Bir Şarkının İçinde Kalan Yankı
Bazı şarkılar sadece şarkı değildir. Bir insanı taşır içinde. Bir bakışı, bir sesi, bir zamanı.
“Uslanmadım”ı ilk seninle keşfetmiştik. Sanki dünyada ilk kez çalıyormuş gibi dinlemiştik onu. Sonra o şarkı bize ait oldu. Sen bana söylerdin, ben her duyduğumda seni duyardım.
Dün bir sokaktan geçtim. Bir zamanlar bizim için büyük anlamı olan o yerden, ilk kez tanıştığımız, ilk kez öpüştüğümüz yerden. Hiçbir şey değişmemiş gibiydi. Aynı kaldırım, aynı köşe, aynı ışık. Sadece biz yoktuk. İnsan bazen birini değil, onunla yaşadığı ilkleri özlüyor. İlk kez elini tuttuğu anı, ilk öpüşün şaşkınlığını, bir şarkıyı ilk kez birlikte dinlediği hali.
Bir sokağın hafızası olur mu? Oluyormuş. Çünkü ben dün, o sokaktan geçerken bunu anladım. Bazı yerler insanın içindeki eksikliği yüzüne vuruyor. Senin yokluğunu, senden kalan yankıyı, geri gelmeyecek bir zamanın izini.
“Uslanmadım” çaldı içimde. Ama bu kez uzaktan başka bir ses daha vardı: Dream on. Onu da yoğun duyuyorum. Sanki içimde yankılanıyor ama hiçbir şey hissettirmeden. Bir yandan da fark ediyorum, sen yok olmuşsun. Silinmiş, gitmişsin. Bende bir daha gelmemek üzere. Sana böyle veda ediyorum.
Özlüyorum. Çok içerde bir yerde, adını koyamadığım, dokunamadığım bir varlık gibi çıkıyorsun karşıma. Bazen hiç beklemediğim bir anda. Ben ise ne yapacağımı bilmiyorum. Bu sefer yok, bitti diyorum. Geçti sanıyorum. Ama sonra ansızın geliyorsun. Etkisi kısa sürüyor belki, ama yetiyor. Çünkü hatırlatıyor; Bir zamanlar vardın ve şimdi yalnızca yankın kaldı.
Önce kendime kızdım. Bildiğim yerden gelen sorulara yanlış cevaplar verdiğim için. Sanki cevabını ezbere bildiğim bir sınavda, en temel yerden kalmış gibiydim ama sonra düşündüm. Belki de o sınavdan eksik almam gerekiyordu. Kendimi bulmak için. Belki seni kaybetmek, seni değil, beni geri getirecek tek yoldu. Belki bazı yanlış cevaplar, insanı doğru yere götürür.
İnsan bazı yokluklara alışmıyor. Sadece onları yanında taşımayı öğreniyor. Ben yine dönüp baktım. Yine içim sızladı. Belki mesele seni unutamamam değil. Belki mesele, seninle olan halimi hala bırakamamam.
Demek ki insan bazı acılardan uslanmıyor. Sadece onlarla yaşamayı öğreniyor ve ben hala uslanmadım. Çok yalın haliyle de elveda.