Şöyle bir olay var ki Türkiye eskiden çok daha ilerdeymiş. Çoğu konu da bunu görmek mümkün. En basiti hemen her sektörde kurulan Türk firmaları ve ilginç şekilde önlerine koyulan engeller. Şuan büyük, sevecen gibi gözüken yabancı markaların nasıl zamanında bizim yerli markalarımızı sildiği hatta ezip geçtiğini gördükçe marka takıntısı olan, sırf markası için etmeyecek şeye milyonlar döken insanlara daha çok kızıyorum. Hem uygun fiyatlı hem kaliteli hemde yerli firmaların büyümesine engel olmasalardı ve yurtdışına ihracat yaptıkça ülke ekonomisine de ciddi katkılar sağlanır bugün bu halde olmazdık. Şuan sanki hiçbir şey üretemeyen, dışarıya bağlı bir ülke gibi lanse etseler de bu topraklarda arabasından bilgisayarına, sabunundan makarnasına dünya çapında üretimler yapılmış. Dünya çapında yazarlarımız, çizerlerimiz, müzisyenlerimiz, oyuncularımız da cabası. Biz kültürel olarak zengin bir ülkeyiz. Ama sürekli kaos sürekli bi gerilim ortamı ve doğruya, güzele destek vermeme gibi şeyler yüzünden git gide daha kötüye doğru gidiyoruz. Gelecek adına umutlu olmamız için bizimde kendi çapımızda her ne yapabiliyorsak yapmamız, yazıyorsak yazmamız, çiziyorsak çizmemiz gerek. Çok yetenekli insanlar malesef yanlış ortamlarda, aile ve çevreden destek görmeyerek eriyip gidiyor. Kimbilir aramızda ne büyük yazarlar, ne büyük çizerler var ama umutlarımızı kırıp sen yapamazsın diyen bi zihniyet yüzünden hayallerimizden vazgeçip sıradan bir hayat yaşayıp ölüyoruz. Biz bu kadar basit canlılar değiliz. Eğer insansak attan ottan farkımızı belli etmemiz gerek..














