Düşman değilim ama, düştün gözümden.
seen from United States
seen from China

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from China
seen from Russia
seen from Argentina

seen from T1
seen from United States

seen from Russia
seen from Russia
seen from United States
seen from United States
Düşman değilim ama, düştün gözümden.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Bir bulut olsam gökyüzünün maviliğinde kaybolup gitsem, ne yerin ağırlığını taşısam ne de yeryüzünün dertlerini.
Taşıdığım dağı görmeyen, attığım taşa takılmış..
Değmezmişsin..

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
buraya iki günlük metin bırakacağım ve uzun tutacağım. bu yüzden şöyle bir paravan çekmeyi uygun gördüm.
27.06.2026
bulutlardan...
dönüş yolunda çektiğim bir fotoğraf. bulutlar yeryüzüne öyle yakındı ki kendimi başka bir dünyada gibi hissettim. kandinsky'nin renklere yaklaşımını düşünerek bu an üzerine meditasyon yaptım ve bunlar yüzeye çıktı...
bir gerçeğin içinde yitip gidiyor gibiyim. gitgide kendi yüzümden çok yeryüzüne benzemekteyim. çünkü ben yeryüzünün azade bir gölgesiyim. utanması olmayan, çarpık, iştahlı, karanlık... bu cehalet değil. çünkü ben neyle beslendiğimi iyi biliyorum. uzun süredir besleniyorum ben. bu yüzden toprağın renginde derilerim. dökemiyorum onları. bu benim uslanmaz rengim. açgözlü, iştahla özlenmiş renklerin bataklığı. toprak gibi. evet, her şeyin döndüğü toprak gibi. her şeyin vicdanıyla yalnız kaldığı beden. toprağı sevmekten başka çarem yok, çünkü annem benim akıbetim. toprak perhiz etmez. kin tutar ve mütecaviz ellere duyduğu hıncı çocuklarını hazmederek çıkarır. biliyorum. biliyorum gözlerimde koyulaşanın kimin karanlığı olduğunu... ve ben gördüklerim kadarıyım. oysa bazen ben de inanmak istiyorum mavi olduğuma. çünkü başladığım ve bittiğim bir yer yok. özüme doğru hareket ediyorum yalnızca. doğrusal değilim. kendimi bulandıran bir girdap gibiyim. damıtılıyorum. ince ince. sessizce. akıtılıyorum. sessizliğimin içine... ama ne yaparsam yapayım ben, resmedemiyorum senin için bu sessizliği...
02.07.2026
bu gökyüzünü de bugün çektim. şu parçayı bırakacağım bunun için: evet, enderal çok sevdiğim bir oyundur ve bu da sevdiğim bir hikayesi...
bir gün bir dostum bana şöyle sordu. ne yapardın pek yakında öleceğini bilseydin? kahvemle bir süre bakıştım. o günden sonra hiçbir şey yolunda gitmedi. gerçi bir yol mu vardı ki..? bir yere doğru yürüdüğümüze inanıyoruz, ya sonrası..? sonra denilen diyar çok uzak bir yer değil. ertelediklerinin çürümüş bedenlerinin içine terk ediliyorsun hiç fark etmeden. oradalar. ukdeler ve diğer her şey. bakma, sen de onlara benziyorsun.
bunlar olmuş günlerim. ertelenmiş, geç kalınmış şeyler. artık gülünmeyen latifeler.
... ve biliyorum. biraz daha vaktim olsaydı da farklı olmazdı.
2024 olmalı.
bu fotoğrafları paylaşırken stieglitz'in equivalents fotoğraf serisi aklıma geldi. belki ölümlülüğümün üzerime çöktüğü günler geçirdiğim için hatırladım durduk yere bunu... stieglitz, 1922 yılında bulutları fotoğraflamaya başlamıştı. sanatçı söz konusu dönemde annesini kaybetmekte olduğundan ve etrafındaki şeylerin geçiciliğini çok derinden hissettiğinden bahseder. içsel bir arayışta olan stieglitz böylece yöneldiği soyut tutumla fotoğrafladığı bulutların bestelermişçesine müzikal çağrışımlar yapmasını hedeflemişti. o dönemlerde kandinsky'nin müzik disiplininin kendi ürünleriyle kurduğu ilişkinin diğer sanat disiplinlerinde de aranması gerektiğinden söz ettiği metinler dolaşımdaydı. bu yüzden stieglitz'in bulutları fotoğraflarken en azından kandinsky'ye temas eden bir entelektüel iklimden de biraz etkilenmiş olabileceği düşünülmekte.
yine hiçbir yere varmayan, hiçbir mesajı olmayan, birbirinden bağımsız paragraflar silsilesi. noktaları görünce sadece bir araya getirmek istedim.
okuduğun için teşekkürler. 🖤
ankebût
Ağaçların ,insanların ,arabaların sesleri ,şehrin gürültüsünden sıyrılmaya çalışan kuş cıvıltıları ,arka sokaklarda birbirine havlayan sokak köpekleri… her şey öylesine uyumlu ki ,birbirinden bağımsız bu görüntü ve sesler , kendi aralarında adeta bir senfoni oluşturuyor.gözlerini kapatıp dinlemeyi bilirse insan gerçekten duyabiliyor onların seslerini. bu evrenin sesi gibi dünyanın her yerinden duyulabilen bir çocuk şarkısı bu ve her gün insanlar bu şarkı eşliğinde başlıyor yeni güne yüreği kara olanlar çığlıklar duyuyor diğerleri ise huzurun sesini. yoruma göre değişiyor tabi insanlar duygularını yönlendirerek bu sesleri kontrol edebiliyor Ama benim yüreğim yanıyor yalnızca yüreğim değil sanki zihnim içerisinde mutluluk kaynatılan bir kazanın içine atılmış gibi düşüncelerim öylesine berrak ki her birinin ardında yatan olasılıkları hesaplayabiliyorum bir adım sonrasında ne yapacağımı artık biliyorum