Nyugodt ló a legelőn
Ló Színező #ló #színező #legelő #rajz #művészet
seen from United States

seen from Brazil
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from China

seen from United States

seen from United States
seen from Tunisia
seen from United Kingdom
seen from Singapore

seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from Brazil
seen from Argentina
seen from United Kingdom
seen from United States
Nyugodt ló a legelőn
Ló Színező #ló #színező #legelő #rajz #művészet

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Ett typiskt karossiersto, hörande till denna stam, är härnedan afbildadt.
N:o 373 Nonius XXIX, br. sto, f. 1885 e. Nonius XXIX o. N:o 353 Nonius XVI, 177 cm, fölsto i stora noniusstammen.
J. Mannerheim, 1896, Berättelse till Landtbruksstyrelsen öfver en år 1893-94 med statsunderstöd företagen resa i utlandet för studier i husdjursafvel.
Fuxsto, e. Zivatar o. sto e. Furioso; 165 cm; föl efter Biro.
J. Mannerheim, 1896, Berättelse till Landtbruksstyrelsen öfver en år 1893-94 med statsunderstöd företagen resa i utlandet för studier i husdjursafvel.
N:o 136 Furioso XII, f. sto, f. 1886 efter Furioso XII och N:o 154 North-Star III, 167 cm, fölsto i furioso-north-star-stammen.
J. Mannerheim, 1896, Berättelse till Landtbruksstyrelsen öfver en år 1893-94 med statsunderstöd företagen resa i utlandet för studier i husdjursafvel.
Csikos, ridande ett fuxsto e. Verneuil och sto e. Remeny; 172 cm.
J. Mannerheim, 1896, Berättelse till Landtbruksstyrelsen öfver en år 1893-94 med statsunderstöd företagen resa i utlandet för studier i husdjursafvel.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
"Dudaklarına değen dudaklarım. Dilini bulan dilim. Gözlerimin kapanması. Gözlerimin kapanmasıyla birlikte patlayan binlerce havai fişek. Sonra çöken karanlık. Karanlığın içinde parlayan, düşen… düşen, yüzlerce, binlerce yıldız. Bağırmak, parçalamak, parçalanmak isteği. Sonra unutuş. Olduğun yeri. Nereden geldiğini. Nereye gittiğini. Ne zaman geldiğini. Ne zaman gideceğini. (Çünkü zaman çoktan silindi. Çünkü zaman çoktan yok oldu. Ne mutluluk!) Yıldız yağmuru, içimi binlerce ışığa boğan yıldızyağmuru sürüp giderken, bir parçamın, isteğin ve ateşin ve patlamanın ve yok olmanın yoğunlaştığı, hem benim olan, hem de olmayan (ikinci bir varlık?) bir parçamın o ıslak, yaş, dar kapıyı zorlayışı, Aç, aç, aç, aç, aç… öleceğim, öleceğim.
Ve ölüşüm.
Sanırım, ilk kez, o gün, orda öldüm.
Ölüm de, mutlu ölüm de böyle olmalı. Boşlukta kayış. Zamansızlık. Her şeyin biçimini yitirip, gitgide silinmesi, sonra tümden yok oluşu. Duymuyordum bedenimi. Yalnızca bir devinim kendi kendini yok etmeye çalışan. Bir enerjiye dönüşmüştü bedenim. Ve yok oldum. Öylesine bir düşüştü ki bedenimin her hücresi ayrı bir ipek paraşüte bağlı ve her biri beni ansıyan, yani her biri, bir bedenin, bir insanın parçası olduğunu unutmamış, her biri o yok oluşla var oluşun aynı anlama geldiğini, o betimlenemez süreyi yaşamış ve yaşamakta, paraşütleri açılmış, hafiften esen yelle ordan oraya uçuşarak iniyorlardı yeryüzüne doğru.
Yeryüzü üstünde bir noktaya: bir çöle.
Sırtüstü uzanmış buldum kendimi toprakta.
İlk sorum:
-Yaşıyor muyum? Oldu.
Karşılık gelmedi.
Ne zaman soru sordumsa, gerçek, inandırıcı bir karşılık isteyen bir soru sordumsa, hiçbir zaman gelmedi karşılık. Bugünmüş gibi ansıyorum, o gün de gelmedi karşılık.
Onun yerine, nice sonra, yeryüzüne indiğimin bilincine varıp, dizlerimin üstünde sürüne sürüne denize ilerlerken, bana ulaşan bir soruydu gelen:
-Neden?
Hayır, sorumun karşılığına bir başka soru geldiği için, gelen soru bir neden bulmam için kafamı zorlamamı gerektirdiği için ve bulacağım cevabın yetersiz, gereksiz, inandırıcı olmaktan çok uzak olacağını bildiğim için, giderek bu sorunun (dolayısıyla gelecek cevabın da) anlamsızlığını gördüğüm için (artık ayaklarım- denizde de olsam- yerdeydi ve kafam çalışmaya başlamıştı) yıkılmadım, eziklik duymadım; ne de başkaldırmak isteği. Tam tersine, denizin içinde doğruldum. Suyun içinde büyük bir coşkuyla zıplamaya ve bağırmaya başladım.
-Çünkü… çünkü… çünkü… yaşamı yeniden buldum. Çünkü binlerce parçaya bölünüp yeniden birleşmek, böylece kendi kendimi doğurmak ve doğumuma tanıklık etmek, hayır doğumumu yaşamak istedim ve seninle birleşirken birleşme süreci içinde, anlıyor musun Gün, çiftleşmeden değil tekleşmeden söz ediyorum, o süreç içinde, duyuyor musun Gün, ağlamayı bırak, beni dinle, o neyin süreci olduğunu bilmediğim süreci yaşarken binbir parçaya, milyonlarca parçaya dağıldım, ama benden ayrılan her bir parça o süreci yaşıyordu, yükselirken milyonlarca ben olarak yükseldim, düşerken, milyonlarca ben düştük… yoksa, yoksa sen bunu yaşamadın mı Gün?
Böyle mi dedim, yoksa bu duyguları dile getiremedim de, anlamsız birkaç sözcüğü mü bağırdım Gün’e, denize, ulu atkestanesine bilmiyorum. Ama çılgınca bir devinimin içinde olduğumu, deli yunuslar gibi denize bir dalıp bir çıktığımı ansıyorum. Sonra, soluk soluğa Gün’e doğru koşuşumu. Onu elinden tutup kaldırışımı. Bacağının kıyıcığından akan ipincecik kanı dilimle yaladığımı. Ve durmadan, “söyle bana, yaşadığımı söyle, yeniden doğduğumu söyle” diye mırıldandığımı.
Sanırım, onu içinde bulunduğu devinimsizlikten ve gözyaşlarından, dudaklarımı bacaklarında duyar duymaz uyandırdım.
O da devinim içine girdi.
Kalktık.
Elinden tuttum.”
N:o 78 Gidran XXXIV, f. sto, f. 1880 e. Gidran XXXIV o. N.o 231 Amaty, 162 cm, fölsto i gidranstammen.
J. Mannerheim, 1896, Berättelse till Landtbruksstyrelsen öfver en år 1893-94 med statsunderstöd företagen resa i utlandet för studier i husdjursafvel.
#askı #hanger #hook #kanca #tekstil (Bursa Province) https://www.instagram.com/p/Cj7hWcfoDoP/?igshid=NGJjMDIxMWI=