Dıgıdıkdeh.
http://instagram.com/laliberteeeee
seen from United States

seen from Côte d’Ivoire

seen from Spain

seen from United States
seen from Colombia
seen from United States
seen from Côte d’Ivoire
seen from Colombia
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from China

seen from Türkiye
seen from Puerto Rico
seen from China
seen from United States
seen from United States

seen from Netherlands
seen from China

seen from Germany
Dıgıdıkdeh.
http://instagram.com/laliberteeeee

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Camel soft'un kağıdını kalınlaştırmışlar sanki eskiden daha kolay büzüşüyordu cepte kalınca falan fiyatı düşünce kesin kaliteyi düşürdü bunlar diyenlere kaliteyi hissettirmek için mi acaba bilemedim
Gecenin bu saatinde Murat Kekilli dinleyip Didi ve Patosla kafayı bulmak.
Bu akşam kaliteli bir şey yok . Camel Soft yerine Muratti var yani o derece.
uzunyolacikmayahukumgiydim üstadın da herkese çok selamı var.
İnadına lan, yaşşa Didi
Camel Soft'a Dair
Tadını, filtresini falan bi kenara bırakalım her şeyden önce camel soft’ta diğer karton paketli sigaraların asla veremeyeceği bir atraksiyon var. camel’da paket bitti sanıyorsun mesela, hafiften bir üzüntü, ne bileyim “şimdi kim gidip yeni paket alacak?” falan diye sızlanmaya başlıyorsun. ama paketi küçük ve dairesel hareketlerle salladığında dibinde 4 dal daha oluyor. kendini nasıl da unutturuyor, nasıl da saklanıyor keratalar…işte camel soft böyle sürprizlerden çok hoşlanır. ben de sürpriz severim arkadaşlar. bu benim içme nedenlerimden biri.
bana bu benzersiz mutluluğu yaşatabilir misin ey malbora red? yaşatamazsın!
ha şimdi diyeceksiniz ki tek kağıt pakette satılan sigara camel soft mu lan it! işte orda da tadı, filtresi güzeller güzeli paketi ve olmazsa olmaz devenin ön sol ayağındaki subliminal hanımefendi işin içine giriyor.
Bugün güzeldi.(Ne kadar Sami Abivari bir cümleyle başladım.) Arkadaşımla buluşup sinemaya gittik. Romantik komedi değil tabii. Kim-Ki Duk filmine, Birimizin boynunda fular diğerimizin başında afilli bir şapka entelcilik oynamak gayet keyifliymiş, onu fark ettik. Üstüne bir de kitapçıya uğrayıp Birkaç almakta geciktiğim kitabı (isimlerini söylemem duyunca şimdiye kadar bekledin diye yüzüme tükürürsünüz) ve Peyniraltı Edebiyatı'nın yeni sayısını aldım. Çay demliydi, muhabbet yerindeydi, hava karlıydı. Keyifler yerindeydi dedim. Gelip de burada üstadın gönderisi içime oturana kadar. Her masaya oturup da birazcık derin muhabbete girildiğinde "Keşke üstad da burada olsaydı, keşke kontes de burada olsaydı." demekten sıkıldım artık. Bugün üstüme alınıp da bana yollanan şarkının her notasına sinen şarkıyı dinlerken iki sigara içtim. Biri benim içindi. Camel Soft değildi ama olsun. İşte türküde söylenen günlerdeyiz. "Bazı bazı gülsem de; Yine gönlüm hoş değil." Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda? Nah duyarsınız ama birileri duyar, bilirim

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Ben var seversen, camel soft var içersen.
all alone
havalar bir türlü soğuyamadı. uzun kollu giysilerle uzun parmaklarını saklayamamak onu gittikçe daha da huzursuz etmeye başladı. bir sigara yakma isteğiyle paketine uzandı. pakette iki dal vardı, pencere kapalıydı. küllük kim bilir nerdeydi? şu şarkının tam da şurası takılmasaydı olmaz mıydı? kalktı mutfakta ağzına kadar dolu bir küllük buldu, boşalttı, yıkadı. çakmağı masanın üzerinde görmüştü. sigara içme isteği gittikçe azalıyordu ama bir kere bu yola baş koymuştu, kararından dönmek olmazdı. boğazım da gittikçe fenalaşmaya başladı. koltuğun arasında gizlenmeye çalışan hafif bir kutu kibrit buldu. kutunun içinde beşi kullanılmamış 7 kibrit vardı. herhalde bu iki dalı mahcup etmez bu beş çöp diyerek ilk kibriti yaktı. kibriti tek seferde yakabilmek hiçbir zaman mümkün olmazdı. ancak art arda içilen sigaralar bu şerefe nail olabilirdi. çünkü hep unuturdu bu meretin kurallarını, her defasında da yeniden hatırlardı. ikinci kibrit soft camel'ı güzelce yaktı. bu onu şaşırtmadı. ilk nefes boğazını güzelce yaktı. bu onu şaşırtmadı. keşke bir çaykahve hazırlasaydım diye düşündü. insan yalnızken sigaraya eşlikçi aramazdı. ben yalnızım, o da yalnız kalsın diye düşünürdü herhalde. artık öğrenmişti, bu dünyada bilinçli yalnız bırakılan her bir şey pek acıklıydı. onu kim yalnız bırakmıştı? tabi ki kimse yalnız bırakmamıştı, o çok sevilirdi. illa biri bırakmış olacaksa kendisinden başkası olamazdı bu. evet evet, yalnızlığı kendisi seçmişti. yalnızlık güzeldi. evet belki sigara içerken çaykahve hazırlamıyordu fakat o yaktı diye hemen ardından kendi sigarasını yakan birisi yoktu. ya da daha fenası amma içtin be daha içme diye vızıldayan biri hiç yoktu. biraz rahatsız oldu dumandan, hava madem güzel pencereyi açtı. sokakta çok yaşlı bir köpek herhalde pirelerini ayıklıyor olacaktı. geçen gün eczaneden aldığı pire ilacını üstüne dökmek isteğini anlayınca kendini sevdirmekten vazgeçmişti. oysa ki henüz hiçbir hamlede bulunmamıştı. sanıyordu ki bu yaşlı kızın ya burnu çok iyi koku alıyordu ya da hayvanların içgüdüleri gerçekten fazla gelişmişti. peki bu içgüdü işe yarar bir içgüdü müydü? onu rahatsız eden pirelerinden her gün kendini sevdirmekten keyif alır gibi göründüğü birinin eliyle kurtulacaktı. belki de canlılar gelişimi sallamıyor, sadece değişimden korkuyordu. buna karar verirken bi an ona benzemekten korktu. belki de korktuğu çoktan başına gelmişti. belki de ona yardım eli uzatan birini fark etmeden geri çevirmişti. belki de çıkmazında yaşamaya mahkumdu ve gardiyanı ta kendisiydi. bunların hep kuruntu olduğuna karar verdi. neredeyse ananeme benzeyeceğim. yok, ananem sigara içmez. ananem içki içmez. ananem sigaradan, içkiden, seksten, doymaktan nefret eder. bayıldığı bir şey varsa bunlar üzerine konuşmaktır. senin ne farkın var sanki? bunları yapar gibi görünürken aslında sadece bunlar üzerine düşünüyorsun. kimi zaman düşünmenin konuşmaktan farkı yoktur. hayır olur mu, kimileri düşünmeden konuşur, kimleri de konuşmadan düşünür. öyle ya, belki de ikisi de aynı kapı. bu hayatta önce düşünüp sonra konuşanla önce konuşup sonra düşünen arasında ne fark belli? hiç. durduğu yerde bunaldı. aynı zamanda biraz üşür gibi oldu. demek ki hava hafiften soğuk yapmaya başlayacaktı. tam o anda yeni bir şeyi fark etti. bir şey bekliyor olmalıydı. başka türlüsünde böyle bir yaşamak yoktu. kim gelecekti, kim arayacaktı? bunca yalnızlığın içinde kim eksikti? aklına biriileri geldi. ağzı hüzünlü bir biçimde yırtık sütlü caramel paketten son dalını çıkardı. gitti masanın üzerindeki çakmağı buldu. artık o kibritleri kullanmayacaktı. içerde mad season çalıyordu.
"Bir tane içebilirim çünkü bıraktım."