🖤
Bugün Mâh-ı Muharremdir..
muhubb-i hânedân ağlar…
Bugün Eyyâm-ı mâtemdir…
Bugün âb-ı revân ağlar…🖤🖤

seen from United States
seen from China
seen from Mexico
seen from Türkiye

seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from Türkiye
seen from China

seen from Italy
seen from Russia
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Australia
seen from China
seen from Netherlands
seen from Philippines

seen from United States
seen from United States
🖤
Bugün Mâh-ı Muharremdir..
muhubb-i hânedân ağlar…
Bugün Eyyâm-ı mâtemdir…
Bugün âb-ı revân ağlar…🖤🖤

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Daha önce görmediğim bir kitaba denk geldiğimde sanki hazine bulmuş gibi hissediyorum.
İbnü'l Cevzi, Saydu'l Hâtır
00:47
Ne tuhaf, insanın en büyük hazinesi, ona en büyük acıyı çektiren yüreğiydi ve gökyüzünü içine alacak kadar genişti. İnsan bunu ne geç öğreniyordu.
-- Şükrü Erbaş
“Aradığınız hazine, belki de girmekten korktuğunuz mağarada saklıdır.”
Joseph Campbell

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Mitolojiyle tarihin kesişim noktası: Troya - Lutars Turizm
New Post has been published on https://www.lutarsturizm.com/mitolojiyle-tarihin-kesisim-noktasi-troya.html
Mitolojiyle tarihin kesişim noktası: Troya
İlk olarak isim konusunu netleştirelim. Troya mı Truva mı? Bölgeye ait en önemli kaynak, Homeros’un ‘İlyada Destanı’. Bu metinde de bölgeye verilen ad; ‘Troia’. Dünyaca bilinen adı bu. Türkçe okunuşu da ‘Troya’. Öyleyse Truva nereden gelmiş? Halk arasında söyleme kolaylığı nedeniyle meydana çıkmış bu kelime. Özetle; bilimsel adı Troya, halk arasındaki adı Truva. Troya Antik Kenti Çanakkale il sınırları içinde.
Bu kadar tanınır olmasının nedeni elbette barındırdığı kabul edilen derin tarih ama destanlara konu olan hikâyesi, filmleri ve çalınan hazineleri de şöhretinin sebepleri arasında. Troya, şu an olduğu gibi antikçağda da çok önemli bir yere sahipmiş. Nedeniyse Çanakkale Boğazı. O zamanlarda da ticaret yolu olarak kullanılan bu güzergâh sayesinde kentin çok zengin ve popüler olduğu düşünülüyor. Zenginliği sadece ticaret yolu olmasına da bağlı değil. Kaz Dağları ve altındaki altın madenleri de bu zenginliğin kaynaklarındanmış. Troya’dan çıkarılan hazinelerden de bugünkü maden yataklarından da anlaşılacağı üzere bölgede çok miktarda altın olduğu düşünülüyor. Günümüzden 5 bin 600 yıl öncesine dayanan Troya’yı aslında en popüler yapan şey, mitolojideki Troyalı Paris’in, Sparta Kralı Menelaos’un karısı Helen’i kaçırması ve ardından başlayan Troya Savaşı. Savaş 10 yıl sürmüş ve ‘İlyada Destanı’nda bu savaşın sadece son 51 günü anlatılmış. Bu savaşı, bu kadar popüler yapan şey de içine savaşçıların saklandığı tahta at.
Bu atla Troya ele geçirilmiş ve şehir yerle bir olmuş. Peki, şehirden kaçmayı başaran Prens Aeneas’ın buradan Roma’ya ulaştığını ve burada Roma İmparatorluğu’nu kurduğunu biliyor muydunuz? Yani günümüz İtalya’sını oluşturanlar da Troyalı. Buradan bile bir tahta ata sığdırılamayacak öneme sahip olduğunu gördüğümüz Troya’nın maalesef ilk yıllarda kıymetini bilememişiz. 1868-1873 yılları arasında Heinrich Schliemann tarafından yapılan kazılar sonucunda bulunan Troya hazinesi yurtdışına, Yunanistan’a kaçırılmış. Olay duyulunca Osmanlı devleti geri almaya çalışmış ancak maalesef hazine Schliemann tarafından saklanarak Louvre Müzesi’ne taşınmış. Heinrich Schliemann burada da durmamış ve önce İngiltere, ardından da Berlin Müzesi’ne bağışlamış hazineyi. Berlin’deki hazine son olarak 2. Dünya Savaşı ganimeti olarak Ruslar tarafından alınmış. Halen Rusya’da tutulan hazineler için istekte bulunduk ve lobi çalışmaları devam ediyor. Ancak bu tür girişimlerden sonuç almak uzun yıllar sürebiliyor. Bu esnada 2012 yılında Troya hazinesinin çok küçük bir kısmı, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Pensilvanya Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji Müzesi’nde (Penn) bulunmuş ve bu 24 parça altın takı aynı yıl ülkemize getirilmiş.
Erken tunç çağına tarihlenen altın takılar Troya Müzesi’nde görülebilir. Troya Müzesi demişken, ülkemize çok yakışan çok güzel bir müze var kazı alanında. 2019’da açıldı; üç katının her birinde Troya’ya ve çevrede yapılan kazılara ait birçok tarihi eseri görebilirsiniz. Her yaşa hitap eden bu çağdaş müze ve antik kent için Müze Kart geçerli. Gitmişken sadece bu iki yeri değil de bölgedeki diğer önemli ören yerlerini de görmenizi tavsiye ediyorum. Özellikle Roma döneminin Alexandria Troas’ını, Athena Tapınağı’nı, Akhilleus’un, Patraklos’un ve Ajax’ın mezarlarını listenize ekleyin derim.
19. yüzyıldan kalma terk edilmiş bir Viktorya konağı içindeki kütüphane
Harabe içinde bir hazine...
Neden sana sahip olmak istiyorum biliyor musun?
Çünkü sen yanımda durduğunda kendimi zengin hissediyorum.
Kimsenin sahip olamayacağı bir hazineye sahip oluyorum.
Ben hissettirdiğin o paha biçilmez duyguyu seviyorum.
(Meridyen)