Dryope, Epimenides, Erikhthonios, Hero ile Leandros ve Hyad’lar
Dryope, Epimenides, Erikhthonios, Hero ile Leandros ve Hyad’lar
Dryope’nin öyküsü de, bazı öyküler gibi; Yunanlıların ağaçları, bitkileri ne kadar sevdiklerini göstermektedir. Dryope bir gün küçük oğlunu kucağına almış, kardeşi loîe’yle birlikte bir pınar başına gitmişti Orada nympheler İçin çiçek toplayıp çelenkler yapacaktı. Su kıyısında duran bir lotus ağacı çarptı gözüne. Oğluna vermek için ağacın incecik Han birini kopardı. Koparır koparmaz kan damlamaya başladı daldan, işte o anda Dryope, ağacın aslında bir lotus ağacı değil, kendisini koruyanlardan kurtulmak için ağaç biçimini alan Lotis adlı nymphe olduğunu anladı, öyle üzüldü, öyle korktu ki hemen kaçmak istedi ağacın yanından; ama kıpırdayamadı bile. Ayakları yere çakılıp kalmıştı sanki Gövdesi kabuk bağlıyordu, önce ayaklan, sonra ayak bilekleri, dizleri ağaç kabuğu oluverdi
O sırada Dryope’nin babasıyla kocası geldi pınar başına, Iole ne olduğunu anlattı onlara, sonra kardeşinin yanma gidip taze kökleri gözyaşlarıyla ıslattı.
Dryope, bunu bilerek yapmadığım söyledi onlara. “Oğlumu sık sık buraya getirin,” dedi “Gelip gölgemde oynasın. Büyüyünce gerçeği anlatırsınız. Ona söyleyin, hiç çiçek koparmasın. Belki her çalı, biçim değiştirmiş bir tanrıçadır.”
Sözlerini kesmek zorunda kaldı. Yüzü de kabuk bağlamıştı artık.
Isa’dan önce 600 yıllarında yaşamış olan Epimenides, uzun uykusundan ötürü mitologyada yer almıştı. Daha çocuk yaşta çobanlık yaparken bir koyun yitirmiş, onu ararken de uyuyakalmıştı. Tam elli yedi yıl süren uykusundan uyanınca her şeyin değişmiş olduğunu görmüştü.
Epimenides, Delphoi tapmağı tarafından Atina’da çıkan veba salgınını geçirmek üzere görevlendirilmişti. Bu görevi başarıyla yerine getiren Epimenides, verilen parayı almamış, yalnız kendi doğduğu şehir Knossos ile Atina arasında bir yakınlık kurulmasını istemişti.
Erikhthonios, mitologyada Erekhtheus diye de bilinir. Hephaistos’un oğluydu. Erikhthonios, yarı insan, yan yılan bir yaratıktı. Athena onu bir kutunu» içine koyup Kekrops’un üç kızma vermiş, kutuyu açmamalarını söylemişti. Kızlar, tanrıçanın sözünü dinlemeyip kutuyu açmışlar Erikhthonios’u görünce çıldırarak kendilerini Akropolis’ten atmışlardı. Athena, onları böylece öldürerek tanrıça sözü dinlememenin cezasını vermiş oluyordu.
Erikhthonios, büyüyünce Atina kıralı oldu. Kendi adıyla anılan torununun çocukları, ikinci Kekrops, Prokris, Kreusa, Oreithya da mitologyaya geçmişlerdir.
Abydos’lu bir genç olan Leandros, Sistos’lu bir Aphrodite rahibesi olan Hero ya tutkundu. Kendilerini ayıran denizi her gece yüzerek geçer, sevgilisine kavuşur, ertesi sabah da evine dönerdi. Fırtınalı bir gecede azgın dalgalarla boğuşamadı, boğuldu. Kıyıda onun ölüsünü bulan Hero da kendini öldürdü.
Hyad’lar diye Atlas’ın altı kızına denirdi. Zeus, Dionysoshı bebekken Hyad’lara vermiş, ona bakmalarını istemişti. Atlas’ın kızları bebeğe öyle güzel baktılar ki, Zeus, armağan olarak onları yıldızlar arasına yerleştirdi.
Ölümlüler, Hyad’larıb yağmur getiren yıldızlar olduğuna inanırlardı. Simdi bile Mayıs başlarıyla Kasım ayında görünür altı kardeş. O aylarda da sabahleyin, sabahleyin olmazsa akşam üstü yağmur yağar çoğu kere.