İnşaat Maliyet Endeksi Haziranda Yüzde 28,66 Arttı İnşaat maliyet endeksi haziran ayında yıllık bazda yüzde 28,66, aylık bazda ise yüzde 0,45 yükseldi. Yıllık artış malzemede yüzde 27,78 olurken, işçilik maliyetlerinde yüzde 30,25'e ulaştı....
seen from China
seen from United States
seen from France
seen from China

seen from France
seen from United States
seen from Canada
seen from Canada

seen from Canada

seen from Canada
seen from United States
seen from Canada
seen from Canada

seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States
seen from Canada
İnşaat Maliyet Endeksi Haziranda Yüzde 28,66 Arttı İnşaat maliyet endeksi haziran ayında yıllık bazda yüzde 28,66, aylık bazda ise yüzde 0,45 yükseldi. Yıllık artış malzemede yüzde 27,78 olurken, işçilik maliyetlerinde yüzde 30,25'e ulaştı....

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Euro Bölgesi’nde İşsizlik Haziranda Değişmedi Euro Bölgesi'nde işsizlik oranı haziran ayında yüzde 6,3 seviyesinde sabit kalırken, AB'de toplam işsiz sayısı 13,3 milyonu aştı. Finlandiya ve İspanya, en yüksek işsizlik oranına sahip ülkeler arasında yer aldı....
Türkiye Yollarında Otomotiv Dönüşümü Hız Kazandı Türkiye'de otomobil tercihlerinde dikkat çeken değişim verilerle ortaya çıktı. TÜİK verilerine göre son altı yılda dizel ve LPG'li araçların toplam payı gerilerken, hibrit ve elektrikli otomobillerin trafikteki oranı katlanarak arttı....
Trafikteki Toplam Araç Sayısı ve Tercihler Belli Oldu TÜİK verilerine göre haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı aylık bazda yüzde 22, yıllık bazda yüzde 2,9 arttı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 34,5 milyonu aşarken, yeni kayıtların yaklaşık yarısını motosikletler oluşturdu....
TCMB Gayrimenkul ve Yeni Kira Verilerini Açıkladı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Haziran 2026 "Konut Fiyat Endeksi" ve "Yeni Kiracı Kira Endeksi" verilerine göre konut fiyatları yıllık bazda yüzde 24,5, yeni kira bedelleri ise yıllık bazda artış yüzde 29,2 arttı. Ancak enflasyondan arındırılmış hesaplamada konut fiyatları reel olarak yüzde 5,8 geriledi. En yüksek kira artışı da Hatay, Kahramanmaraş ve Osmaniye'de kaydedildi....

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Haziran 2026'ya Veda: Takvim 30 Gün Dedi, Ben İnanmadım.
Haziran, takvime göre otuz gündü, ben hala inanmıyorum.
Bazı aylar takvimde otuz gün sürüyor ama insanın içinde daha uzun kalıyor. Haziran onlardan biriydi. Dönüp bakınca tek bir ay yaşamış gibi hissetmiyorum. Sanki birkaç farklı hayatı kısa kısa deneyimlemişim de hepsini aynı bavula sığdırmışım.
Bu ay daha önce izlediğim iki filme yeniden döndüm. Ama bu kez elimde patlamış mısır değil, not defterim vardı. Önce filmi izliyor, sonra psikologların ağırlıkta olduğu sinema grubumuzda aynı masanın etrafında buluşuyorduk. Haziran boyunca temamız günahlar ve yasak arzulardı. David Lynch'in Blue Velvet'ı ve Haneke'nin The Piano Teacher'ı üzerinden yalnızca karakterleri değil, insanın karanlık tarafını, bastırdıklarını ve söyleyemediklerini konuştuk. Ben bazen bir kadrajın peşine düşerken, bir başkası karakterin çocukluğuna yürüyordu. Aynı filmi izlediğimizden emindik ama herkes masaya başka bir hikayeyle geliyordu. Film çoktan bitmişti, biz ise hala içinden çıkamamıştık.
Sonra tenis...
Belim çok hevesli değildi. Bunu bana her fırsatta hatırlattı. Ben yine de korta çıktım. Belki biraz daha sakatlandım ama topun rakete değdiği o sesi yeniden duydum. Ne garip... Bazen tek bir ses insana kendini hatırlatabiliyor. Ayağımdaki benzen halkası bana hep aynı şeyi fısıldıyor: Doğadaki her şey en kararlı halini arıyor. Ben de ancak beni gerçekten heyecanlandıran şeylerin peşinden gittiğimde kendimin en kararlı haline yaklaşıyorum. Tenis de bana bunu yeniden hatırlattı
Bir süredir zihnimde sessizce dolaşan Turuncu Kapı Günlükleri de ilk adımlarını attı. Bazı fikirler acele etmiyor. Uzun süre kapının önünde bekliyor, zamanı gelince usulca içeri giriyor. Sanırım bu ay o kapıyı birlikte araladık.
Bir de minik kutum...
Nasıl da kandırıldık.
Arabayı tamir etmek mümkünmüş ama güven duygusunu tamir etmek biraz daha zaman alıyormuş. İş ahlakını bilmeyen insanlarla uğraşmak ikimizi de gereğinden fazla yordu. Bazen insanın canını bozuk bir parça değil, bozuk bir karakter sıkıyor.
Haziran biraz da doğum günü ayıydı. Çevremde peş peşe yeni yaşlar kutlandı. Birinde pasta kesildi, birinde çiğ köftenin ortasına mum dikildi, bir başkasında baklavanın üstünde dilek tutuldu. Kutlamaların şekli değişiyordu ama masadaki kahkahalar hep aynıydı. Bu ay bol bol "iyi ki doğdun" dedim, sevdiklerimin yeni yaşlarına ortak oldum. Sanırım doğum günlerinin en güzel yanı da bu. Bahane yaş almak gibi görünse de, aslında aynı masanın etrafında toplanmak, birbirine biraz daha vakit ayırmak ve "iyi ki varsın" demenin en tatlı bahanesi.
Sonra Gaziantep...
Mozaiklere uzun uzun baktım. Küçücük taşların nasıl koskoca bir hikaye kurabildiğini gördüm. Belki insan da biraz öyleydi. Yakından bakınca dağınık, uzaktan bakınca anlamlı. Akşam sıra gecesinde ise bu kez hikayeye uzaktan bakmadım. Tam ortasında oturdum. Bir şehrin hem tarihine hem neşesine aynı gün tanık olmak, Haziran'ın bana bıraktığı en güzel sürprizlerden biriydi.
Turnuvalar...
Ödül törenleri...
Yeni insanlar...
Yeni sohbetler...
Koşturmacalar...
Bütün bunların arasında durup nefes almaya çalıştığım küçücük anlar...
Haziran, vedasını da kendine yakışır yaptı.
Tam "Artık bitti." derken, uzun zamandır sessiz kalan bir kapı usulca tıklandı. Hayatın ilginç huylarından biri de bu galiba. Sen bir bölümü kapattığını sanıyorsun, o sana eski bir sayfayı tekrar uzatıyor. Okur musun, kapatır mısın, devam mı edersin... Bunu henüz ben de bilmiyorum. Belki de bazı hikayelerin ihtiyacı olan şey mutlu son değil, doğru zamanda yeniden varlığını bilmek.
Son günlerde karşıma çıkan bir cümle, bütün Haziran'a yeniden bakmama sebep oldu.
"Gerçek şu ki, kimse her şeye sahip değil. Ama herkes yeterince şeye sahip."
Bir anda dönüp ayın tamamına baktım.
Her şeye sahip değildim.
Daha çok zamana, daha az yorgunluğa, daha dürüst insanlara hayır demezdim ama dönüp bakınca...
...
Üzerine saatlerce düşündüğüm filmlerim vardı.
Topun rakete değdiği o tanıdık ses vardı.
Yazılmaya başlayan hayallerim vardı.
Minik kutumla atlattığımız bir sınav vardı.
Gaziantep'in mozaikleri vardı.
Çiğ köfteye de, baklavaya da dikilmiş mumlar vardı.
Kahkahalar vardı.
Bütün bunların arasında, her şeye rağmen yaşam vardı.
Haziran bana her şeyi vermedi ama giderken ellerimi de boş bırakmadı. 🥦 Hoşça kal Haziran. Takvim seni otuz gün yazdı. Ben ise seni biraz daha uzun yaşayacağım sanırım.
Sana söyleyemediğim koca bir asır hasret biriktirdim içimde. Her geçen gün biraz daha ağırlaşıyor yokluğun. Ben sensiz dengede duramıyorum; sanki dünya dönüyor da ben olduğum yerde kalıyorum. Şu temmuz gününde,canıma ne kadar uzaksın öyle..
Gece yine usulca çöktü. Kuşlar sustu; sessizliği yalnızca cırcır böceklerinin ince sesi bölüyor. Balkondayım. Sokak bomboş. Burnumun ucunda dolaşan tanıdık bir koku var. Oysa etrafta o kokunun sahibi yok. Ama bazı kokular, insanın hafızasına öyle derin siniyor ki rüzgâr bile onları yıllarca taşıyabiliyor.Kalbim yine bildiği gibi… Bir hızlanıyor, bir duruluyor. Ritmi sürekli değişiyor. Boğazıma oturan o tanıdık düğüm nefesimi yarıda bırakıyor. Ne oldu bize böyle? Hangi cümlenin içinde kaybettik birbirimizi? Kendimden kaçmaya çalıştım, senden kaçmaya çalıştım. Ama insan, kalbinin içinde yaşayan birinden nereye kadar uzaklaşabilir ki?Herkes seni soruyor. Seni görmek istiyor. Ben ise senden kaçacak bir şehir bulamıyorum. Çünkü hangi sokağa dönsem bir anın bekliyor beni. El âlemin ne konuştuğu umurumda değil. Ama seni durmadan bana hatırlatmaları… İşte insanın en çok canını o yakıyor. Gerçi neyi unutmaya çalışıyorum ki? Sen zaten bir an olsun çıkmadın aklımdan.Son günlerde içime garip bir his yerleşti. Sanki merdivenleri ağır ağır çıkacakmışsın… Kapıyı usulca aralayıp hiçbir şey olmamış gibi içeri girecekmişsin. Sonra yanıma uzanacak, gözlerime düşen saçlarımı yavaşça kulağımın arkasına bırakıp, o özlediğim sesinle fısıldayacaksın:“Sevgilim… Ben geldim. Bitti artık. Ayrılık da bitti.”Bazen bu hayal o kadar gerçek oluyor ki… Gözlerimi araladığımda bunun gerçekten yaşandığına inanamayacakmışım gibi hissediyorum. Sana tek bir kelime bile söylemeden, sadece deli gibi sarılacakmışım… Koca asrın içimde biriken bütün özlemi omuzlarına bırakacakmışım gibi.Sonra gerçek usulca omzuma dokunuyor.Olmayacak.Biliyorum.Sabah yine aynı sessizlikle uyanacağım. İlk iş, adını sessizce içimden geçireceğim. Elim yine istemsizce yanımdaki yastığa uzanacak. Yokluğuna dokunur gibi tutacağım onu. Bir insanın yokluğu bu kadar yer kaplar mı, bilmiyorum. Ama sen gittiğinden beri, odadaki en ağır şey sensizlik oldu.Ve ben, her gece seni geliyormuş gibi bekleyip, her sabah gelmeyeceğini yeniden öğreniyorum.