iz bırakmadan ardımda
gidesim geliyor
seen from China

seen from Malaysia
seen from Malaysia
seen from China
seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from Czechia

seen from Mexico
seen from United States
seen from Czechia
seen from China
seen from China

seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from United States

seen from Singapore

seen from Malaysia
seen from Australia

seen from Canada

seen from Malaysia
iz bırakmadan ardımda
gidesim geliyor

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Antika - Mythic Lands by Gabriel Bulik XIX
Sirkeci-İstanbul

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Onlara hiç ilerlemiyormuş gibi gelir, onların yönünde ilerlemediğiniz zaman.
Sardes Antik Kenti - Salihli / Manisa
Büyük anneannemizin , anneannemin çeyizine işlediği bir örtü,Dedemden babama tek hatıra kalan fincan,Yıllar sonra babaevinde bayramın birinci gün kahvaltısında,Annemin şükür kokusu,babamın yokluk kokusuyla harmanlanmış duygular içindeyim;
Bayramlar buluşmaktır,
Ahhh çekmek, rahmet okumaktır.
Bulaşın sevdiklerinize..! Bulaşabildiğiniz kadar.
Eksilmediğimiz nice bayramlara..
İslâm âlimlerinden biri talebeleriyle Basra kıyısında gezinirken deniz kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Talebelerine dönüp:
"İnsanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?" diye sormuş.
Talebelerden biri:
"Çünkü sükûnetimizi kaybederiz" deyince mübârek zat:
"Ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden yüksek sesle konuşuruz? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de duyurabilecek ve demek istediklerimizi rahat aktarabilecekken niye avazımız çıktığı kadar boğazımızı yırtarak bağırırız?" diye tekrar sormuş.
Talebelerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış:
"İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak mecburiyetinde kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları lazım gelir."
"Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır.
Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile lüzum kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini hakîki olarak seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir."
Daha sonra talebelerine bakarak şöyle devam etmiş:
"Bu sebeple tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine müsade etmeyin, izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözlerden uzak durun.
Ne demişler: Zerzevatçı bağırır, sarraf bağırmaz. Eskici bağırır, antikacı bağırmaz.
Fikri kıymetli olan bağırmaz. Bağıran düşünemez. Düşünmeyen kavga eder. Sesimizi değil sözümüzü yükseltelim."
Ahmet Demircanoğlu Hocaefendi