ne olursa olsun kabul edilemez. Kişi zaten iletişim kurmak isterse, en uzak mesafelerden bile bir yolunu bulur.
Bu kadar temel bir konuyu öğrenememiş olmaları benim sorunum değil. Ancak dışarıya yansıttıkları kimlik ile yaptıkları arasındaki çelişki rahatsız edici. Bu yüzden, buna benzer davranış potansiyeli taşıyan birçok insanı hayatımdan çıkardım.
Buna ek olarak bir kısmını okuduğum bir kısmının da okuma listemde olduğum bunu konu hakkında yolumuza ışık tutacağını inandığım kitaplar listesi:
Gözetim Toplumu (The Surveillance Society), Kanada’lı sosyolog David Lyon tarafından yazılmış bir eserdir. Kitap, modern toplumlarda gözetimin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelişini inceler. Lyon, dijital teknolojilerin, veri toplamanın ve devlet-şirket işbirliklerinin bireysel mahremiyet üzerindeki etkilerini ele alır.
Mahremiyetin Yok Oluşu (İngilizce özgün adı: The Age of Surveillance Capitalism) ABD’li akademisyen Shoshana Zuboff tarafından 2019 yılında yayımlanan bir kitaptır. Eser, dijital çağda veri toplama uygulamalarının ekonomi ve bireysel özgürlük üzerindeki etkilerini ele alır ve gözetim kapitalizmi kavramını popülerleştirmiştir.
1984, İngiliz yazar George Orwell tarafından 1949’da yayımlanan distopik bir romandır. Totaliter bir rejimin birey üzerindeki baskısını, gözetimi ve gerçeğin manipülasyonunu anlatır. Modern edebiyatta siyasi alegorinin en etkili örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Şeffaflık Toplumu (Almanca özgün adıyla Transparenzgesellschaft), Güney Kore doğumlu Alman filozof Byung-Chul Han’ın modern toplumun dijital gözetim, ifşa kültürü ve neoliberal şeffaflık ideolojisi üzerine yazdığı felsefi incelemedir. İlk kez 2012’de Almanca yayımlanan eser, Türkçeye Metis Yayınları tarafından çevrilmiştir.
“Dijital Minimalizm” (or Digital Minimalism: Choosing a Focused Life in a Noisy World) Amerikalı yazar ve bilgisayar bilimleri profesörü Cal Newport’un 2019 yılında yayımlanan kitabıdır. Eser, dijital çağın dikkat dağıtıcı etkilerine karşı bilinçli teknoloji kullanımını savunur ve kişisel odaklanma, üretkenlik ile yaşam kalitesi arasındaki dengeyi yeniden kurmayı amaçlar.
İnsan Olmak, psikiyatrist ve yazar Engin Geçtan’ın ilk kez 1983’te yayımlanan, insanın çağdaş toplum içindeki konumunu ve ruhsal çatışmalarını ele aldığı psikoloji kitabıdır. Eser, birey-toplum ilişkileri ve insanın kendisiyle barışma süreci üzerine sade ama derinlikli gözlemler sunarak Türk okurunda kalıcı bir etki yaratmıştır.
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Çek yazar Milan Kundera’nın 1984’te yayımlanan ve modern edebiyatın en etkili eserlerinden biri kabul edilen romanıdır. Aşk, özgürlük, kimlik ve varoluşun anlamı üzerine felsefi bir sorgulama sunar; Çekoslovakya’nın 1968 Prag Baharı sonrası siyasi atmosferinde geçer.
Bağlanma (Attached), psikiyatrist Amir Levine ve psikoterapist Rachel Heller tarafından yazılmış, yetişkin romantik ilişkilerinde bağlanma kuramını açıklayan bir popüler psikoloji kitabıdır. 2010’da yayımlanan eser, romantik ilişkilerde davranış ve duygusal ihtiyaç farklılıklarını bilimsel temelde anlamayı amaçlar.
Bir Pırıltıdır Yaşamak, Türk yazar İpek Ongun’un gençlik romanı türündeki eseridir. Yaşamın pırıltısını yakalamaya çalışan, sürekli, usanmadan araştıran, soran, öğrenen, daha iyiyi, daha güzeli amaçlayan… Yaşamdaki mutlulukların yanıp sönen pırıltılardan oluştuğunun bilincinde… Bu pırıltıların hiçbirini kaçırmadan, yaşamın her kesitini binbir renkle süsleyerek yaşamak isteyen gençtir, ‘modern’ ve ‘seçkin’ genç. Siz de böyle olmak istemez misiniz? Öyleyse el ele verelim ve hayatı binbir renkle yaşamak için elimizden ne geliyorsa yapalım.